<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Köşe Yazıları&gt;M.SAİD ARVAS &#8211; İslam Dini</title>
	<atom:link href="https://islamdini.de/konular/kose-yazilarim-said-arvas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://islamdini.de</link>
	<description>Ehl-i sünnet vel-cemaat</description>
	<lastBuildDate>Sun, 18 Feb 2018 22:04:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür&#8230;</title>
		<link>https://islamdini.de/buyuklerin-sozu-sozlerin-buyugudur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 22:04:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları>M.SAİD ARVAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/buyuklerin-sozu-sozlerin-buyugudur/</guid>

					<description><![CDATA[İbrahim bin Edhem hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 12 asır önce vefat etmiş olmasına rağmen, hâlâ unutulmadı. Hikmetli ve güzel sözleri, örnek halleri insanların takdirini ve hayranlığını kazandı&#8230; Bir gün bu mübarek zatı ziyarete gelip, kendilerinden nasihat istediler. O da onlara şu altın nasîhatleri yaptı: * İnsanlar, dünya işleri ile meşgul olurlarken, siz ahiret…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/buyuklerin-sozu-sozlerin-buyugudur/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">İbrahim  bin Edhem hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 12 asır önce vefat  etmiş olmasına rağmen, hâlâ unutulmadı. Hikmetli ve güzel sözleri, örnek  halleri insanların takdirini ve hayranlığını kazandı&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bir gün bu mübarek zatı ziyarete gelip, kendilerinden nasihat istediler. O da onlara şu altın nasîhatleri yaptı:</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">* <strong>İnsanlar, dünya işleri ile meşgul olurlarken, siz ahiret işleri ile meşgul olunuz! Gayeniz dünya olmasın!</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Gayesi dünya olanların ibadetleri çok olsa da sevabı azdır. Veya hiç yoktur.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">&#8220;<strong>Kalbinde dünya sevgisi olanın ibadetleri ihlaslı olmaz</strong>!&#8221;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">İçindeki  riya, kibir, ucub ve hased gibi kötü şeylerden uzaklaşamaz. Bunlar da  ibadetlerini geçersiz kılar. Kalbinde dünya sevgisi olmayanın ibadetleri  ise; Allahü teâla için olduğundan, az da olsa kıymetlidir.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">* <strong>İnsanlar, dış taraflarını güzelleştirmek için çaba harcarlarken, siz içinizle uğraşınız!</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Önemli  olan kalbin temizliğidir. Böyle temiz kalblere Rabbimizin sevgisi  dolar. Bir kap boşaltılınca içine hemen hava dolduğu gibi&#8230; Bu kalpler  nazargâhi ilâhi olur ve şeytanlar ona yaklaşamazlar!..</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">* <strong>İnsanlar, kasırlarını (evlerini) mamur etmeye çalışırlarken, siz kabrinizi mamur etmeye bakın!</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Dünya  evlerinde kalma müddeti, kabirdekine nazaran çok kısadır. Bir gün bile,  bu dünya evlerinde kalabileceğimiz belli değilken; dünyadaki evimize bu  kadar önem veriyoruz. Kıyamete kadar içinde kalmaya mecbur olduğumuz  kabrimizi ihmal ediyoruz.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">&#8220;<strong>İnsan,  ne garip bir varlıktır ki; bırakıp gideceği muhakkak olan yere bu kadar  önem veriyor, gidip kalacağı muhakkak olan yeri ise hesaba katmıyor.&#8221;</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Kazandığı paraya seviniyor, ömrünün azaldığına üzülmüyor. Ömür bittikten sonra servetin ne kıymeti vardır?</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">* <strong>İnsanların çoğu başkalarının ayıplarını araştırırlar, siz kendi ayıplarınızla meşgul olun!</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Başkalarının  kusurlarını araştırmak, çok büyük günahtır. Aynı zamanda içinde kul  hakkı da vardır. Kıyamet günü sevaplarımızın elimizden alınmasına sebep  olabilir&#8230; İnsanın iki gözü vardır, fakat gördüğü nokta birdir.  Başkalarının ayıplarını araştıran kişi, kendi ayıplarını göremez ve  ondan da kurtulmaya çalışamaz. Neticede de sıkıntıya girer ve büyük  zararlara uğrar&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">* <strong>İnsanların  çoğu insanların takdirini kazanmaya çalışırlar. İnsanların rızası onlar  için en kıymetli şeydir. Siz Rabbinizin rızasını kazanmaya çalışınız!</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bütün  kâinatı yoktan var eden, dilediği anda da yok etmeye muktedir olan  Rabbimizin rızasını elde edebilirsek en büyük nimete kavuşmuş oluruz.  Bundan da büyük bahtiyarlık olmaz!..</span></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kitaplara inanmak imanın şartlarındandır</title>
		<link>https://islamdini.de/kitaplara-inanmak-imanin-sartlarindandir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 22:04:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları>M.SAİD ARVAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/kitaplara-inanmak-imanin-sartlarindandir/</guid>

