

“Ben, kendi atımla giderim”
Ömer bin Abdülazîz hazretleri halîfe olunca, önüne “saltanat atlarını” getirdiler. Onlara sordu ki: “Nedir bunlar?” Dediler ki: “Hilâfete mahsus atlardır efendim. Lütfen binin, sizi hilâfet konağına götürelim.” Ancak kabûl etmedi. “Lüzum yok, ben kendi atımla, kendi evime giderim” buyurdu. Evine gidince hizmetçisi karşıladı. Baktı ki, düşünceli. Hemen suâl etti ki:…


“Kim salât okursa, yetmiş melek de ona salât okur”
“Her kim bana on kere sabah, on kere da akşam salevât okursa, kıyâmet günü şefâatime kavuşur” Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra’da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi.…


Resûllah’ın Müslümânı tarifi…
“Mü’min, koku satan kimse gibidir. Yanında otursan için açılır. Onunla gezsen veya ortak iş yapsan faydasını görürsün. Onun her işi faydalıdır.” Kitaplarda, “İyi bir insan” olmak için evvelâ “kâmil [ya’nî olgun] bir Müslümân” olmak gerekir diye yazılıdır. Zâten Müslümân kimse, iyi insan demektir. “Müslümân”a “mü’min” de denilir. Kur’ân-ı kerîmde “el-Mü’min”…


Sevap ve azap niçindir?
Allahü teâlânın vadettiği iyiliklerin ölçü birimine, ‘ecir’ ve ‘sevap’ denir. Sual: İnsanın elinde bir şey yoksa, niçin sevap, azap oluyor ve niçin dinler gönderiliyor? Cevap: Allahü teâlâ, insanların yaptığı işleri iki kısma ayırdı. Bir kısmını beğendiğini, bunları yapanlardan razı olduğunu, her iş karşılığında, bunlara nimetler, rahatlıklar, iyilikler vereceğini vadetti. Vadettiği…


İbadetleri neşeli yapmalıdır
“İbadetleri takat getireceğiniz kadar yapınız. Neşe ile yapılan ibadetin kıymeti çok olur.” Sual: İbadetleri zevkle yapabilmek için kişinin dinlenmiş, neşeli mi olması gerekir? Cevap: Niyet ederek İslamiyete uymaya ibadet etmek denir. Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına Ahkâmı islâmiyye ve Ahkâm-ı ilâhiyye denir. Emredilenlere farz, yasak edilenlere haram denir. Hadis-i şerifte;…


Gıybeti dinlemek de caiz değil!
Ömer bin Abdülazîz hazretleri, çok servet sâhibi olup, çok da cömertti… Servetini severek verirdi fakîrlere. Halîfe Melik bin Abdülmelik zamânında, Mekke ve Medîne’ye vâli tâyin edilmişti. Emri alır almaz gitti oraya. Âlimlerden büyük bir grup bunu haber aldılar. Ve Onu karşıladılar. O gün başladı işe. Öyle bir adâlete sarıldı ki,…


“Dünyayı terk etmeyen, Allah’a tam kavuşamaz”
“Bid’at ehlinin sohbetlerinde bulunmak, Allahü teâlâdan uzaklaşmaya sebep olur.” Ebü’l-Hüseyin Şirazî hazretleri meşhur velîlerdendir. İran’da Şiraz beldesinden olup, Errecan’da ikâmet etmiştir. Ebû Bekr Şiblî hazretlerinin sohbetlerinde bulunmuştur. Hakâik (hakîkatler), tasavvufî incelikler ilmi üzerinde çok meşhûr sözleri vardır. 964 (H.353) senesinde Errecan’da vefât etti. Talebelerine buyurdu ki::“Bid’at ehlinin sohbetlerinde bulunmak, Allahü…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







