<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslam Dini &#187; Abdest ve teyemmüm</title>
	<atom:link href="http://islamdini.de/konular/sual/abdest-ve-teyemmum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://islamdini.de</link>
	<description>Ehl-i sünnet vel-cemaat</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Nov 2009 14:15:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Ağızdaki kan ve abdest</title>
		<link>http://islamdini.de/agizdaki-kan-ve-abdest</link>
		<comments>http://islamdini.de/agizdaki-kan-ve-abdest#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 20:33:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdest ve teyemmüm]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/?p=870</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Dişimiz kanasa, ağzımızdan dışarı çıkmasa, abdest bozulmuş olur mu?
CEVAP
Ağızdan dışarı çıkmadığı müddetçe bozmaz. Bütün fıkıh kitaplarında, ağızdan kan çıkınca, kan kusunca bozulur buyuruluyor. Hiçbir kitapta, kan yutunca abdest bozulur diye bir ifade yoktur.
S. Ebediyye’de diyor ki:
Ağzın içi, abdestin bozulmasında, iç organ sayılır. Orucun bozulmasında, bedenin dışı sayılır. Bunun için, dişten ve ağızdaki yaradan çıkıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual: </strong>Dişimiz kanasa, ağzımızdan dışarı çıkmasa, abdest bozulmuş olur mu?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Ağızdan dışarı çıkmadığı müddetçe bozmaz. Bütün fıkıh kitaplarında, ağızdan kan çıkınca, kan kusunca bozulur buyuruluyor. Hiçbir kitapta, kan yutunca abdest bozulur diye bir ifade yoktur.</p>
<p><strong>S.</strong> <strong>Ebediyye</strong>’de diyor ki:<br />
Ağzın içi, abdestin bozulmasında, iç organ sayılır. Orucun bozulmasında, bedenin dışı sayılır. Bunun için, dişten ve ağızdaki yaradan çıkıp ağızdan dışarı çıkmayan kan abdesti bozmaz. Ağızdan dışarı çıkınca, tükürükten çoksa bozar. Baştan gelen katı kan, çok olsa da bozmaz. Mideden, ciğerden gelen kan sıvı ise, Şeyhayn’a [İmam-ı azam ve İmam-ı Ebu Yusuf’a] göre az olsa da, abdesti bozar. Bir şeyi ısırınca, o şey üzerinde kan görürse, bozulmaz. Misvak, kürdan üzerinde kan görünce, ağzına bulaşmadıysa, bozulmaz. Yani oraya parmağını koyunca, parmağında kan görürse bozulur. [Çünkü ağızdan dışarı kan çıkmış oluyor.] (<strong>Abdesti bozan şeyler bahsi)<br />
</strong><span id="more-870"></span><br />
Ağızda hâsıl olan kan, ağız dolusu değilse, bunun hâsıl olması ve bunu yutmak, abdesti de, namazı da bozmaz. Kay da böyledir. <strong>(Namazın mekruhları bahsi)<br />
</strong><br />
<strong>(Bahr-ür-raık)</strong> kitabının sahibi diyor ki: (Ağız bazen bedenin içi sayılır. Bunun için, oruçlu kimse, tükürüğünü yutarsa, orucu bozulmaz. İnsanın içindeki necasetin mideden bağırsağa geçmesi gibi olur. Ağızdaki yaradan veya diş çektirmeden, iğne yapılan yerden yahut mideden ağza kan çıkması, abdesti ve orucu bozmaz. Bu kanı tükürünce veya yutunca, tükürük kandan çoksa, yani sarı ise, yine bozulmazlar. Mideden gelen başka şeyler ağza geldiği zaman da böyle olup, abdest ve oruç bozulmaz. Ağız dolusu olup, ağızdan dışarı çıkarsa, ikisi de bozulur. Ağzın içi, bazen de, bedenin dışı gibi olur. Ağzına su alınca oruç bozulmaz.) <strong>Cevhere’</strong>de de böyle yazılıdır. Görülüyor ki, diş çıkartınca, çok kan geliyorsa, tükürünce orucu bozulmaz. Yutunca, abdesti bozulmaz. <strong>(Ramazan orucu bahsi)<br />
</strong><br />
<strong>Dürr-ül-muhtar</strong>’da diyor ki:<br />
Ağız dolusu safra, pıhtılaşmış kara kan, yemek veya su kusmak abdesti bozar. [Kusulduğu yani ağızdan dışarı çıktığı için bozuluyor.] <strong>(Abdest bahsi)<br />
</strong><br />
Abdesti bozan şey pisliğin çıkmasıdır. Yoksa çıkmak şartıyla pisliğin kendisi değildir. Yellenmenin abdesti bozması, kendisi necis olduğu için değil, necaset yerinden kopup geldiği içindir. <strong>(İbni Abidin)<br />
</strong><br />
Kan ve diğer necis şeylerin, vücuttan dışarı çıkmadıkça, abdesti bozmadığı buradan da anlaşılmaktadır. Kanlı basuru olanın, kanı dışarı çıkmadığı sürece abdesti bozulmaz. Abdestin bozulmasında ölçü necasetin vücuttan dışarı çıkmasıdır.</p>
<p><strong>Dürer ve Gurer</strong>’de diyor ki:<br />
Kan ve irin tükürükten fazla olursa veya tükürüğe eşit olursa abdesti bozar. Eğer tükürük fazla olursa abdesti bozmaz. <strong>(Abdesti bozanlar bahsi)<br />
</strong>[Burada da ağızdan dışarı çıkmak kast ediliyor. Hiçbir kitapta, kan yutmak abdesti bozar demiyor.]</p>
<p>Ağızdaki kanı yutmak abdesti bozmadığı gibi namazı da bozmaz. <strong>Hindiyye</strong>’de diyor ki:<br />
Namaz kılan, dişlerinin arasındaki kanı yutsa, bu kan tükürüğünden çok olsa da, namazı bozulmaz. Namaz kılan bir kimse, ister kasten olsun, ister unutarak olsun, bir şey yiyip içerse namazı bozulur; fakat namaz kılan kimse, dişlerinin arasından çıkan kanı yutsa, bu kan, ağız dolusu değilse, namazı bozulmaz. <strong>Fetava-yı Kadıhan</strong>’da ve <strong>Hulasa</strong>’da da böyledir. <strong>(Namazı bozanlar bahsi)<br />
</strong><br />
Ağızdan tükürüğe eşit veya fazla miktarda kan çıkarsa abdest bozulur.<strong> (Halebi-yi sagir, Nimet-i İslam)</strong> [Ağızdan kan çıkması deniyor, ağızda hâsıl olan kandan bahsedilmiyor.]</p>
<p>Kan, baştan kulağa veya burna aksa, eğer o kan gusülde yıkanması gereken burun deliklerinin ve kulağın deliğine aksa; fakat dışarı çıkmasa abdesti bozmaz. <strong>(Halebiyi sagir)<br />
</strong><br />
Burada da, kanın meydana gelmesi değil, dışarı çıkması abdesti bozuyor. Ağzın içi abdestin bozulmasında vücudun içi kabul edildiğinden dolayı, dişler kanasa, fakat kan dışarı çıkmadığı sürece abdesti bozmuyor; yutulsa da bozmuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://islamdini.de/agizdaki-kan-ve-abdest/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdestsiz namaz kılmak</title>
		<link>http://islamdini.de/abdestsiz-namaz-kilmak-2</link>
		<comments>http://islamdini.de/abdestsiz-namaz-kilmak-2#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 20:32:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdest ve teyemmüm]]></category>
		<category><![CDATA[Abdestsiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/?p=868</guid>
		<description><![CDATA[Sual: S. Ebediyye kitabını okurken anlayamadığım yerleri, maddeler halinde bildiriyorum:
1- Maliki’yi taklit anlatılırken, (Yıkamadık yer kaldığını bir ay sonra bile hatırlayınca, yalnız orayı hemen yıkar. Hemen yıkamazsa, guslü batıl olur) deniyor. Peki, hemen yıkarsa, abdesti ve guslü sahih olduğu gibi, bir ay boyu kıldığı namazlar da mı sahih oluyor?
CEVAP
Evet. Hemen yıkamazsa, Maliki’de abdesti ve guslü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual</strong>: S. Ebediyye kitabını okurken anlayamadığım yerleri, maddeler halinde bildiriyorum:<br />
<strong>1- </strong>Maliki’yi taklit anlatılırken, <strong>(Yıkamadık yer kaldığını bir ay sonra bile hatırlayınca, yalnız orayı hemen yıkar. Hemen yıkamazsa, guslü batıl olur) </strong>deniyor. Peki, hemen yıkarsa, abdesti ve guslü sahih olduğu gibi, bir ay boyu kıldığı namazlar da mı sahih oluyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet. Hemen yıkamazsa, Maliki’de abdesti ve guslü batıl olacağı için, bu abdest veya gusülle kılacağı namazlar sahih olmaz. Ama bilmeden kıldığı namazlar sahih olur.</p>
<p><strong>2- </strong>(İmam, unutarak abdestsiz kıldırmışsa, Namazdan sonra hatırlarsa, o cemaatten ulaşabildiklerine, haber verir. Haber alan, iade eder, alamayan affolur. Bir kavilde de imamın cemaate haber vermesi lazım değildir) deniyor. Haber vermediklerinin, abdestsiz imamla kıldıkları namaz nasıl sahih oluyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kasıt olmadığı için sahih oluyor.<br />
<strong><span id="more-868"></span><br />
3-</strong> (İki elinin ve iki ayağının yıkaması farz olan yerleri kesik olanın, yüzü de yaraysa, teyemmüm edemeyeceğinden abdestsiz kılar ve namazı iade etmez) deniyor. Abdestsiz kılmak yerine, hiç kılmasa ne fark eder?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Namaz kılmaz da diyen âlimler olmuşsa da, kılabilenin kılması lazımdır.</p>
<p><strong>4- </strong>(Teyemmüm ederek namaz kıldıktan sonra suyu gören kimse, namazını iade etmez) deniyor. Su geldiğine göre, mazereti kalmıyor, abdest alıp niye namazı iade etmiyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>O an su bulunmadığı için, dini bir mazeretle teyemmüm edilerek namaz kılınmış oluyor. Dinimizin bildirdiği sebeplerle kılındığı için tekrar kılınması gerekmiyor.<br />
<strong><br />
5- </strong>(Elbisenin veya vücudun bir yerine necaset gelse, bu yeri bulamasa, zannettiği yeri yıkasa temiz olur. Namazdan sonra necis yer meydana çıksa, namazı iade etmez) deniyor. Yanlış yerin yıkandığı meydana çıkıp, necis yer belli olduğuna göre, necasetle kılınan namazı niye iade etmiyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Dinimizin bir kaidesidir bu. Niye böyle kural kondu denmez. Kasten necis elbiseyle namaz kılmıyor. Necaseti temizlediğini zannederek kılıyor. Bu hareketi, namazın iade edilmesini gerektirmiyor.</p>
<p><strong>6-</strong> (Kıbleyi araştırır, karar verdiği cihete doğru kılar. Sonradan, yanlış olduğunu anlarsa, namazı iade etmez) deniyor. Kıbleye karşı namaz kılmak farz olduğuna göre, farz terk edilerek kılınan namaz niye iade edilmiyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kıbleyi araştırmakla, dinin emrine uyulmuş oluyor. Dinin emrine uyulunca, Kıbleden başka yöne doğru da kılınmış olsa, namaz sahih oluyor.</p>
<p><strong>7-</strong> (Gerekli araştırma yaptıktan sonra, Müslüman diye zekât verdiği kimse kâfir çıksa veya fakir sanarak zekât verdiği kimse, zengin çıksa bunlara verilen zekâtı iade etmez) deniyor. Zengine ve kâfire verilen zekât nasıl caiz oluyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Gerekli araştırmayı yapıyor. Fakir ve Müslüman olduğuna kanaat getirdikten sonra zekât veriyor<strong>. </strong>Araştırma yapması, onu tekrar zekât vermekten kurtarıyor. Bunun gibi,<strong> Tergib-üs-salât</strong> kitabında, (İmam, gayrimüslim olduğunu söylerse, arkasında yıllarca kılınan namazları kaza etmek gerekmez) deniyor; çünkü dinimiz zahire bakıyor. Kalblerdekini yalnız Allahü teâlâ bilir. Adamın gayrimüslim olduğunu niye bilemedin diye sorguya çekmiyor.<br />
<strong><br />
8-</strong> (Elbisesinde necaset olup da, bilmese namaz sahih olur. Necaseti namazdan sonra görse, kaza etmek lazım gelmez) deniyor. Necaseti gördüğü halde, namazı niye kaza etmiyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Resulullah efendimiz, namaz içinde nalınını çıkarıp, Cebrail aleyhisselam, <strong>(Nalının kirli olduğunu haber verdi)</strong> buyurdu ve namazı kaza etmedi. Bunu esas alan âlimler, namazı kaza etmek gerekmediği bildirdiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://islamdini.de/abdestsiz-namaz-kilmak-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdestin ve guslün faydaları</title>
		<link>http://islamdini.de/abdestin-ve-guslun-faydalari</link>
		<comments>http://islamdini.de/abdestin-ve-guslun-faydalari#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 20:31:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdest ve teyemmüm]]></category>
		<category><![CDATA[abdest]]></category>
		<category><![CDATA[Gusül abdesti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/?p=866</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Abdest ve guslün, sağlığa faydası var mıdır?