					<description><![CDATA[Kitaplara iman Allah tarafından bazı peygamberlere kitap indirildiğine ve içinde yazılanların tamamen doğru ve gerçek olduğuna inanmaktır&#8230; Kitaplara inanmanın imanın şartlarından biri olduğu bilinmelidir. Her ilahi kitap bir peygamber aracılığı ile gönderilmiştir. Kendisine kitap gönderilen peygamberler de ondaki emir ve yasakların uygulanmasını göstermiş ve bunların yaşanabilir olduğunu ortaya koymuştur. Biz…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/kitaplara-inanmak-imanin-sartlarindandir/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Kitaplara  iman Allah tarafından bazı peygamberlere kitap indirildiğine ve içinde  yazılanların tamamen doğru ve gerçek olduğuna inanmaktır&#8230; Kitaplara  inanmanın imanın şartlarından biri olduğu bilinmelidir.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Her  ilahi kitap bir peygamber aracılığı ile gönderilmiştir. Kendisine kitap  gönderilen peygamberler de ondaki emir ve yasakların uygulanmasını  göstermiş ve bunların yaşanabilir olduğunu ortaya koymuştur.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Biz  kitapların şu anki hâline değil, Allahü teâlâdan gelen bozulmamış  şekline inanmakla yükümlüyüz. İlahi kitaplardan bir kısmı tamamen  kaybolmuş, bugün için elimizde ondan hiçbir eser kalmamıştır. İbrahim  aleyhisselâmın sahifeleri de böyledir. Tevrat, Zebur ve İncil ise  zamanla insanların müdahalesi neticesinde değişikliğe ve bozulmaya  uğramıştır.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Semâvi  kitapların içinde yalnız Kur&#8217;an-ı kerim hiçbir değişikliğe uğramadan  günümüze kadar gelmiş ve kıyamete kadar da bu özelliğini sürdürecektir.  Diğer kitapların muhafazasını Rabbimiz üzerine almamıştır. Onlar zaten  belli bir zaman için gönderilmişti, bir sonraki gönderilince öncekinin  hükmü bitecekti.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Kur&#8217;an-ı  kerim son indirilen kitap olduğundan onun hükmü kıyamete kadar devam  edecektir. Bundan dolayı onun bozulmaması gerekmekte idi. Bunun için son  nazil olan ve kitapların en mükemmeli olan Kur&#8217;an-ı kerimin  muhafazasını bizzat Rabbimiz üzerine aldı. Hicr süresi 9. ayeti  kerimesinde meâlen;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;Kur&#8217;anı kesinlikle biz indirdik. Elbette onu yine biz koruyacağız&#8221;</strong> buyurulmaktadır. </span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Kur&#8217;an-ı  kerim, kendinden önceki kitapları tasdik etmiş, fakat onların koymuş  olduğu bazı hükümleri kaldırarak, yeni hükümler getirmiştir. Mümin  olabilmek için hazret-i Peygambere ve ona indirilen Kur&#8217;an-ı kerime  uymak şarttır. Buna göre ehli kitabın mümin diye nitelenebilmesi ve  kurtuluşa erebilmesi için peygamberimiz aleyhisselâm ve Kur&#8217;anın  hükümlerini gönülden benimsemesi gerekmektedir.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Peygamber  göndermek ve kitap indirmek Rabbimiz için bir görev ve zorunluluk  değildir. Fakat insanların peygamberlere ve kitaplara ihtiyacı vardır.  Rabbimizin bize en büyük nimeti de budur. Dünyada kavuştuğumuz nimetler  azdır ve geçicidir. Bize ebedi saadeti de ihsan etmek istiyor. <strong>Cennete giden yolu aklımızla bulamazdık.</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Yalnız  aklımızla kalsaydık; dünyaya nereden geldiğimizi, nereye gideceğimizi  bilemezdik. Rabbimizin sıfatlarını öğrenemezdik. İmanın altı şartından  biri olan meleklere ve ahiret gününe iman edemezdik. Allahü teâlâ  kullarına bir lütuf ve ihsan olarak peygamberleri vasıtası ile kitaplar  indirmiş ve yol göstermiştir. Bunun için Rabbimize ne kadar hamd etsek  azdır&#8230;</span></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rabbinden gafil olanların akıbeti!</title>
		<link>https://islamdini.de/rabbinden-gafil-olanlarin-akibeti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 22:02:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları>M.SAİD ARVAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/rabbinden-gafil-olanlarin-akibeti/</guid>

					<description><![CDATA[Bütün kötülüklerin başı, kalbin Rabbinden gafil olmasıdır. Ahiret günü haramın azabı olduğu gibi, helâlin de hesabı vardır. İmam-ı Gazâli (rahmetullahi aleyh) İhya-ül Ulum kitabında bu hususta şu ibretlik kıssayı nakleder: Bir adam İsa aleyhisselam ile arkadaşlık yapmak ister. Büyük nebi kırmaz, birlikte yola çıkarlar&#8230; Bir miktar yürüdükten sonra su başında dururlar. Yanlarında üç…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/rabbinden-gafil-olanlarin-akibeti/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bütün  kötülüklerin başı, kalbin Rabbinden gafil olmasıdır. Ahiret günü  haramın azabı olduğu gibi, helâlin de hesabı vardır. İmam-ı Gazâli  (rahmetullahi aleyh) İhya-ül Ulum kitabında bu hususta şu ibretlik  kıssayı nakleder:</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bir  adam İsa aleyhisselam ile arkadaşlık yapmak ister. Büyük nebi kırmaz,  birlikte yola çıkarlar&#8230; Bir miktar yürüdükten sonra su başında  dururlar. Yanlarında üç ekmek vardır. Ekmeğin ikisini yerler. İsa  aleyhisselam gidip su içer, döndüğünde üçüncü ekmeği göremeyince sorar:</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong>-Ekmeğe ne oldu?</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">-Bilmiyorum, cevabını alır&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Hazret-i  İsa arkadaşı ile yola devam eder. Hayli acıkırlar. İki geyik yavrusuna  rastlarlar. İsa aleyhisselam yavrulardan birini çağırır, koşa koşa  gelir. Keser, pişirir ve yerler. Sonra <strong>&#8220;Allahın izni ile kalk&#8221;</strong> der. Geyik yavrusu dirilip annesinin yanına gider. İsa aleyhisselam arkadaşına dönüp yine sorar:</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong>-Sana bu mucizeyi gösteren Allahın adına yemin veriyorum! Söyle o ekmeği kim aldı?