<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Allah’a iman &#8211; İslam Dini</title>
	<atom:link href="https://islamdini.de/konular/iman-itikat-2/allaha-iman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://islamdini.de</link>
	<description>Ehl-i sünnet vel-cemaat</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Dec 2010 19:37:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Özel işe karışmak</title>
		<link>https://islamdini.de/ozel-ise-karismak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Dec 2010 19:37:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Allah’a iman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/ozel-ise-karismak/</guid>

					<description><![CDATA[Sual: Ateistler, (Bazı insanların cüce, sakat veya çirkin yaratılması adaletsizliktir, her şey düzgün, eşit yaratılmalı idi) diyorlar. Bunlara nasıl bir cevap verebiliriz? CEVAP Buna benzer bir sualin cevabı, önceki yazıda vardı. Bir âyet-i kerime meali şöyledir: (Dinlerine uymadıkça, Yahudilerle Hıristiyanlar senden asla hoşnut olmazlar.) [Bekara 120] Bu ateistlere de, her…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/ozel-ise-karismak/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Sual:</strong> Ateistler, (Bazı insanların cüce, sakat veya çirkin yaratılması  adaletsizliktir, her şey düzgün, eşit yaratılmalı idi) diyorlar. Bunlara nasıl  bir cevap verebiliriz?<br /> <strong>CEVAP<br /> </strong>Buna benzer bir sualin cevabı, önceki yazıda vardı. Bir âyet-i kerime meali  şöyledir:<br /> <strong>(Dinlerine uymadıkça, Yahudilerle Hıristiyanlar senden asla hoşnut olmazlar.) </strong>[Bekara 120]<strong><br /> </strong><br /> Bu ateistlere de, her konuda delil getirilse, ispat edilse, yine onların dinini  yani dinsizliklerini kabul etmedikçe Müslümanları sevmezler ve İslamiyet’i  kötülemeye devam ederler. </p>
<p> Bir yılanın, beni niye yılan yarattın, beni aslan yaratsaydın demeye hakkı olur  mu?</p>
<p> Aslan da, beni niye hayvan olarak yarattın, beni de insan yaratsaydın daha iyi  olmaz mı idi demeye hakkı var mı?</p>
<p> Bu her hayvan için böyledir. Domuz, karınca, akrep, sinek, hepsi benzer şeyler  söyleyebilir.</p>
<p> Fakirin beni niye zengin yaratmadın diyerek Allah’tan hesap sormaya kalkması  uygun olur mu?</p>
<p> Erkek, şimdi rağbet güzel ile zengine, beni niye kadın yaratmadın dese uygun  olur mu? Onu domuz veya köpek olarak da yaratabilirdi.</p>
<p> Kadın, ben güçlü bir pehlivan olmak isterdim, beni niye erkek yaratmadın dese  uygun olur mu? </p>
<p> Zenci, beni niye beyaz yaratmadın diyebilir mi?</p>
<p> Bunları çoğaltmak, hatta ne olursa tersini iddia etmek mümkündür. Bir çiftlik  sahibi, aynı cins hayvanları ayrı yere koysa veya her birine ayrı yer yapsa  yahut bazı cins hayvanları aynı ahıra koysa, buna kimin ne demeye hakkı vardır?  Yahut canı isteği zaman bir kuzu veya tavuk kesip yese, buna kim ne diyebilir?  Çünkü hayvanlar adamın malıdır, istediği şekilde besler, istediklerini kesip  yiyebilir. Kâinattaki her şey de Allahü teâlânın mülküdür, dilediği gibi  kullanabilir. Buna kimse karışamaz. Başka bir kimsenin malını kullansa o zaman  bir haksızlık mevzubahis olabilir. Hiç kimsenin özel işine karışılmaz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Es-Selâm ismi</title>
		<link>https://islamdini.de/es-selam-ismi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 22:05:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Allah’a iman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/es-selam-ismi/</guid>