CEVAP
Evet faydaları çoktur; fakat sırf faydasından dolayı abdest almak caiz olmaz. Maddi hiç faydası olmasa bile, Allahü teâlânın emri olduğu için yapmak gerekir. Abdest ve guslün sağlığa faydalarından birkaçı şöyledir:
1- Her gün, ellerimiz çeşitli yerlere dokunuyor, mikroplar bulaşıyor. El, yüz ve ayakları yıkamak, cilt hastalıkları ve iltihapları için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual:</strong> Abdest ve guslün, sağlığa faydası var mıdır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet faydaları çoktur; fakat sırf faydasından dolayı abdest almak caiz olmaz. Maddi hiç faydası olmasa bile, Allahü teâlânın emri olduğu için yapmak gerekir. Abdest ve guslün sağlığa faydalarından birkaçı şöyledir:</p>
<p><strong>1-</strong> Her gün, ellerimiz çeşitli yerlere dokunuyor, mikroplar bulaşıyor. El, yüz ve ayakları yıkamak, cilt hastalıkları ve iltihapları için iyi bir korunmadır.</p>
<p><strong>2- </strong>Burnu yıkamakla, burnun süzüp bıraktığı toz ve mikrop yığınlarının vücuda girmeleri önlenmiş olur.</p>
<p><strong>3- </strong>Yüzün yıkanması da cildi kuvvetlendirir, baştaki ağırlığı ve yorgunluğu hafifletir. Damarları ve sinirleri harekete geçirir. Devamlı abdest alan, yaşlansa bile, yüzündeki güzellik, tazelik gitmez.<br />
<span id="more-866"></span><br />
<strong>4- </strong>Gusülle vücut eski zindeliğini kazanır. Vücudu belirli aralıklarla yıkamak, koruyucu hekimlik yönünden çok önemlidir. Dinimiz her Cuma günü gusletmeyi emretmektedir.<strong><br />
</strong><br />
<strong>5- </strong>Vücutta bir statik elektrik dengesi vardır. Bu elektriksel yük, öfkelenince normalin 4 katına, cünüp olunca, 12 katına çıkar. Günümüzde, kızıl ötesi ışınlarla dış derinin fotoğrafları çekilmiş, bu fotoğraflarda, ilişkiden sonra, vücudun bütün yüzeyinin fazla statik elektrik tabakasıyla örtüldüğü tespit edilmiştir. Yıkanınca su zerreleri, olumsuz elektrik gerilimini alarak, vücudu topraklayıp, yeniden normale döndürüyor. Bu açıdan gusül, tıbbi yönden de, yapılması gereken bir temizliktir.</p>
<p><strong>6- </strong>Abdest ve gusül, dolaşım sistemini de olumlu yönden etkiler. Damarlardaki sertleşme ve daralmayı önler. Lenf sistemi, en önemli merkezlerinden biri olan burun arkası ve bademcikler yıkanarak uyarılır. Ayrıca boyun ve yanlarının yaş elle mesh edilmesi de, lenf sistemine tesir eder. Abdest ve gusülle kolaylaşan lenf dolaşımı sayesinde, lenfosit denen savaşçı hücreler vücudu zararlı unsurlardan korur ve vücut direncini arttırırlar.</p>
<p><strong>7- </strong>Toprakla yapılan teyemmüm de, büyük ölçüde vücuttaki statik elektriği yok eder, topraklar.</p>
<p>Guslü ve abdesti, Allah’ın emri olduğu için yerine getiren, dünyada geçici faydalarını gördüğü gibi, ahirette sonsuz faydalara kavuşur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://islamdini.de/abdestin-ve-guslun-faydalari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstinca, istibra ve istinka</title>
		<link>http://islamdini.de/istinca-istibra-ve-istinka</link>
		<comments>http://islamdini.de/istinca-istibra-ve-istinka#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 20:30:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdest ve teyemmüm]]></category>
		<category><![CDATA[istibra]]></category>
		<category><![CDATA[İstinca]]></category>
		<category><![CDATA[istinka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/?p=864</guid>
		<description><![CDATA[Sual: İstinca nedir?
CEVAP
Önden ve arkadan necaset çıkınca, bu yerleri temizlemeye istinca denir. İstinca, sünnet-i müekkededir. Gaz, taş çıkınca temizlemek, yani taharetlenmek gerekmez.
Gazete ile istinca
Sual: Gazete ile istinca caiz mi?
CEVAP
Her türlü yazılı kağıt ile ve yazı yazmaya müsait kağıtla istinca caiz değildir. Tuvalet kağıtları, kurulamak için kullanılır.
Kâğıtla taharetlenmek
Sual: Kâğıtla taharetlenmek caiz midir?
CEVAP
Kâğıtla taharetlenmek mekruhtur. Taharetlendikten sonra, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual:</strong> İstinca nedir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Önden ve arkadan necaset çıkınca, bu yerleri temizlemeye istinca denir. İstinca, sünnet-i müekkededir. Gaz, taş çıkınca temizlemek, yani taharetlenmek gerekmez.</p>
<p><strong>Gazete ile istinca<br />
Sual:</strong> Gazete ile istinca caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Her türlü yazılı kağıt ile ve yazı yazmaya müsait kağıtla istinca caiz değildir. Tuvalet kağıtları, kurulamak için kullanılır.</p>
<p><strong>Kâğıtla taharetlenmek<br />
Sual:</strong> Kâğıtla taharetlenmek caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kâğıtla taharetlenmek mekruhtur. Taharetlendikten sonra, arta kalan yaşlığı kurulamak müstehabdır. Tuvalet kâğıdı veya bir bez yoksa elle kurulanabilir.<br />
<strong><span id="more-864"></span><br />
İstibra<br />
Sual:</strong> İstibra nedir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>İstibra, idrar yolunu idrardan temizlemek demektir. Erkeklerin yürüyerek, öksürerek veya sol tarafa yatarak istibra etmesi, yani idrar yolunda damlalar bırakmaması vaciptir. İdrar damlası kalmadığına kanaat gelmeden abdest almamalıdır. Bir damla sızarsa, hem abdest bozulur, hem de çamaşır kirlenir. Çamaşıra avuç içinden az sızarsa, abdest alıp kıldığı namaz mekruh olur. Daha çok sızarsa, namaz sahih olmaz.</p>
<p><strong>İstinka<br />
Sual:</strong> İstinka nedir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>İstinka, idrar yolunda idrar kalmadığına veya vücutta necaset kalmadığına kalbinin mutmain olması demektir.</p>
<p><strong>Taharet<br />
Sual:</strong> Kadınların taharetleri erkeklerinkinden farklı mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bayanlar, büyük abdestlerini önden arkaya doğru parmakla alırlar. Arkadan öne doğru alınırsa, ön tarafa pislik bulaşır ve mikrop kapar. Kadınlar ön taraflarına elleri ile dokunmamalıdır. Elden mikrop kapabildiği gibi, şehvete de sebep olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://islamdini.de/istinca-istibra-ve-istinka/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuvalet adabı</title>
		<link>http://islamdini.de/tuvalet-adabi</link>
		<comments>http://islamdini.de/tuvalet-adabi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 20:29:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdest ve teyemmüm]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/?p=862</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Tuvalet adabı nelerdir?
CEVAP
1- Tuvalete girerken Euzü Besmele çekilip, (Allahümme innî eûzü bike minel hubsi vel habais) duası okunur.
2- Tuvalete girerken elinde, Allahü teâlânın ismi ve Kur’an-ı kerim yazılı bir şey bulunmamalı. Cepte veya kapalı olursa mahzuru olmaz. Boynunda Allah yazılı kolye bulunmamalı. Varsa bluz içine koymalı.
3- Tuvalete uygun şekilde kaplanmış muska ile girmek caizdir.