</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">-Bilmiyorum.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Yola  devam eder, bir nehirle karşılaşırlar. Köprü yok, sandal yok. Karşıya  geçmeleri lâzım. İsa aleyhisselam adamın elini tutar, burula burula akan  coşkun suların üstünde yürürler. Tekrar sorar:</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong>-Bana bu mucizeyi veren Allahü teala aşkına söyle ekmek ne oldu?</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">-Bilmem, haberim olsa söylerim.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Nihayet  ovaya inerler. İsa aleyhisselam bir miktar toprak yığar ve dua eder.  Küçük tepecik çil çil altın hâline döner. Bunu üçe taksim eder. <strong>&#8220;Biri benim&#8221;</strong> buyurur, <strong>&#8220;biri senin, üçüncü de kayıp ekmeği yiyenin!&#8221;</strong> Hemen itiraf eder;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">-O ekmeği ben yemiştim!..</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">İsa aleyhisselam;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong>-Al üçü de senin olsun,</strong> deyip ayrılır. Adam altınları nasıl taşıyacağını düşünürken iki harami gelir:</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">-Bizi de ortak et, eğer eceline susamadınsa&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">-Zaten üç parça, gelin paylaşalım.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Altınları  koyacak torba ve yiyecek alsın diye haramilerden birini kasabaya  gönderirler. Onun da dünya sevgisi ağır basar, &#8220;dur şunları  zehirleyeyim&#8221; der, &#8220;altınların hepsi bana kalsın.&#8221;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bekleyenler de ihanet içindedirler. &#8220;Var mısın onu öldürelim&#8221; derler, &#8220;üçe değil ikiye bölmek varken&#8230;&#8221;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Nitekim yemeklerle çuvallarla gelen arkadaşlarına saldırır, acımadan katlederler. Sonra oturup yemeği yerler.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Zehir kanlarına işler, peş peşe toprağa düşerler&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">İsa  aleyhisselam dönüşte bakar ki altınlar olduğu gibi ortada durmakta ve  başında üç ceset yatmakta. İbretle bakar ve şöyle buyururlar: <strong>&#8220;İşte dünya!&#8221;</strong></span></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halkı sevecekler Halık&#8217;ı unutacaklar</title>
		<link>https://islamdini.de/halki-sevecekler-haliki-unutacaklar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 22:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları>M.SAİD ARVAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/halki-sevecekler-haliki-unutacaklar/</guid>

					<description><![CDATA[Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) kıyamete kadar ümmetinin başına gelecekleri görmüş ve bize bildirmiştir. Bu husustaki hadis-i şerifler pek çoktur. Bunlardan biri şöyledir: Ümmetimin üzerine öyle bir zaman gelecek ki; beş şeyi sevecekler, beş şeyi ise unutacaklardır. &#8220;Dünyayı sevecekler, ahireti unutacaklar.&#8221; Dünya sevgisi çok tehlikelidir. Rabbimiz dünyayı sevmiyor, sevenleri…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/halki-sevecekler-haliki-unutacaklar/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Peygamber  efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) kıyamete kadar ümmetinin başına  gelecekleri görmüş ve bize bildirmiştir. Bu husustaki hadis-i şerifler  pek çoktur. Bunlardan biri şöyledir:</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Ümmetimin üzerine öyle bir zaman gelecek ki; beş şeyi sevecekler, beş şeyi ise unutacaklardır.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;Dünyayı sevecekler, ahireti unutacaklar.&#8221;</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Dünya  sevgisi çok tehlikelidir. Rabbimiz dünyayı sevmiyor, sevenleri de  sevmiyor&#8230; Kâinatta yalnız dünyada Allahü teâlaya isyan edilir. Gökteki  varlıklar meselâ: Güneş, Ay, yıldızlar ve diğerleri yaratıcılarını  tanıyor ve onu tesbih ediyorlar. Onlara verilen emir ne ise aynen tabi  oluyorlar. Güneş, yaratıldığı günden beri aynı saat ve dakikada doğar ve  batar, geç kalmaz, erken de doğmaz. Dünyamıza olan yakınlığı ne ise hep  öyledir. Yaklaşırsa yakar, uzaklaşırsa dondurur. Güneşle aramızdaki  mesafede değişiklik olursa bizim buna mani olmaya gücümüz yetmez.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;Hayatı sevecekler, ölümü unutacaklar.&#8221;</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Yaşamak ebedi saadete vesile olacaksa güzeldir. <strong>İnsanların en hayırlısı ömrü uzun ameli iyi olandır. İnsanların en kötüsü de ömrü uzun ameli kötü olandır</strong>.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Salih  bir insan yaşadıkça sevaplarını arttırır, daha yüksek derecelere  çıkabilir. Kötü bir hayat yaşayan da gittikçe günahlarını arttırır, daha  çok azap ve sıkıntı çekmesine sebep olur.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;Köşkleri, sarayları sevecekler, kabri unutacaklar.&#8221;</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">İnsanların kabirde kalacakları zaman, dünyada kalacağından çok daha fazladır. Dünyada bir gün bile kalacağımız belli değildir.