<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Günün Sohbeti&gt;Hikmet ehli zatlar &#8211; İslam Dini</title>
	<atom:link href="https://islamdini.de/konular/gunun-sohbetihikmet-ehli-zatlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://islamdini.de</link>
	<description>Ehl-i sünnet vel-cemaat</description>
	<lastBuildDate>Sun, 18 Feb 2018 22:05:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hikmetli sözler</title>
		<link>https://islamdini.de/hikmetli-sozler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 22:05:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti>Hikmet ehli zatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/hikmetli-sozler/</guid>

					<description><![CDATA[Kişi, iyilik düşünür de yapamazsa, kendisinden misk kokusu yayılır. Melekler, iyiliği bu kokudan bilir, o iyiliği yapmış gibi sevab yazarlar. Kişi, kötülük düşünür de yapmayınca, etrafa kötü koku yayılır, kokusundan onun kötülük olduğunu anlarlar; fakat işlemediği sürece onu günah olarak yazmazlar. (Süfyan bin Uyeyne) Kişi, herkesle düşüp kalktığı müddetçe, riyakârlıktan…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/hikmetli-sozler/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kişi, iyilik düşünür de yapamazsa, kendisinden misk kokusu yayılır. Melekler, iyiliği bu kokudan bilir, o iyiliği yapmış gibi sevab yazarlar. Kişi, kötülük düşünür de yapmayınca, etrafa kötü koku yayılır, kokusundan onun kötülük olduğunu anlarlar; fakat işlemediği sürece onu günah olarak yazmazlar. <strong>(Süfyan bin Uyeyne)</p>
<p></strong>Kişi, herkesle düşüp kalktığı müddetçe, riyakârlıktan kurtulamaz. <strong>(Fudayl bin İyad)</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>  <span id="more-262072"></span>  </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><br /></strong>Ahiret dünyadan hayırlıdır dediği halde, kazandıklarını Allah için harcamayan, sözünde yalancı değil midir? Ölümden kurtuluş yok dediği halde, hiç ölümü hatırlamayan, ahmak değil midir? <strong>(Şakik ez Zâhid)</strong></p>
<p><strong>Hatem-i Esam</strong>’a,<strong> </strong>(Ne zaman dünyadan ibret alanlardan oluruz?) diye sorulunca, (Dünyadaki her şeyin, sonunda harap olacağını ve sahiplerinin, sonunda toprağa gideceği şuuruna erince) diye cevap verdi. <strong>(İmam-ı Şarani)</strong></p>
<p>Gölgeyi güneşe tercih edip de, Cenneti Cehenneme tercih etmeyene, akıllı denebilir mi? <strong>(Ahmed Bin Harb)</strong></p>
<p><strong>Malik bin Dinar</strong> hazretlerine (Bizimle yağmur duasına çıkar mısın) dediklerinde, (Benim yüzümden üzerinize taş yağmasından korkarım. Siz yağmur yağmıyor diye endişe ediyorsunuz. Ben hâlâ neden taş yağmadı diye düşünüyorum) buyurdu. <strong>(İmam-ı Şarani)</p>
<p></strong>Bir zamanlar günahlarımız için ağlardık, şimdi Müslümanlık elden gidecek diye endişeleniyorum. <strong>(Süfyan-ı Sevri)</strong></p>
<p>Başına gelen bir felaketten dolayı, Allahü teâlâdan başkasına yakınan kişi, bu kusurundan dolayı tevbe etmedikçe, ibadetten zevk alamaz. <strong>(Ka’bul Ahbar)</strong></p>
<p>Başkalarının elindeki nimetleri kıskanıp, bunun için üzülen, aslında Rabbinin takdirine kızmıştır. <strong>(Vehb bin Münebbih)</p>
<p></strong>Kazaya rıza göstermeyenin, ahmaklığının devası yoktur. <strong>(Meymun bin Mihran)</strong></p>
<p>Halkın ağzında sakız gibi çiğnenmedikçe, kişinin Allah katında salihliği, kemal derecesine varamaz. <strong>(Vehb bin Münebbih)</strong></p>
<p>Bir mecliste üç şey olursa oraya rahmet yağmaz: <strong>1-</strong> Dünyadan konuşulması, <strong>2-</strong> Çok gülünmesi, <strong>3-</strong> Gıybet edilmesi. <strong>(Hatem-i Esam)</strong></p>
<p>Cehennemde, yalancılar köpeğe, hasetçiler domuza, gıybetçiler maymuna çevrilecektir. <strong>(Hatem-i Esam)</strong></p>
<p>Söylediği doğru olsa bile, kovucuyu, (Ya, öyle mi?) diye tasdik etmeyin, ondan nefret edin, çünkü kovucunun haberini tasdik etmek, kovuculuğun meşru olmasına izin vermektir. Bu ise, kovuculuktan daha kötüdür<strong>. (Halid bin Safvan)</p>
<p></strong>Bir dağ bir dağa saldırsa, saldıran yıkılır. Bu söz, zulme uğrayanın, zalimi Allahü teâlâya havale etmesinin felaketini bildiriyor, çünkü havale ile zalimin helakine sebep olabilir. Havale etmeyip affetmek daha iyidir. <strong>(Hazret-i</strong> <strong>Mücahid)</strong></p>
<p>Kötü kişi, kırılmış çömlek gibidir. Ne, işe yarar; ne de yeniden çömlek yapmak için çamur olur. <strong>(Vehb bin Münebbih)</strong></p>
<p>Kendisine iyilik ettiğiniz kötü kimsenin şerrinden korunmaya çalışın! <strong>(Hazret-i Ali)</strong></p>
<p>Şimdi, ne kişinin kendini sorgulaması, ne de vefa kaldı. Er kişiler gitti, geride çerçöp kaldı. <strong>(Meymun bin Mihran)</strong></p>