4- [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual: </strong>Tuvalet adabı nelerdir?<br />
<strong>CEVAP<br />
1-</strong> Tuvalete girerken Euzü Besmele çekilip, <strong>(Allahümme innî eûzü bike minel hubsi vel habais)</strong> duası okunur.</p>
<p><strong>2-</strong> Tuvalete girerken elinde, Allahü teâlânın ismi ve Kur’an-ı kerim yazılı bir şey bulunmamalı. Cepte veya kapalı olursa mahzuru olmaz. Boynunda Allah yazılı kolye bulunmamalı. Varsa bluz içine koymalı.</p>
<p><strong>3-</strong> Tuvalete uygun şekilde kaplanmış muska ile girmek caizdir.</p>
<p><strong>4-</strong> Tuvalete sol ayakla girip, sağ ayakla çıkmalı. <strong><br />
</strong><span id="more-862"></span><br />
<strong>5-</strong> Tuvaletten çıkınca, <strong>(Elhamdülillâhillezî ezhebe anil eza ve afâni) </strong>duası okunmalı<strong>.<br />
</strong><br />
<strong>6-</strong> Tuvalette konuşmamalı, çok oturmamalı, gazete falan okumamalı, şarkı söylememeli, sigara içmemeli, sakız çiğnememelidir.</p>
<p><strong>7-</strong> İstincadan, yani taharetlendikten sonra hemen örtünmeli.</p>
<p><strong>8-</strong> Tuvalette abdest bozarken, önü ve arkayı kıbleye getirmemeli<strong>.</strong></p>
<p><strong>9-</strong> Pisliği parmak ile alıp eli yıkamalı. En sonunda kalan pislik varsa onu da su ile yıkamalı<strong>.</strong></p>
<p><strong>10-</strong> Erkekler, istinca yaparken, arkadan öne doğru, kadınlar ise önden arkaya doğru yıkamalı. Böylece ön avret yerine pislik bulaştırılmadığı gibi, tahrik edilerek şehvete de sebep olunmaz.</p>
<p><strong>11-</strong> Taharetlendikten sonra, bez ile kurulanmalı. Bez yoksa tuvalet kâğıdı ile de kurulanmak caiz olur. Bu kâğıtlar o maksatla imal edilmiştir. Başka kâğıtları kullanmak mekruh olur.</p>
<p><strong>12-</strong> İstincadan, yani temizlendikten sonra iç çamaşırına bir miktar su serpmeli. Böylece, çamaşırında yaşlık görünce idrar sanmamalı, bu benim döktüğüm su diyerek vesveseye kapılmamalı<strong>.</strong></p>
<p><strong>13-</strong> Temizlendikten sonra, erkekler istibra yapmalı. Kadınlar istibra yapmaz. İstibra idrar kanalında idrar bırakmamaktır. İstibra, yürüyerek, öksürerek veya sol tarafa yatarak yapılır.</p>
<p><strong>14-</strong> İstibra yapılmadan tuvaletten çıkılırsa, idrarın çıkma ve çamaşıra bulaşma ihtimali olacağından, tuvaletten çıkmadan önce idrar deliğine, arpa büyüklüğünde bir pamuk konularak idrarın dışarı çıkması önlenmeli<strong>.</strong></p>
<p><strong>15-</strong> İstibra yapılarak idrar kalmadığının anlaşılmasına, kalbin mutmain olmasına <strong>istinka</strong> denir. İstinkadan sonra, artık abdest alınabilir.</p>
<p><strong>16-</strong> Avret yerine ve necasete bakmamalı, tuvalete tükürmemeli<strong>.</strong></p>
<p><strong>17-</strong> Tuvalette elbiseye idrar sıçratmamalı. Bunun için mümkünse, ayrı bir pijama, eşofman kullanılmalıdır. Tuvalete özel pijama ile ve başı örtülü olarak girmek müstehabdır.</p>
<p><strong>18-</strong> Tuvaletten çıkınca elleri yıkamalı<strong>.</strong></p>
<p><strong>19-</strong> Hiçbir suya, cami duvarına, mezarlığa ve yola abdest bozmamalıdır.</p>
<p><strong>20-</strong> Su bulunmazsa, taş ve benzerleri ile taharetlenmek, de su yerine geçer.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Tuvalet için ayrı bir elbise edinmek bid’at değil midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır, bid’at değildir. Helâ için ayrı bir kıyafet giyinmek ve başı örtülü olmak müstehabdır. <strong>(S. Ebediyye)</strong></p>
<p><strong>Sual:</strong> Klozeti kullanmam daha rahat oluyor. Normal tuvalet yerine klozeti kullanmak uygun mudur?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Rahat taharet alınabiliyorsa, üstümüze necaset sıçratılmıyorsa mahzuru olmaz. Ancak, alaturka denilen normal tuvaleti kullanmak, tıbbi yönden de çok faydalıdır. Necaset kolay temizlenir, üste pislik sıçrama durumu daha azdır. Necaset tam boşaldığı için, idrar kesesi ve bağırsaklar rahat eder, necaset geçtiği yollarda kalmaz, dışarı çıkar. İdrar yolları, kalın bağırsak gibi organlardaki hastalıkların Müslümanlarda neden çok az olduğunu araştıran yabancı tıp adamları, sebebinin klozet kullanmadıklarından dolayı olduğunu tespit etmişlerdir.</p>
<p>Özellikle prostat, idrar yolları hastalıkları, erkekler için çok sıkıntı verici, aile saadetini etkileyen hastalıklardır. Ayakta da idrar yapmamalı ve sağlığa en uygun olan yolu seçmeli.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Hiçbir suya abdest bozmamalı deniyor, klozet içindeki sular da, buna dahil midir?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Hayır, klozetteki su, buna dahil değildir. Orası zaten abdest bozma yeridir. Abdest bozulması uygun olmayan sular; insan veya hayvanların içtiği, yahut insanların kullandığı sulardır. Bunlar da, ırmak, çay, göl, gölet, havuz ve su birikintileridir.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Tuvalete erkeklerin de kadınların da başı kapalı girmeleri müstehab mıdır? Kadınlar, eşarp yerine bone ile girse, uygun mudur?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet, tuvalete başı kapalı girmek müstehabdır. Kadınlar bone ile girse yeterli olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://islamdini.de/tuvalet-adabi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teyemmüm</title>
		<link>http://islamdini.de/teyemmum</link>
		<comments>http://islamdini.de/teyemmum#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 20:28:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdest ve teyemmüm]]></category>
		<category><![CDATA[teyemmüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/?p=860</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Teyemmümü gerektiren haller nelerdir?
CEVAP
Abdest almak veya gusletmek için, su bulunmazsa veya su olduğu halde kullanılması mümkün olmayan durumlarda, temiz toprak, kum, kireç ve taş gibi toprak cinsinden temiz bir şey ile Hanefi’de vakit girmeden önce de teyemmüm edilir. Diğer üç mezhepte, vakit girmeden önce caiz değildir.
Teyemmümü gerektiren başlıca haller şunlardır:
1- Abdest ve gusül için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual: </strong>Teyemmümü gerektiren haller nelerdir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Abdest almak veya gusletmek için, su bulunmazsa veya su olduğu halde kullanılması mümkün olmayan durumlarda, temiz toprak, kum, kireç ve taş gibi toprak cinsinden temiz bir şey ile Hanefi’de vakit girmeden önce de teyemmüm edilir. Diğer üç mezhepte, vakit girmeden önce caiz değildir.</p>
<p>Teyemmümü gerektiren başlıca haller şunlardır:<br />
<strong>1-</strong> Abdest ve gusül için temiz su bulamamak (Şehirde her zaman su aramak farzdır.)<br />
<strong>2-</strong> Su kullanmaya mani olan hastalık, su kullanınca soğuktan ölmek veya hasta olma tehlikesi.<br />
<strong>3-</strong> Suyun yanında zarar verecek olan düşman veya yırtıcı, zehirli hayvan bulunmak.<br />
<strong>4-</strong> Hapiste olup, su kullanamamak.<br />
<strong>5-</strong> Ölümle tehdit edilmek.<br />
<strong>6-</strong> Yolcu olup, yanında içme suyundan fazla su bulunmamak.<br />
<strong>7-</strong> Kuyu olsa da, su çıkarma imkanı olmamak.<br />
<span id="more-860"></span><br />
<strong>Sual: </strong>Teyemmümün farzı kaçtır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Teyemmümün farzı üçtür:<br />
<strong>1-</strong> Niyet etmek.<br />
<strong>2-</strong> İki elin içini temiz toprağa sürüp, yüzün tamamını mesh etmek.f<br />
<strong>3-</strong> Elleri temiz toprağa vurup, önce sağ ve sonra sol kolu mesh etmek.<br />
Teyemmümün farzı ikidir, diyenlere göre, ikinci ve üçüncü farz, bir farz olarak söylenir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Teyemmümün sünnetleri nelerdir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Teyemmümün sünnetleri şunlardır:<br />
<strong>1-</strong> Toprağa avucun içini koymak.<br />
<strong>2-</strong> Avuçları toprak üzerinde ileri ve geri çekmek.<br />
<strong>3-</strong> Avuçta toprak varsa, toprak kalmayıncaya kadar, iki eli, baş parmakları ile birbirine çarpmak.<br />
<strong>4-</strong> Elleri toprağa koyarken parmakları açmak.<br />
<strong>5-</strong> Besmele ile başlamak.<br />
<strong>6-</strong> Önce yüzü, sonra kolları mesh etmek.<br />
<strong>7-</strong> Abdest alır gibi, çabuk yapmak.<br />
<strong>8-</strong> Misafir bir mil [1920 metre] içinde su bulunduğunu bilirse, araması farz, zan ederse sünnettir.<br />
<strong>9-</strong> Önce sağ, sonra sol kolu mesh etmek.<br />
<strong>10-</strong> Elleri, toprağa vurarak, kuvvetle koymak.<br />
<strong>11-</strong> Kolları aşağıda anlatılan şekilde mesh etmek.<br />
<strong>12-</strong> Parmakların arasını mesh etmek ve bunu yaparken yüzüğünü oynatmak.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Teyemmümde dikkat edilecek hususlar nelerdir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Teyemmümde dikkat edilecek hususlar şunlardır:<br />
<strong>1-</strong> Abdestsiz bir kimse talebesine göstermek için, teyemmüm ederse, bununla namaz kılamaz.<br />
<strong><br />
2-</strong> Teyemmüm ile namaz kılabilmek için, yalnız teyemmüme niyet etmek yetişmez. Namaz için de niyet etmek gerekir.<br />
<strong><br />
3-</strong> Bir topraktan birkaç kimse teyemmüm edebilir. Çünkü, teyemmüm edilen toprak ve benzerleri müstamel olmaz. Teyemmümden sonra elden, yüzden dökülen toz müstameldir.<br />
<strong><br />
4-</strong> Şafii ve Hanbeli’de teyemmüm yalnız toprak ile yapılır. Diğer mezheplerde, toprak cinsinden olan her temiz şey ile, üzerinde bunların tozu olmasa bile, teyemmüm edilir. Yanıp kül olan veya sıcakta eriyebilen şeyler, toprak cinsinden değildir. O halde, ağaç, ot, tahta, demir, pirinç, yağlı boya sıvalı duvar, bakır, altın, cam ile teyemmüm edilemez. Kum ile olur. İnci, mercan ile olmaz. Kireç ve alçı ile yıkanmış mermer, çimento, sırsız fayans, sırsız porselen çanak çömlekle, çamur ile olur. Yalnız çamur varsa, suyu yarıdan az ise, bununla teyemmüm edilir.<br />
<strong><br />
5-</strong> Bir teyemmüm ile çeşitli namaz kılmak caizdir.<br />
<strong><br />
6-</strong> Misafir, iki kilometreden az uzakta su bulunacağını alametlerle veya akıllı, baliğ ve adil bir Müslümanın haber vermesi ile, çok zan ettiği zaman, her tarafa doğru iki yüz metre giderek veya birini göndererek araması farz olur. Çok zan etmezse, suyu araması lazım olmaz.<br />
<strong><br />
7-</strong> Bir kimse, suyu sormadan teyemmüm edip, namaza dursa, sonra yanında bulunan adil bir şahıstan, su olduğunu haber alsa, abdest alıp, namazını iade eder.<br />
<strong><br />
8-</strong> İki kilometreden uzakta su varken, teyemmüm ile namaz kılmak caizdir.<br />
<strong><br />
9-</strong> Eşyası arasında su bulunduğunu unutan, şehir ve köyde değilse, teyemmüm ile namaz kılabilir.<br />
<strong><br />
10-</strong> Suyun bittiğini sanan, namazdan sonra suyunu görse, teyemmüm ile kıldığı namazı iade eder.<br />
<strong><br />
