‘ahlak’
Sual: İyilik yapmak ve yapılan iyiliği hatırlatmak günah olur mu?
CEVAP
İyilik yapmak değil, hatırlatmak maskesi altında yapılan iyiliği başa kakmak günahtır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Allahü teâlâ şu üç kişinin yüzüne bakmaz, onlar için acıklı bir azap vardır:
1- Eteklerini yerde sürüyerek yürüyen kibirli kimse,
2- Verdiği bir şeyi başa kakan kimse,
3- Yalan yere yeminle malını satan kimse.) [Müslim, Nesai]
(Allahü teâlâ, kıyamette, şu dört kişiye, rahmetle nazar etmez:
1- Ana babasına âsi olan,
2- Ettiği iyiliği başa kakan,
3- Devamlı içki içen,
4- Kaderi inkâr eden.) [İ. Adiy]
(Allahü teâlâ şu üç kimseye buğzeder:
1- Başa kakana,
2- Kibirlenene,
3- Çok yemin eden esnafa.) [Hâkim]
Devamını oku »
Sual: Emr-i vaki ile birine bir şey yaptırmak uygun olur mu?
CEVAP
Emr-i vaki yapmak, bir işi oldu bittiye getirmek, karşı tarafı mecbur bırakarak, yapacağı işi onaylatmak demektir. Emr-i vaki yapılan kişi, o işten razı olmasa bile, kendisini o işi onaylamak zorunda hisseder. Hele emr-i vaki âmire yapılırsa, hiç uygun olmaz. Emr-i vaki olabilecek işlere birkaç örnek verelim:
1- Yolculuk için bilet alıp, (Şu iş için memlekete gitmek zorundayım. Bileti de aldım. Eğer izin verirseniz, memlekete gideceğim) demek.
2- Biri ile evlenmeye kesin karar verip, gerekli hazırlıkları da yaptıktan sonra, danışması gereken büyüğüne gidip de, (Falanca ile evlenmemiz gerekiyor. Siz de uygun görürseniz muradıma kavuşmak istiyorum) demek.
3- El öptürmeyen birisinin zorla elini öpmek.
4- İnternet üzerinde online olduğunu gördüğümüz ve meşgul olduğunu bildiğimiz bir büyüğümüze selam verip hal hatır sormak da emr-i vakiye girer. Onun zamanını çalmış oluruz. Bir şey sormamız gerekiyorsa, acil değilse mail ile sormalı, müsait olunca zaten cevap verir.
5- Bir kitabı yazıp âmirine, bastırayım mı demek. Bunun yerine, şu konuları içeren bir kitap hazırlamak uygun olur mu diye sormak gerekir. İzin almadan kitabı hazırladıktan sonra sormak, emr-i vakiye girer.
Devamını oku »
Sual: Dinimizde birlik ve beraberlik içinde olmanın önemi nedir?
CEVAP
Çok önemlidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Toplulukta, birlik ve beraberlikte rahmet var, ayrılıkta ise azabı ilahi vardır.) [Beyheki]
Birlik ve beraberlik içindeki toplum, ne kadar çoğalırsa o kadar rahmet de artar. Bir hadis-i şerif meali:
(İki kişi, bir kişiden; üç kişi, iki kişiden hayırlıdır. O halde birlik olun!) [İ. Asakir]
Hangi iş olursa olsun, toplulukla, birlik ve beraberlik içinde hareket etmekte çok faydalar vardır. Mesela toplu olarak yemek yemekte bile rahmet vardır. Bir hadis-i şerif meali:
(Yemeği, toplu olarak yiyiniz; bereket topluluktadır.) [İbni Mace]
Kendimiz çok kötü biri olsak bile, iyi kimselerin topluluğuna katılmalıyız. Bize gelecek beladan, onların içinde olunca kurtuluruz. Onlarla bir yere gidince, onlarla birlikte bizi de oraya kabul ederler. Hatta ahirette cennete iyiler giderken, biz de aralarında isek, bizi ayırmazlar. Eshab-ı kehfin köpeği, salihlerin, iyilerin peşinden gittiği için, onları sevip bırakmadığı için Allahü teâlâ, onu salihlerle birlikte cennete koyacağını bildirdi. Demek ki, iyilerle beraber olan kurtuluyor. İki hadis-i şerif meali:
Devamını oku »
Sual: Eline, beline, diline sahip olan kurtulur anlamında bir hadis-i şerif var mıdır?
CEVAP
Öyle bir hadis-i şerif bilmiyoruz, ama eline, beline ve diline sahip olanın kurtulacağına dair başka hadis-i şerifler vardır. Birkaçının meali şöyledir:
(Dilini ve fercini [ırzını, namusunu] koruyan Müslümana Cenneti söz veriyorum.) [Buhari]
(Arefe günü eline, diline, gözüne ve kulağına sahip olanın günahları affolur.) [Hatib]
(İnsanlar dilinden ve elinden salim olmadıkça [kâmil] mümin olamazsın.) [Askerî]
(Hasetçinin hasedi eline ve diline çıkmadıkça zarar vermez.) [Ebu Nuaym]
(Eli ihsanlı, dili dürüst, kalbi temiz, boğazına ve fercine [namusuna] sahip olan ilimde rasih olur.) [Taberani]
(Allahü teâlâ bana şöyle vahyetti: Benim mescitlerime ancak, selim kalble, sadık dil ile, temiz el ile, temiz ferclerle girsinler.) [Hâkim]
(Şu altı şeye söz verin, ben de size Cennete gireceğinize söz vereyim:
1- Dilinize sahip olun [elfaz-ı küfür, yalan, gıybet, lanet, malayani gibi.]
2- Sözünüzden dönmeyin.
3- Emanete hıyanet etmeyin.
4- Gözünüze sahip olun. [Harama bakmayın]
5- Elinize sahip olun. [Haram işlemeyin, haram tutmayın]
6- Fercinize hakim olun.) [Hâkim]
Sual: Dinimize göre yas tutmanın ölçüsü nedir?
CEVAP
Ölü için sessiz ağlamak caizdir. Zira (Müminin ölümüne gökler ağlar) buyuruldu. (Şerh-us-sudûr)
Ölü için yüksek sesle ağlamak, matem tutmak, siyah elbise giymek, siyah perdeler ve rozetler, işaretler asmak, matem işaretleri, resmini taşımak caiz değildir. (S. Ebediyye)
Cenazeye ve cenaze çıkan yere siyah örtmek ve siyah giyinmek caiz değildir. (Hazânet-ür-rivâyât)
Ebu Seleme’nin kızı Hazret-i Zeynep anlatır:
Resulullahın zevcesi Ümmü Habibe validemizin babası ölünce başsağlığı dilemek için yanına gittiğim zaman dedi ki: “Resulullahın, (Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadının, ölen yakını için üç günden fazla yas tutması helal değildir) dediğini duydum.” Cahş kızı Zeynebin kardeşi şehid olunca, o da aynı şeyleri söyledi. (Buhari)
Dinimiz, nimetlere şükretmeyi, musibetlere de sabır ve susmayı emrediyor. Çocuk olunca, akika kesmeyi bildiriyor. Ölünce, hayvan kesmeyi veya başka bir şey yapmayı emretmiyor. Bağırıp çağırmayı, yas tutmayı yasak ediyor. (Es-Siret-üş-Şamiyye)
Devamını oku »