					<description><![CDATA[Sual: Esma-i hüsnadan olan Es-Selâm isminin mânâsı nedir?CEVAPEs-Selâm ismi, eksikliklerden uzak olan demektir. Birkaç âyet-i kerime meali şöyledir:(O gün Cennetlikler, gerçekten nimetler içinde safa sürerler. Onlar ve eşleri, gölgeler altında tahtlara kurulurlar. Orada onlar için her çeşit meyve vardır. Bütün arzuları yerine getirilir. Onlara merhametli Rabb’in söylediği “Selam” vardır.) [Yasin…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/es-selam-ismi/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Sual:</strong> Esma-i hüsnadan olan <strong>Es-Selâm</strong> isminin mânâsı nedir?<br /><strong>CEVAP<br /></strong>Es-Selâm ismi, eksikliklerden uzak olan demektir. Birkaç âyet-i kerime meali şöyledir:<br /><strong>(O  gün Cennetlikler, gerçekten nimetler içinde safa sürerler. Onlar ve  eşleri, gölgeler altında tahtlara kurulurlar. Orada onlar için her çeşit  meyve vardır. Bütün arzuları yerine getirilir. Onlara merhametli  Rabb’in söylediği </strong>“Selam”<strong> vardır.)</strong> [Yasin 55–58]</p>
<p><strong>(Allah, kullarını Dar-üs-selam’a </strong>[Cennete] <strong>çağırıyor. O, dilediğini doğru yola iletir.)</strong> [Yunus 25]</p>
<p><strong>İmam-ı Kurtubi</strong> hazretleri, bu âyet-i kerimelerin tefsirinde buyuruyor ki:<br />Âlimler, Es-Selâm isminin, <strong>(Eksikliklerden uzak, kullarına esenlik veren) </strong>anlamına geldiğini bildirmiştir. Bu isim aynı zamanda <strong>(Selâm sahibi)</strong> anlamındadır. Yani Allahü teâlâ, Cennette kullarına selam verecektir.</p>
<p><strong>Dar-üs-selam</strong> yani <strong>Selam yurdu</strong> da, Cennet demektir. Cennete, selam yurdu denmesinin sebebi, oraya  girenin her türlü âfet ve musibetten selamete ermesinden dolayıdır.  Nitekim Es-Selâm, Allahü teâlânın isimlerindendir. <strong>(Câmi’ul ahkâm)</strong></p>
<p><strong>İmam-ı Rabbani</strong> hazretleri de buyuruyor ki:<br />Allahü  teâlâya kavuşmak, âhirette vaat edilmiştir ve Allahü teâlânın kulundan  rızası, ahirette belli olacaktır. Hak teâlâ, dünyayı sevmez, âhireti  sever. Sevilmeyen, sevilen ile hiçbir şeyde bir tutulamaz, çünkü  sevilmeyenden yüz çevrilir, beğenilene dönülür. Beğenilenden yüz  çevirmek, Allahü teâlânın davet etmesine ve beğenmesine karşı gelmektir.  <strong>(Allahü teâlâ, Dar-üs-selama çağırıyor)</strong> mealindeki âyet-i kerime sözümüze şahittir. <strong>(1/302)</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>El-Kuddüs ismi</title>
		<link>https://islamdini.de/el-kuddus-ismi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 22:05:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Allah’a iman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/el-kuddus-ismi/</guid>

					<description><![CDATA[Sual: Esma-i hüsnadan olan El-Kuddüs isminin mânâsı nedir?CEVAPHer türlü takdîse, övmeye, yüceltmeye lâyık olan; azâmet ve celâline, büyüklüğüne lâyık olmayan, noksanlık getiren şeylerden, his organlarının anladığı, hayal gücünün hayal ettiği, hatıra gelen ve düşünülebilen her türlü vasıftan ve özellikten münezzeh, pak ve temiz olan demektir. Bir âyet-i kerime meali:(Allah’tan başka…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/el-kuddus-ismi/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Sual:</strong> Esma-i hüsnadan olan <strong>El-Kuddüs</strong> isminin mânâsı nedir?<br /><strong>CEVAP<br /></strong>Her  türlü takdîse, övmeye, yüceltmeye lâyık olan; azâmet ve celâline,  büyüklüğüne lâyık olmayan, noksanlık getiren şeylerden, his organlarının  anladığı, hayal gücünün hayal ettiği, hatıra gelen ve düşünülebilen her  türlü vasıftan ve özellikten münezzeh, pak ve temiz olan demektir. Bir  âyet-i kerime meali:<br /><strong>(Allah’tan başka ilah yoktur. O Melik’tir, Kuddüs’tür.)</strong> [Haşr 23]</p>