11-</strong> Çölde, yollarda içmek için konulan su varken, teyemmüm edilebilir.<br />
<strong><br />
12-</strong> Cünüp, teyemmümden sonra, abdesti bozulsa, cünüp olmaz. Az su varsa, yalnız abdest alır.<br />
<strong><br />
13-</strong> Cünüp kimsenin vücut yüzeyinin yarıdan fazlası yara veya çiçek, kızıl gibi ise teyemmüm eder. Derisinin çoğu sağlam ise ve yaralı kısımları ıslatmadan yıkaması mümkün ise, gusleder. Yaralı kısımları ıslatmadan yıkanamazsa yine teyemmüm eder.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Teyemmüm nasıl yapılır?<br />
<strong>CEVAP<br />
1-</strong> Önce cünüplükten veya abdestsizlikten temizlenmek için niyet edilir.</p>
<p>Teyemmüm ile namaz kılabilmek için, yalnız teyemmüme niyet etmek yetişmez. İbadet olan bir şeyi, mesela, cenaze namazı, secde-i tilavet yapmak için veya abdest için veya gusül için teyemmüm etmeye niyet gerekir.</p>
<p>Teyemmüme niyet ederken, abdest ile guslü ayırmaya lüzum yoktur. Abdest için niyet etmekle, cünüplükten de temiz olur. Cünüplükten temizlenmeye niyet edilen teyemmüm ile namaz kılınabilir. Abdest için ikinci teyemmüme lüzum yoktur.<br />
<strong><br />
2-</strong> İki kolu dirseklerinden yukarı sıvalı olarak, iki elin içini temiz toprağa, taşa, toprak veya kireç sıvalı duvara sürüp, en az üç parmağı değmek üzere, iki avucu ile yüzünü bir kere mesh etmek, yani sığamak. Eli, yüzünün iğne ucu kadar yerine değmezse, teyemmüm yapılmış olmaz.</p>
<p>Yüzü tam mesh edebilmek için, avuçlar açık ve dört parmak birbirlerine yapışık ve iki elin ikişer uzun parmaklarının uçları birbirlerine değmiş olarak, avuç içleri saç kesimine koyup, çeneye doğru yavaşça indirilir. Parmaklar yatay vaziyette alnı, göz kapaklarını, burnun iki yanını ve dudakların üzerlerini ve çenenin yüz kısmını iyice sığamalıdır. Bu esnada avuç içleri de yanakları sığar.<br />
<strong><br />
3-</strong> İki avucu tekrar toprağa sürüp, birbirine çarparak, tozu toprağı silkeledikten sonra, önce sol elin dört parmağı içi ile, sağ kolun alt yüzünü, parmak ucundan dirseğe doğru sığayıp sonra, kolun iç yüzünü, sol avuç içi ile, dirsekten avuca kadar sığamak ve sonra sol baş parmak içi ile, sağ baş parmak dışını sığamaktır. Yüzüğü çıkarmak gerekir. Sonra, yine böyle sağ el ile, sol kol sıvanır. El ayasını toprağa sürmek gerekir. Toprağın, tozun elde kalması lazım değildir.</p>
<p>Abdest ve gusül için teyemmüm aynıdır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Teyemmümü bozan şeyler nedir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Teyemmümü gerektiren özür hali ortadan kalkınca, su bulununca, abdesti ve guslü bozan hallerde, teyemmüm de bozulur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Su olup olmadığını sormadan namaz kılan, yanında su olduğunu görse namazını iade eder mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Yanında adil biri bulunduğu halde, su var mı diye ona sormadan teyemmüm edip namaza duran, sonra su olduğunu haber alsa, abdest alıp namazı iade eder.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Su kuyusu varken, suyu çıkaramayan, teyemmüm edip namaz kılsa, sonra suyu çıkarma imkanına kavuşsa namazı iade eder mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kuyudan su çıkarmak için, kova, ip veya para ile su bulamayan kimse, teyemmüm eder ve su bulunca, namazı iade etmez.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Salih bir tabibin yıkanmasını yasakladığı hasta, gusül için teyemmüm eder mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet eder. <strong></p>
<p>Sual: </strong>Teyemmüm bile edemeyen felçlinin namaz kılması gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hizmetlerini yapan teyemmüm ettirir. Namazı ima ile kılar. Gerekirse iki namazı cem eder.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>İğne ucu kadar yere el değmezse teyemmüm sahih olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bilirse sahih olmaz. Ama bilmeden daha çok yer kalsa teyemmüm sahih olur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Teyemmümde, şüphelenip birkaç defa sıvamak caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet. Fakat vesvese etmemelidir.<br />
<strong><br />
</strong><strong>Sual: </strong>Çok yaşlı ve hasta abdest aldırılınca çok yoruluyor. Yorulmaması için, teyemmüm etse caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kibrit kutusu kadar bir tuğla ile teyemmüm caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Tahta külü ile teyemmüm caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Nöbetçi iken, mescitte yatıyorum. Sık sık dışarı çıkmam gerekiyor. Her defasında abdest almam gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır. Sonraki girişlerde teyemmüm etmek iyi olur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Parmakları arızalı olup teyemmüm ederken el değmeyen yer kaldığını sanan ne yapar?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Şüphe edince başkasına yaptırır. Başkası yoksa yapabildiği kadar yapar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Sudan bir mil kadar uzaktakinin arabası olsa, yine teyemmüm edebilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
</strong><strong>Sual: </strong>Teyemmüm ederek mest giyen, su ile abdest alırken mestlere meshetmesi caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Teyemmümle mest giyen, su ile abdest alırken, mesh edemez. Ayaklarını da yıkaması gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Gusledince, hastalık artacaksa ve iyileşme gecikecekse teyemmüm etmek caiz olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hastanın, abdest almak veya gusletmek veya hareket etmek ile, hastalığının artacağı veya iyi olması uzayacağı, kendi tecrübesi ile veya uzman ve salih bir doktorun söylemesi ile anlaşılırsa, teyemmüm eder.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Guslederken avret yerini başkalarının görmesi haram mıdır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet. Gusletmek için, zaruret olunca erkek, erkekler arasında, kadın da, kadınlar arasında avret yerini açamaz. Gusül yerine teyemmüm eder. Çünkü bir emri yapmak, bir haram işlemeye sebep olursa, haramı işlememek için, o emir terk edilir, yapılmaz. Bir sünneti yapmak için, mekruh veya haram işlemek zorunda kalanın da sünneti terk etmesi lazım olur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Abdest almış olan kimse, teyemmüm etmiş olan imama uyabilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Abdest alan, teyemmüm etmiş olana; ayakta kılan, oturarak kılana uyabilir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Sağlamken kazaya kalmış namazları hasta iken teyemmüm edip kaza etmek caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet caizdir. İma ile kaza etmek de caizdir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Cuma namazını kaçırmamak için teyemmüm etmek caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Abdest almak için vakit az olup, Cumayı kaçırmamak için, teyemmüm etmek, caiz değildir. Çünkü Cuma namazını kılamayan öğle namazını kılar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Su bulamadığı için teyemmüm eden kimsenin abdesti bozulsa cünüp mü olur?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır, Hanefi’de cünüp olmaz. Maliki’de cünüp olur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Sadece abdest alacak kadar suyu olan cünüp ne yapar?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Abdest ve gusül için, bir teyemmüm eder. Teyemmümden sonra, abdesti bozulursa, o su ile abdest alır.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Kışın çok soğukta arazide, gusledince hastalanacağını bilen kimse ne yapar?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Gusledince, soğuktan ölmek veya hastalanmak tehlikesi varsa, gusül için teyemmüm eder ve su ile abdest alır. Şehirde olup hamam parası yoksa ve başka çare bulamazsa, yine gusül için teyemmüm eder ve su ile abdest alır.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Su yanında tehlike varsa, abdest veya gusül için teyemmüm edilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Su yanında düşman, yırtıcı veya zehirli hayvan, ateş veya nöbetçi varsa veya kendisi hapis ise veya (abdest alırsan seni öldürürüz, malını alırız) diye korkutulursa, teyemmüm ederek namazını kılar. Fakat bu sebepler kul tarafından olduğu için, gusül ve abdest alınca, bu namazları tekrar kılması gerekir. Vakti içinde kılmak mümkün olmazsa, vakti çıktıktan sonra da kılmak gerekir. <strong>(Redd-ül-muhtar)</p>
<p>Sual: </strong>Alınan bir teyemmüm ile bu teyemmüm bozuluncaya kadar birkaç vakit namaz kılınabilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hanefi’de, bir teyemmüm ile, dilediği kadar farz kılabilir. Yani teyemmüm bozulana kadar birkaç vaktin namazı kılınabilir. Diğer üç mezhepte, ancak vakit girdikten sonra teyemmüm edilir ve bir teyemmümle sadece bir farz kılınır, her vaktin farzını kılarken yeniden teyemmüm edilir. <strong>(Mizan-ül Kübra)</strong></p>
<p><strong>Sual: </strong>Vücudumun 3 yerinde, bacaklarımda ve yüzümde ağır derecede dikişler var. Bu yüzden gusül ve normal abdest alamıyorum. Dikişlere su değmesi yasak. Namazı kazaya bıraksam olur mu?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Namazları şer’i bir özür olmadan kazaya bırakmak haramdır. Yaraların üstünü kapatarak da yıkanma imkanı yoksa, teyemmüm edilip namazlar ima ile kılınır. Oturarak kılınma imkanı yoksa yatarak kılınır.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Vitir namazını gece yarısından sonra kılmaya niyetlenen kimse kalktığında cünüp olduğunu görse fakat suların kesik olması sebebiyle evde gusledecek kadar su bulunmasa teyemmüm edebilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Şehirde su bulamamak mazeret değildir, teyemmüm caiz olmaz. 2-3 litre su ile rahat gusledilir. Bu kadar su da bulunabilir. Yani memba suyu içme suyu bulunur. Komşudan istenebilir. Bunun gibi veya başka acil durumlar için tedbir almalı, evde su bulundurmalıdır. Su ve elektrik kesintisi şehirlerde her zaman olabilecek şeylerdir. Tedbirli olmalıdır.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Namaz vaktinin çıkacağından korkan kimse, su varken teyemmüm edebilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Su varken teyemmüm edilmez. Namazı kaçırsa da abdest alması gerekir. <strong>(Kuduri)<br />
