<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Oruç ve Ramazan &#8211; İslam Dini</title>
	<atom:link href="https://islamdini.de/konular/oruc-ve-ramazan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://islamdini.de</link>
	<description>Ehl-i sünnet vel-cemaat</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Dec 2010 22:51:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Oruç açarken</title>
		<link>https://islamdini.de/oruc-acarken/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Dec 2010 22:51:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oruç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/oruc-acarken/</guid>

					<description><![CDATA[Sual: Orucu hangi gıda ile açmak gerekir?CEVAPSünnet olan hurmayla, su veya sütle açmaktır. Bunlar da yoksa meyve veya sebzeyle açılabilir. Mesela zeytinle açılır. Ateşte pişmiş şeyle, mesela ekmekle, çayla, çorbayla açmamalı. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:(İftarı hurmayla açın, zira o berekettir. Şayet hurma bulamazsa suyla iftar edin, çünkü o temizleyicidir.)…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/oruc-acarken/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><b>Sual: </b>Orucu hangi gıda ile açmak gerekir?<br /><b>CEVAP<br /></b>Sünnet  olan hurmayla, su veya sütle açmaktır. Bunlar da yoksa meyve veya  sebzeyle açılabilir. Mesela zeytinle açılır. Ateşte pişmiş şeyle, mesela  ekmekle, çayla, çorbayla açmamalı. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<b><br />(İftarı hurmayla açın, zira o berekettir. Şayet hurma bulamazsa suyla iftar edin, çünkü o temizleyicidir.)</b> [İ. Mace]</p>
<p style="text-align: justify;">Bu konudaki diğer hadis-i şeriflerden üçü de şöyledir:<br /><b>(Peygamber efendimiz, taze hurmayla iftar ederdi. Taze hurma yoksa kuru hurmayla, o da yoksa suyla iftar ederdi.)</b> [Tirmizî]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>(Peygamber efendimiz iftarını sütle de açardı.)</b> [Dâre Kutnî]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>(Peygamber efendimiz, üç hurmayla veya ateş dokunmamış bir şeyle iftar ederdi.) </b>[Ebu Ya’la]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>İftar vakti dua<br />Sual:</b> İftar açmadan önce dua etmek uygun mudur?<br /><b>CEVAP<br /></b>Çok iyi olur. İftardan önce yapılan dua kabul olur. İki hadis-i şerif meali şöyledir:<br /><b>(Oruçlunun iftar vaktinde geri çevrilmeyen</b> [kabul edilen] <b>bir duası vardır.)</b> [İ. Mace]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>(Oruçlunun duası reddedilmez.)</b> [Tirmizi]</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela  şöyle dua etmek iyi olur: Euzü ve Besmele çekilip, (Allahümme yâ  vâsi’al-magfireh, igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve  lil-mü’minîne vel mü’minât yevme yekûmülhisâb) denir. <a rel="shadowbox" href="images/stories/dualar/060.jpg" target="_blank">Orijinali için tıklayınız.</a> Manası şöyledir:<br />(Ey  mağfireti çok geniş olan Allah’ım! Kıyamet günü hesaba çekilirken,  beni, ana babamı, hocamı, erkek ve kadın bütün müminleri affet!)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram günleri</title>
		<link>https://islamdini.de/bayram-gunleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Dec 2010 22:47:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamdini.de/bayram-gunleri/</guid>