<p>Şu iki haslete sahip olmayan kâmil olamaz: <strong>1-</strong> İnsanların ellerindekine göz dikmemek, <strong>2-</strong> Onların eziyetlerine katlanmak. <strong>(Eyyüb Sahtiyani)</p>
<p></strong>İnsanlarla iyi geçinemeyen, imanın tadını alamaz. <strong>(İbni Verd)</strong></p>
<p>Âhir zamanda bir müminin huzuru, halk tarafından tanınmamaya bağlıdır. <strong>(Hazret-i Ali)</p>
<p></strong>İnsanlar bir ateş gibidir. İhtiyacın kadar onlara yaklaş; ama ateşe nasıl yaklaşmak gerekirse öyle yaklaş! <strong>(Hatem-i Esam)</strong></p>
<p>Bu zaman, susmak ve azıkla yetinip ölümü bekleme zamanıdır. <strong>(Süfyan-ı Sevri)</p>
<p></strong>Eski insanlar birer ilaçtı. Günümüz insanları ise devasız birer dert! <strong>(Süfyan-ı Sevri)</strong></p>
<p>Ben mesciddeyken, (En kötünüz dışarı çıksın) dense, biri benden daha çevik davranıp da dışarı fırlamazsa, herkesten önce ben çıkarım. <strong>(Malik bin Dinar)</strong></p>
<p>Allahü teâlâ kibirliyi, en aşağı bilinen kimse ve komşuları tarafından hakarete uğratmadıkça ve ölümünden önce altına yapar bir hale düşürmedikçe, dünyadan çıkarmaz. <strong>(Hatem-i Esam)</strong></p>
<p>Dervişi hor görmek, kibrin ta kendisidir. Onu kötülemekse, köpeklerin havlaması gibidir. <strong>(Ebu Talib Nahşebi)</strong></p>
<p>Öyle zaman gelecek, insanlar çok yüksek binalar yapacaklar, önemli binekleri olacak, ama dinlerini ziyan edecekler. Sizin kıblenize doğru namaz kılacaklar, ama sizin dininiz üzere olmayacaklar. <strong>(Abdullah ibni Mes’ud)</strong></p>
<p>Ağır hastanın yiyip içtiği kıymetli gıdalar sağlığına fayda vermediği gibi, dünya sevgisine dalmış kalplere de nasihat fayda vermez.<strong> (Malik bin Dinar)</strong></p>
<p>Dinde seninle yarışanla yarış! Dünyalıkta yarışanla yarışma, dünyayı onun kucağına at! <strong>(Hasan-ı Basri)</strong></p>
<p>Dünya bir leştir, ondan bir şey koparmak isteyen köpeklerle dalaşmaya mecbur kalır. <strong>(Vehb bin Münebbih)</p>
<p></strong>İnsan, beyinle ve yürekle sevmemeli, çünkü yürek durur, beyin unutur. Ruhla sevmeli; ruh ne durur, ne unutur, ne de ölür. <strong>(Hazret-i Mevlana)</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peygamberler ve şehitler imrenir</title>
		<link>https://islamdini.de/peygamberler-ve-sehitler-imrenir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:52:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti>Hikmet ehli zatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/peygamberler-ve-sehitler-imrenir/</guid>

					<description><![CDATA[Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:Allahü teâlânın rızası için bir araya gelmek, dinden ve büyük zatlardan bahsetmek büyük nimettir. Böyle bir nimet için ne kadar şükredilse azdır. Peygamber efendimiz, sallallahü aleyhi ve sellem, (Arş&#8217;ın etrafında nurdan kürsülerde oturmuş, nur gibi parlayan zatlara peygamberler ve şehitler bile imrenir. Bunlar, Allah için birbirini…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/peygamberler-ve-sehitler-imrenir/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:</strong><br />Allahü teâlânın rızası için bir araya gelmek, dinden ve büyük zatlardan bahsetmek büyük nimettir. Böyle bir nimet için ne kadar şükredilse azdır. Peygamber efendimiz, sallallahü aleyhi ve sellem, <strong>(Arş&#8217;ın etrafında nurdan kürsülerde oturmuş, nur gibi parlayan zatlara peygamberler ve şehitler bile imrenir. Bunlar, Allah için birbirini seven, Allah için buluşan, Allah için birbirini ziyaret edenlerdir) </strong>buyuruyor. Şimdi insanlar, başka şeyleri kutluyorlar, bir şeylerin ardından anma töreni düzenliyorlar. Dine hizmet için bir araya gelmeyip de, Allah rızasından başka maksatlarla toplanmanın vebali büyüktür.</p>
<p style="text-align: justify;">  <span id="more-261861"></span>  Zeynel Âbidin hazretleri, (Bir talebe, hocasının karşısında, kor ateşin üstünde, kıyamete kadar hiç kıpırdamadan, edebini muhafaza ederek saygıyla otursa, yine de hocasının hakkını ödemiş olamaz) buyuruyor. Onun için bu büyük nimete, bu hizmetlere sebep olan büyüklerimize teşekkür ve dua etmek, Fatiha okuyup ruhlarına hediye etmek, boynumuzun borcudur. Çünkü Resulullah efendimiz, <strong>(İnsanlara şükretmeyen, Allahü teâlâya şükretmiş olamaz) </strong>buyuruyor.</p>
<p>Yapılan bütün işlerden, hizmetlerden maksat, dine hizmet ve Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarının, doğru din bilgilerinin yayılması olmalıdır. Yani bütün bunlardan gaye, bu hizmetlerin çoğalarak devam etmesidir. Maksat dine hizmet olursa, Allahü teâlâ yardım eder.</p>
