Osmanlıcanın tahribatı

İstanbul Üniversitesindeki Osmanlıca yazılı eserler, Beyazıt Meydanına yığıldı. Temizlik işçileri üzerine gaz dökerek yaktılar. (Bu yangın esnasında kurtulan bir eseri gördüm.) Kuleli Askeri Lisesi’nde Osmanlıca eserler ve devlet büyüklerinin hediye ettiği kitaplar bahçede gaz dökülerek yakıldı ve bir tutanak yazılarak “Devrimlere aykırı olduğu için aşağıdaki kitap ve ciltler yakıldı” yazdırıldı. Bu tutanağı o dönemin okul komutanı ve üç yetkili subay imzalamıştır.
Bunun yanında paha biçilemez onbinlerce el yazma eser de yakılmıştır. Harf devrimi Kur’an-ı kerim düşmanlığına dönüştürüldü. Kur’an-ı kerim eğitimi yasaklandı. Ben bu yasaklanmış zamanları yaşadım.

Yasağa direnenlerin bazısı asılarak, bazısı kurşuna dizilerek öldürüldü. İslam eğitimi sona erdi. Ve bunun neticesinde ateist, komünist, faşist, ahlaksız, hırsız, fuhuş ve her türlü kötülük arttı. Bütün bu kötülüklerin anası CHP’dir. Ateist Aziz Nesin bile yazılarını İslam harfleri ile yazıyordu.

Bazı belgelere göre İslam harflerine düşman olan Mustafa Kemal ve İsmet İnönü notlarını İslam harfleri ile yazıp; katipleri Latin harflerine çeviriyordu. 1927’de yazılan “Nutuk” ilk olarak İslam harfleri ile yazılmıştır. 1930 yılında Latin harflerine çevrilmiştir. İkisi arasında fark vardır. Çevrilen aslına uygun değildir.

Ancak güzel Türkçemizi hiçbir güç yıkamadı. Ama Latin harfleri ile yıkıldı. Türkolog Rosso’nun Viyana Konferansında dediği gibi: “Bu Latin harfleri, Türklerin geçmişiyle ve inançlarıyla alakasını koparacaktır.”

Sevgili ve Şerefli Hazreti Ali (radıyallahü anh) (656-661) gelecekte, bir İslam ülkesinin İslam harflerini kaldırarak Frenklerin alfabesini alacağını söylemiştir. (Sözlerinin gerisini yazamıyorum.)

Latin medeniyetinin temeli Katolik Hıristiyanlıktır. Latin alfabesi ise Katolik menşelidir. Ve İnciller Latin alfabesi ile yazılıdır. Varsayalım Türkiye işgal edilmiş olsaydı bütün işgalci güçler CHP’nin yaptığı kadar dilde, kültürde ve inançta böylesi bir tahribat yapamazdı. Ve bu güçler dikta CHP iktidarı ile hedeflerine ulaştılar.

“Rika yazısı” tamamen ve sadece Türk hattatlarının buluşudur. “Sülüs, Nesih ve Divanî” Türk hattatların kalemlerinin ucundan bir güzellik ve estetik anlayışına kavuşmuştur.

Rika, Sülüs, Nesih ve Divanî yazıları Arap Dünyasında “Hatt-ı Türk” olarak meşhurdur. Bugün bütün Arap Dünyasında resmî ya da gayriresmî yazışmalarda Türklerin geliştirdiği yazı kullanılır. Arap ülkelerindeki matbaalarda basılan gazete ve kitaplar “Hatt-ı İstanbul” dedikleri “Nesih” yazı ile yazılır. Türk hattatlar, 30 çeşit İslam harfleri ile yazı geliştirmiştir.

“Kur’an-ı kerim Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’de indi. Mısır’da okundu. İstanbul’da yazıldı.”