Efendimiz’in ismini işitince…

Eshabtan
hazret-i Sefine (radıyallahü anh), Efendimiz’in de hazır bulundukları
bir sefere katılmıştı. Ancak bir molada ayrıldı ordudan.

Bir işini hâlledip dönecekti.
Ancak bir terslik oldu.
Esir düştü Rumlara.
Sonra fırsatını bulup kaçtı ve İslam askerlerini aramaya başladı.
O ara bir aslan gördü.
Çok iri ve korkunçtu.
Kükrese yer sarsılırdı.
O hayvana yaklaşıp:
“Ey hayvan! Ben, Muhammed aleyhisselamın eshabındanım. Ordumuzu kaybettim, onu arıyorum” dedi.
Aslan Efendimiz’in ismini duydu.
Bir anda kuzuya döndü.
Mahcubiyeti belliydi.
Dostça yaklaştı ona.
Ayaklarına yüz sürdü.
Sanki özür diliyordu.
Birlikte orduyu aradılar.
Ne zaman ki İslam mücahitleri göründü.
O zaman ayrıldı yanından.
Hem de geri geri.
Ve gayet edeple.
? ? ?
Hudeyd adında bir mücahit de, boynundan derince bir yara almıştı bir savaşta.
Öyle ki, neredeyse başı kopup düşecekti.
Elleriyle başını tuttu.
Ve koştu Efendimiz’e.
Efendimiz onu gördü.
Bu hâline çok üzüldü.
Ve başını mübarek elleriyle tutup yarasını sıvazladılar.
Yara bir anda iyileşti.
Sapasağlam oldu.
Öyle ki, hiç yara almamış gibiydi.