

“Duâya ihtiyâcım var efendim”
Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin huzûruna bir gün sevdiği bir tüccar gelip; “Efendim, duâya çok ihtiyâcım var, izniniz olursa para kazanmak için sefere çıkacağım” dedi. Büyük velî onu dinledi. Ve sabırdan bahsedip; “İnsan, başına gelen her türlü belâya sabredip şikâyet etmemesi gerekir” buyurdu. Adam bir şey anlamadı Niçin böyle söylemişti? Sormaya…


“Sen, ebedî olan şeyler için endişe etmelisin…”
“İlâhî irâde ile elinden alınacak şeyler için niçin endişe ediyorsun?” Nasîruddîn Mahmûd Delhî hazretleri Çeştiyye yolunun büyük velîlerindendir. Hindistan’da Uttar Pradeş eyâletindeki Bane Banki’de doğdu. Dehli’ye gitti ve Nizâmüddîn Evliyâ hazretlerinin talebeleri arasına katıldı. 1356 (H.757) senesinde Delhi’de vefât etti. Huzûruna gelen herkese namazı zamânında ve cemâatle kılmasını tavsiye ederdi.…


Allahü teâlâ, tövbe edenleri sever
“Bir kimse, bir günâh işler, sonra pişmân olursa, bu pişmânlığı, günâhına keffâret olur. Yâni, affına sebep olur” Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde (meâlen) buyurdu ki: “Allahü teâlâ, tövbe edenleri sever.” (Bakara sûresi, 222) “Ey mü’minler! Hepiniz Allah’a tövbe ediniz ki felâh (kurtuluş) bulasınız.” (Nûr sûresi, 31) Hazret-i Ali Efendimiz buyurmuştur ki:…


Adalet üçe ayrılır
Adaletin üçüncü kısmı, geçmişlerin haklarını eda etmek, yerine getirmektir. Sual: Adalet, sadece insanların kendi aralarındaki görüşmelerde, alışverişlerinde, birbiriyle olan muamelelerinde mi olur? Cevap: Ahlâk-ı alâî kitabında, bu konuda deniyor ki: “Adalet üçe ayrılır: Birincisi, Allahü teâlâya kulluk etmektir. Allahü teâlânın merhameti, nimetleri, ihsanları, her mahluka yayılmıştır. Nimetlerinin en büyüğü, kullarına…


“Yâ Rabbî! Sen onları affeyle”
Seyyid Ebül Vefâ hazretleri bir gün bâzı talebesiyle Dicle kenarına gitti. Sohbet esnâsında karşıdan bir geminin geldiğini gördüler. Gençler gülüp eğleniyordu. Sesleri tâ onlara geliyordu. Talebeler kızdılar . Hocalarına dönüp; “Efendim, şunlar ne hayâsız kimseler. Duâ buyurun da Allahü teâlâ onları kahretsin” dediler. Ebül Vefâ hazretleri, ellerini duâya kaldırıp; “Yâ…


“Beni eve götürün artık ömrümüz bitmiştir…”
Hüsâmeddîn Çelebi dostlarıyla birlikte bağa gitmişti. Onlara nasîhat ediyordu ki… Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn’i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi. Bâzıları; “Bu sonradan gelip, Arabîyi dahî bilmeyen kimseye nasıl…


Tövbe edilen günah affolur
Tövbe kalple, dille ve günâh işleyen âzâ ile birlikte olmalıdır. Kalp pişmân olmalı, dille duâ etmeli, yalvarmalı, âzâ da günâhtan çekilmelidir. Her günâhın tövbesi kabûl olur. Şartlarına uygun yapılan tövbe, muhakkak kabûl olur. Tövbenin kabûl edileceğinde şüphe etmemeli; tevbenin şartlarına uygun olmasında şüphe etmelidir. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde En’âm sûresinin…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