</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Ameliyat oldum, abdest alamıyorum. Teyemmüm topraktan başka hangi maddelerle yapılır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Teyemmüm toprak cinsinden olan kum, kireç, alçı, taş, mermer, çimento, sırsız fayans, sırsız porselen, sırsız çanak çömlekle, tuğla ile olur. Eller kireçli, topraklı veya taşlı duvara sürmekle de teyemmüm edilir. Hangisi kolay ise o yapılır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Bir toprak ile kaç defa teyemmüm edilebilir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bir topraktan birkaç kimse teyemmüm edebilir. Çünkü, teyemmüm edilen toprak ve kum ve benzerleri, müstamel olmaz. Yani o toprakla aylarca teyemmüm edebilir. Teyemmümden sonra, elden, yüzden dökülen toz müstameldir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Diğer hak mezheplerimize göre teyemmümün hükümleri nasıldır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Teyemmümde besmele çekmek <strong>Hanbeli</strong>’de vacip, diğer mezheplerde sünnettir. <strong>Hanefi</strong>’de teyemmüm toprak cinsinden olan kum, kireç, alçı mermer, çimento, sırsız fayans, sırsız porselen çanak çömlekle, tuğla ile olur. Kireçle badana edilmiş duvardan teyemmüm edilir. Toprak tozu olan eşyalarla da olur. <strong>Şafii</strong>’de teyemmüm yalnız toprakla yapılır. <strong>Hanbeli</strong>’de de yalnız toprakla olur. Fakat toprak, yanmamış, gasp edilmemiş ve tozlu olmalıdır. <strong>Maliki</strong>’de kum, ot, ağaç ve karla da olur.<br />
<strong><br />
Hanefi</strong>’de, bir teyemmüm ile, dilediği kadar farz kılabilir. Diğer üç mezhepte, teyemmüm, namaz vaktinden önce alınmaz ve bir teyemmüm ile birden fazla farz kılınmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Vücudu yaralı olan kimse, nasıl gusleder?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Vücut yüzeyinin yarıdan fazlası yara olan gusül için teyemmüm eder. Azı yaralı ise ve yaralı kısımları ıslatmadan yıkanması mümkün ise, su ile gusledip, yaraların üzerini mesh eder. Mesh zarar verirse, üzerine koyduğu bezi mesh eder.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Abdest uzuvlarının bir kısmı yaralı olan nasıl abdest alır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Abdest uzuvlarından hepsinin yarıdan çoğu veya dört abdest uzvundan ikisi sağlam ise, abdest alıp, yaralı yerleri mesh eder. Mesh zarar verirse, sargı üzerine mesh eder. Abdest uzuvlarının yarıdan çoğu yaralı ise teyemmüm eder. Teyemmüm edenin, bazı yerleri yıkaması caiz değildir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Elinde çatlak, yara veya egzama olan nasıl abdest alır ve gusleder?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Elindeki çatlak, yara veya egzamayı ıslatmak zarar verirse, eline eldiven takıp, eldiven ile abdest alabilirse, böyle abdest alması gerekir. Eldiven bulamazsa, ellerine su alamaz ve yüzünü, başını, ayaklarını suya sokamaz ise, teyemmüm eder. Yaralı kısımları ıslatmadan gusledemezse, yine teyemmüm eder.</p>
<p><strong>Sual: </strong>İki eli çolak veya felçli olup kullanamayan nasıl taharet edip abdest alır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Elleri çolak olan, taharetlenmez. Kollarını toprağa, yüzünü duvara sürüp teyemmüm eder.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Maliki mezhebinde farz olan muvalatı, abdest uzuvlarının kurumaması, diye tarif edenler var. Muvalat nedir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Muvalat, her uzvu, birbiri arkasından ara vermeden, acele olarak yıkamaktır. Başka bir ifade ile, normal şartlar altında, bir önce yıkadığı uzuv kuruyacak kadar ara vermemektir.</p>
<p>Çok kısa zamanda yapılan bir iş, muvalata engel olmaz. Mesela, abdest alırken kapıdan biri girse, gelenin kim olduğuna bakılsa, muvalata mani olmaz. Musluktan su kesilse, kovadaki suyu almak veya bitişik odadaki musluğa gidip, o musluktan abdest almak, muvalatı engellemez. Sağ ayağı yıkadıktan sonra, kolayca giren bir çorabı hemen giyerek, öteki ayağı yıkamaya başlamak da muvalata mani olmaz. Yavaşça giyerse, normal şartlarda, bir uzuv kuruyacak kadar ara verilirse, muvalata mani olur. Abdest alırken çorabın birisini veya ikisini çıkarmak muvalata mani olmaz.</p>
<p>Uzuvların kuruyup kurumaması mutlak ölçü değildir. Çünkü sıcak ve rüzgarlı havada, uzuvlar hemen kuruyabilir. Yahut soğuk ve rüzgarsız bir yerde, uzuvlar geç kuruyabilir. Uzuvlar kurumadı diye, başka bir iş yapmak muvalata mani olur. Hararetli vücutta, uzuv tez kuruyabilir. Demek ki, kuruyup kurumaması kesin ölçü değildir.</p>
<p>İbni Âbidin hazretleri de, Hanefi&#8217;ye göre muvalatı anlatırken, (Toprakla teyemmüm ederken de, su ile yıkamak olmadığı halde, normal şartlarda bir uzuv kuruyacak kadar ara vermek muvalata manidir) buyuruyor.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Teyemmüm ederken sadece niyet ettim teyemmüme desek bununla namaz kılınabilir mi? Mushafı tutup bir yere koymak niyetiyle teyemmüm etsek, bu teyemmümle namaz kılmamız caiz mi? Bir de hem teyemmüme, hem de cünüplükten temizlenmeye niyet etmek mi gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Sadece teyemmüme niyet etmekle namaz kılmak caiz olmadığı gibi, Mushafı tutmak için teyemmüm edilince de, bu teyemmümle namaz kılınmaz. İbadet olan başka bir şeyi, mesela, secde-i tilavet yapmaya veya abdest için teyemmüm etmeye niyet gerekir. Teyemmüme niyet ederken, abdest ile guslü ayırmaya gerek yoktur. Abdest için niyet etmekle, cünüplükten de temiz olur. Cünüplükten temizlenmeye niyet edilen teyemmüm ile namaz kılınır. Abdest için ikinci teyemmüme lüzum yoktur. <strong>(S. Ebediyye &#8211; Redd-ül-muhtar)</strong></p>
<p>İmam Züfer&#8217;e göre, abdest de olduğu gibi, teyemmümde de niyet farz değildir. Teyemmüme niyet etmeden teyemmüm alıp namaz kılan kimse, imam-ı Züfer’e göre teyemmümünün sahih olduğunu, yani o kavle uyduğuna niyet ederse, kıldığı namaz sahih olur. İhtiyaç olmadan başka bir kaville amel edilmez.</p>
<p><strong>Ev tozu ile teyemmüm olmaz<br />
Sual</strong>: Ev tozlu eşyaya, mesela yastığa teyemmüm caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Caiz değildir. Ancak kumaş, elbise, yastık gibi, teyemmüm caiz olmayan eşya üzerindeki, teyemmüm caiz olan toprak cinsi şeylerin tozu ile veya kül ile tozlanırsa veya silkildikleri zaman havaya böyle toz çıkarsa, bunlarla teyemmüm caizdir. Ev eşyası üzerinde bulunan organik tozlar böyle değildir. Ev tozu toprak tozu değildir, organik tozdur. Organik tozlarla teyemmüm olmaz. Toprak cinsinden olan her temiz şey ile, üzerinde bunların tozu olmasa bile, teyemmüm edilir.</p>
<p>Hanefi’de teyemmüm şunlarla olur:<br />
<strong>1-</strong> Toprak ve kum ile,<br />
<strong>2- </strong>Kireç ve alçı ile,<br />
<strong>3-</strong> Taş ile, cilasız ve yıkanmış mermer ile,<br />
<strong>4-</strong> Çimento, tuğla ve kiremit ile, [Bunların tozu ile],<br />
<strong>5-</strong> Sırsız yani cilasız olmak şartı ile fayans, porselen çanak çömlek, testi ile,<br />
<strong>6-</strong> Çamur ile, [Çamurun suyu yarıdan az ise, bununla teyemmüm edilir. Suyu çoksa, bir bez çamura sokulup, çıkarılıp rüzgarda kurutup, bu tozlu bezle teyemmüm edilir.]<br />
<strong>7-</strong> Toprak kerpiçle, kerpiç duvar ile, Kireçle badana edilmiş duvar ile teyemmüm caizdir.<br />
<strong><br />
Teyemmüm caiz olmayan maddeler:<br />
</strong>Yanıp kül olan veya sıcakta eriyen şeyler, toprak cinsinden değildir. Teyemmüm caiz olmayanlar:<br />
<strong>1-</strong> Ağaç ile,<br />
<strong>2-</strong> Ot, meyve ve sebze yaprakları ile,<br />
<strong>3-</strong> Tahta ile,<br />
<strong>4-</strong> Hasır ile,<br />
<strong>5-</strong> Demir, pirinç, alüminyum bakır, altın gibi madenler ile,<br />
<strong>6-</strong> Yağlı boya sıvalı duvar ile, naylon ile, plastik ile,<br />
<strong>7-</strong> Cam ile teyemmüm edilemez.</p>
<p>Şafii ve Hanbeli mezheplerinde, teyemmüm yalnız toprakla ve tozlu kum ile olur. Maliki’de yer cinsinden olanlarla da olur. Mesela taş, kum, çamur, kireç, ağaç ve ot ile teyemmüm caizdir. Hatta altın, gümüş ve mücevher hariç, madenlerle de teyemmüm caizdir. Yanmış kiremitle caiz değildir.</p>
<p>Şafii, Hanbeli ve Maliki’de, teyemmüm ancak vakit girdikten sonra yapılır. Bir teyemmümle ancak bir vaktin farzı kılınır.</p>
<p><strong>Kar ile teyemmüm etmek<br />
Sual:</strong> Buzlu kutup bölgesinde yaşayan kimse nasıl abdest alır? Çünkü su yoktur. Toprak da bulamaz ki teyemmüm etsin. Her yer buzla ve karla kaplıdır. Bu adam nasıl gusleder?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bu adamın evi barkı yok mu? Namaz kılan birisi, niye yanında teyemmüm edeceği çanak, çömlek, taş, mermer, tuğla gibi bir şey taşımıyor? Karların ve buzların üstünde ne iş yapıyor? Yemek yemiyor mu, su içmiyor mu? Böyle yerde nasıl yaşıyor ki? Önce siz buna cevap verin, sizin sualinizin cevabı kolaydır.</p>
<p>Bu ateistlerin sorusuna benziyor. Çünkü onlardan çok duyduk, kutuplarda nasıl namaz kılınır veya oruç nasıl tutulur diye.</p>
<p>İslamiyet cihanşümul [evrensel, üniversal] bir dindir. Her asra, her bölgeye, her iklime uygun emir ve yasakları vardır. Dinde, ölüm hariç, çaresiz hiç bir şey yoktur. Peygamber efendimiz, <strong>(Mezhepler rahmettir) </strong>buyurmuştur. Dört mezhebin birisinde bir çıkış yolu bulunur. Dört mezhebin birinde de bulunmayan şey de zarurettir. Zaruret halinde de bir çok haramlar mubah hâle gelir. Yani namazı, abdesti tehir etmek günah olmaz.</p>
<p>Maliki mezhebinde kar ile, buz ile teyemmüm etmek de caizdir. İhtiyaç olunca Maliki mezhebi taklit edilir. Maliki mezhebini de taklit etme imkanı olmasaydı, herhangi bir sebeple teyemmüm de edemeyen, suya kavuşuncaya kadar abdesti veya guslü tehir ederdi.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Teyemmümü toprak ile yapmak şart mıdır? Başka bir şey ile teyemmüm yapılmaz mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kum, kireç ve taş gibi toprak cinsinden temiz bir şey ile, mesela kiremit ile veya sırsız mermer ile de yapılabilir.</p>
<p><strong>Kül ile teyemmüm<br />
Sual:</strong> Kül ile teyemmüm yapmak caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır. Sadece taş külü müstesnadır. Mesela kireç, taş külüdür.<strong> (Redd-ül-muhtar)</strong><br />
<strong><br />
Sual: </strong>Teyemmüm ederek namaza duran, namazda iken su görse, ne yapması gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Suyu görünce, teyemmüm bâtıl olur. Hemen selam verip, namazdan çıkar. Vakit çıkmadan abdest alıp, namazını baştan tekrar kılar. <strong>(Redd-ül-muhtar)</strong></p>
<p><strong>Sual:</strong> Sabah uyandığımda, suların gece yarısı kesilmiş olduğunu görsem, dışarısı da karanlık ve soğuksa teyemmüm edebilir miyim?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Hayır. Önceden böyle durumlar için tedbir alınmalıdır. Şehirde su bulamamak, özür olmaz. Komşudan da olsa, bir kova su alınabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://islamdini.de/teyemmum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özür sahibi olmak</title>
		<link>http://islamdini.de/ozur-sahibi-olmak</link>
		<comments>http://islamdini.de/ozur-sahibi-olmak#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2009 14:01:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>akinci313</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdest ve teyemmüm]]></category>
		<category><![CDATA[Özür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/?p=533</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Herhangi bir şekilde abdest tutamayan kimse, nasıl hareket eder?
