

İşlenen günahlara tövbe etmelidir
“Ey müminler! Hepiniz, Allahü teâlâya tövbe ediniz! Tövbe etmekle kurtulabilirsiniz.” Sual: Mübarek ay ve günlerde, işlenen günahlar için de tövbe etmek bir fırsat değil midir? Cevap: Bu konuda İmâm-ı Rabbânî hazretleri, bir talebesine hitaben buyuruyor ki: “Kıymetli ömrümüz, günah işlemekle, kusur, kabahat yapmakla, yanılmakla, faydasız, lüzumsuz konuşmakla geçip gidiyor. Bunun…


“Oğlumun size söyleyecekleri var”
Bakıyye bin Mahled hazretleri, hadîs ve fıkıh âlimidir. Endülüs’ün Kurtuba şehrinde yaşadı. 276 (m. 889) da vefât etti. Şöyle anlatılır: Bir gün, oğlu düşmana esîr düşmüş bir kadın, bu zâta geldi. Huzûruna çıktı. Ve durumu anlatıp; “Çok üzülüyorum efendim. Ne olur bir duâ edin de, oğlum kurtulsun” dedi. Büyük zât…


En faydalı zenginlik ve en güzel fakirlik nedir?
“En tehlikeli düşman, sana en yakın ve en gizlisi, fakat düşmanlığı en çok olanıdır.” Seyyid Ticânî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1737 (H.1150) senesinde Cezâyir’de Ayn-ı Mâdî denilen yerde doğdu. 1815 (H.1230)’de Fas’ta vefât etti. Mısır’a giderek Şeyh Mahmûd-i Kürdî’ye talebe oldu. Sonra Fas’a giderek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki: En faydalı…


Huzurlu bir hayat için iyi bir evlilik gerekir…
Selmân-ı Fârîsî hazretleri: “Peygamber aleyhisselam bana şöyle buyurmuştu: Sen ehlinle, Allahü tealanın emirlerini yerine getirmek üzere evlen!” Selmân-ı Fârîsî (radıyallahü anh) hazretleri “Eshab-ı Soffa” denilen ve Peygamber aleyhisselâmın bizatihi kendilerine ilim öğrettiği ve Peygamber aleyhisselamdan hazarda ve seferde bir an ayrılmayan kimselerdendi… Bu mübarek zat, dünyaya hiç rağbet etmezdi. Ayakta…


“Bu nurlu yüzü neye borçlusun?”
Ahmed bin Ebil-Havârî, Şam’da yaşadı. 844 (H.230) da vefât etti. Kendisi anlatır: Rüyâmda yüzü nûr gibi pırıl pırıl parlayan bir hûri gördüm. Ve kendisine; “Ne kadar güzel ve nurlu yüzün var. Bunu neye borçlusun?” dedim. Bana baktı. Ve cevâben; “Ey Ahmed! Sen bir gece Allah korkusundan ağlıyordun. Gözyaşların sel gibi…


“Sabırlı olmayan kimseye işlerinde selâmet yoktur”
Âlimler yanında dilini, insanların ileri gelenleri yanında gözünü, hocanın huzûrunda kalbini muhâfaza et. Hâce Şeybânî hazretleri Hindistan’da yetişen büyük velîlerdendir. İmâm-ı A’zam hazretlerinin en yüksek talebelerinden olan İmâm-ı Muhammed Şeybânî’nin soyundandır. Hindistan’ın Nârnûl beldesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak Hâce Hüseyin Nâgûrî’nin talebesi oldu. Zâhirî ve bâtınî ilimleri tahsîl…


“Bu şehir, bir gün bizim elimizden de çıkar mı?”
Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’u fethettikten sonra imparatorluk sarayını gezer. Bir ara mahzene iner ve zindanda yaşlı bir papaza rastlar!.. Türk tarihi, sayılamayacak kadar çok kahraman ve cihangirlerle doludur. Fatih Sultan Mehmed de bunların başında gelenlerdendir. Çünkü o kılıçla keşfi yan yana yürütmüş, çağ açıp, çağ kapatmıştır. Askerî ve siyasi…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