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Huzurlu  bir hayat yaşayabilmemiz için dünyadaki evimize çok emek veriyoruz, çok  para harcıyoruz, ondan daha çok kabrimize önem vermeliyiz. Dünyadaki  evi değişebilme imkânımız var ama, kabrimizi beğenmezsek değiştirebilme  imkânımız yoktur.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;Malı, mülkü sevecekler, hesabı unutacaklar.&#8221;</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Helâlinden  kazanılmış olan para hayırlı yerlere harcanırsa iki cihan saadetine  sebep olabilir&#8230; İslâmın beş şartından iki tanesi para ile yapılabilen  farzlardır. Zengin olmayanlara farz değildir.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Hadis-i  şerif bize parayı kazanırken de, harcarken de hesaba çekileceğimizi  hatırlamamızı hatırlatıyor. Dünya sevgisi bir kalpte artarsa tehlike  çanları çalıyor demektir. O adam artık ne helâli ve ne de haramı  düşünür. </span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;Halkı sevecekler, Halık&#8217;ı unutacaklar.&#8221;</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Yerde  ve gökte ne varsa hepsini Yüce Rabbimiz yoktan yaratmıştır, dilediği  anda da yok etmeye gücü yeter. Kavuştuğumuz ve bundan sonra  kavuşacağımız bütün nimetler ondandır, ondan bileceğiz ve ona  şükredeceğiz. Sebeplere de teşekkür etmeliyiz.</span></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Musibetlere sabretmek günahlara kefaret olur&#8230;</title>
		<link>https://islamdini.de/musibetlere-sabretmek-gunahlara-kefaret-olur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:57:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları>M.SAİD ARVAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/musibetlere-sabretmek-gunahlara-kefaret-olur/</guid>

					<description><![CDATA[Âdem aleyhisselâmdan beri gönderilen bütün semavi kitaplar insanları ebedi yurda (ahiret nimetlerine) davet içindir. Üç günlük dünyaya takılıp kalmasınlar diyedir&#8230; Dünya ile ahiret iki kumaya benzer ki birini razı edersen diğeri küser. İşte bu yüzden şeytan kin güttüğü insanlara dünyayı sevdirir, ta ki ahiret aklına gelmesin. Dünyayı kendinize köle ederseniz…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/musibetlere-sabretmek-gunahlara-kefaret-olur/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Âdem  aleyhisselâmdan beri gönderilen bütün semavi kitaplar insanları ebedi  yurda (ahiret nimetlerine) davet içindir. Üç günlük dünyaya takılıp  kalmasınlar diyedir&#8230; Dünya ile ahiret iki kumaya benzer ki birini razı  edersen diğeri küser. İşte bu yüzden şeytan kin güttüğü insanlara  dünyayı sevdirir, ta ki ahiret aklına gelmesin.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Dünyayı  kendinize köle ederseniz ne âlâ, yoksa o sizi kendisine köle eder.  Şehvet dizgini ile gırtlağınızdan yakalar, istediği yöne sürer.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Hazret-i  Ömer buyurdu ki: Başıma bir belâ geldiğinde üç şeyden dolayı hamd  ediyorum. 1- Dinime gelmediği için: En büyük musibet dine gelendir.  Bütün dünya bir adamın olsa, sonra hepsi elinden çıksa ne kaybeder?  Zaten fani idi, nasıl olsa bu saltanat kalmayacaktı ona&#8230; Halbuki bir  vakit namazı bilerek kazaya bırakmanın zararı kat be kat fazladır.  Ahirette çok pişman olacaktır.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">2-  Daha büyüğü olmadığı için: Başa gelen musibet ne olursa olsun, daha  büyüğü de olabilirdi. Parmağı kopanın eli, eli kopanın kolu  kopabilirdi&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Ebu  Bekir Verrâk hazretleri buyuruyor ki: Başıma gelen belâlar önce büyük  görünüyor. Günahlarımı hatırlayınca bakıyorum az bile geliyor!..</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Otuz sene hapis yatması gereken birine üç sene verilirse sevinir. Hakime teşekkür eder hatta&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">3-  Ondan sevap umduğum için: Musibetlere sabredilirse hatalara,  günahlara kefaret olur. Rabbimiz işlemiş olduğumuz günahların cezasını  ya dünyada verir, ya öbür âlemde. Sevdiklerininkini burada  verir. Çünkü  ahiretteki çok zordur.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Akıllı Müslüman fakirlik, hastalık, korku gibi musibetlere uğradığında Ömer (radıyallahü anh) gibi düşünmelidir.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Hazret-i Ali radıyallahü anh vasiyetinde bizleri ikaz eder: <strong>&#8220;Dünyada çekilen bütün belâ ve sıkıntılar cehennem azabına nisbeten hiçtir.&#8221;</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Allahü teâlâ bir hadis-i kudside şöyle buyuruyor: <strong>&#8220;Kullarımdan  birine bedeninde veya malında ve evlâdında bir musibet verdiğim zaman  güzel bir sabır ile karşılarsa kıyamet günü ona hesap sormaktan hayâ  ederim.&#8221;</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Sabretmek  insanoğluna mahsustur. Zira acıkır, susar, üşür, hasta olur. Melekler  aş istemez, su istemez, sabretmeleri de gerekmez. Hayvanlar ise akıldan  mahrumdur, mükellef değildirler.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Kur&#8217;ân-ı kerimde 70&#8217;ten fazla âyet-i kerîme sabrı emir ve teşvik eder. Ki bunlardan biri de <strong>&#8220;Allahü teâlâ sabredenlerle beraberdir&#8221;</strong> müjdesidir&#8230; Bugünkü yazımızı bir hadis-i kudsi ile bitirelim: </span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;Kim benim kazama teslim olmaz, belâma sabretmez ve nimetlerime şükretmezse kendisine benden başka bir Rab bulsun!&#8221;</strong></span></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her insan kendi aklını beğenir!..</title>