<p>Abdullah bin Ömer hazretleri, anlatır:<br />Vefatından bir sene sonra, babam Hazret-i Ömer’i rüyamda gördüm. Babamın yüzü sararmış çok yorgun vaziyetteydi. (Babacığım bu ne hâl? Senin yüzün böyle değildi) dedim. (Yeni kurtuldum. Şimdiye kadar beni sorguya çekmişlerdi) dedi. (Babacığım, ne sorgusu?) dedim. (Hesabın biri bitmeden biri başlıyordu. Beytülmale ait zekât develerinin bir yuları vardı. Kullanıla kullanıla iyice eskimişti. Ben de işe yaramaz diye atmıştım. Allahü teâlâdan, “Niçin o yuları attın da, Müslümanların malını zayi ettin?” diye azarlayıcı bir hitap geldi. Eskimişti demekten başka mazeret bulamadım) dedi. (Bu yular için sana ne ceza verdiler?) dedim. (Sana, “Bu mektubu benim kefenim arasına koy!” dediğim mektup sayesinde cezadan kurtuldum) dedi.</p>
<p>Bu bir masal, bir hikâye de değil, bir vakıa, gerçek&#8230; Cennetle müjdelen on kişiden biri olan Hazret-i Ömer’in hesabı böyle olursa, hepimizin, daha dikkatli, daha hassas olması lâzımdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kibir, maddî mânevî her iyiliğe engeldir</title>
		<link>https://islamdini.de/kibir-maddi-manevi-her-iyilige-engeldir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:52:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti>Hikmet ehli zatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/kibir-maddi-manevi-her-iyilige-engeldir/</guid>

					<description><![CDATA[Rahmetli Enver Ağabey anlatıyor:Hayat su gibi akıyor. Ne mutlu bize ki, Allahü teâlâ bizleri hayırlı işlerde istihdam ediyor. Böyle bir nimet çok az kimseye nasib oluyor. Nasıl ki beş gram altın için beş ton toprak eleniyor, Allahü teâlâ da, o kadar kulları içinden seçip, bize o kadar nimet veriyor. Biz…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/kibir-maddi-manevi-her-iyilige-engeldir/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Rahmetli Enver Ağabey anlatıyor:</strong><br />Hayat su gibi akıyor. Ne mutlu bize ki, Allahü teâlâ bizleri hayırlı işlerde istihdam ediyor. Böyle bir nimet çok az kimseye nasib oluyor. Nasıl ki beş gram altın için beş ton toprak eleniyor, Allahü teâlâ da, o kadar kulları içinden seçip, bize o kadar nimet veriyor. Biz bunlara karşılık ne veriyoruz? Bunun şükrü için ne yapıyoruz? Âhirette bunların hesabı sorulacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">  <span id="more-261849"></span>  İkinci olarak, Allahü teâlâ bizleri sağlıklı olarak yarattığı için ne kadar şükretsek azdır.</p>
<p>Ağlamayanda pek hayır olmaz. Hep gülmek iyi değil. Yarına çıkacağımız belli değil. Gün, tevbe ve istigfar zamanıdır. Müminin kıymetini bilmeyen, Allahü teâlânın kıymetini bilmez.</p>
<p>Malımızla, mevkiimizle veya kabiliyetimizle övünerek kibirlenmeyelim. Merhum hocamız, (Kibir, maddî mânevî her iyiliğe engeldir) buyururdu.</p>
<p>Su hayattır. Harun Reşid, Şiblî hazretlerinden nasihat ister. O da, (Diyelim ki çöldesin. Susuzluktan öleceksin. Servetinin yarısını bir bardak su için verir misin?) diye sorar. Harun Reşid, (Evet, veririm) der. Şiblî hazretleri, (Peki, suyu içtin fakat çıkaramasan, “Servetinin kalanını verirsen seni kurtarırız” diye bir şart ileri sürseler. Kalan servetini verir misin?) diye tekrar sorar. O da, (Evet, mecburen veririm) der. Şiblî hazretleri, (Öyle ise, bir bardak su bile etmeyen servetinle gururlanıp, kibirlenme!) buyurur. Allahü teâlâ kibirliyi affetmiyor. Kibirli olmak sanki Rabbimize ortak koşmak gibi oluyor.</p>
<p>Her devrin bir savaş şekli olur. Ok, yay, kılıç, soğuk savaş, atom bombası gibi. Zamanımızın savaş şekli de ekonomik savaş, para savaşı&#8230; Zengin olan, parası olan, arabasını dağdan aşırıyor, savaşı kazanıyor. Ayakta kalıyor.</p>
<p>Peygamber efendimiz, sallallahü aleyhi ve sellem,<strong> (El-fakru li-eshabî seâdetün vel-gınâu fî-âhirizzemân seâdetün)</strong> yani <strong>(Eshabım için fakirlik saadettir, âhir zamanda ise ümmetim için zenginlik saadet olacaktır)</strong> buyurdu. Başka bir hadis-i şerifte de, <strong>(Âhir zamanda iki sarısı olmayan, kullanılmış, horlanmış mendil gibi atılacaktır) </strong>buyuruldu. İki sarı, altınla gümüştür. Yine bir hadis-i şerifte, <strong>(Şerefinizi mallarınızla, paranızla koruyun!)</strong> buyuruluyor. Demek ki, dinimizi, malımızı, namusumuzu, şerefimizi korumak için zengin olmak zorundayız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bana rahmet kapısını aç!” diye dua etmek</title>
		<link>https://islamdini.de/bana-rahmet-kapisini-ac-diye-dua-etmek-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:41:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti>Hikmet ehli zatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/bana-rahmet-kapisini-ac-diye-dua-etmek-2/</guid>