CEVAP
Abdest tutamayan kimse, özür sahibi ise, istediği zaman abdest alır. Bu abdest ile, istediği kadar farz ve nafile kılar ve Kur’an-ı kerim okur. Namaz vakti çıkınca abdesti bozulmuş olur. Her namaz vakti girdikten sonra, yeni abdest alıp, bu vakit çıkıncaya kadar her ibadeti yapar. Öğleden başka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual: </strong>Herhangi bir şekilde abdest tutamayan kimse, nasıl hareket eder?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Abdest tutamayan kimse, özür sahibi ise, istediği zaman abdest alır. Bu abdest ile, istediği kadar farz ve nafile kılar ve Kur’an-ı kerim okur. Namaz vakti çıkınca abdesti bozulmuş olur. Her namaz vakti girdikten sonra, yeni abdest alıp, bu vakit çıkıncaya kadar her ibadeti yapar. Öğleden başka dört namazdan birinin vakti girmeden önce aldığı abdest ile, bu namazı kılamaz. Çünkü, öğle namazının vakti başlarken, bir namazın vakti çıkmıyor.</p>
<p>Özür sahiplerinin, devam eden özürleri, abdestini bozmaz. Fakat, başka bir abdest bozan sebep ile bozulur. Vakit çıkınca, özür sebebi ile de bozulmuş olur.<strong> (Tahtavi)</strong><br />
<strong><span id="more-533"></span><br />
Özür sahibi olmak için</strong>, abdesti bozan bir şeyin, devam üzere mevcut olması gerekir. Edası farz olan herhangi bir namaz vakti içinde, namaz vaktinin başından sonuna kadar, abdest alıp, yalnız farzı kılacak kadar bir zaman, abdestli kalamayan kimse, özrü gördüğü andan itibaren, özür sahibi sayılır. Mesela, idrar ve başka akıntılar, yel kaçması, yaradan kan, irin akması, yahut meme, göbek, burun gibi bir yerden, kan, irin akması gibi, abdesti bozan şeylerden biri, hep mevcut olur, yani bir namaz vaktinin başından sonuna kadar, bir abdest alıp, farzı kılacak kadar, durdurulamazsa, o kimse, özür sahibi olur.</p>
<p>Bir namaz vakti girdikten, farzı kılacak kadar zaman sonra özür başlasa, vaktin sonu yaklaşıncaya kadar bekler. Hiç durmadı ise, vaktin sonunda abdest alıp, o vaktin namazını kılar. Namaz vakti çıktıktan sonra, sonraki namaz vakti içinde durursa, önceki namazını iade eder. İkinci namaz vaktinin başından sonuna kadar hiç kesilmezse, özür sahibi olduğu anlaşılır ve kılmış olduğu önceki vaktin namazını iade etmez.</p>
<p>En uygun olanı da, özürlü kimsenin, Maliki mezhebini taklid etmesidir. Çünkü Maliki’de, abdesti bozan başka bir sebep yoksa, o kimsenin özrü, namaz vakti çıksa da, abdestini bozmaz.</p>
<p>Her namaz vaktinde bir kere çıkması da şart değildir. Günde bir defa veya birkaç günde bir defa da özrü zuhur etse yine özrü abdestini bozmaz. Namazdan önce veya namaz içinde idrar veya yel kaçıran yahut akıntısı olan kimse, Maliki mezhebini taklid ederse, abdesti bozulmamış olur. <strong>(M.Erbea)</p>
<p>Not: </strong>Maliki mezhebini taklit ile ilgili geniş bilgi,<strong> Mezhebin Önemi </strong>maddesinde, <strong>Mezhep taklidi rahmettir </strong>kısmında var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://islamdini.de/ozur-sahibi-olmak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mest üzerine mesh</title>
		<link>http://islamdini.de/mest-uzerine-mesh</link>
		<comments>http://islamdini.de/mest-uzerine-mesh#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2009 13:55:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>akinci313</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdest ve teyemmüm]]></category>
		<category><![CDATA[mesh]]></category>
		<category><![CDATA[Mest]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/?p=519</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Mest üzerine mesh etmek caiz midir?
CEVAP
Elbette caizdir. Peygamber efendimiz, mübarek ayaklarına mest giymiş ve nasıl mesh yapılacağını göstermiştir. Kur&#8217;an-ı kerimde namazların nasıl kılınacağı gibi birçok husus yoktur. Peygamber efendimizin yaptığı gibi yapılmıştır. Çünkü Hak teâlâ buyurdu ki:
(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
(Peygamberin emrine uyun, nehyettiğinden sakının.) [Haşr 7]
(İndirdiğimi insanlara beyan edesin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual: </strong>Mest üzerine mesh etmek caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Elbette caizdir. Peygamber efendimiz, mübarek ayaklarına mest giymiş ve nasıl mesh yapılacağını göstermiştir. Kur&#8217;an-ı kerimde namazların nasıl kılınacağı gibi birçok husus yoktur. Peygamber efendimizin yaptığı gibi yapılmıştır. Çünkü Hak teâlâ buyurdu ki:<br />
<strong>(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.)</strong> [Nisa 80]</p>
<p><strong>(Peygamberin emrine uyun, nehyettiğinden sakının.)</strong> [Haşr 7]</p>
<p><strong>(İndirdiğimi insanlara beyan edesin, açıklayasın)</strong> [Nahl 44]</p>
<p>Mest hakkında hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br />
<strong>(Yahudiler, namaz kılarken nalın veya mest ile ayaklarını örtmezler. Siz onlara muhalefet edin, nalın veya mest giyinin!)</strong> [Müslim, Ebu Davud]<span style="font-size: xx-small;"><br />
<strong><span id="more-519"></span><br />
</strong></span><strong>(Müşriklere muhalefet edin, namaz kılarken mestlerinizi giyin.) </strong>[Hakim]<span style="font-size: xx-small;"><br />
<strong><br />
</strong></span><strong>(</strong>[Hacda] <strong>Nalını olmayan, mestlerini giysin.) </strong>[Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İmam-ı Ahmed]<span style="font-size: xx-small;"><br />
<strong><br />
</strong></span><strong>(Mest üzerine meshin müddeti, misafir için üç gün, üç</strong> <strong>gece</strong> [72 saat]; <strong>Mukim için de bir gün bir</strong> <strong>gece</strong> [24 saat.]<strong>)</strong> [Ebu Davud, Tirmizi]</p>
<p>Resulullah, misafir iken de, mestlerimizin üzerine meshetmemizi emrederdi.<strong> (Nesai, Tirmizi)<span style="font-size: xx-small;"><br />
</span></strong><span style="font-size: xx-small;"><br />
</span>Peygamber efendimiz, fetih gününde namazları bir abdestle kılıp ve mestleri üzerine meshetti. Bunu gören Hazret-i Ömer, (Ya Resulallah, bugün, daha önce yapmadığınız bir şeyi yaptınız) deyince, Peygamber efendimiz buyurdu ki:<br />
<strong>(Ya Ömer bilerek yaptım.)</strong> [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai]</p>
<p>Hazret-i Mugire, Peygamber efendimize abdest suyunu döktü. Peygamber efendimiz de, abdest alıp mestlerinin üzerine meshetti. <strong>(Buhari, Müslim)<span style="font-size: xx-small;"><br />
</span></strong><span style="font-size: xx-small;"><br />
</span>Peygamber efendimiz, mestleri üzerine mesh edince, (Ya Resulallah, [ayakları yıkamayı] unuttunuz galiba dediler. Peygamber efendimiz buyurdu ki:<br />
<strong>(Hayır, ben unutmadım, Rabbim böyle yapmamı emretti.)</strong> [Ebu Davud]<!--more--></p>
<p>Peygamber efendimiz, Habeş hükümdarı Necaşi’nin gönderdiği bir çift mesti giydikten sonra, üzerine meshetti. <strong>(Tirmizi, Ebu Davud, İmam-ı Ahmed)</strong></p>
<p>Bir yolculuk esnasında, abdest aldıktan sonra, mestlerini göstererek, <strong>(Onları temiz olarak </strong>[abdestli olarak] <strong>giymiştim) </strong>buyurup üzerlerine meshetti. <strong>(Buhari, Müslim, Ebu Davud)</strong></p>
<p>Peygamber efendimiz mestlerinin üst tarafını meshederdi. <strong>(Tirmizi, Ebu Davud)</strong></p>
<p>Hazret-i Ali de buyuruyor ki:<br />
(Din, akıl ve görüş ile olsaydı, mestin üstünü değil, altını meshetmek daha uygun olurdu. Ben Resulullahın hep mestlerinin üstünü meshettiğini gördüm.) <strong>[Ebu Davud]</strong></p>
<p>Peygamber efendimizin abdestte kalın çoraplar ile ayakkabılar üzerine meshettiği de bildirildi. <strong>(Nesai)<span style="font-size: xx-small;"><br />
</span></strong><span style="font-size: xx-small;"><br />
</span>Süfyan-ı Sevri, İbni Mübarek, imam-ı Şafii, imam-ı Ahmed gibi zatlar da kalın çoraplar üstüne mesh edilebileceğini bildirmişlerdir. <strong>(Tirmizi)</strong></p>
<p>Hazret-i Âişe, mestler üzerine meshetmenin müddeti sorulduğunda, <strong>(Ebu Talibin oğluna sorun; çünkü o, seferde Resulullahın yanında bulunurdu)</strong> buyurdu. Hazret-i Ali’ye sorulunca, buyurdu ki:<br />
<strong>(Resulullah efendimiz mesh müddetini misafir için, üç gün üç gece; mukim için de bir gün bir gece olarak bildirdi.) </strong>[Müslim]</p>
<p><strong>Sual: </strong>Bir arkadaş &#8220;Kur’anda abdest alırken ayakların meshedilmesi emrediliyor. Namaz vakitleri de üç olarak bildiriliyor. Şimdiki tatbikat yanlıştır” diyor. Böyle bir şey var mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Namaz üç vakittir, ayaklar mesh edilir diye bir âyet yoktur. Abdest âyetinin meali şöyledir:<br />
<strong>(Ey inananlar, namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın.)</strong> [Maide 6]</p>
<p>Peygamber efendimiz senelerce abdest aldı, bir defa çıplak ayaklarına mesh ettiği vaki değildir. Mestlerine mesh ettiği ise vakidir. Bu konuda bir çok sahih hadis vardır. Kur&#8217;an-ı kerimi Resulullah efendimizden daha iyi anlayan kim vardır ki?</p>
<p>Binlerce sahabi gelmiş binlerce tabiin onlardan görmüş ve binlerce kitap yazılmıştır. Hiç bir kitapta ayaklar mesh edilir diye yazmıyor.</p>
<p>Kur&#8217;anda üç vakit namaz var demek de yanlıştır. Peygamber efendimiz senelerce beş vakit namaz kılmıştır. Bu konuda da sayısız sahih hadis vardır. Muteber kitaplardan nakil yapmayanlara itibar etmemelidir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Mest üzerine mesh etmeyi kabul etmeyen Ehl-i sünnet olamaz mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet olamaz. Çünkü mest üstüne mesh etmeyi caiz görmek Ehl-i sünnet itikadı içindedir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Mestin vasıfları nelerdir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mest, ayağın yıkaması farz olan yerini örten, su geçirmez ayakkabı demektir. Mestin, bir saat yol yürüyünce, ayaktan çıkmayacak şekilde sağlam ve ayağa uygun olması gerekir. Ağaçtan, camdan, madenden mest olamaz. Zira sert şeyle bir saat yürünemez. Tabanı ile ayak üstü veya yalnız tabanı deri kaplanmış çorap üstüne veya sert olup, yürürken aşağı düşmeyen kalın çorap üzerine mesh caizdir.<strong></strong></p>
