

İmanda nefislerine uyanlar
Allahü teâlânın sıfatlarına ve öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmayan kâfir olur. Sual: İnanılacak şeylerde, âyet ve hadislere değil de kendi görüşlerine uyanlar dinden çıkmış olur mu? Cevap: Kitaplarda bidat denince, itikatta yani inanılacak şeylerde olan bidatler anlaşılmaktadır. Bu sapık itikat sahiplerine Mübtedi ve Ehl-i hevâ denilmektedir. Çünkü bunlar, İslamiyet’e değil,…


Allah’ım, beni koru
Büyük velilerden Atâ el-Ezrak hazretleri, bir gece vakti evden çıkıp bir yere gidiyordu ki, karşısına bir “yankesici” çıktı. Elinde “bıçak” vardı. Gelip ona yaklaştı. Mübarek zat, içinden; “Allah’ım! Beni bu adamın şerrinden koru” diye dua etti… O anda adamın iki eli kurudu. Bu hâdiseden çok duygulandı. Hatasını anladı… Ve pişman…


Rütbe ve nimeti çok olan önce selam verir
Önce büyük küçüğe, şehirli köylüye, ayakta olan oturana, az olan çok olana, baba oğluna, ana kızına selam verir. İsmail Sivasi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Sivas’ta doğdu. 1638’de (h. 1048) orada vefat etti. İstanbul’da medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Sivas’a tayin edilerek müftülük yaptı. Burada Halveti şeyhi Abdülmecid Sivasi’den icazet aldı.…


“Ameller niyetlere göredir”
Güzel niyet, hayırlı amellere; hayırlı ameller de Allahü teâlânın izniyle hayırlı bir akıbete vesile olur. Müminin en büyük gayesi, Allahü teâlânın rızasını kazanacak bir niyetle yaşamak, buna göre dinin emirlerini yerine getirmek ve ömrünü imanla tamamlamaktır. Bunun için her işinde niyetini güzel yapmalıdır. Çünkü amellerin özü niyettir. Kalbinde hayır bulunan…


İmanın ve inkârın mücadelesi
Müslümanlar ile dinsizler arasındaki mücadele her asırda olmuş ve kıyamete kadar da olacaktır. Sual: İnananlar ve inkâr edenler arasındaki mücadele asırlardır devam etmektedir. Peki böyle bir durumda doğru olan din bilgilerine nasıl ulaşılacaktır? Cevap: İslam dininin inançlarını, emirlerini ve yasaklarını doğru olarak bildiren binlerle kıymetli kitap yazılmış, bunların çoğu yabancı…


Aslandan korkmadın mı?
Tâbiîn devrinin mücahit velilerinden Amr bin Utbe hazretleri gazaya çıkmıştı. Bir nöbetinde namaza durdu… O ara bir aslan kükremesi işitildi. Herkes telaşa kapıldı! Kimi sağa kaçtı. Kimi sola koştu. Amr bin Utbe hazretleri, kendinden geçmiş bir vaziyette namazına devam etti. Koca aslan, onun etrafında dolaştı durdu. Bir şey yapmadı. Arkadaşları…


Niyetin doğru olmasına çok dikkat etmelidir…
Hayırlı işler için yapılan niyetin içinde, nefsin bir arzusu gizlenmiş olmamalıdır. Abdülhâdî Bedevânî hazretleri Hindistan’da yetişen büyük velilerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. Hocasının terbiye ve duası ile evliyalık makamlarına yükseldi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinden icazet alıp memleketi olan Bedâyûn’a döndü. 1631 (H.1041) senesinde Bedâyûn’da vefat etti.…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