		<link>https://islamdini.de/her-insan-kendi-aklini-begenir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:56:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları>M.SAİD ARVAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/her-insan-kendi-aklini-begenir/</guid>

					<description><![CDATA[İnsanlar sahip oldukları nimetleri çoğunlukla &#8220;az&#8221; görürler. Beğenmez ve daha &#8220;çok&#8221; olmasını isterler&#8230; Bir kimse İstanbul&#8217;un tapusuna sahip olsa, bununla yetinmeyip gözünü bir başka ilin de tapusuna diker. İnsanın gözünü ancak &#8220;toprak&#8221; doyurur. Bu husus şu beyitte ne kadar güzel ifade edilmiştir: &#8220;Altından ağacın olsa, gümüşten yaprak/Akıbet gözünü doyurur bir avuç toprak&#8230;&#8221; Kanâat…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/her-insan-kendi-aklini-begenir/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">İnsanlar  sahip oldukları nimetleri çoğunlukla &#8220;az&#8221; görürler. Beğenmez ve daha  &#8220;çok&#8221; olmasını isterler&#8230; Bir kimse İstanbul&#8217;un tapusuna sahip olsa,  bununla yetinmeyip gözünü bir başka ilin de tapusuna diker. İnsanın  gözünü ancak <strong>&#8220;toprak&#8221;</strong> doyurur. Bu husus şu beyitte ne kadar güzel ifade edilmiştir: <strong>&#8220;Altından ağacın olsa, gümüşten yaprak/Akıbet gözünü doyurur bir avuç toprak&#8230;&#8221;</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Kanâat de olmayınca zengin olmak mümkün değildir&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bir adam İbrahim bin Edhem hazretlerine gelir ve kendisine bir cübbe hediye etmek ister. O da <strong>&#8220;Bir şartla kabul ederim. Zenginsen tamam, fakirsen kabul edemem!&#8221; </strong>buyurur. Adam da &#8220;ben zenginim&#8221; diye cevap verir. İbrahim bin Edhem hazretleri sorar: <strong>&#8220;Ne kadar servetin var?&#8221;</strong> O da &#8220;ikibin dinar&#8221; der. <strong>&#8220;Peki sen bunun dört bin olmasını ister misin?&#8221;</strong> O da &#8220;elbette&#8221; diye cevap verir. Bunun üzerine <strong>&#8220;Cübbeni kabul edemeyeceğim, çünkü sen fakirsin, daha gözün doymamış&#8221;</strong> diye karşılık verir&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Fakat ne hikmetse; insanlar kendi akıllarını çok beğenir ve bununla yetinirler. Artırılmasını pek isteyen çıkmaz. Dualarında <strong>&#8220;Ya Rabbi aklımı artır!&#8221;</strong> diyen çok az insana rastlanır&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bir gün sevgili Peygamberimize (sallallahü aleyhi vesellem) sordular: &#8220;En kıymetli insan kimdir ya Resulallah?&#8221;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Cevaben buyurdular ki: <strong>(Takvâsı en çok olan, ibadetlerini yapan ve haramlardan sakınandır.)</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Daha sonra; &#8220;En akıllı insan kimdir?&#8221; diye sorduklarında ona da şöyle buyurdular: <strong>(Ölümü en çok hatırlayan ve ölümden sonraki hayat için çalışandır.)</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bir gün Peygamber efendimiz  Ebudderda&#8217;ya (radıyallahü anh) şöyle buyurur: <strong>(Aklını artır, Rabbine yakın olursun.) </strong>Ebudderda hazretleri sorar: &#8220;Aklımı nasıl artırayım?&#8221;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Ona da şöyle cevap verirler: <strong>(Farzları yapar, haramlardan sakınırsan akıllıca hareket etmiş olursun.)</strong></span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">İnsanoğlu kendisine bahşedilen <strong>&#8220;akıl&#8221;</strong> ile dünyadaki diğer varlıklara hakim olabilmektedir. Hayvanlarda <strong>&#8220;akıl&#8221;</strong> olmadığından, hayatlarında bir değişme, bir gelişme olmamaktadır.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Fakat  insanlarda durum çok farklıdır. Her geçen gün biraz daha ilerleme elde  ediliyor. Yüz sene önce vefat etmiş bir kimse dirilip günümüz dünyasına  baksa, hayretler içinde kalır, gözlerine inanamaz.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Akıllı  insan, ahiret hayatını dünya hayatından daha önemli görür. Birisi,  geçici, fani, rüyâ gibi bir hayat, diğeri ise ebedi ve sonsuz. Aklımızı  kullanırsak dünyada da, ahirette de saâdete kavuşuruz.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Tebâreke sure-i celilesinin şu ayeti kerimesi (meâlen) <strong>&#8220;Dediler ki; eğer bize anlatılanlara kulak verseydik ve aklımızı kullansaydık, bu azabı çekmezdik&#8221;</strong> her şeyi açıklamıyor mu?..</span></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cennetten alınan köşkün senedi!..</title>
		<link>https://islamdini.de/cennetten-alinan-koskun-senedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:56:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları>M.SAİD ARVAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/cennetten-alinan-koskun-senedi/</guid>