					<description><![CDATA[Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:Ehl-i sünnet bilgilerini yaymak için yapılan hizmetlere iştirak etmek, nasip meselesidir. Kime kısmet olduysa, çok şükretmesi lazımdır. Allahü teâlâ kısmet kapılarımızı kapatmasın. Rabia-i Adviye hazretleri, bir kimsenin, (Yâ Rabbi, bana rahmet kapısını aç!) diye dua ettiğini görünce, o kimseye, (Allahü teâlânın rahmet kapısı, şimdiye kadar kapalı…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/bana-rahmet-kapisini-ac-diye-dua-etmek-2/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:</strong><br />Ehl-i sünnet bilgilerini yaymak için yapılan hizmetlere iştirak etmek, nasip meselesidir. Kime kısmet olduysa, çok şükretmesi lazımdır. Allahü teâlâ kısmet kapılarımızı kapatmasın. Rabia-i Adviye hazretleri, bir kimsenin, (Yâ Rabbi, bana rahmet kapısını aç!) diye dua ettiğini görünce, o kimseye, (Allahü teâlânın rahmet kapısı, şimdiye kadar kapalı mı idi de, şimdi açılmasını istiyorsun?) buyurur. <strong>Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye</strong> kitabında bu söz şöyle açıklanıyor:</p>
<p style="text-align: justify;">  <span id="more-261724"></span>  Rahmetin çıkış kapısı her zaman açıksa da, giriş kapısı olan kalbler, herkeste açık değildir. Bunun açılması için dua etmeliyiz.</p>
<p>Onun için zaman, kabadayılık, kibirlenme zamanı değildir. Yerde sürünmek, işe yaramadığına üzülmek, kısmet kapılarının açılmasına dua etmek zamanıdır. Herkes tarlaya ne ekerse, âhirette onu biçer.</p>
<p>Dine hizmet, bir mirastır. Peygamber efendimizin vârisi olmaktır. Veraseti veren Peygamber efendimizdir. Çünkü bu işte, Ona benzemek vardır. Hiçbir zaman muris, yani miras bırakan, vârisini yarı yolda bırakmaz. Peygamber efendimiz bu mirası, bu vekaleti verdikten sonra, kişi günahkâr da olsa, o kişiyi kendi hâline bırakmaz. (Sen benim yolumu devam ettirdin, gel yanıma) buyurur ve elinden tutup Cennete götürür. Yani o kimse mutlaka imanla ölür.</p>
<p>Onun için dine hizmet nimeti, çok büyük ve çok kıymetlidir. Ama Allahü teâlâ Kur’an-ı kerimde mealen, <strong>(Nimetlerimin kıymetini bilir, şükrederseniz, yani emrettiğim gibi kullanırsanız, onları arttırırım. Kıymetlerini bilmez, bunları beğenmezseniz, elinizden alır, şiddetli azap ederim) </strong>buyuruyor. Eğer bir kimse, dine hizmet nimetinin kıymetini bilmezse, kaza geçirmek, hasta olmak gibi sebeplerle bu hizmetlerden mahrum kalır. O hâlâ hizmetten mahrum kalmasını hastalığından bilir. Hâlbuki nimetin kıymetini bilememiştir ve Allahü teâlâ, şükrü eda edilmeyen bu büyük nimeti ondan almıştır.</p>
<p>İşte onun için, Allahü teâlânın verdiği nimete çok şükredelim. Şükürden maksat, nimeti mahallinde kullanmaktır. Ömür su gibi geçip gidiyor. Niçin yaratıldığımızı unutmamalıyız. Yaptığımız işin kıymetini iyi anlamalıyız. Onun artması için, büyümesi için de daha çok çalışmalıyız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hüseyin Hilmi Işık Efendi’nin vefatının 14. yılı</title>
		<link>https://islamdini.de/huseyin-hilmi-isik-efendinin-vefatinin-14-yili/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:40:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti>Hikmet ehli zatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/huseyin-hilmi-isik-efendinin-vefatinin-14-yili/</guid>

					<description><![CDATA[Merhum Enver Abimizin 2001 yılındaki taziye sohbetinden:Allah adamları, vefat ettikten sonra kınından çıkmış kılıç gibi daha keskin, daha tesirli olur. Yani kendilerini sevenlere ve inanıp tâbi olanlara daha çok feyz verirler. Bu büyükleri sevenler, Peygamber efendimiz zamanında olsalardı Eshab-ı kiramdan olurlardı. Onlara düşman olanlar ise, o zaman yaşasalar Ebu Cehil…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/huseyin-hilmi-isik-efendinin-vefatinin-14-yili/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Merhum Enver Abimizin 2001 yılındaki taziye sohbetinden:</strong><br />Allah adamları, vefat ettikten sonra kınından çıkmış kılıç gibi daha keskin, daha tesirli olur. Yani kendilerini sevenlere ve inanıp tâbi olanlara daha çok feyz verirler. Bu büyükleri sevenler, Peygamber efendimiz zamanında olsalardı Eshab-ı kiramdan olurlardı. Onlara düşman olanlar ise, o zaman yaşasalar Ebu Cehil gibi olurlardı.</p>
<p>  <span id="more-261703"></span>  </p>
<p>Her şeyimizi, bütün bu hizmetleri, bir araya gelmemizi hep Hocamıza borçluyuz. Onlar olmasaydı, bir araya gelip bu yemekleri yesek bile, kötü yerlerde, içki sofralarında olurduk.</p>
<p>Hâlimizden şikâyetçi olmayalım. Büyüklerin ömürleri hep sıkıntıyla geçti. İmam-ı Rabbânî hazretleri, 3 yıl Guvalyar Kalesi’nde zindanda kaldı. Abdülhakîm-i Arvâsî hazretlerini, Menemen&#8217;e götürdüler, ne sıkıntılar çekti. Mübarek hocamızı da sıkıyönetim zamanında götürdüler. Bizim başımıza gelen, en hafifi. Eshab-ı kiram da çok sıkıntı çektiler. Peygamber efendimize durumlarını arz ettiklerinde, (Hâlinizden şikâyetçi olmayın, eski ümmetler çok daha fazla sıkıntı çektiler, fakat sabrettiler. Onları bellerine kadar kuma gömerler, sonra testereyle başlarından başlayıp ikiye ayırırlardı, yine de “Rabbimize hamdolsun” derlerdi) buyurdu.</p>