<p><strong>Sual: </strong>Mestteki yırtığın sınırı nedir?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Mestteki yırtık üç parmak girecek kadar olursa o zaman sahih olmaz. İki parmak girecek kadar olursa mahzuru olmaz. Astarı varsa astarı kendisi sayılır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Mestli kimse, abdestli olarak sefere çıksa, 3 günlük mesh müddeti ne zaman başlar?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Seferde abdest bozulduğu anda başlar. 3 gün devam eder.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Teyemmüm ederek, mest giyenin, su bulununca, abdest alırken mestlere meshetmesi caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Teyemmüm ederek, mest giyen, su ile abdest alırken, mesh edemez. Ayaklarını yıkaması gerekir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Mestteki necaseti temizlemek gerekir mi? Meshetmek yeterli olur mu?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Mestte namaza mani olacak necaset varsa, temizlemek farzdır. Meshetmekle necaset temizlenmiş olmaz. Yıkamak gerekir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Çoraba, çıplak ayağa ve oje üstüne mesh caiz midir?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Mesh, meste ve sargılar üzerine yapılır. Ayağını yıkamak zor gelen kimse, çıplak ayağına veya naylon çoraba mesh edemez. Ojenin üstüne de mesh edemez.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Maliki’de mestin durumu nasıldır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mest deri ve benzerinden olur, yünden olmaz. Mestin üst ve altı meshedilir. Mest, ayağı yıkamak meşakkatinden dolayı değil, sünnete uymak veya soğuktan korunmak niyetiyle giyilir. Maliki’de mestin mesh müddeti yoktur. Cünüp olana kadar çıkarmak gerekmez. Sadece Cuma günleri gusül için çıkarmak sünnettir. Maliki’yi taklit eden, 24 saatten fazla giyemez.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Maliki’de mestin tamamı mı mesh edilir? Mesh nasıl yapılır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mestin tamamını mesh etmelidir. Sol ayağı mesh ederken, sol el sol ayağın üstüne koyulur, sağ el de sol ayağın altına koyulur. Ayak parmaklarının ucundan itibaren çekince meshedilmiş olur. Sağ ayağı mesh ederken de bunun tersi yapılır. Yani sağ el sağ ayak üstünde sol el altında olacaktır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Mesti abdestli mi abdestsiz mi giymek lazım?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mesti abdestli giymek gerekir. Üzerine mesh etmek gerekmez. Abdest bozulup yeniden alırken üstüne mesh edilir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Mestin 24 saatlik müddeti, mestin giyildiği saatte mi başlar yoksa, mest giyildikten sonra abdestin bozulduğu an mı başlar?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Abdestin bozulduğu andan itibaren başlar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Eğer mest süresi bittiğinde kişi abdestli ise, mesti çıkarıp tamamen abdest mi almalı yeniden? Yoksa sadece ayaklarını yıkasa yeniden mest süresini başlatmış olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Sadece ayaklarını yıkaması yeterlidir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Sık örülmüş ve kalın olan patik ya da yünlü çorap mest olarak kullanılabilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mest olarak kullanılabilmesi için çorabın yürürken aşağı düşmeyecek kadar kalın olması ve topukları kapatması lazımdır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Piyasada satılan altı plastik olan mestler uygun mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Altı deri olan her çeşit çorap da mest olarak kullanılabilir. Askeri potinlere de meshetmek caizdir.<strong><br />
</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Abdest alıp mesti giydikten sonra, üzerine de çorap giyiyorum. Abdestim bozulunca ince çorabın üstüne mesh ediyorum. Bu durum abdeste zarar verir mi?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Zarar vermez. Çorap çok ince olup altına su geçirirse, su geçirdiği için zarar vermez. Çorap kalın olup su geçirmezse, üstteki mest hükmünde olduğu için ona mesh etmiş olur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Mestin üstündeki çoraba mesh ettikten sonra çıkarsam, ayrıca meste de mesh etmem gerekir mi?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Elbette o zaman meste mesh etmek gerekir. Maliki’yi taklit edenler için muvalata mani olmaması için çıkarır çıkarmaz mesh eder.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Abdest aldıktan sonra mest giysek, sonra abdestimiz bozulsa, tekrar abdest alsak, yatarken mestimizi çıkarsak, abdestimiz bozuluyor. Abdestli olarak yatmak için tekrar abdest mi almalıyız?<br />
<strong>CEVAP </strong><br />
Sadece ayakları yıkamak kâfidir. Ama bundan daha kolayı da vardır:<br />
Mesti çıkarmadan yatağa girersin, okunacak duaları okur veya okumazsın. Sonra mestleri çıkarırsanız, abdestli yatmış olursunuz. Abdest sıkışıkken de böyle yapılır. Yani yatağa girilir, hemen yataktan çıkıp ihtiyacımızı giderip gelince yine abdestli yatmış oluruz. Abdestli yatmak demek, uyuyana kadar abdestli durmak demek değildir. Abdestli yatağa girip hemen abdestimiz bozulsa yatağa abdestli girmiş oluruz, ölürsek şehid sevabı alırız. Onun için hep abdestli yatmalıdır. Mest ile yatağa girilip, yatakta mest çıkarılırsa abdestli yatılmış olur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Maliki’yi taklit edenler için mestin müddeti 24 saat mi, yoksa süresiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>24 saattir.<strong> </strong>Çünkü Hanefi’den çıkmış değiliz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Mest üstüne mest giymek Şafii’de caiz değildir. Mest içine çorap giymek de mest hükmünde mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mest içine çorap giyilir. Çorap mest hükmünde değil.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Mesti her zaman giymek caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mesti sırf soğuktan korunmak için değil, yazın bile giyinmek caizdir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Maliki’de mestin üstüne giyilen çoraba, mesh caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ayaktaki kan durunca, mestleri giyse, sonra ayağının kanadığını anlasa, abdest alırken bu mestlere mesh caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ayakları yıkamak, mest üstüne meshden evla mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Elbette evladır. Ancak bazen meshedip rafizilere muhalefet için giyilirse, meshetmek evladır.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Abdestsiz iken, ayaklarını yıkayıp mestlerini giyen, daha sonra ayaklarını yıkamadan abdest alsa, abdesti sahih olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet Hanefi’ye göre sahih olur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Çalışan bayanların ince çorap üzerine mesh etmeleri caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Çoraba mesh olmaz. Abdest almak zor ise Hanbeli mezhebi taklit edilerek öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı birleştirip kılar. Yani öğle vakti müsaitse ikindiyi de öğle vakti kılar. Akşamı kılması zor ise yatsı vakti gece eve gelince evinde kılar.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Maliki mezhebine göre mest müddetinin süresiz olmaması taklit eden hanefi için de geçerli midir?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Geçerli değildir, çünkü Hanefi mezhebinden çıkmamıştır, ama unutarak iki gün kılmışsa, bunu Maliki’ye göre kıldım derse mahzuru olmaz.</p>
<p>Mezhep taklidinde esas şu: Taklit edilen mezhebin farzlarına ve müfsidlerine [bozanlarına] uyulur. Kendi mezhebimizin ise hepsine uymak gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Maliki’yi taklit ediyorum. Unutarak mestleri 24 saatten fazla giymişim. Kıldığım namaz ve okuduğum Kur’an ne olacak?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Maliki’de mestin müddeti sonsuzdur. Unutarak bir ay bile mestleri çıkarmasanız namazlarınız sahih olur. Okuduğunuz Kur&#8217;an boşa gitmez. Unutmak şer’i özürdür. Unutarak namazı kaçırsak günah olmaz. Unutarak yiyip içsek oruç bozulmuş olmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Mesti çıkardıktan sonra tam abdest mi alınmalı yoksa sadece ayakları yıkamak kâfi mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Eğer abdest varsa sadece ayaklar yıkanır, abdest yoksa, yeniden abdest almak gerekir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Kadınların yolculukta abdest alması güç olabiliyor, bu durumda ayakkabının üzerinden mesh etmek uygun olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Ayakkabının mest hükmünde olması için, bot olması lazım yani topuk kemiklerini geçmesi lazım. O zaman mesh yapılabilir. Tabii ayakkabıyı da abdestli iken giymek şarttır. Yollarda bacak görülmesin diye çorapla birlikte ayak yıkanabilir. Buna da imkan yoksa iki namaz cem edilir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Doktorun tavsiye ettiği varis çorabı sıkı ve giyilmesi oldukça zahmetlidir. Sabah yataktan kalkınca giyilmesi ve akşam yatarken çıkarılması gerekiyor. Hasta bu çorap üzerine mesh edebilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Edemez. Çorap mest denilen ince mestler var. O mestleri varis çorabının üzerine giyerse mest üstüne mesheder.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Doktor, zor bir ayakkabı verdi. Ayakkabı ile birlikte çoraba mesh caiz mi? Yani ayakkabı ile çorap mest hükmüne girer mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Maliki’de mest, lastikten, plastikten de olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Diğer hak mezheplerimize göre meshin hükümleri nasıldır?<br />
<strong>CEVAP<br />