					<description><![CDATA[Bayram günlerinin de fazileti büyüktür. Kurban bayramının 1.2.3. günlerinden sonraki gecelere Kurban bayramı geceleri denir. Ramazan-ı şerifin son günü ile bayramın ilk günü arasındaki geceye de Ramazan bayramı gecesi denir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:(Ramazan ve Kurban bayramının gecelerini ihya eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez.) [İbni Mace, Taberani](Rahmet kapıları…<p class="continue-reading-button"> <a class="continue-reading-link" href="https://islamdini.de/bayram-gunleri/">Devamını oku<i class="crycon-right-dir"></i></a></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bayram günlerinin de fazileti büyüktür. Kurban bayramının 1.2.3.  günlerinden sonraki gecelere Kurban bayramı geceleri denir. Ramazan-ı  şerifin son günü ile bayramın ilk günü arasındaki geceye de Ramazan  bayramı gecesi denir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br /><b>(Ramazan ve Kurban bayramının gecelerini ihya eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez.) </b>[İbni Mace, Taberani]<br /><b><br />(Rahmet  kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, tevbe reddolmaz.  Ramazan bayramının ve Kurban bayramının birinci geceleri, Berat gecesi  ve Arefe gecesi.)</b> [İsfehani]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>(Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaib gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı gecesi.) </b>[İbni Asakir]</p>
<p style="text-align: justify;">Bayramda  erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni  ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek, yüzük takmak,  karşılaştığı müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere çok sadaka  vermek, İslamiyet’e doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek,  dargınları barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara  hediye götürmek sünnettir. Bayram gecelerini ihya eden, büyük saadete  kavuşur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br /><b>(Bayram gecelerini ihya edenin kalbi, kalblerin öldüğü günde ölmez.)</b> [Taberani]</p>
<p style="text-align: justify;">Ramazan  bayramında bayram namazından önce tatlı yemek, hurma yemek, hurmayı 1,  3, 5 gibi tek adet yemek, teke riayet etmek, sünnettir. Hadis-i şerifte  buyuruldu ki:<br /><b>(Allahü teâlâ tektir, teke riayet edeni sever.) </b>[Buhari]</p>
<p style="text-align: justify;">Bayram  günleri sevinmek, neşelenmek gerekir. Hazret-i Ebu Bekir, kızı Âişe  validemizin evine gidince, iki cariyenin tef çalıp oynadığını gördü.  Ensar-ı kiramın kahramanlıklarını övüyor, destan söylüyorlardı. Hazret-i  Ebu Bekir, Resulullahın evinde böyle şey yapılmasının uygun  olmayacağını bildirerek, onların susmalarını söyledi. Düğünlerde ve  bayramlarda, kadınların def çalmaları caiz olduğu için, Peygamber  efendimiz, Hazret-i Ebu Bekir’e, <b>(Onlara mani olma! Her kavmin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır. Bayram, sevinç günleridir)</b> buyurdu. (Buhari)</p>
<p style="text-align: justify;">Dargın  olanların, bayramı beklemeyip, hemen barışması gerekir. Allahü teâlâyı  ve Peygamber efendimizi seven, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü  olur. İyi insan, [mümin], herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı  vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır. Bir kusuru için  kimseye darılmamak gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dargınlık olsa bile üç günden fazla  sürmemeli. Şayet bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla  gecikmeden barışmalı. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br /><b>(Birbirinizle  münasebeti kesmeyin! Birbirinize arka çevirmeyin! Birbirinize kin ve  düşmanlık beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Ey Allah’ın kulları  kardeş olun! Bir Müslümanın diğer kardeşine darılarak üç günden çok  uzaklaşması helal değildir.)</b> [Buhari]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>(Müslümana üç günden fazla dargın duran, Cehenneme gider.) </b>[Nesai]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>(Birbirine  dargın iki kişiden, hangisi önce selam verirse, günahları affolur.  