

“Hocan ne diyorsa kabul et”
Zâkirzâde Efendi, Osman Fadlı Efendi’nin hocasıdır. Bu zât, talebelerinden, şahsî bir işinin yapılmasını istedi. Ancak bâzı talebeler isteksizlik gösterdiler. Osmân Fadlı ise heyecânlıydı! Huzûra vardı. Ve hocasına; “Sultânım emriniz neyse derhâl yerine getireyim” dedi. Zâkirzâde; “Ama senin dersin vardır” deyince de; “Şerefli hizmetinizde bulunmayı, her şeye tercîh ederim efendim” dedi.…


“En kıymetli sermâyemiz, üzüntüler ve sıkıntılardır”
“Yâ Rabbî! Bizi, sıkıntıların sevaplarından mahrûm eyleme! Bunlardan sonra, bizi fitnelere düşürme!” Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri Hindistan’da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1551 (H.958) senesinde Delhi’de doğdu. 1642 (H.1052)’de aynı yerde vefât etti. Medrese tahsilinden sonra Silsile-i aliyye büyüklerinden Muhammed Bâki-billah hazretlerinin talebesi oldu.…


Nimetlerin en büyüğü…
Doğru yolun, rızâ-i İlâhî’ye ve Cennet’e götüren yolun gösterilmiş olması, şüphesiz ki, yüce Allah’ın, kullarına olan ni’metlerinin en büyüğüdür. Bütün Peygamberlerin ve kitapların gönderilmesi, bunlarla sırât-ı müstakîmin, doğru yolun, rızâ-i İlâhî’ye ve Cennet’e götüren yolun gösterilmiş olması, şüphesiz ki, yüce Allah’ın, kullarına olan ni’metlerinin en büyüğüdür. Dünyâdaki bütün insanlara çok…


Mubah işlerde niyete bakılır
İnsan, mubah bir işe başlarken, niyetine dikkat etmelidir. Niyeti iyi ise, o işi yapmalıdır. Sual: Yasak edilmeyen, mubah olan şeyler yapılırken, sevap veya günah olma durumu olabilir mi? Cevap: Her mubah, iyi niyetle yapılınca taat, kötü niyetle yapılınca, günah olur. Koku sürünen, iyi giyinen kimse, dünya lezzeti için veya gösteriş…


Zikir, kendini gafletten kurtarmaktır
Her ne şekilde olursa olsun, kendini gafletten kurtarmak, zikir olur. Gaflet, Allahü teâlâyı unutmak demektir. Sual: Zikir, sadece Allah isminin çokça söylemek midir, başka şekilde zikir olmaz mı? Cevap: Zikir, Allahü teâlâyı hatırlamak demektir. Bu da, kalp ile olur. Zikredince, kalp temizlenir, kalpten dünya sevgisi çıkar ve Allah sevgisi yerleşir.…


“İşte hakîkî bir talebe”
İstanbul’da yetişen büyük velîlerden Atpazarlı Osmân Fadlı Efendi hazretleri, 1691 (h.1102) senesinde Kıbrıs‘ın Magosa şehrinde vefât etti. Kabri Magosa’dadır. Gençliğinde ilmi ve âlimleri öven bir şiirden etkilenip, ilim tahsîli için İstanbul’a geldi. Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye gitti. Huzûruna girdi… Onu çok sevdi. Ve kalbinden; “İşte hocamı buldum!” dedi. Hocası da onu…


“Bir kimseyi övmekte ve yermekte acele etmeyin!”
“Bugün memnun olmadığınız bir kimseden, yarın memnun olabilirsiniz…” Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin’de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki: Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyunuz. Kim bunlara uyarsa, bu onlar…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







