

Gayr-i müslimlerdeki nikâh akdi
“Müslümanlar arasında sahih olan her nikâh akdi, kâfirler arasında da sahihtir.” Sual: Gayr-i müslimlerin, evlenirken kendi aralarında yaptıkları nikâh akitlerini ve bu evlilikten doğan çocuklarını, İslamiyet meşru mu kabul etmektedir? Cevap: Konu ile alakalı olarak Dürr-ül-muhtârın şerhi olan İbni Âbidînde “Kâfirin nikâh bahsi”nde deniyor ki: “Burada üç şey bildirilecektir: 1-Müslümanlar…


İyilik ve ihsânları öyle çoktu ki…
Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri, hocası Yâkub-i Çerhî hazretlerine, üç ay hizmet etti. Ve “icâzet” aldı ondan. Başkaları, senelerce hizmet ettikleri hâlde bu nîmete kavuşamamışlardı. Bir gün, bu zâta geldiler. Bunun sebebini sordular. O büyük zât da; “Çünkü o; yağını, fitilini hazırlamış olarak geldi. Biz sâdece yakmak için ‘ateş’ verdik. Siz de…


“Âlimlere mutlaka hürmet etmek lâzımdır…”
“Âlimlere kötülük yapmayı düşünmek, insanın felâketine sebep olur.” Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa’ya geldi. Daha sonra Bakü’ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine…


Hazret-i Ali’nin vasiyeti
Hazret-i Ali, şehit olmadan önce çocuklarına nasihatlerde bulundu. Ancak biz Müslümanlar bu nasihatlerden istifade etmeliyiz. Hulefai Raşidinin dördüncüsü, cennetle müjdelenen on kişiden bir tanesi, Sevgili Peygamberimiz aleyhisselamın damadı Hazret-i Ali radıyallahü anh, büyük bir suikasta uğramış ve ağır yaralı olarak hane-i saadetlerine nakledilmişti. Aldıkları o darbe neticesinde de şehadet mertebesine…


“Efendim, kul hakkı neden zordur?”
Türkistân’ın en büyük velîlerinden Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerine, bir gün bâzı sevdikleri gelip; “Efendim, bu yüksek dereceye nasıl kavuştunuz?” diye sordular. Şöyle anlattı: “Benim, tasavvufla hiç ilgim yoktu. Evliyâlık nedir, bilmiyordum. Hiçbir tasavvuf kitâbı da okumuş değildim. Ama bir hasletim vardı. Darda kalanların yardımına koşardım. Dost düşman ayırmaz, hattâ kâfir-Müslüman demez,…


Bütün Peygamberlerin nûru Resûlullah’tan geliyor…
Allahü teâlâ ilk önce Şeceret-ül-yakîn ismindeki ağacı yarattı. Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır: “Allahü teâlâ ilk önce Şeceret-ül-yakîn ismindeki ağacı…


Hizmete adanan bir ömür…
Böyle bir ekim ayında vefat eden Hüseyin Hilmi Işık Efendi, 8 Mart 1911 tarihinde İstanbul’un Eyüpsultan semtinde dünyaya gelmişti… Büyük İslâm âlimi Hüseyin Hilmi Işık Efendi, 8 Mart 1911 tarihinde İstanbul’un Eyüpsultan semtinde dünyaya geldi. Osmanlı Devleti’nin son yıllarına, savaşların ve büyük toplumsal değişimlerin yaşandığı çalkantılı bir döneme şahit oldu.…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