Verilen selamı öteki almazsa, melekler alır. Selam almayana da şeytan,  sevinçle iltifatta bulunur.)</b> [İbni Ebi Şeybe]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>(Müminin  kardeşine üç günden çok dargın durması caiz değildir. Üç gün sonra, ona  selam verip hatırını sormalıdır. Onun selamını alırsa, birlikte sevaba  ortak olurlar. Selamını almazsa günaha girer. Selam veren de küs durma  mesuliyetinden kurtulmuş olur.) </b>[Ebu Davud]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>(Din kardeşiyle bir yıl dargın duran, onu öldürmüş gibi günaha girer.)</b> [Beyheki]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>(Ameller,  pazartesi ve perşembe günleri Allahü teâlâya arz olunur. Allahü teâlâ  da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten,  birbirine kin tutan iki kişi istifade edemez. Allahü teâlâ, “O iki kişi  barışıncaya kadar amellerini bana getirmeyin” buyurur.)</b> [İ. Malik]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>(İki kişi, birbirine dargın olarak ölürse, Cehennemi görmeden Cennete giremez. Cennete girseler de birbiriyle karşılaşamazlar.) </b>[İbni Hibban]</p>
<p style="text-align: justify;">Ramazan  gittiği için değil, günahlarımızın affolduğu için, büyük sevab ve  nimete kavuştuğumuz için bayram yapıyoruz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br /><b>(Bayram  sabahı Müslümanlar, namaz için camilerde toplanınca Allahü teâlâ  meleklere, “İşini yapıp ikmal edenin karşılığı nedir?” diye sorar.  Melekler de, “Ücretini almaktır” derler. Allahü teâlâ da, “Siz şahit  olun ki, Ramazandaki oruçların ve namazların karşılığı olarak, kullarıma  kendi rızamı ve mağfiretimi verdim. Ey kullarım, bugün benden isteyin,  izzet ve celâlim hakkı için istediklerinizi veririm” buyurur.) </b>[Beyheki]</p>
<p style="text-align: justify;">Peygamber efendimiz, <b>(Ramazanın son günü Allahü teâlâ, oruç tutanları affeder)</b> buyurunca, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, o gün Kadir gecesi mi?) diye sual etti. Peygamber efendimiz, <b>(Bilmez misiniz ki, iş yapana, işi bitirince ücreti verilir)</b> buyurdu. (Beyheki)</p>
<p style="text-align: justify;">Bu mükâfatları bilen bir Müslüman nasıl sevinmez ve bayram etmez ki?</p>
<p style="text-align: justify;">Hazret-i  Ali, (Bugün, orucu kabul edilmiş, çalışmasının mükâfatını görmüş ve  günahları affedilmiş olanların bayramıdır) buyurdu. Hadis-i şerifte de, <b>(Allahü  teâlâ, Ramazanda dört sınıf insan hariç, herkesin günahlarını affeder.  Bunlar, içki içmeye devam eden, ana babasına âsi olan, sıla-i rahmi terk  eden, mümin olmaktan ümidini kesendir)</b> buyuruldu. (Gunye)</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer  bunlar tevbe ederse, Allahü teâlâ günahlarını affeder. Ramazandaki  sevablar bilinseydi, her günün Ramazan olması istenirdi. Hadis-i  şerifte, <b>(Ramazandaki özel sevablar bilinmiş olsaydı, bütün yılın Ramazan olması istenirdi)</b> buyuruldu. (Ebu Nasr)</p>
<p style="text-align: justify;">Ne mutlu günahlardan sakınarak oruç tutanlara… Bunlar, asıl bayramı ahirette yapacaklardır!</p>
<p style="text-align: justify;"><b>Bayram geceleri<br />Sual:</b> S. Ebediyye’deki, “Kıymetli geceye, kendinden sonra gelen günün ismi  verilir. Önceki günü öğle namazı vaktinden, o gecenin fecrine kadar olan  zamandır. Yalnız, Arefe ve üç kurban günlerinin geceleri böyle  değildir. Bu dört gece, bu günleri takip eden gecelerdir” ifadesi hangi  kitaptan alınmıştır?<br /><b>CEVAP<br />Dürr-ül muhtar</b> kitabının itikâf bahsinde şöyle deniyor:<br />Bil  ki, geceler günlere tâbidir. Bundan, yalnız Arefe gecesiyle Kurban  bayramı geceleri müstesnadır. İnsanlara kolaylık olmak için, bu geceler,  geçen gündüzlerine tâbidir. <b>Velvalciyye</b>&#8216;nin kurban bahsinde de beyan edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><b>Bayramda yiyip içmek<br />Sual:</b> Mektubat’ta, (Bayramda yiyip içmek, yıllarca nafile oruçtan daha sevabdır) buyuruluyor. Yiyip içmek niye sevab oluyor ki?