

İmânla ölmekten büyük bir nîmet yoktur!
Tâbiîn-i kirâmdan Muttarif bin Abdullah hazretleri, 95 (m. 713) yılında Basra’da vefât etmiştir. Allah dostu bir velî idi. Bu zât sohbetlerinde; “Bir kulun içiyle dışı bir olursa Allahü teâlâ hazretleri, o kulu beğenir ve onun için; ‘İşte benim gerçek kulum budur’ buyurur” derdi. ● ● ● Bir gün de sohbetinde;…


“Çalışıp kazanma zahmeti çekmeyende hayır yoktur.”
“Bütün işlerin netîcesinin sıhhatli ve faydalı olabilmesi için iki şart vardır: Sabır ve ihlâs.” Şeyh-i Yemenî hazretleri Yemen evliyâsının büyüklerindendir. Hadramût’un Terîm şehrinde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1627 (H.1037) senesinde Yemen’in Veht köyünde vefât etti. Zamânının büyük âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Hindistan’a giderek Ahmedâbâd şehrinde Şeyhülislâm Şeyh bin Abdullah…


Gaye dünya olursa!..
Dünya sevgisi en büyük tehlikedir. Kulun imansız gitmesine de sebep olabilir. İnsan sevdiğinden ayrılmak istemez, hep onunla birlikte olsun ister. Biz dünya için yaratılmadık. Burada kalıcı da değiliz. Dünyaya gönderiliş gayemiz, ahiretimizi kazanmak içindir. Hulefâ-i Râşidîn’in üçüncüsü Hazreti Osman radıyallahü anh bir hutbesinde şöyle buyuruyor: “Cenab-ı Hak size dünyayı ve…


Allahü teala, kalplere bakar
Her mümini kendinden iyi bilmelidir. O mümin, Allahü teâlânın çok sevdiği kulu olabilir. Sual: Allahü teala, kullarının amellerine mi bakar yoksa bunları ne niyetle yaptıklarına ve kalplerindeki imana mı bakar? Cevap: Bu konuda Ahmet bin Yahya Münîrî hazretleri Mektûbât kitabında buyuruyor ki: “Allahü teâlâ, ilmi, zulmetin temizlenmesine, cehli de, günah…


“Sen adam öldürmüşsün!”
Tâbiîn-i kirâmdan Muttarif bin Abdullah hazretleri, 95 (m. 713) yılında Basra’da vefât etmiştir. Biri bu zâtı yalancılıkla suçladı. Mübârek zât, kalbinden; “Yâ Rabbî! Bunun cezâsını ver” diye duâ etti. Adam birden fenâlaştı! Sonra da yere düştü… Koştular, ama ölmüştü! Kadı, bu zâtı çağırıp; “Sen adam öldürmüşsün!” dedi kendisine. O ise…


“Allah adamlarının anıldığı yere rahmet-i ilâhî yağar…”
İmâm-ı Yâfiî hazretleri, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin hâl ve kerâmetlerinden çok anlatırdı… İmâm-ı Yâfiî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyâdandır. 1298 (H.698) senesinde Yemen’in Aden şehrinde doğdu, 1367 (H.768)’de Mekke’de vefât etti. Yemen’de ilk tahsilinden sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Şeyh Ali et-Tavâşî ile görüşüp ilimde ve tasavvufta yüksek derece sâhibi…


“Namaz kılabilmek için işimi bırakmıştım!”
Enver Ören Ağabey: “Namaz için çok sıkıntı çektiğimden, müessesemizin her yerinde çalışanlarımız namazlarını rahat kılsınlar diye mescid yaptırıyoruz.” Gazetemizin de içinde bulunduğu, İhlas Holding’in Kurucusu Merhum Enver Ören Ağabey, başından geçen namazla ilgili bir olayı şöyle anlatmışlardı: Kuleli’yi bitirip Fen Fakültesinde tahsil görürken, uzak bir akrabamın Bankalar Caddesindeki eczânesinde çalışıyordum.…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