					<description><![CDATA[Ehl-i sünnet itikadına sahip olan bir insan, emrolunanları yapar, haramlardan da sakınırsa ebedi saadete kavuşur. Dünya hayatı ahiret hayatına nisbeten çok kısadır. Hiç sayılı günler nihayetsiz bir zamanla mukayese edilebilir mi? İnsanları ebedî saadetle müjdeleyen, hatta onlara cennette köşk bile &#8220;satın alan&#8221; büyüklerimiz vardır! Bunlardan biri de Habib-i Acemi hazretleridir. Bu…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/cennetten-alinan-koskun-senedi/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Ehl-i sünnet itikadına sahip olan bir insan, emrolunanları yapar, haramlardan da sakınırsa ebedi saadete kavuşur.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Dünya hayatı ahiret hayatına nisbeten çok kısadır. Hiç sayılı günler nihayetsiz bir zamanla mukayese edilebilir mi? </span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">İnsanları  ebedî saadetle müjdeleyen, hatta onlara cennette köşk bile &#8220;satın alan&#8221;  büyüklerimiz vardır! Bunlardan biri de Habib-i Acemi hazretleridir. Bu  mübarek zat, Hasan-ı Basri rahmetullahi aleyhin güzide  talebelerindendir. Basra&#8217;da oturuyordu. Orada insanları irşad vazifesini  ifa ediyordu&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bir  gün Habib-i Acemi hazretlerinin ziyaretine Horasan&#8217;dan yaşlı bir adam  ile hanımı gelir. Hacca gitmeye niyet etmişlerdi. Hac dönüşü Basra&#8217;ya  yerleşmek ve geri kalan ömürlerini Habib-i Acemi hazretlerinin yanında  geçirmek istiyorlardı. Bunun için de bir eve ihtiyaçları vardı.  Biriktirdikleri onbin dirhemi hoca efendiye verdiler ve;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">-Biz buraların yabancısıyız. Bize münasip bir ev almanız için seni vekil tayin ettik dediler ve vedâlaştılar.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">O  zamanda seyahatler develerle yapıldığından çok uzun sürerdi. Hacca  gidenler şehirden çıktıktan kısa bir zaman sonra orada büyük bir kıtlık  başladı. Gıda fiyatları alabildiğine çıktı. Zengin olanlar  bulabiliyordu, fakirler çok perişan oldular.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Böyle olunca Habib-i Acemi, talebeleri ile istişare etti;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">-Horasanlı  hacı bize ev almamız için para bıraktı dünyada ev al demedi. Biz onun  bu parası ile gıda maddeleri alıp fakirlere dağıtırsak onlar için  cennette bir ev almış oluruz. Bu onlar için daha iyi olur. Kabul etmezse  parasını veririz&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Talebeler de bunu münasip görürler ve öyle de yapılır&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bir müddet sonra hacılar döndüler. Adam evini sorduğunda ona şöyle cevap verildi:</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">&#8220;-Biz size ev aldık ama burada değil, Cennette!..&#8221;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Sonra olanları anlattı. Adam memnun oldu ve meseleyi hanımına anlattı. Hanım da çok memnun oldu fakat dedi ki;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">-Bize cennette ev aldığına dair bir senet versin, kalbimiz mut&#8217;main olsun böylece&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Durum arz edilince, Habib-i Acemi hazretleri kâğıt ister ve;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">&#8220;Bismillâhirrahmanirrahim.  Habib-i Acemi&#8217;nin falan Horasanlı için cennette satın aldığı köşkün  senedidir&#8230;&#8221; diye yazdırır ve adama teslim eder.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Kiraladıkları  bir eve yerleşirler&#8230; Birkaç ay sonra adam vefat eder, hanımı beyini  rüyada görür, durumunu sorar. Halinin iyi olduğu neşesinden bellidir.  Şöyle cevap verir:</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">&#8220;Bize satın alınan evimizdeyim, seni bekliyorum!&#8221;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Mevlâna Celaleddin-i Rumi rahmetullahi aleyh buyuruyor ki:</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">&#8220;Rabbimiz evliya kullarına öyle bir güç verir ki, yaydan çıkmış bir oku bile dilerlerse geri çevirebilirler&#8230;&#8221;</span></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir cemiyette iyi idareciler varsa&#8230;</title>
		<link>https://islamdini.de/bir-cemiyette-iyi-idareciler-varsa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:52:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları>M.SAİD ARVAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/bir-cemiyette-iyi-idareciler-varsa/</guid>

					<description><![CDATA[Sevgili peygamberimiz (aleyhisselâm) Eshab-ı kirâm (aleyhimürrıdvan) ile otururlarken onlara şöyle bir soru sorar: -Ben şu an aranızdayım, hep beraber Asr-ı saadeti yaşıyoruz. Risâlet vazifem tamam olduktan sonra artık dünyada işim kalmaz, aranızdan ayrılacağım&#8230; Benden sonra sizin için yerin altı mı, yoksa üstü mü daha hayırlıdır? Onlar da; -Allah ve Resûlü…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/bir-cemiyette-iyi-idareciler-varsa/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sevgili peygamberimiz (aleyhisselâm) Eshab-ı kirâm (aleyhimürrıdvan) ile otururlarken onlara şöyle bir soru sorar:<br /> -Ben şu an aranızdayım, hep beraber Asr-ı saadeti yaşıyoruz. Risâlet  vazifem tamam olduktan sonra artık dünyada işim kalmaz, aranızdan  ayrılacağım&#8230; Benden sonra sizin için yerin altı mı, yoksa üstü mü daha  hayırlıdır? Onlar da;<br /> -Allah ve Resûlü daha iyi bilir, diye cevap verirler.<br /> Sevgili peygamberimiz sordukları sorularına yine kendileri cevap verdiler:<br /> -Sizi idâre eden amirleriniz hayırlı ve iyi olanlarınızdan ise;  zenginleriniz de cömert olanlardan ise; işlerinizi de birbirinize  danışarak, istişare ederek yapıyorsanız yerin üstü sizin için altından  daha hayırlıdır&#8230;<br /> Bu üçü bir araya gelirse, herkes huzur içinde yaşar, dünya ve ahiret saadetine kavuşulur.