<p>Hocamız, (Enver Bey’in kalbinde zerre kadar dünya menfaati olsaydı, bu hizmetler nasip olmazdı) buyururdu. Elhamdülillah, kalbimde dünya sevgisi hiç yok. Yediğimi, içtiğimi de gördünüz. Sonunda bu kadar ameliyat, her gün bu kadar ilaç… İki böbreğim de gitti, ama din kardeşlerimize ve İslamiyet&#8217;e hizmet yolunda hepsi feda olsun! İftiralar, sıkıntılar, dert ve hastalıklar bu yolun şânındandır.</p>
<p>Merhum Hocamız vasiyetinde buyuruyor ki:<br /><strong>(Hiç param, borcum, alacağım yok. Kimseye dargın değilim. Herkese hakkımı helâl ettim. Tefrikaya düşmeyin, fitneye karışmayın, güler yüzlü, tatlı dilli olun!)</strong></p>
<p>Son zamanlarındaki nasihatlerinde de buyurdular ki:<br />(Size iki emanet bırakıyorum. Biri Enver Bey, diğeri de kitaplarımızdır. <strong>Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye</strong> ve diğer kitaplarımıza ömrümü verdim. Büyük zatların kitaplarından hazırlanan, bu kitaplarımızdan her gün birkaç sayfa okursanız feyz alırsınız. Okudukça kalbiniz nurlanır ve okuduğunuzu da anlamaya başlarsınız. Siz benim gözüm, kulağım, elimsiniz. Siz olmazsanız, ben bir işe yaramam. Onun için kitaplarımızın dağılmasına yardım eden kardeşlerimi çok seviyor ve onlara dua ediyorum. Yolunu şaşırmış bir kimseyi doğru yola çevirmek, on kâfirin imana gelmesinden daha sevabdır.)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Âhirette asla karışıklık olmaz</title>
		<link>https://islamdini.de/ahirette-asla-karisiklik-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:37:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti>Hikmet ehli zatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/ahirette-asla-karisiklik-olmaz/</guid>

					<description><![CDATA[Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:Eshab-ı kiram, Peygamber efendimize kavuştuktan sonra, Eshab-ı kiram oldular, gerçek imana kavuştular. Kendi aralarında da hep sohbet ederlerdi. Peygamber efendimiz vefat ettikten sonra, yine birbirleriyle sohbete devam ettiler. Hattâ biri diğerine kavuştuğu zaman, (Gel de biraz imanımızı kuvvetlendirelim, Peygamber efendimizden bahsedelim) derlerdi. İmanı korumak için, Allahü…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/ahirette-asla-karisiklik-olmaz/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:</strong><br />Eshab-ı kiram, Peygamber efendimize kavuştuktan sonra, Eshab-ı kiram oldular, gerçek imana kavuştular. Kendi aralarında da hep sohbet ederlerdi. Peygamber efendimiz vefat ettikten sonra, yine birbirleriyle sohbete devam ettiler. Hattâ biri diğerine kavuştuğu zaman, (Gel de biraz imanımızı kuvvetlendirelim, Peygamber efendimizden bahsedelim) derlerdi. İmanı korumak için, Allahü teâlânın sevdiği kullarla böyle dost olmak lazımdır.</p>
<p style="text-align: justify;">  <span id="more-261663"></span>  Hiçbir mümin, kendi kendini kurtaramaz. Çünkü yol çok uzundur. Bu uzun yolda, düşman, fırtına ve tuzak çoktur. Dolayısıyla, bu kadar iman ve ahlâk hırsızı serbestçe dolaşırken, bir insanın tek başına kurtulması ve korunması çok zordur. Mutlaka herkesin uçak veya gemi gibi bir vasıtaya binmesi lazımdır. İşte o bindiği geminin kaptanı ve o geminin istikameti, bu kimsenin kaderi ve istikbalidir. Bu yüzden, insan rastgele kitap okuyamaz, rastgele kişiden dinini öğrenemez. Çünkü tâbi olduğu kişi neyse, artık onun akıbeti de odur. Cenab-ı Hakk&#8217;a hamd olsun ki, bizim en büyük şansımız, İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi büyükleri sevmek, onların yolunda ve gemisinde olmaktır. Kaptanı ve istikameti belli olan böyle bir Ehl-i sünnet gemisinde olmamız, çok büyük bir nimettir.</p>
<p>Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerine, (Efendim, biz çok günahkârız, çok perişan durumdayız, âhirette bizim bu hâlimiz ne olacak?) diye sorulduğunda, o büyük zat, (Gemi sahile çıkarsa, yalnız kaptanını çıkarmaz, içinde kim varsa hepsini çıkarır. Siz içinde bulunduğunuz gemiye bakın! Gemide olmaya bakın, yani bir dalgayla geminin dışına düşmemeye çalışın) buyurur.</p>
<p><strong>(Kişi âhirette sevdiğiyle beraberdir)</strong> hadis-i şerifi gösteriyor ki, herkes sevdiği ve aynı imana sahip olduğu kimselerle beraber bulunacaktır. Orada bir karışıklık, bir eksiklik olmaz. İnsanların işi karışık olur, ama Allahü teâlânın işi karışık olmaz. Allahü teâlânın her işi muntazamdır. Kim kimi Allah için severse, hiç şeksiz ve şüphesiz âhirette de beraber olacaktır. Başka yerde olmaları mümkün değildir. Bütün mesele, kalbdeki sevgi ve muhabbettir. Dolayısıyla insan, kalbinde hangi sevgiyi taşıyorsa, neyi seviyorsa, âhirette işte o sevdikleriyle, karışıklık olmadan, ayrılmadan beraber olacaktır. Tıpkı mıknatısın metal parçalarını çektiği gibi, hepsi bir araya gelir, hiç kaybolan olmaz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölmeden önce ölün</title>
