Kitap okumak ve sohbet hakkında…

“Biz, o büyüklerin kendilerine kavuştuğumuz gibi kitaplarına da kavuştuk. Bir saat kitap okumak yarım saat sohbet etmek gibidir…” Sohbet ne demektir? Günümüzde “söyleşi” diyorlar. Söyleşi, “konuşarak vakit geçirmek” demektir; ama dinimizde, sohbetin tarifi başkadır. Büyük İslâm âlimi Hüseyin Hilmi Işık (kuddîse sirrûh) bu hususta buyuruyor ki: Birkaç Müslümânın Allah rızâsı…

Devamını oku

İslam dininde felsefe var mıdır?

Yalnız akla uyup, yalnız ona güvenip, aklın ermediği şeylerde yanılan kimse, felsefecidir. Sual: Felsefe ne demektir, İslam dini bir felsefe midir daha doğrusu, İslam dininde felsefe var mıdır? Cevap: Felsefe, herhangi bir konu üzerinde insanların akıl ve mantık yolu ile incelemeler ve araştırmalarla elde ettikleri neticelere verilen isimdir. Kısaca; “Her…

Devamını oku

İmanın gitmesine sebep olan hâller

İmanı olduğu hâlde, ileride imanının gitmesine sebep olan şeyler kırk kadardır. Sual: İmanın gitmesine sebep olan söz ve hâller var mıdır, varsa nelerdir? Cevap: Konu ile alakalı olarak Miftâh-ul-Cennet kitabında deniyor ki: “İmanı olduğu hâlde, ileride imanının gitmesine sebep olan şeyler kırk kadardır: 1-Bidat sahibi yani itikadı bozuk olmak. 2-Zayıf…

Devamını oku

“Biz Resûlullah’ın misâfiriyiz”

Hindistan‘ın büyük velîlerinden Ahmed Kihtû hazretleri, Delhi’de doğdu. 1445 (H. 849) senesinde vefât etti. Bu zât şöyle anlatır: Bu fakîr, Mekke’ye gidip hac yaptıktan sonra Medîne’yi ziyârete gittim. Yanımda iki de arkadaşım vardı. Resûlullah’ın mescidine geldik. Ziyâret eyledik. Arkadaşlarım; “Bir şeyler yiyelim” dediler. Ben, onlara; “Biz Resûlullah’ın misâfiriyiz, Onun için…

Devamını oku

Cennet iyilere Cehennem ise günâhkârlaradır…

“Cennet, iyilere ve Allahü teâlânın dostlarınadır ve ebedîdir. Cehennem ise, fâcir ve günâhkârlaradır ve ebedîdir.” Seyyid Radiyüddîn Nâtikî hazretleri büyük velîlerdendir. Nesebi, Peygamber Efendimize dayanır. Horasan civârında Uçyar köyünde doğdu. Doğum târihi belli değildir. İlim tahsîli için Tebriz’e gitti. Zamânın âlimlerinden ilim öğrendi, tahsîlini tamamladıktan sonra Herat’a kâdı tâyin edildi.…

Devamını oku

Hanedanı kurtaran kadın: Cevri Kalfa

Şehzâde Mahmud, o sırada Osmanlının tek erkek evladıydı. Şayet öldürülseydi Hanedan 18. asrın başında bitmiş olacaktı! Yıl 1808… Böyle bir temmuz sıcağıydı… Ancak, Topkapı Sarayının içi daha sıcaktı! Çünkü içeride yürekleri dağlayan; tarihin en acı olaylarından biri yaşanıyordu… Harem dâiresini basan 20 kadar zorba, tekrar tahta çıkarılacağı anlaşılan III. Selim…

Devamını oku