Teşekkürler sana Umut

Teşekkürler sana Umut



“Abi bozukluğun yok muydu? Daha işe yeni başladım. Sen ikinci müşterimsin…”

 

Ayakkabımı boyarken gelecekle ilgili hedeflerini sayan Umut’u dinlerken kendi çocuklarımı düşündüm. Ben dâhil çoğumuzun çocuğu bir hayali bir hedefi olmadığı için mutsuz ve umutsuz… Onun düşlerine hayran kaldım ve ne yalan söyleyeyim gıpta ettim… 

Umut elindeki boya fırçası ile sandığa tıkırdattı. Yani işinin bittiğini fırça diliyle söylüyordu. Ayakkabılarıma baktım gerçekten de ayna gibi parlıyorlardı:

“Teşekkür ederim Umut. Ayakkabılarım gerçekten de ayna gibi olmuş. Artık aynaya gerek yok saçlarımı bundan sonra ayakkabılarıma bakarak tarayacağım… Sağ ol… Borcum ne?”

Umut, sözlerimde mutlu olmuşa benziyordu. O kirli suratında o bembeyaz dişler sayılacak derecede ortaya çıktı ve “Ne verirsen abi” dedi.

Çocukluğumda ben de pek çok kere aynı sözü söylemiştim. Her seferinde de fazla para vermişlerdi… Karşındaki “Abi ne verirsen ver” dedikten sonra az para vermek istemez… Hele hele işini temiz ve güzel yaptıysan. Cüzdanımdan çıkardığım yüz lirayı kendisine uzattım. Parayı şöyle bir evirdi çevirdi:

“Abi bozukluğun yok muydu? Daha işe yeni başladım. Sen ikinci müşterimsin” dedi.

“Bu para senin Umut… Kendine yeni bir Fener tişörtü alırsın.”

“Ama abi?”

“Bu zamana kadar senden daha güzel ayakkabı boyayan görmedim. Aferin sana ustaymışsın. Bundan sonra ayakkabılarımı hep sana boyatacağım. Tabii ki sen Fener’e gidinceye kadar seni Fenerbahçe forması ile görmek isterim. Sen bunu başarabilecek bir çocuksun…”

Çok sevindi… O kadar ki onun o sevinmesini bir kere daha görmek için bir kere daha o parayı çıkartıp verirdiniz…

“Sağ ol abi, Allah razı olsun… Çalışacağım başaracağım, o formayı eninde sonunda sırtıma geçireceğim. Ne demek abi hele bir Fenerde oynamaya başlayayım sana bir değil kaç tane istersen Fener forması hediye ederim. Fener olmazsa da mutlaka doktor olacağım. İkisinden biri abi, geriye dönüş yok…”

Umut’un saçlarını okşayıp sırtını sıvazlayıp gerekli moral ve motivasyondan sonra yanından ayrıldım. Birkaç adım attığımda ardımdan sesi yine gelmeye başlamıştı:

“Boyayalım abi parlatalım! Badem yağlı çift cilalı… Parlamazsa para yok!”

Zift gibi kapkara gerçekleri olduğunu bile bile böylesine büyük hedefler seçen renkli ve boyalı düşler kurabilen Umut’u takdir etmemek mümkün değildi. Umarım başarırsın Umut… Umarım bütün çocuklarımız ve gençlerimiz birer “umut” olur gelecek için…

           Rumuz: Âşık Şair