		<link>https://islamdini.de/olmeden-once-olun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:29:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti>Hikmet ehli zatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/olmeden-once-olun/</guid>

					<description><![CDATA[* Resulullah efendimiz, Ölmeden önce ölün buyuruyor. Ölmeden önce ölmek ne demektir? Dünyada inanılan şeyler öldükten sonra görülecek. İnsan ölüp hakikatleri görünce nasıl olacak ise, neleri yapmış olmayı isteyecek ise şimdiden onları yapması ölmeden evvel ölmek demektir. * Dünyada rahatlık yoktur, istirahat ahirettedir. * Doğru namaz kurtarıcıdır. Doğru namaz, doğru…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/olmeden-once-olun/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">* Resulullah efendimiz, <strong>Ölmeden önce ölün</strong> buyuruyor. Ölmeden önce ölmek ne demektir? Dünyada inanılan şeyler öldükten sonra görülecek. İnsan ölüp hakikatleri görünce nasıl olacak ise, neleri yapmış olmayı isteyecek ise şimdiden onları yapması ölmeden evvel ölmek demektir.</p>
<p style="text-align: justify;">* Dünyada rahatlık yoktur, istirahat ahirettedir.</p>
<p style="text-align: justify;">  <span id="more-261540"></span>  </p>
<p style="text-align: justify;">* Doğru namaz kurtarıcıdır. Doğru namaz, doğru gusle, doğru abdeste, doğru itikada yani ehl-i sünnet itikadına bağlıdır. Bunlar tam olmadan namaz tam olmaz. Her şeyden önce oturup bunları öğrenmeli, eksiği varsa tamamlamalı. Mesul olduklarına da öğretmeli. Her müminin asli vazifesi ateşten korunmaktır. Kendi korunmayan, kendisi yanan, başkasını yanmaktan nasıl kurtarır. Gelişigüzel ibadet, gelişigüzel hizmet olmaz. Yap da nasıl yaparsan yap, din cahillerinin sözüdür.</p>
<p style="text-align: justify;">* Fitne çıkarmak düşman edinmektir.<br /> * Anne, babası hayatta olup da Cenneti kazanamayana şaşılır.</p>
<p style="text-align: justify;">* Müminin günah işlemesi unutkanlığa sebep olur. Çoluk-çocuk, aile ve emri altındakiler de günah işlerse bu da unutkanlığa sebep olur.</p>
<p style="text-align: justify;">* Alıcı değil sürekli verici olun.</p>
<p style="text-align: justify;">* Anne karnındaki çocuk doğmak içindir, anne karnında yaşamak için değil. Dünyaya gelen çocuk, yani insan da ölmek için yaratılmıştır, kalıcı değil!</p>
<p style="text-align: justify;">* Meşgaleniz, asıl maksadı unutturmasın! Asıl maksat, zengin olmak, şan şöhret sahibi olmak değil, ahireti kazanmaktır. Her an son nefes endişesi ile yaşamalıyız. Korkusuz, endişesiz yaşamak tehlikelidir. Gerçi suyun aktığı yönden gideceği yer belli olur. Ancak, milyonda bir de olsa tersi olabilir. Bunun için korkmak lazım.</p>
<p style="text-align: justify;">* İnsanın gönlü ne isterse, ne tarafa meylederse, Allahü teâlâ onu verir. Onun için hep iyi şeyler isteyelim, ahiretimize yarar şeyler isteyelim. Abdullah-i Dehlevi hazretleri, Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerine, benden bir şey iste ama tek şey deyince, o da, dinim için dünyalık istiyorum demiş. Bu çok önemli.</p>
<p style="text-align: justify;">* İnsanlara yardım etmek, çok iyidir, çok sevaptır. İnsanlara esas iyilik de, onların ahiretine yönelik iyiliktir. Onları yanmaktan kurtarmaktır. Dünyada pişmanlık iyidir. Çünkü, telafisi mümkündür. Ahirette pişmanlığın çaresi yoktur, telafisi mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">* Biri, Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin yanında, komşusu bir şarapçıdan bahsederken ucba kapılarak, çok şükür biz onun gibi değiliz, der. Bunun üzerine, Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri, biz çok şarapçı gördük ki, sonunda tevbe edip, imanla gitti. Nice şeyhler gördük ki, sonunda sapıtıp imansız gitti, der. Bunun için, hadis-i şerifte, <strong>İbadet yap, arkasından tevbe et</strong>, buyurulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">* Bir nimet geldiği zaman hemen şükrü yapılmalıdır. Üzüntü sıkıntı geldiği zaman istigfar etmeli, bela, musibet geldiği zaman La havle … çekilmelidir. La havle 99 derde devadır. En hafifi sıkıntıdır. Sıkıntının ilacı istigfar, belanın ilacı da La havle… dir.</p>
<p style="text-align: justify;">* Her iyiliğin anahtarı, her kötülüğün ilacı, doğru kılınan beş vakit namazdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazret-i Ebu Bekrin üç vasfı</title>
		<link>https://islamdini.de/hazret-i-ebu-bekrin-uc-vasfi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:29:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti>Hikmet ehli zatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/hazret-i-ebu-bekrin-uc-vasfi/</guid>