<p>İmam-ı Kurtubi hazretleri buyuruyor ki:<br /><strong>El-Kuddüs</strong> ism-i şerifi, (Her türlü eksiklikten münezzeh, her türlü kusurdan arınmış) demektir. <strong>El-Kades</strong>, Hicazlıların şivesinde <strong>kova</strong> demektir, onunla temizlenilir. Kuyudan kendisiyle su çıkarılan  kaplardan birisini ifade etmek üzere kullanılan kelime de, buradan  gelmektedir. Süheylî de, İsa aleyhisselamın dünyaya gelmesi için  Hazret-i Meryem’e yapılan üflemenin, her türlü eksiklikten uzak, <strong>El-Kuddüs</strong> olan Allahü teâlânın emriyle, <strong>Ruh-ül-kuds</strong> yani Cebrail aleyhisselam tarafından yapıldığını bildirmiştir.<strong> (Câmi’ul ahkâm)</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>El-Melik ismi</title>
		<link>https://islamdini.de/el-melik-ismi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 22:04:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Allah’a iman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/el-melik-ismi/</guid>

					<description><![CDATA[Sual: Esma-i hüsnadan olan El-Melik isminin mânâsı nedir?CEVAPMülkün, kâinatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan demektir. Bir âyet-i kerime meali:(Allah’tan başka ilah yoktur. O Melik’tir, mülkü hiç yok olmaz.) [Haşr 23] İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:İnsanların kullandığı, övündükleri mallar, mülkler, gerçekte onların değil, hepsi Allahü teâlânındır. Bizim bunlara el uzatmamız,…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/el-melik-ismi/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Sual:</strong> Esma-i hüsnadan olan <strong>El-Melik</strong> isminin mânâsı nedir?<br /><strong>CEVAP<br /></strong>Mülkün, kâinatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan demektir. Bir âyet-i kerime meali:<br /><strong>(Allah’tan başka ilah yoktur. O Melik’tir, mülkü hiç yok olmaz.) </strong>[Haşr 23]</p>
<p>İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:<br />İnsanların  kullandığı, övündükleri mallar, mülkler, gerçekte onların değil, hepsi  Allahü teâlânındır. Bizim bunlara el uzatmamız, karışmamız, gerçekte  zulümdür. Allahü teâlâ, bu dünyanın düzeni için ve bazı faydalara yol  açması için, bunları bize mülk kılmışsa da, gerçekte hepsi Onundur. O  halde, bizim bunları, asıl sahibinin mubah ettiği, izin verdiği kadar  kullanmamız yerinde olur. <strong>(1/266)<br /></strong><br />Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:<br />Her  şeyin gerçek mâliki yani sahibi Odur; fakat görünüşte kendi kullarından  her kimi bir şeye malik eylediyse, o, bunlardan hesaba çekilecektir. <strong>(2/53)<br /></strong><br />Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretleri de buyuruyor ki:<br />Hepimiz,  eşi, ortağı bulunmayan bir hâkim ve başlı başına bir mâlik olan Hak  teâlânın emri altında, ayrı ayrı ve ortak vazifeler alan, birer memuruz.  Onun koyduğu ahkâm ve nizamla, Onun tayin ettiği mevkilerimiz ve  yaratıp emanet olarak verdiği yetki nispetinde vazife yaparız. Âmir  ancak O, hâkim yalnız O, mâlik yine sadece Odur. Ondan başka âmir, Ona  benzer hâkim, Ona ortak mâlik yoktur. <strong>(Bir üniversiteliye cevap)</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allah’ın huzuruna durmak</title>
		<link>https://islamdini.de/allahin-huzuruna-durmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 22:01:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Allah’a iman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/allahin-huzuruna-durmak/</guid>

					<description><![CDATA[Sual: Felsefeci bir yazar, (Namazda Allah’ın huzuruna çıkıyorum diyen müşrik olur, çünkü her an Allah’ın huzurundayız. Allah’ın huzuruna çıkmak tabiri şirktir. Miracı kabul etmek, Allah’a mekân tayin etmek olur ki, bu da şirktir) diyor. Ahirette de Allah’ın huzuruna çıkmayacak mıyız? Mirac hak değil mi? Bu hususta âyet ve hadis yok…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/allahin-huzuruna-durmak/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Sual:</strong> Felsefeci bir yazar, (Namazda Allah’ın huzuruna çıkıyorum diyen müşrik olur, çünkü her an Allah’ın huzurundayız. <strong>Allah’ın huzuruna çıkmak</strong> tabiri şirktir. Miracı kabul etmek, Allah’a mekân tayin etmek olur ki,  bu da şirktir) diyor. Ahirette de Allah’ın huzuruna çıkmayacak mıyız?  