

Ahireti düşünerek hep ağlayan zat!..
Tâbiîn-i kirâmdan Âmir bin Abdullah hazretleri bir cenâze görseydi kendinden geçer ve âhiretteki hâlini düşünürdü. Şöyle ki; “Ölüm meleği rûhumu güç mü alır, kolay mı? Kabre girdiğimde mezarım vücûdumu sıkıp da kemiklerimi birbirine geçirir mi? Suâl meleklerine nasıl cevap veririm? Amel defterim sağımdan mı verilir, yoksa solumdan mı?” Hep bunları…


“Tehlikelerden gücünüz yettiği kadar sakınınız!”
“Takat getirilemeyen, dayanılamayan şeylerden uzaklaşmak, Peygamberlerin âdetidir…” Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp’te doğdu. İlk tahsîlini Liphova’da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863’te İstanbul’a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911’de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912’de…


Gençliğin kıymetini bilmelidir…
Gençlik çağı, güç ve kuvvetin yerinde ve insanın en dinç olduğu zamandır. İbadet ve hayırlı işler yapmak için en kıymetli vakittir. İnsana verilen nimetler içinde bazıları vardır ki, değeri ancak kaybedildiğinde anlaşılır. Bunlardan biri gençliktir. Zira bu dönem, hem bedenin hem iradenin en güçlü olduğu, kulluğun ve hayır hasenatın en…


Orucun şekli ve vakti değiştirilemez
Oruç, Allahü teâlânın emrettiği bir ibadettir. Nasıl emredilmişse, o şekilde yapılır. Sual: Oruç, yaz aylarına gelince insanlar zorlanıyor. Orucun vaktinde ve şeklinde bir değişiklik yapılamaz mı? Cevap: Oruç, Kur’ân-ı kerimde çeşitli âyet-i kerimelerle, Müslüman, akıllı ve erginlik çağına ulaşmış olan kadın erkek herkese açıkça farz kılınmış bir ibadettir. İslam dini,…


“Çabuk söyle, işim âcil!..”
Âmir bin Abdullah hazretleri, Tâbiîn-i kirâmdan bir büyük velîdir. Bir gün bir kimse onu görüp istifâde etmeye gelmişti kendisinden. Baktı ki, namâz kılıyor. Başladı beklemeye. Büyük velî selâm verdi. Onu görünce; “Safâ geldin kardeşim!.. Bana bir şey diyeceksen çabuk söyle ki, işim âcildir” buyurdu. Adam şaşırdı ve; “Hayırdır efendim, bu…


“Bir sıkıntıda kalırsan bizden yardım iste!..”
Abdurrahmân es-Sekkâf’ı sevenlerden biri, bir yolda yalnız başına giderken, önüne yırtıcı bir hayvan çıkar!.. Abdurrahmân es-Sekkâf hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1338 (H.739) senesinde Arabistan’ın güneyindeki Hadramût’un Terîm şehrinde doğdu. 1416 (H.819) senesinde Terîm’de vefât etti. Zamânının büyük âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Ârif-i billah Müzâhim Ahmed gibi zâtlardan tasavvuf ilmini öğrendi.…


Namazlarını vaktinde kıl ki, kıyamet günü pişman olmayasın!
Âdem aleyhisselamdan beri her dinde namaz var idi. Her ümmete bir vakit farz idi. Bizim ümmetimize ise hepsi birden farz oldu. Namaz, İslam’ın beş şartından ikincisi olup, Fahr-i kâinatın “sallallahü aleyhi ve sellem” miracı teşriflerinde, en hayırlı ümmet olan ümmeti üzerine, Allahü teâlânın ezelî hitabı ile her gün beş vakit…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







