

Cimrinin malı, kendine yâr olmaz
Zekâtını vermeyen, kurbanını kesmeyen ve çoluk çocuğunun nafakasını kazancına göre yapmayan cimridir! Sual: Halk arasında, “cimrinin malı kendine yâr olmaz” diye bir söz vardır. Bu sözün aslı var mıdır? Cevap: Cimri diye, malının zekâtını, tarlasından kaldırdığı mahsulünün uşrunu, ramazan ayında sadakayı fıtrını vermeyen, vacip olduğu hâlde kurbanını kesmeyen ve çoluk…


“Kavuştuğunuz bu nimete lâyıksınız”
Tasavvuf ehlinin meşhurlarından olan Ebû Tâlib-i Mekkî hazretleri, 386 (m. 996) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Bu zât anlatıyor: Kıyâmet günü, namaz kılanları, derecesine göre Cennete iletirler. Birincilere sorarlar: “Sizin namâzınız nasıldı?” Onlar cevaben; “Biz, ezânı işittiğimizde, hemen abdest almaya kalkardık” derler. Melekler dinler. Ve o kimselere; “Siz, kavuştuğunuz bu nîmete…


“Gariplerin yol arkadaşı olmaktan çekinme…”
“Gönlü kırık, zavallı ve garip birini görürsen, yarasına merhem ol…” Celvetî Abdülkerim Efendi Osmanlı dönemi şeyhlerinden fazilet ve irfan sahibi bir zat olup İstanbulludur. Pederi; Aziz Mahmud Hüdai’nin halifelerinden Karahisar-ı Şarkîli Şeyh Veliyyiddin Efendidir. Abdülkerim Efendi resmî ilimleri pederi ile zamanının büyük âlimlerinden tahsil ettikten sonra Lâleli yakınındaki Ahmedağa Camii…


Arkadaş seçmek…
M. Said Arvas Hocadan Hatıralar… Hazret-i Ömer buyuruyor ki: “Salih ve iyi bir arkadaşın yüzüne bakmak bile insanın üzüntülerini giderir ve onu ferahlandırır. Biz insanlar, hayvanlar gibi yalnız başımıza yaşayamayız, beraberce yaşamak zorundayız, birbirimize muhtacız. Hayvanlar yalnız yaşayabilirler, onların terziye, ayakkabıcıya, berbere, aşçıya ve buna benzer şeylere ihtiyaçları yoktur. Yakaladığı…


Arş’ın gölgesinde gölgelenecekler
“Allahü teâlâ, yedi kimseyi, Arş-ı azîmin gölgesinde o günde gölgelendirir…” Sual: Mahşer günü, Arş’ın gölgesinde gölgelenecekler var mıdır, varsa bunlar kimlerdir? Cevap: Bu konuda Ebû Hüreyre hazretlerinin rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte, Resûlullah Efendimiz buyuruyorlar ki: (Allahü teâlâ, yedi kimseyi, Arş-ı azîmin gölgesinde o günde gölgelendirir. O gün Arş-ı azîmin…


“Hak teâlâ nîmetini kul eliyle gönderir”
Ebül Hüseyin Şirvânî hazretleri, İran’da yetişen büyük velîlerdendir. Kendisi anlatıyor: Bir gün Mekke-i mükerremede yolda yürürken, bir kimsenin, yol ortasında can çekişmekte ve şiddetli bir ızdırapla kıvranmakta olduğunu gördüm. Çok üzüldüm! O an kalbime; “Şu zavallının bu sıkıntıdan kurtulması için Fâtiha okuyup üzerine üfleyeyim” düşüncesi geldi. O sırada o kimsenin…


İnsan aklı noksan olduğu için doğru yolu bulamaz
“Allahü teâlâ kullarına acıdığı için peygamberler (aleyhimüssalevâtü vetteslîmât) gönderdi.” Arabî Alâeddîn Efendi Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarındandır. Haleb’de doğdu. İlk tahsîlini Haleb’de yaptı. Sonra Bursa’da Molla Gürânî ve Hızır Çelebi’den dersler aldı. Edirne Fahreddîn-i Acemî’ye muid, asistan oldu. Halvetî Şeyhi Alâeddîn Halvetî hazretlerine mürid oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Fâtih Sultan Mehmed zamanında…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