Mirac hak değil mi? Bu hususta âyet ve hadis yok mudur?<br /><strong>CEVAP<br /></strong>Felsefeciler  de, diğer sapık gruplar gibi Müslümanları şirkle damgalamaya  çalışıyorlar. Müslümana müşrik diyenin kendisi küfre düşer. Allah’ın  huzurundan maksat, manevi huzuruna çıkmaktır. Madde, cisim olarak çıkmak  değildir. Kur’an-ı kerimde Allahü teâlâ, <strong>(Ben kuluma şah damarından daha yakınım)</strong> buyuruyor. (Kaf 16)</p>
<p>Peygamber efendimiz de, <strong>(Kulun Allah’a en yakın olduğu an, secdede olduğu zamandır)</strong> buyuruyor. (Müslim, Taberani)</p>
<p>Bunlar da huzura çıkmak gibi manevi yakınlıktır.</p>
<p>Allahü  teâlâ, Musa aleyhisselam ile Tur dağında konuşmuştur. Tur dağı Allah’ın  mekânı mıdır? Elbette değildir. Cennete giren müminler de Allahü  teâlâyı nasıl olduğu anlaşılmayarak görecektir. Cennet de Allahü  teâlânın mekânı değildir. Allahü teâlâ mekândan münezzehtir. Mutezile ve  bazı felsefeciler, Cennete giren müminlerin, Allahü teâlâyı  göreceklerini de inkâr etmiştir. Nakli değil de, aklını ölçü alan böyle  sapıklara itibar etmemelidir!</p>
<p>Allah’ın huzuruna çıkmak tabiri Peygamber efendimizin birçok hadis-i şerifinde geçmektedir. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:<br /><strong>(Güzelce  abdest alıp, kalbiyle Allah’ın huzuruna çıkarak, iki rekât namaz kılan  hiçbir kimse yoktur ki, ona Cennet vacib olmasın.)</strong> [Ebu Davud</p>
<p><strong>(Allahü  teâlâ şöyle buyurur: Benim huzurumda durmaktan korkan kullarıma, rahmet  ederim, sevablarını veririm ve korktuklarından da emin ederim.)</strong> [Deylemi]</p>
<p><strong>(İnsanların şiddetli hüsrana uğrayanı, dünyadan azıksız ayrılıp Allahü teâlânın huzuruna iyi amelsiz çıkan kimsedir.)</strong> [İ. Neccar]</p>
<p><strong>(Bir  Müslüman, “Lâ ilâhe illallah” dediği zaman, o tevhid gökleri yarıp  geçer ve Allah’ın huzurunda durur. Cenab-ı Hak ona, “Sakin ol” buyurur. O  tevhid, “Beni söyleyen kulu mağfiret etmedikçe sakin olamam” der.  Allahü teâlâ da, “Sen o kulumun dilinden çıktığın anda, ben onu  affettim” buyurur.)</strong> [Deylemi]</p>
<p><strong>(Kim ki Allahü teâlânın  huzuruna varmayı severse, Allah da onun kendi huzuruna gelmesinden  hoşlanır. Kim de Allah’ın huzuruna varmayı istemezse, Allah da onun  kendi huzuruna gelmesini istemez.)</strong> [Buhari]</p>
<p><strong>(İnsanlar,  kıyamette Allah’ın huzurunda, Cuma günü camiye gidiş sıralarına göre,  birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü olarak sırayla otururlar. )</strong> [Taberani]</p>
<p><strong>(Cennet ehli Allah’ın huzuruna iki defa girer. Allah onlara Kur’an okur.)</strong> [Hakîm]</p>
<p><strong>(Öldükten sonra bizi dirilten ve mahşerde huzurunda toplayacak olan Allah’a hamdolsun.)</strong> [Buhari, Müslim, Tirmizi, İbni Mace]</p>
<p><strong>(Ödememek niyetiyle borçlanan, Allah’ın huzuruna hırsız olarak çıkar.)</strong> [İ. Mace, İ.Ahmed]</p>
<p><strong>(Borcunu ödemek için mal bırakmadan ölen kimse, Allah&#8217;ın huzuruna en büyük günahla çıkmış olur.)</strong> [Ebu Davud]</p>
<p><strong>(Babanın duası, hiçbir engelle karşılaşmadan Allah’ın huzuruna çıkar.)</strong> [İ. Mace]</p>
