Abdullah Cevaliki

Abdullah Cevaliki hazretleri, hadis hafızı, yani yüzbin hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilen âlimlerdendi. İran’da Ahvaz’da doğdu. Hicaz, Şam, Mısır ve Irak’ta devrinin meşhur âlimlerinden hadis tahsil etti. 306 (m.918)’de Ahvaz’da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden biri:

Adi bin Hâtem’in rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte, Resûl-i ekrem efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem); “Kıyâmet günü bir cemâate, Cennete gitmeleri emredilir. Cemâat, Cennete yaklaşır. Nihâyet Cennetin kokusunu duyarlar. Cennetin köşklerini ve Cennet ehli için hazırlanmış olan ni’metleri görürler. Bu esnada; ‘Onları oradan geri döndürünüz. Zira onların Cennette nasîbleri yoktur’ nidası gelir. Pişmanlıkla ve üzgün bir şekilde geri dönerler. Bunlar gibi hiç kimse geri çevrilmezler. Bunlar derler ki: ‘Yâ Rabbî! Bizi, dostlarına verdiğin sevâbları göstermeden önce Cehenneme atsaydın, bize daha kolay gelirdi.’ Allahü teâlâ buyurur ki: ‘Bu size murâd ettiğim şeydir. Siz dünyâda, yalnız kaldığınız zaman günah işleyerek bana karşı geldiniz. İnsanların yanında ise, amellerinizle onlara gösteriş yapıyordunuz. İnsanlardan korkuyor, beni unutuyordunuz. İnsanlara hürmet ediyor, bana hürmeti unutuyordunuz. İnsanlar için terk ettiğinizi, benim için terk etmiyordunuz. Bugün size azâbımı tattıracağım ve sizi, sevâblara vereceğim bol ni’metlerden mahrûm edeceğim’ buyurdu.”
Orada bulunanlardan birisi, Resûl-i ekrem efendimize; “Kurtuluş nedir?” diye sordu. Resûl-i ekrem efendimiz; “Allahü teâlâyı aldatmamandır” buyurdu. Bunun üzerine o zât; “Allahü teâlâ nasıl aldatılır yâ Resûlallah?” diye sorunca, Resûl-i ekrem efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem); “Allahü teâlânın ve Resûlünün emrettiği amelleri, Allah rızâsı için yapmayıp, başkaları için yapmaktır. Riyadan korkunuz. Zira riya, şirk-i asgardır (küçük şirktir). Gösteriş için amel edenlere, kıyâmet günü insanların önünde, şu şekilde ve şu dört ismi ile nidâ olunur: Ey mürâî (amelini gösteriş için yapan), ey gâdir (vaadini bozan), ey fâcir (günahkâr), ey hâsir (zararda olan), amelini heba, sevâbını yok ettin. Sana bizim katımızda bir karşılık yok. Ey hilebaz! Amelini kimin için yaptınsa, karşılığını git ondan iste” buyurdu.