<br /> Hayırlı idareciler adaletle iş görür, kimse kimseye zulmetmez. Hayırlı  idareciler halk tarafından çok sevilir. Kıyâmet günü de herkes korku ve  panik içinde iken, onlar Rabbimizin rahmet gölgesi altında olacaklar.  Bu, hadis-i şerifle müjdelenmiştir.<br /> Bir yerde zengin olanların cömert olması o cemiyet için büyük nimettir.  Bütün insanlar mesut olur. Zenginlerle fakirler arasında karşılıklı  sevgi meydana gelir, hayat şartları bakımından da fazla bir farklılık  olmaz.<br /> İstişâre ile yapılan işlerde pişmanlık çok az olur. Bir kişinin kararı  ile yapılan işlerde arzu edilen netice elde edilemez. Evdeki hesap  çarşıya uymayabilir&#8230; Bundan dolayı yapacağımız bütün işlerimizde  istişâre etmeli, ehline danışmalıyız. Böylece sünnet-i seniyyeye uymuş  ve bilmediğimiz çok şeyleri de öğrenmiş oluruz&#8230;<br /> Hadis-i şerif devam ediyor:<br /> -Eğer amirleriniz, sizi idare edenler zalimlerden ise; zengin  olanlarınız da cimrilerden olursa; hanımlar size emir ve talimât veriyor  ise felâkettir.<br /> Zalim idarecilerin olduğu memlekette hak, hukuk söz konusu olmaz, güçlü  olan zayıfı ezer. Böyle yerlerde yaşamak çok sıkıntılı olur.<br /> Cimri zenginlerin ne kendilerine ne de milletine faydası olur. Bütün  hayatları sıkıntı içinde geçer. Kazanırken büyük zahmet çekerler.  Kazandıklarını muhafaza için ömür boyu bekçilik yaparlar. Ölürken de  hasretle ölürler.<br /> Hanımlar bize Allahü teâlanın emanetidir. Saliha bir hanım mü’minler  için saâdettir, cennet nimetlerindendir. Çocuklarımızı dünyaya getirip,  büyütüp, bizlere hayırlı bir evlât olarak yetiştirmeleri kâfidir. Ev  işlerini de bize bırakmayarak huzurlu bir hayat yaşamamıza sebep  oluyorlar. Bu hizmetler onlara yeter de artar bile&#8230;<br /> Yerin üstünün hepimiz için daha hayırlı olmasına gayret ve dua etmeliyiz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seneler ne de çabuk geçiyor&#8230;</title>
		<link>https://islamdini.de/seneler-ne-de-cabuk-geciyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:52:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları>M.SAİD ARVAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/seneler-ne-de-cabuk-geciyor-2/</guid>

					<description><![CDATA[Bugün, Milâdi takvime göre 2015 yılının son günündeyiz. Ömrümüzden bir sene daha gitti. Kabir hayatına biraz daha yaklaştık&#8230; Yaşadığımız ve yaşayacağımız üç hayatımız vardır: Bir dünya hayatı, iki kabir hayatı, üç ahiret hayatı&#8230; Bu üç hayatın en kısa olanı halen yaşamakta olduğumuz, daha ne kadar yaşayacağımızın belli olmadığı dünya hayatıdır. En kıymetli olanı da budur. Çünkü üç…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/seneler-ne-de-cabuk-geciyor-2/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bugün,  Milâdi takvime göre 2015 yılının son günündeyiz. Ömrümüzden bir  sene daha gitti. Kabir hayatına biraz daha yaklaştık&#8230; Yaşadığımız ve  yaşayacağımız üç hayatımız vardır: Bir <strong>dünya hayatı</strong>, iki <strong>kabir hayatı</strong>, üç <strong>ahiret hayatı&#8230;</strong> Bu  üç hayatın en kısa olanı halen yaşamakta olduğumuz, daha ne kadar  yaşayacağımızın belli olmadığı dünya hayatıdır. En kıymetli olanı da  budur. Çünkü üç hayatımızı buradan kazanmak zorundayız. Bunun için  geride bıraktığımız bir senenin değil her saatimizin kıymetini bilmeli  ve en iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz&#8230;</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bu  yeni senenin farkı sadece duvardaki takvimi değiştirmek olmamalıdır.  Geride bıraktığımız ve bir daha ele geçiremeyeceğimiz altın değerindeki  bir yılımızın muhasebesini yapmalıyız&#8230; Geçtiğimiz yılda iyi ve yararlı  işler yaptıysak onları bu yeni yılda artırmalıyız. &#8220;Nasıl daha başarılı  olabilirim, nasıl daha çok güzelliklere imza atabilirim?&#8221; düşüncesi  bizde hakim olmalıdır.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Hatalarımızı  da tesbit etmeliyiz, onları bir daha hiç yapmamaya veya daha az yapmaya  şartlanmalıyız. Yeni yıl böyle kutlanır. Yoksa içki içmek, çam  devirmek, evleri <strong>&#8220;Noel Ağacı&#8221;</strong> ile süslemek çılgınlıktan  başka bir şey değildir. Hristiyanların bu tutumunu elbette  yadırgamıyoruz. Her toplum, kendi dinine ve töresine göre yaşar ve  yaşamayı sever. Bunun için de onların; kendi takvimlerine göre, kendi  mukaddes bildikleri günleri, gönüllerince değerlendirmelerini  normaldir. Bizim yadırgadığımız husus başkadır. Biz, bir taraftan  Müslüman olduğunu söyleyip, diğer taraftan Hristiyanlar gibi Noel  kutlayan kimsenin varlığına şaşarız!..</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Her  yıl, aralık ayının son haftasında, bizimle aynı adı taşıyan birçok  insanın, çocuklarının ellerinden tutarak, çarşıda pazarda çam ağacı  aradığını, <strong>&#8220;Noel Baba&#8221;</strong>lı kartpostallar satın aldığını, irili ufaklı hediye paketleri hazırladığını üzülerek görüyoruz&#8230; Hele içki tüketimi&#8230; </span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Kendi  inançlarının gerektirdiklerini bırakıp, kendi örf ve âdetlerini terk  eden bir topluluk kendisine olan güvenini kaybeder. Taklidine çalıştığı  insanları kutsal kabul eder.