“Mümine sert bakmak bile kul hakkıdır”

Muhammed bin Yûsüf İsfehânî hazretleri, Tebe-i tâbiîn’in âlimlerinden olup, aslen İsfehânlıdır. 188 (m. 804) senesinde otuz yaşlarında vefât etti. Dünyânın, “Allah için” olmayan her şeyinden el çekmişti. Bir dostu vardı. O şöyle anlatır: Muhammed bin Yûsüf hazretleriyle yolculuğa çıkıp, bir handa sabahladık. Bana bakıp; “Kervancıbaşını çağır” dedi. Ancak kervancıbaşının ayağını…

Devamını oku

“Âlemdeki her şey senin için yaratıldı”

“Ey insanoğlu! Allahü teâlâ seni, tevhîdini, birliğini bilmen için yarattı.” Hammâmî Ahmed Efendi Osmanlı din âlimlerinden ve Halvetiyye yolu büyüklerindendir. 1608 (H.1017) senesinde Halep’te vefât etti. Ebü’l-Vefâ Alvânî hazretlerinden ilim öğrendi. Bir meclis kurup, insanlara, Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını bıkmadan anlattı. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki: Ey insanoğlu!…

Devamını oku

Kazâya kalmış namazlar -2-

Namazları vaktinde kılmak farz olduğu gibi, vaktinde kılınmayanları kazâ etmenin de farz olduğu, bütün fıkıh kitaplarında bildirilmiştir. İbn-i Teymiye ve Selefîler, “Vaktinde kılınmayan namazları kazâ etmek gerekmez, tevbe etmek yeterli olur” diyorlar. Namazları kazâ etmek gerekmez mi? şeklinde bir suâl vârid oluyor. Evet, İbn-i Teymiye, “Özürlü ve özürsüz terk edilen…

Devamını oku

Camiye sağ ayak ile girilir

Mübarek, şerefli ve temiz işleri yaparken sağdan başlamak müstehaptır. Sual: Camiye, eve, evin odalarına girerken sağ ayakla mı girmek gerekir? Cevap: Camiye sağ ayak ile girilir. Camiden çıkarken de, önce sol ayak ile çıkılır. Uyûn-ül-besâirde deniyor ki: “Camiye girerken, girmeden evvel, önce sol, sonra sağ ayakkabı çıkarılır. Bundan sonra, önce…

Devamını oku

“Duâlarımızın kabul olmasının şartları vardır”

Muhammed bin Sükâ hazretlerine, bir gün kendi yeğeni bir suâl sordu. Cevâbını beklerken bu velî ağlamaya başladı! Yeğeni şaşırdı tabii! Sordu hemen: “Amcacığım, niçin ağlıyorsunuz?” Cevâbında; “Ey kardeşimin oğlu! Bu mühim mevzûyu, sana bugüne kadar niçin öğretmediğime üzülüp ağlıyorum” dedi. ● ● ● Yine bir sohbetinde; “Allahü teâlâ, müstahak olmayan…

Devamını oku

“Gaflet uykusundan daha ağır bir uyku yoktur”

“Amellerin en iyisi, Allahü teâlâdan başkasına iltifât etmekten kendini korumaktır…” Ebû Hâmid el-Belhî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 854 (H.240) senesinde Türkistan’da Belh’te vefât etti. Önceleri Hâtem-i Es’am’ın talebesiydi. Ebû Turâb en-Nahşebî ve Ebû Hafs el-Haddâd ile sohbet etmiş, İbrâhim bin Edhem’i görmüştür. Bir gün yanında “Allahü teâlâya (azâbından rahmetine) sığının” (Zâriyât…

Devamını oku