					<description><![CDATA[Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:Hazret-i Ebu Bekir hangi vasfıyla Peygamberlerden sonra bütün insanların en üstünü oldu? Bir gün Peygamber efendimiz, (Ya Cebrail Ömer’in faziletlerinden anlat) buyurdu. O da dedi ki: (Nuh aleyhisselamın peygamberlik süresi kadar yani 950 yıl Ömer’in faziletlerinden bahsetsem bitiremem; fakat onun bütün iyilikleri, Ebu Bekrin bir iyiliği…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/hazret-i-ebu-bekrin-uc-vasfi/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:<br /></strong>Hazret-i Ebu Bekir hangi vasfıyla Peygamberlerden sonra bütün insanların en üstünü oldu?</p>
<p style="text-align: justify;">Bir gün Peygamber efendimiz, <strong>(Ya Cebrail Ömer’in faziletlerinden anlat)</strong> buyurdu. O da dedi ki:<br /> (Nuh aleyhisselamın peygamberlik süresi kadar yani 950 yıl Ömer’in faziletlerinden bahsetsem bitiremem; fakat onun bütün iyilikleri, Ebu Bekrin bir iyiliği etmez.)</p>
<p style="text-align: justify;">  <span id="more-261549"></span>  </p>
<p style="text-align: justify;">Bir kimsenin yaptığı iyiliğin sevabı öğretene iki misliyle, ona öğretene de, onun iki misliyle verilir. Sevabların katlanması, geometrik dizi gibi artar. Nihayet bütün ümmetin, bütün iyiliklerinin sevabları en sonunda Ebu Bekr-i Sıddık radıyallahü anh’ta toplanır. Ondan da katlayarak Muhammed aleyhisselama gider. Hazret-i Ebu Bekr’i bu üstün dereceye getiren üç vasfı şunlardır:<br /><strong>1-</strong> Allah yolunda malının hepsini verdi. Kendi çok zengindi, sonunda üstünde sadece gömlek kaldı, hepsini verdi. Peygamber efendimiz<strong>(Hiç kimsenin malı, Ebu Bekrin ki gibi faydalı olmadı)</strong> buyurdu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2- </strong>Canını feda etti. Bir gün müşrikler Peygamber efendimize saldırdılar. O da kurtarmak için araya girdi. Öyle bir dövdüler ki, kemikleri kırıldı, öldü diye bıraktılar. Sonra da cesedini bir çuvala koyup evine götürdüler. Üç gün kendine gelmedi. Üçüncü günün sonunda gözlerine açtı, annesi hemen yavrum diye koştu. Ağzına bir yudum su vermek istedi. O zaman, <strong>(Muhammed aleyhisselam nerede, onun durumu nasıl, ben onun iyilik haberini almadıkça ağzıma hiçbir şey sürmem)</strong> dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3-</strong> Trilyonda, katrilyonda bir, kalbinde küçücük bir (Acaba?) yoktu. Tam iman, tam tasdik! Mesela Mirac olayı… Müşrikler bu iş bitti diye sevinerek geldiklerinde, senin efendin bir anda Kudüs’e, oradan göklere gitmiş dediler. <strong>(O söylüyorsa doğrudur, inandım) </strong>diyerek müşrikleri şaşkına çevirdi ve Müslümanların imanlarında sebat etmelerine vesile oldu. Peygamberlerden sonra insanların en üstünü olmak şerefine kavuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peşinden gece gelmeyecek gün</title>
		<link>https://islamdini.de/pesinden-gece-gelmeyecek-gun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:28:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti>Hikmet ehli zatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/pesinden-gece-gelmeyecek-gun/</guid>

					<description><![CDATA[* Kimseye faydası olmayan, kimseden faydalanamaz. * Birkaç günlük zamanı büyük nimet bilerek, Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yapmaya çalışmalıdır. * Bütün işlerin neticesinin sıhhatli ve faydalı olabilmesi için, iki şart vardır: Sabır ve ihlas. İnsanoğlunu şu iki şey mahvetmiştir: İzzet arzusu, fakirlik korkusu. * Allahü teâlâ, bir mümin kulunun dilini,…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/pesinden-gece-gelmeyecek-gun/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">* Kimseye faydası olmayan, kimseden faydalanamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">* Birkaç günlük zamanı büyük nimet bilerek, Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yapmaya çalışmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">* Bütün işlerin neticesinin sıhhatli ve faydalı olabilmesi için, iki şart vardır:<br /> Sabır ve ihlas.</p>
<p style="text-align: justify;">  <span id="more-261525"></span>  </p>
<p style="text-align: justify;">İnsanoğlunu şu iki şey mahvetmiştir:<br /> İzzet arzusu, fakirlik korkusu.</p>
<p style="text-align: justify;">* Allahü teâlâ, bir mümin kulunun dilini, özür dilemek için açtığı zaman, peşinden de, af ve mağfiret kapısını açar.</p>
<p style="text-align: justify;">* Şöhreti seven kimse, Allahü teâlâdan korkmaz.<br /> * Nice sevinçler vardır ki, sonları keder; nice hüzünler vardır ki, sonları kurtuluştur.</p>
<p style="text-align: justify;">* Bir mümin kardeşini, sabahtan akşama kadar incitmeyen kimse, o gün akşama kadar Peygamber efendimizle yaşamış olur.</p>