<br /><b>CEVAP<br /></b>Burada  sevab olan, yiyip içmek değil, oruç tutmayarak Allahü tealanın emrine  uymaktır. Bayram günü oruç tutmak haram olduğu için, oruç tutmamanın,  yani dinin emrine uymanın, nafile oruçtan daha kıymetli olduğu  bildiriliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><b>Bayram ziyaretleri</b><br /><b>Sual: </b>Bayram ziyaretlerinde neye dikkat edelim, önce kimleri ziyaret edelim?<br /><b>CEVAP<br /></b>Fasık  olan, günah işlememize sebep olacak akrabayı ziyaret lazım değildir.  Fakat salih olan akrabayı ziyaret gerekir. Salih arkadaşları ziyaret de  çok sevaptır. Ziyaret, yalnız Allah rızası için olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br /><b>(Bir kimse, köydeki arkadaşını ziyarete gider. Hak teâlâ, buna bir melek gönderir. Melek o adama der ki:<br />&#8211; Böyle nereye gidiyorsun?<br />&#8211; Bu köyde bir arkadaşım var. Onu ziyarete gidiyorum.<br />&#8211; Bunun sana bir iyiliği, bir yardımı dokundu da onun için mi gidiyorsun?<br />&#8211; Hayır, sırf Allah rızası için ziyaretine gidiyorum.<br />&#8211;  Müjdeler olsun sana! Beni Allahü teâlâ gönderdi. Hiçbir karşılık  beklemeden arkadaşını ziyarete gittiğin için Allahü teâlânın sevgisine  mazhar oldun.)</b> [Hakim]<br /><b><br />(Bir din kardeşini ziyaret edene  bir melek, &#8220;Ne mutlu sana, Cennete girmiş oldun&#8221; der. Hak teâlâ da  buyurur ki: &#8220;Benim için ziyaret eden kuluma, Cennette hoşlanacağı  mükafatlar vereceğim&#8221;.) </b>[Bezzar]<b></b></p>
<p style="text-align: justify;"><b>(Hiç bir kul yoktur ki,  din kardeşini Allah için ziyaret etsin de, bir melek, &#8220;Ne iyi ettin,  Cennet sana helal olsun&#8221; demesin. Allahü teâlâ da buyurur ki: &#8220;Kulum  beni ziyarete geldi. Bana da onu ağırlamak düşer&#8221;.)</b> [Ebu Ya’la]<br /><b><br />(Din kardeşini ziyaret eden, dönene kadar, rahmet içindedir.) </b>[Taberani]<br /><b><br />(Cennette  öyle güzel köşkler vardır ki, bunlar, birbirini Allah için ziyaret  eden, Allah için sevip yardım edenler için hazırlanmıştır.) </b>[Taberani]<br /><b><br />(Bir  mümini ziyaret için evinden çıkana, 70 bin melek, &#8220;Ey Rabbimiz; senin  rızan için ziyarete giden şu kuluna rahmet et&#8221; diye dua eder.) </b>[Ebu Nuaym]<br /><b><br />(Bir  müslüman, müslüman kardeşini ziyaret edince, 70 bin melek &#8220;Ey Rabbimiz,  senin rızan için ziyaret eden bu kulundan razı ol&#8221; diye dua ederler.) </b>[Taberani]<br /><b><br />(Din kardeşini, sırf Allah rızası için ziyaret eden Cennettedir.) </b>[Taberani]<br /><b><br />(Din kardeşini ziyaret edene Cennette bir derece verilir.) </b>[Ey Oğul. İlm]<br /><b><br />(Ziyaretçinize ikram edin!) </b>[Harâiti]<br /><b><br />(Mümin  kardeşini ziyaret edip müsafeha eden, ellerini ayırmadan her ikisinden  Hak teâlâ razı olur. Ağaçtan yaprak dökülür gibi, günahları dökülür.) </b>[Ey Oğul. İlm]<br /><b><br />(Ziyareti aralıklı yap ki muhabbeti artırasın!) </b>[Bezzar]</p>
<p style="text-align: justify;">Hikmet ehli diyor ki:<br />(Ziyareti terk etme, seni unuturlar. Pek sık da gitme senden bıkarlar.)<br /><b><br />(Arşın  etrafında nurdan kürsülerde, nur gibi parlayan insanlara Peygamberler  ve Şehidler gıpta ederler. Bunlar, Allah için birbirini seven, Allah  için buluşan, Allah için birbirini ziyaret edenlerdir.) </b>[Nesai]<br /><b><br />(Allahü  teâlâ buyurur ki: Benim için birbirini ziyaret eden, benim için  birbirini seven, benim için veren, benim için birbirine yardım eden,  sevgime mazhar olur.)</b> [Hakim]<br /><b><br />(Allah için sevdiği arkadaşının ziyaretine gidene, ardından bir melek, &#8220;Ne güzel iş yapıyorsun, Cenneti hak ettin&#8221; der.)</b> [Tirmizi]</p>