Maliki</strong>’de guslü bozan bir şey olmazsa, ayağa giyilen meste ömür boyu meshetmek caizdir. <strong>Diğer mezheplerde</strong>, mukimken bir günden, misafirken üç günden fazla meshetmek caiz olmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Unutup mukimken mestlere 24 saatten fazla mesh edenin namazları sahih olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Sahih olmaz. Unutmak özür olduğu için (Bu namazları Maliki’ye göre kıldım) derse sahih olur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Naylon çorabın altı deri olsa, mest hükmünde olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hanefi’de caizdir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Bir ayağının ön tarafı kesik olanın mest giymesi caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Caiz değildir. Parmakları olmayan ayağa mest giyilmez. Öteki ayağa mest giyilince onu mesh etmek ve bu ayağı da yıkamak olmaz. Yani ikisini de yıkamak gerekir. Eğer bir ayağı tamamen yoksa, abdestte yıkanacak yer olmadığı için tek ayağa mest giymek caiz olur. <strong>(Hindiyye)</strong></p>
<p><strong>Sual:</strong> Abdestli olarak mestlerimi giydim, az sonra abdestim bozuldu. Aradan 22 saat geçtikten sonra sefere çıktım. Seferde mestlerime 72 saat mi, yoksa 72-22 = 50 saat mi mesh edebilirim?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>72 saat mestlerinize mesh edebilirsiniz.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Seferde 48 saat yani iki gün mestlerime mesh ettim. Sonra mukim oldum, bir gün daha mestlerime mesh edebilir miyim?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Edemezsiniz. Çünkü mestin müddeti bitmiştir. <strong>İslam Ahlakı</strong> kitabındaki ifade şöyledir:<br />
Bir gün bir gece mesh etmiş olan misafir, mukim olunca, bunlara mesh edemez.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Mestin ne kadarını mesh etmek farzdır? Sünnet üzere mesh nasıl yapılır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mestin elin üç parmağı eninde ve boyunda olması farzdır.Yani bir kimse, yaş elinin dört parmağını mestin üstüne koymakla farz yerine gelmiş olur. Sünnet üzere mesh etmek için de, sağ elin yaş beş parmağı, sağ mest üzerine, sol elin parmakları da, sol mest üzerine, boylu boyunca yapıştırılıp, ayak parmakları üzerine gelen ucundan, bacağa doğru çekilir. Böyle yapınca sünnete de uyulmuş olur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Varis çorabına mesh caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Caiz değildir. Ancak mest vasfı olan çoraba mesh caiz olur.</p>
<p><strong>Sual:</strong> (Varis çorabına mesh edilebilir. Çünkü altı yara hükmündedir) diyorlar. Böyle bir şey mümkün olur mu?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Varis çorabı hiç ayaktan çıkmayacak diye bir şey yok. Gece yatarken çıkarılır. Bir abdest alacak kadar çıkarmanın da mahzuru olmadığını doktorlar söylüyor. Bu bakımdan varis çoraba mesh edilmez.</p>
<p>Eğer salih ve uzman bir doktor, (Abdest alacak kadar bir zaman da yine varis çorabı çıkarılamaz) derse, orası yara gibi olur, mesh etmek caiz olur.</p>
<p><strong>Malikide mest</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Maliki’de, mestin lastik veya plastik olması caiz midir? Mutlaka deriden olması şart mıdır?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Şart değildir. Lastik veya plastik de olabilir. Lastiğe suni deri de deniyor. Maliki’de mestin deriden olması gerekir demek, deri vasfına haiz olması gerekir demektir.</p>
<p>Maliki’de, mest üzerine, birinci abdest bozulmadan önce, ikinci bir mest, çizme, plastik, naylon, lastik ayakkabı giyse, bunun üzerine mesh edebilir.<strong> (S. Ebediye)</strong></p>
<p>Maliki’de, deriden yapılmayan mestler üzerine mesh sahih olmaz; ancak alt ve üstü deriden yapılıp da, yan tarafları keçeden veya ketenden yapılmış olursa caiz olur. <strong>(El fıkh-u alel mezahib-i erbaa)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://islamdini.de/mest-uzerine-mesh/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yel abdesti bozar</title>
		<link>http://islamdini.de/yel-abdesti-bozar</link>
		<comments>http://islamdini.de/yel-abdesti-bozar#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2009 13:53:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>akinci313</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdest ve teyemmüm]]></category>
		<category><![CDATA[abdest]]></category>
		<category><![CDATA[Yel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/?p=517</guid>
		<description><![CDATA[Sual: İlmihal bilgilerine zıt çıkışlarıyla tanınan ilahiyatçı bir hoca, yellenmenin abdesti bozmayacağını köşesinde yazdı. Bu konuda hadis yok mu? Mezheplerin kavli nedir?
CEVAP
Dört mezhepte de yellenmek abdesti bozar. (Mezahib-i Erbea)

Bu konuda hadis-i şerifler de vardır. Birkaçı şöyledir:
(Namaz kılarken yellenen namazdan çıkıp abdest alsın, namazı da iade etsin.) [Tirmizi, Nesai, Ebu Davud, İ.Ahmed, Beyheki, Taberani]

(Yellenenin abdesti bozulur.) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual: </strong>İlmihal bilgilerine zıt çıkışlarıyla tanınan ilahiyatçı bir hoca, yellenmenin abdesti bozmayacağını köşesinde yazdı. Bu konuda hadis yok mu? Mezheplerin kavli nedir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Dört mezhepte de yellenmek abdesti bozar. <strong>(Mezahib-i Erbea)<br />
</strong><br />
Bu konuda hadis-i şerifler de vardır. Birkaçı şöyledir:<br />
<strong>(Namaz kılarken yellenen namazdan çıkıp abdest alsın, namazı da iade etsin.)</strong> [Tirmizi, Nesai, Ebu Davud, İ.Ahmed, Beyheki, Taberani]<br />
<strong><br />
(Yellenenin abdesti bozulur.)</strong> [Ebu Davud, İ.Ahmed]<br />
<strong><span id="more-517"></span><br />
(Şeytan namaz kılanın makadına hafifçe dokunur. O kimse bunu yel zanneder. Böyle durumda, koku veya ses duymadıkça namazınızı bozmayın.)</strong> [İ.Ahmed]<br />
<strong><br />
(Abdesti olmayanın namazı kabul olmaz. Makattan sesli veya sessiz yel çıkınca hades vaki olur, yani abdest bozulmuş olur.)</strong> [Buhari]<br />
<strong><br />
(Makatında bir kıpırtı hisseden</strong>, <strong>ses ve koku duymadıkça, mescidden çıkmasın</strong> [namazına devam etsin]<strong>.)</strong> [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesâî]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://islamdini.de/yel-abdesti-bozar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdestle ilgili çeşitli sorular</title>
		<link>http://islamdini.de/abdestle-ilgili-cesitli-sorular</link>
		<comments>http://islamdini.de/abdestle-ilgili-cesitli-sorular#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2009 13:50:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>akinci313</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdest ve teyemmüm]]></category>
		<category><![CDATA[abdest]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/?p=512</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Namaz âyeti Mekke’de, abdest âyeti ise Medine’de indiğine göre, Mekke’de namaz abdestsiz mi kılınıyordu?
CEVAP
Abdest, Mekke’de [Miracda] namaz ile birlikte farz oldu. Hatta, evvelki ümmetlere de farz idi. Miracdan önce, Eshab-ı kiram da abdestle namaz kılardı. Kıyamete kadar, ümmetin ihtilafa düşmemesi için, Maide suresinde emredilerek önemi bildirildi. (Redd-ül-muhtar)
Tuvalet yanında abdest
Sual: Banyomuzda alafranga tuvalet de var. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual: </strong>Namaz âyeti Mekke’de, abdest âyeti ise Medine’de indiğine göre, Mekke’de namaz abdestsiz mi kılınıyordu?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Abdest, Mekke’de [Miracda] namaz ile birlikte farz oldu. Hatta, evvelki ümmetlere de farz idi. Miracdan önce, Eshab-ı kiram da abdestle namaz kılardı. Kıyamete kadar, ümmetin ihtilafa düşmemesi için, Maide suresinde emredilerek önemi bildirildi. <strong>(Redd-ül-muhtar)</p>
<p>Tuvalet yanında abdest<br />
Sual: </strong>Banyomuzda alafranga tuvalet de var. Böyle banyoda abdest alınır mı?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Banyoda tuvalet olsa da, abdest alınır, abdest duaları okunur, gusledilir.<strong><br />
</strong><br />
<strong>Abdest alana selam</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Abdest alana selam verilir mi?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Evet.<br />
<span id="more-512"></span><br />
<strong>Karanlıkta abdest</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Zifiri karanlıkta abdest almak caiz mi?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Evet.</p>
<p><strong>Abdestmatik</strong><br />
<strong>Sual:</strong> Abdestmatik aletiyle abdest almanın mahzuru var mıdır?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Şu şartlar yerine getirilirse mahzuru olmaz:<br />
<strong>1-</strong> Her uzuv ayrı ayrı üç kere, ayrı su ile yıkanabiliyorsa,<br />
<strong>2-</strong> Su israf edilmiyorsa,<br />
<strong>3-</strong> Her uzvu yıkarken, delk yapılabiliyorsa yani ovalanabiliyorsa.</p>
<p><strong>Abdestten sonraki vesvese</strong><br />
<strong>Sual:</strong> Abdestten sonra ara sıra, (Acaba başımı mesh ettim mi?) veya (Abdestim var mı?) diye şüphe eden ne yapar?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Vesvesedir, buna itibar etmez, yeniden abdest almaz.</p>
<p><strong>İhtilam ve abdestli yatmak</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Abdestli yatan ihtilam olmaz mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>İhtilam olmak tabii haldir. Abdestli yatmakla bir ilgisi yoktur. Yani abdestli yatan da ihtilam olabilir.</p>
<p><strong>Abdestsiz camiye girmek</strong><br />
<strong>Sual:</strong> Namaz kılıp camiden çıkınca abdesti bozulan kimse, camide şemsiyesini unuttuğunu hatırlasa, şemsiyesini almak için camiye abdestsiz girmesi caiz mi?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
İhtiyaç olduğu için girip hemen çıkması caizdir.</p>
<p><strong>Hayrını gör<br />
Sual:</strong> Abdest almış olana, <strong>(Hayrını gör)</strong> demek caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet caizdir; çünkü o bir duadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://islamdini.de/abdestle-ilgili-cesitli-sorular/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