<p style="text-align: justify;">* Küçük çocukları seviniz, başlarını okşayınız! Onları sevindiriniz ki; Peygamber efendimizin emrini yerine getirmiş olasınız!</p>
<p style="text-align: justify;">* Nerede olursanız olun, ne yaparsanız yapın, Allahü teâlâ sizi görür. Onun için, yasaklanan yerlerde değil, emredilen yerlerde bulunun!</p>
<p style="text-align: justify;">* İnsanlar, isteklerine karşı çıkılmadıkça, bulundukları ahlak üzere halim selimdirler. Karşı çıkılınca, hemen kötü ahlaklı kesiliverirler.</p>
<p style="text-align: justify;">* Ömürlerini gaflet içinde geçiren, kulluk vazifesini yapmayıp, ibadetten mahrum kalan asi insanların hallerine çok acınır.</p>
<p style="text-align: justify;">* Günahlara tevbe etmeyi geciktirmek, Allahü teâlâya karşı kibirli olmaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">* Akıllı kimse hayrı gördüğünde ona tâbi olan, şerri gördüğünde ondan kaçınan kimsedir.</p>
<p style="text-align: justify;">* Gariplere merhamet etmek, Resulullahın sünnetidir. Nerede bir garip görsen, ona olan merhametinden dolayı göz yaşların akmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">* Allahü teâlâdan uzaklaşan kimse, bâtıl yollara sapar.<br /> * Güzel ahlak, Allahü teâlânın takdirine razı olmaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">* Günahlar gaflet getirir. Gaflet ise, kalbin katılaşmasına sebep olur. Kalbin katılaşması, insanı Allahü teâlâdan uzaklaştırır. Allahü teâlâdan uzaklık ise, Cehenneme götürür.</p>
<p style="text-align: justify;">* Her denizin kenarı, sonu, her günün gecesi vardır. Peşinden gece gelmeyecek gün, kıyamet günüdür.</p>
<p style="text-align: justify;">* Edep iki kısımdır: Kalbi temizlemek, uzuvları kötülük yapmaktan ve günah işlemekten korumaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgi itaat demektir</title>
		<link>https://islamdini.de/sevgi-itaat-demektir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:28:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti>Hikmet ehli zatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/sevgi-itaat-demektir/</guid>

					<description><![CDATA[* Sevgi itaat demektir. İtaat olmadan sevgi olmaz. Sevginin derecesi itaatteki sürat ile ölçülür. * Dünyanın vefasızlıkta eşi yoktur, dünyayı isteyenler de alçaklıkta ve cimrilikte meşhurdur. Kıymetli ömrünü, bu vefasızın ve değersizin peşinde harcayanlara yazıklar olsun. * Gençlik çağının kıymetini bilin! Bu kıymetli günlerinizde, ehl-i sünnet itikadını öğrenin ve bu…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/sevgi-itaat-demektir/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">* Sevgi itaat demektir. İtaat olmadan sevgi olmaz. Sevginin derecesi itaatteki sürat ile ölçülür.</p>
<p style="text-align: justify;">* Dünyanın vefasızlıkta eşi yoktur, dünyayı isteyenler de alçaklıkta ve cimrilikte meşhurdur. Kıymetli ömrünü, bu vefasızın ve değersizin peşinde harcayanlara yazıklar olsun.</p>
<p style="text-align: justify;">* Gençlik çağının kıymetini bilin! Bu kıymetli günlerinizde, ehl-i sünnet itikadını öğrenin ve bu bilgilere uygun yaşayın! Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olun.</p>
<p style="text-align: justify;">  <span id="more-261508"></span>  </p>
<p style="text-align: justify;">* Nefse kolay ve tatlı gelen şeyi saadet zan etmemeli, nefse güç ve acı gelenleri de şekavet ve felaket sanmamalı.</p>
<p style="text-align: justify;">* Birkaç günlük zamanı büyük nimet bilerek, Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yapmaya çalışmalı. Geçici lezzetlere, çabuk biten, tükenen dünyalıklara aldanmamalı.</p>
<p style="text-align: justify;">* Nefs-i emmareden kurtulmanın alameti, insanların övmesi ile ayıplamasını, eşit görmektir. İnsanların rağbetine sevinmek, önem vermemelerine üzülmek, basitlik ve akılsızlıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">* Bir iş Allah için değilse neye yarar, at gitsin.<br /> * Dünyanın lezzeti çiledir.<br /> * Dünya hayaldir. Ben diyen mahrum kalır, mahvolur.</p>
<p style="text-align: justify;">* Bu dünyada mukim yok, herkes seferi. Bunu anlayıp tedbirini alana müjdeler olsun.</p>
<p style="text-align: justify;">* Dünyada en güzel şey dünyayı sevmemektir.</p>
<p style="text-align: justify;">* Herkese önce lazım olan şey, ehl-i sünnet vel cemaat âlimlerinin anladıklarına ve bildirdiklerine uygun olarak itikadı düzeltmektir.</p>
<p style="text-align: justify;">* Ölünce, eyvaah, eyvah ben ne yapmışım diyeceğiz. Bunu nasıl olsa söyleyeceğiz, gelin şunu dünyada söyleyelim.</p>
<p style="text-align: justify;">* Alın yazımız icraatımızdır. Ne yapıyorsak alın yazımız o.</p>
<p style="text-align: justify;">* Ölüm var. Ölümden sonra üç yer yok, iki yer var: Cennet ve Cehennem.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