<p style="text-align: justify;">Allah  rızası için müslümanı ziyaret etmek çok sevaptır. Âlimi, fakiri ve  salih akrabayı ziyaret daha çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu  ki:<br /><b>(Zengini ziyaret eden saim ve kaim sevabı, fakiri ziyaret eden  ise, fi sebilillah cihad sevabı alır, her adımı Allah yolunda atılan  adıma denk olur.) </b>[Deylemi] [<b>Saim;</b> oruçlu, <b>Kaim;</b> gece ibadet eden. <b>Fi sebilillah;</b> Allah yolunda, Allah rızası için]<br /><b><br />(Âlimi ziyaret eden, beni ziyaret etmiş gibi sevap alır.) </b>[Taberani]<br /><b><br />(Sıla-i rahm, kendisinden kesilen akrabasını arayıp ziyaret ve iyilik etmektir.) </b>[Tirmizi]<b></b></p>
<p style="text-align: justify;"><b>(Rızkının bol, ömrünün uzun olmasını isteyen, sıla-i rahm etsin!) </b>[Buhari]<br /><b><br />(Sıla-i rahm, malı çoğaltır, ailede sevgiyi artırır ve ömrü uzatır.)</b> [Taberani]</p>
<p style="text-align: justify;">Salih  akrabayı hiç olmazsa, haftada veya ayda bir ziyaret etmeli, kırk günü  geçirmemelidir! Uzak ülkede ise mektupla, telefonla gönlünü almalı,  dargın ise barışmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ev sahibi imam olur. Yahut onun tayin  ettiği zat imam olur. Bir kimse, layık olsa da, teklif edilmeden  ziyarete gittiği yerde imamlığa geçmemelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu  ki:<br /><b>(Bir kavmi ziyarete giden, onlara imamlık yapmasın!)</b> [Tirmizi]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>Davete gitmek<br />Sual: </b>Her davete gidilir mi?<br /><b>CEVAP<br /></b>Yemekte  günah işleniyorsa gidilmez. Fakirlerin davetine gitmeyip de  zenginlerinkine gitmek kibirdendir. Kendinden aşağı olanları ziyaret  etmek de tevazu alametidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Düğün yemeğine davet olunanın gitmesi  sünnet, başka ziyafetlere gitmek müstehaptır. Bazı âlimler ise, (Düğün  yemeğine gitmek vacip, diğer davetlere gitmek sünnettir) demişlerdir.  Müslümanın müslüman üzerindeki beş haktan biri, davetine icabettir. Yani  davetini kabul edip gitmektir. Hadis-i şerifte, <b>(Davete icabet ediniz) </b>buyuruldu. (Müslim)</p>
<p style="text-align: justify;">Külfete girenin davetine gitmek gerekmez. Cimrinin davetine de gitmemelidir!</p>
<p style="text-align: justify;">Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br /><b>(Cömerdin yemeği şifa, cimrinin yemeği hastalıktır.) </b>[Deylemi, Hâkim, İbni Lâl, Dare Kutnî, Hatib]</p>
<p style="text-align: justify;">Samimi olarak davet edilen yere gitmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br /><b>(Davete icabet etmeyen, Allah’a ve Resulüne asi olmuş olur.) </b>[Buhari]<br /><b><br />(Müslüman kardeşine ikram eden, Allahü teâlâya ikram etmiş olur.) </b>[İsfehani]<b></b></p>
<p style="text-align: justify;"><b>(İki kişi birden davet ederse, kapısı yakın olana icabet et! Çünkü kapısı yakın olanın hakkı daha önce gelir.)</b> [Buhari]</p>
<p style="text-align: justify;"><b>El öpmek<br />Sual: </b>Bayramda herkesin eli öpülür mü, yani kimlerin eli öpülür, kimlerin eli öpülmez?<br /><b>CEVAP<br /></b>Herkesin  eli öpülmez. Ana babanın, bir de âdet olduğu için yaşlı akrabaların  elini öpmek caizdir. Arkadaşın elini öpmek haramdır. Kadın kocasının  elini öpebilir, fakat, kendine namahrem yani yabancı erkeğin, erkek de  yabancı kadının, zaruret olmadıkça, elini öpemez.</p>
<p style="text-align: justify;"><b>Öperken eli alna koymak<br />Sual: </b>Eli öpülmesi caiz olan kişilerin, ellerini öperken, alna değdirmek caiz midir?<br /><b>CEVAP<br /></b>Değdirmek gerekmez, değdirilirse de, âdet olduğu için mahzuru olmaz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
