

Herkesi kötü bilenin kendisi kötüdür!
Vehb bin Münebbih hazretleri, Tâbiîn devrinde yetişen tanınmış hadîs âlimidir. 124 (m. 737) de San’ada vefât etti. Bu zât anlatıyor: Dâvud aleyhisselâm; “Yâ Rabbî! Seni aradığımda nerede bulurum?” diye sordu. Allahü teâlâ; “Ben, benden korkularından dolayı kalpleri titreyip ürperen kimselerle berâberim!” buyurdu. Sonra da; “Ey Dâvud! Hangi kulun günâhını affetmeyi…


Tövbe etmeyen kendine zulmetmiş olur…
Bir iş yapan ve onun kötü olduğunu gören herkesin pişman olup, tövbe etmesi vâcib olur. Nâmıkî Câmî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1049 (H.441) senesinde Horasan’da doğdu. 1142 (H.536) senesinde vefât etti. Yirmi iki yaşında iken tövbe etmek nasîb oldu. O yaşa kadar arkadaşları ile içerdi. Sonra tövbe edip dağa gitti. Nice…


Sürgünde ölen padişah Sultan Vahideddîn Han
Vahideddîn Han; acı ve sıkıntı içinde geçen bir sürgün hayâtından sonra, 16 Mayıs 1926’da İtalya’da San Remo’da vefat etti. Bugün, Sultan Vahideddîn Han’ın vefat yıl dönümüdür efendim… Din bilgisi vatan sevgisi pek çok olan Vahideddîn Han, İngilizlerin Türk ve İslam düşmanı olduğunu iyi biliyordu. Onu, İngilizlerin propagandasıyla “vatan haini” ilan…


Çok zayıf hayvan kurban olmaz
Boynuzu kırık veya boynuzsuz, uyuz, burulmuş olan hayvanı kurban etmek caizdir. Sual: Zayıf veya gözleri görmeyen bir hayvanı, kurban olarak kesmek uygun olur mu? Cevap: Fıkıh kitaplarında; “Bir gözü görmeyen, topal olup yürüyemeyen, dişlerinin yarısı yok olan, gözünün, kulağının veya kuyruğunun çoğu, ön veya arka bir ayağı kesilmiş olan, çok…


“Bundan daha büyük nimet olur mu?”
Tâbiîn’in meşhur âlimlerinden Ubeyde bin Muhâcir hazretleri, aslen Rum’dur. 112 (m. 730) da vefât etti. Bir defâsında ticâret için Azerbaycan’a gitmişti. Bir akşam vakti, gecelemek üzere nehir kenarında bir yere çekildi. Ve bir hâdiseye şâhit oldu. Yâni bizzat yaşadı. Kendisi şöyle anlatıyor: Yakınımda, devamlı Allahü teâlâya hamd eden birinin sesini…


Malım mülküm yok deme, olmadı diye gam çekme…
“Bu yalan dünyâ, dâimâ insanlara gaflet gömleği giydirir. Bu fâni mülkü elimizden alır.” Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır’da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır’da çok talebe yetiştirdi… Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir…


“Sevdiğin kullarına hayırlı mal ver yâ Rabbî!..”
“Ben bu dünyada iki insana gıpta ederim, imrenirim. Biri ilim sahibidir. Cehaletle savaşır. İkincisi çok zengindir, fukaralıkla, fakirlikle savaşır ve çok faydalı hizmetler de yapar.” İslamiyet, baştan sona iyilik etmek, din kardeşine faydalı olmak dinidir. Peygamber Efendimiz “aleyhissalatü vesselam” buyuruyor ki: “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır. İnsanların kötüsü, kendisinden korkulan…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







