

“Allah’tan âfiyet isteyiniz”
Tâbiîn’in büyüklerinden Cübeyr bin Nüfeyr hazretleri, 699 (H. 80) senesinde vefât etti. Kendisi anlatıyor: Hazret-i Ebû Bekr (radıyallahü anh) bir gün Medîne-i Münevvere’de, Peygamber Efendimizin minberinin yanına geldi. Orada durdu. Çok da ağladı. Ve o cemâate; “Ey insanlar! Allahü teâlâdan âfiyet dileyiniz. Çünkü Allahü teâlâ kullarına, îmândan sonra âfiyet gibi…


“Onlar, kendilerine kötülük yapanlara iyilik ederler…”
“Ümmetimde, her yüz senede iyiler bulunur. Bunlar beş yüz kişidir. Kırkı Ebdâl’dir…” Abdullah bin Ebû Huzeyl el-Anezî hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. Hazret-i Ebû Bekir, hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Ammâr, Übeyy, İbn-i Mes’ûd, Habbâb, Ebû Hureyre ve başka sahâbîlerden (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyetinde bulundu. Naklettiği hadîs-i şerîflerden bazıları şunlardır: Abdullah bin…


Gönülleri fetheden hizmet…
Gönüller zorla değil; samimiyet, merhamet ve edeple, karşılık beklemeden Allah rızası için hizmet ederek kazanılır. İncitmeden ve ihlâsla yapılan her iyilik, gönüllerde kalıcı bir iz bırakır. Çünkü gönül; kazanılması emek isteyen, fakat bazen bir anda kaybedilebilen kıymetli bir emanettir. Gönüller; makamla, imkânla veya çok sözle değil; samimiyet, merhamet, vefa ve…


Mevlid okumak ibadettir
Mevlid okumanın bir ibadet olduğunu, nasıl okunmasını ve faydalarını İslam âlimleri bildirmişlerdir. Sual: Mevlid okunmasına, çeşitli bahanelerle karşı çıkanlar oluyor. Mevlid okumak, Peygamberimizin hatırlanması, anılması sebebiyle bir ibadet değil midir? Cevap: Mevlid okumak demek, Resulullah Efendimizin dünyaya gelişini, miracını ve hayatını anlatmak, Onu hatırlatmak, Onu övmek demektir. Her müminin, Resulullah…


“Mümin, ekmek ve su gibidir…”
Büyük velîlerden Câfer Mekkî hazretleri 1721 (H.1134) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Bir zaman bâzı hasetçiler bu zâtı öldürmek için gizlice Harem-i şerîfe gittiler. Bu zât her gün oraya giderdi. Orada namaz kılardı. Bunu biliyorlardı. Ve oraya gittiler. Ancak o gün, Câfer Mekkî hazretleri gelmeyip, talebelerini göndermişti. Bu defâ cumâ…


Allahü teâlânın “Sıfat-ı zâtiyye”si altıdır…
Sıfat-ı zâtiyye: Vücûd, Kıdem, Bekâ, Vahdâniyyet, Muhâlefet-ü lil-havâdis ve Kıyâm-ü bi-nefsihî‘dir. Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât’ta vefât etti. Zamânında Basra’da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş’arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar…


“Çekilin, çekilin tövbekâr Habîb geliyor!..”
Faizcilikle uğraşan bir kimse vardı. Borcunu ödeyemeyenlerin neyini bulursa alırdı… Bir gün kapısına ihtiyaç sahibi biri gelir!.. Habîb-i Acemî isminde biri vardı. Çok zengin idi, tefecilik (faiz) ile uğraşırdı. Borcunu ödeyemeyenlerin neyini bulursa alırdı… Bir gün evinde et pişirirken birisi gelip, “Allah rızâsı için bir sadaka” dedi… Gelen kimse gerçekten…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







