

İnsan, işlerin yaratılmasında vasıtadır
Allahü teâlâ, insanların istekli işlerini onların iradeleri ile yaratmasını ezelde dilemiştir. Sual: Her şeyi yaratan Cenab-ı Hak olunca, burada insanın payı, rolü ne olmaktadır? Cevap: Her şeyi yaratan, terbiye eden, yetiştiren, her iyiliği yaptıran, gönderen hep Allahü teâlâdır. Kuvvet ve kudret sahibi yalnız odur. O hatırlatmazsa, kimse, iyilik ve kötülük…


Hocamızı karşılayalım
Ammâr-ı Yâser hazretleri, Anadolu velîlerinden olup, Bitlis’te yaşadı. 1253 (H.650)’de, Bitlis’te vefât etti. Bu zât bir gün dergâhtan ayrılıp bir köye gitti. Dönüp de dergâha yaklaşınca talebesinden biri, kalben hocasının yaklaştığını anladı… Ve çok sevindi. Arkadaşlarına; “Hocamız geliyor, haydi karşılayalım!” dedi. Dediler ki: “Nasıl bildin?” Cevâbında; “Hocamızın himmetiyle” dedi. Arkadaşları…


Dört düşmana karşı kullanılacak silahlar…
Nefs, hevâ, nefsin arzu ve istekleri, şeytan ve dünya, insanın dört düşmanıdır. Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır’da vefat etti. Ebü’l-Abbâs Gamrî’nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. Buyurdu ki: “Hızır aleyhisselâm, kendisinde üç haslet bulunan kimse ile görüşür.…


‘Kul’ olduğunu hatırlayıp tövbe eden genç!..
Bişr adında zengin bir genç vardı. Meyhanelerden hiç çıkmazdı… Oyun ve eğlenceye daldığı bir gün kapısı çalındı!.. Dinimizde günahtan kaçmak, ibadet etmekten daha kıymetlidir. Ancak günahtan sonra pişman olmak, tövbe etmek de büyük nimettir… Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir… *** Horasan’ın Merv şehrinin reislerinden birinin Bişr adında bir oğlu…


Dinimizde istişarenin önemi
Hadis-i şerifte “Akıllıya danışıp onu dinleyen, doğruyu bulur, dinlemeyen pişman olur.” buyuruluyor. Sual: “İslamiyette danışmanın, yanlışları ikaz etmenin ayrı bir yeri vardır” buyuruluyor. Peki, kimlerle istişare yapılır? Cevap: Maalesef toplumumuzun hangi kesimine bakarsanız bakın -iş adamlarımız, idarecilerimiz, din görevlilerimiz, sade Müslümanlarımız- “En iyisini ben bilirim, benden başka bu işi bilen…


“Sen meyhânede vaaz et!”
Ammâr-ı Yâser hazretleri, Anadolu velîlerinden olup, Bitlis’te yaşadı. 1253 (H.650) de, Bitlis’te vefât etti. İnsanları doğru yola kavuşturmak için çok uğraştı. Necmeddîn-i Kübrâ hazretleri bu zâtın sohbetlerinde yetişmiştir. Bir gece yattı. Ve rüyâ gördü. Birisi kendisine; “Yarın git, meyhânedekilere nasîhat et” dedi. Uykudan uyanıp; “Hayırdır inşallah” dedi. Ne yapacağını bilemedi.…


“Fâni geçici olanı verip bâki, kalıcı olanı al!..”
“Kim ahirete faydalı amel yaparsa, dünyâya düşkün olmaktan kurtulur…” Amr bin Mürre hazretleri Tebe-i tâbiînin meşhurlarındandır. 734 (H.116) senesi Kûfe’de vefât etti. Tâbiînin meşhur âlimlerinden ilim öğrenip hadîs rivâyet etti. Süfyân-ı Sevrî hazretleri anlatır: “Mis’ar’a: “Gördüğün kimselerin en fazîletlisi kimdir?” diye sordum. O da; “Amr bin Mürre’den daha fazîletli bir…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