<p>Uzun zaman Resulullah efendimize hizmetle şereflenen <strong>Enes bin Malik</strong>,  kendisi ile beraber bir sakal-ı şerifin defnolunmasını vasiyet etti.  Allahü teâlânın huzuruna sakal-ı şerifle birlikte çıkmak istedi. <strong>(Buhari)<br /></strong><br />İmam-ı Şâfiî hazretleri, <strong>(Kulun Allah’ın huzuruna büyük günahlarla çıkması, kendisini saptıran kelam ilmiyle</strong> <strong>çıkmasından daha hayırlıdır)</strong> buyuruyor. <strong>(Redd-ül muhtar)<br /></strong><br />Allah’ın  huzuruna veya katına çıkma tabirinin mekân tayin etmekle hiç alakası  yoktur. Ahirette de Allah’ın mekânı olmaz, ama mahşerde ve Cennette de  huzura çıkacağız. Kendi tercüme ve yorumları denmemesi için, kasten  piyasadaki Kur’an-ı kerim meallerinden örnek veriyoruz. Birkaç âyet-i  kerime meali şöyledir:<br /><strong>(Huzuruna toplanacağınız Allah’tan korkun!) </strong>[Maide 96, Diyanet meali]<br /><strong><br />(Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman, onları bir görsen</strong>!) [Enam 30, H. B. Çantay meali]<br /><strong><br />(Allah’ın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar, gerçekten en büyük ziyana uğramıştır.) </strong>[Enam 31, H. B. Çantay meali]</p>
<p><strong>(Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin!</strong> <strong>Allah’ın kişiyle kalbi arasına girdiğini ve sonunda O’nun katında toplanacağınızı bilin.) </strong>[Enfal 24, Diyanet meali]</p>
<p><strong>(Allah’ın huzuruna çıkacaklarına inanmamış ve doğru yolu tutmamış olanlar, hiç şüphesiz en büyük ziyana uğramış olacaklar.) </strong>[Yunus 45, Elmalı meali]<br /><strong><br />(Allah’tan korkun ki, </strong>[âhirette]<strong> O’nun huzurunda toplanacaksınız.) </strong>[Mücadele 9, A. Fikri Yavuz meali]</p>
<p>Görüldüğü gibi Kur’an-ı kerimde de, hadis-i şeriflerde de, <strong>Allah&#8217;ın huzuruna çıkmak</strong> tabiri kullanılıyor. Bu felsefeci ise, kendi anlayışını âyet ve  hadisten üstün tutup, kendi felsefesini esas alarak, Müslümanlara müşrik  damgası basıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allahü teâlânın gayret etmesi</title>
		<link>https://islamdini.de/allahu-tealanin-gayret-etmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 22:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Allah’a iman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/allahu-tealanin-gayret-etmesi/</guid>

					<description><![CDATA[Sual: Allah kıskanır, haset eder demek yanlış değil midir? CEVAP Allahü teâlâ için kıskanmak, haset etmek ifadesi kullanılmaz, gayret sahibi denir. Gayret, bir kimsede olan hakkına, onun başkasını ortak etmesini istememektir. Allahü teâlânın gayret etmesi, kulunun kötü, çirkin şey yapmasına razı olmamasıdır. Bunun kıskançlıkla, hasetle ilgisi yoktur. Haset, bir kimsenin…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/allahu-tealanin-gayret-etmesi/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Sual:</strong> Allah kıskanır, haset eder demek yanlış değil midir?<br /> <strong>CEVAP<br /> </strong>Allahü teâlâ için kıskanmak, haset etmek ifadesi kullanılmaz, gayret sahibi  denir. </p>
<p> <strong>Gayret,</strong> bir kimsede olan hakkına, onun başkasını ortak etmesini  istememektir. Allahü teâlânın gayret etmesi, kulunun kötü, çirkin şey yapmasına  razı olmamasıdır. Bunun kıskançlıkla, hasetle ilgisi yoktur. </p>
<p> <strong>Haset,</strong> bir kimsenin iyi bir işi veya evi, malı, mülkü, ilmi olsa, o  kimseden bunların gitmesini, onda olmayıp, kendinde olmasını istemektir. Bu kötü  bir şeydir.</p>
<p> Onda olduğu gibi kendisinde de olmasını istemek haset olmaz. Buna <strong>gıpta</strong> etmek, imrenmek denir. Günah değildir.</p>
<p> Gayret etmek hakkını istemektir. Allahü teala, kendisinden başkasına ibadet  edilmesini istemez. Kendisinden istemeyip, başkalarına el açanlara gayret eder. </p>
<p> Allahü teâlâ, çok sevdiği kimselere, bazı Evliya ve enbiyaya gayret etmiştir.  Mesela Yusuf aleyhisselamın, <strong>(Sultanın yanında benim ismimi söyle!)</strong> demesi gayret-i ilahiyyeye dokunarak, yıllarca zindanda kalmasına sebep oldu.  İbrahim aleyhisselamın, oğlu İsmail aleyhisselamın dünyaya gelmesine sevinmesi,  gayret-i ilahiyyeye dokunarak, bunu kurban etmesi emrolundu. <strong>(İ. Ahlakı)</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