</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Bir  adam çocuğuna dese ki: &#8220;Bak yavrum! Şu çocuk nasıl giyiniyorsa sen de  öyle giyin, nasıl yemek yiyorsa sen de öyle ye, o ne yapıyorsa sen de  aynısını yapmaya çalış!&#8221; Bunları duyan çocuk şöyle düşünür: Onlara  benzemez isek hiçbir değerimiz olamaz!..</span></div>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<div style="line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: small;">Şimdi söyleyin Allah aşkına! Bu çocukta kendine güven diye bir şey kalır mı? Dâima kendini bir <strong>&#8220;hiç&#8221;</strong> olarak  görür, taklit ettiklerini ise üstün ve kutsal kabul eder. Bu da, bir  milletin örf ve âdetleriyle beraber erimesi ve yok olması demektir. Bir  millet için bundan daha büyük bir zarar, daha korkunç bir tehlike  olabilir mi?!.</span></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiç sahte gerçeğin yerini tutar mı?..</title>
		<link>https://islamdini.de/hic-sahte-gercegin-yerini-tutar-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 21:49:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları>M.SAİD ARVAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/hic-sahte-gercegin-yerini-tutar-mi/</guid>

					<description><![CDATA[Her şeyin bir sureti (şekli, görünüşü) bir de hakikati vardır. Şüphesiz suret hakikatin yerini tutamaz, onun yerini dolduramaz. Bir çocuk, ince zayıf eliyle, içi lif, pamuk dolu bir arslanı yıkabilir. Çünkü çocuk, küçük de olsa bir hakikat taşımakta&#8230; Arslan, heybetli de olsa nihayet surettir, şekildir&#8230; İşte, Eshab-ı kirâmın (aleyhimürrıdvan) imanları da, ibadetleri…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/hic-sahte-gercegin-yerini-tutar-mi/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="font-size: 17.3333px; line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: 14px;">Her  şeyin bir sureti (şekli, görünüşü) bir de hakikati vardır. Şüphesiz  suret hakikatin yerini tutamaz, onun yerini dolduramaz. Bir çocuk, ince  zayıf eliyle, içi lif, pamuk dolu bir arslanı yıkabilir. Çünkü çocuk,  küçük de olsa bir hakikat taşımakta&#8230; Arslan, heybetli de olsa nihayet  surettir, şekildir&#8230; İşte, Eshab-ı kirâmın (aleyhimürrıdvan) imanları  da, ibadetleri de hakikatti, bizimki gibi suret değildi. Onlar manen çok  yükseldiler, himmetleri de öyle yüceldi, şahsiyetleri öyle büyüdü ki,  dünya ve dünya ziynetleri, kralların debdebe ve saltanatları, zenginlik  onların nazarında çocuk oyuncağından, kumaş veya kâğıttan yapılmış  yapmacık bebek ve biblolardan öteye geçemedi.</span></div>
<div style="font-size: 17.3333px; line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: 14px;">Onları  hiçbir şey korkutmadığı gibi hiçbir şey de gözlerinde büyümüyordu.  İmanları ve güzel ahlâkları onlara yetmişti. Bütün insanlara iyilik  yapmak ve onları iki cihan saadetine kavuşturmak en büyük arzularıydı&#8230;</span></div>
<div style="font-size: 17.3333px; line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: 14px;">Kadisiye  Savaşından önce başkomutan Sa&#8217;d İbni Ebi Vakkas radıyallahü anh, İran  başkomutanı Rüstem&#8217;e, Rıb&#8217;iy bin Amir&#8217;i elçi olarak gönderdi. Rıb&#8217;iy  mağrur Rüstem&#8217;in yanına girdiğinde; tahtını altından yapılmış, inci ve  yakutlarla süslenmiş buldu. Rüstem&#8217;i de, başında tâc, üzerinde göz  kamaştıran elbiselerle, bir mabut gibi oturur gördü. Rıb&#8217;iy hazretleri  bu manzaraya gülerek baktı ve hiç önem vermedi. Rüstem sordu:</span></div>
<div style="font-size: 17.3333px; line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: 14px;">-Bu kadar uzun mesafeyi katederek buralara kadar niçin geldiniz?</span></div>
<div style="font-size: 17.3333px; line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: 14px;"><strong>-Bizi  Allahü teâla gönderdi. Görevimiz de; insanları insanlara veya başka  şeylere tapmaktan kurtarıp, bütün kâinatı yoktan var eden ve dilediği  anda da yok etmeye muktedir olan Rabbimize ibadet etmeye; diğer dinlerin  zulmünden kurtarıp, İslamın adaletine, dünyanın darlığından çıkarıp,  dünya ve ahiretin genişliğine kavuşturmaktır. Kabul ederseniz el  kaldırmadan geri döneriz, bizim kardeşimiz olursunuz. Reddedenlerle de  Allah&#8217;ın vaadi tahakkuk edinceye kadar savaşırız!..</strong></span></div>
<div style="font-size: 17.3333px; line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: 14px;">Başkomutan  Rüstem imanla şereflenseydi; hem makamı mevkii ona kalacaktı, hem de  ahirette ebedi saadete kavuşacaktı. Ama nasibi yoktu&#8230;</span></div>
<div style="font-size: 17.3333px; line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: 14px;">Aradan  uzun yıllar geçti&#8230; Sonra gelen Müslümanlar, Allahü teâlânın  kendilerini bir gaye için gönderdiğini unuttular veya unutur göründüler.  İnsanları, kullara tapmaktan kurtarmak için Yarımadalarından  çıktıklarını unuttular. Onlar da dünyaya meylettiler. Risâlete  inanmayan, ahirete dönüş hesabını düşünmeyen bir insanın eğlenceli ve  başıboş hayatı gibi yaşadılar. Cenab-ı Hak da onlara milletlerin en fena  ve en vahşisi olan Moğolları musallat kıldı. Moğollar, onları kılıçtan  geçirip kanlarından nehirler akıttılar, her türlü işkenceyi yaptılar.</span></div>
<div style="font-size: 17.3333px; line-height: 19.0667px; text-align: justify;"><span style="font-size: 14px;">Allahü teala encâmımızı hayreylesin&#8230;</span></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
