

“Oğlum esir düştü, yardım edin!”
Endülüs’te yetişen velîlerden Bekâ bin Mahled hazretleri, 986 (H.376) senesinde vefât etti. Bu zâtn duâsı makbûldü. Bir gün yanına bir “kadın” geldi. Huzûruna girdi… Ve kendisine; “Oğlum esir düştü. Onu kurtaracak imkânım yok… Bana yardımcı olur musunuz?” dedi. Bekâ bin Mahled; “Sen git bacım. Biz inşallah ilgileniriz” buyurunca, kadın gitti.…


Bid’at sâhiplerine hiç değer vermemelidir…
“Bid’at sâhibi ile oturmak, konuşmak, kâfirlerle arkadaşlık etmekten kat kat daha fenâdır!” Babazâde Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1582 (H.990) senesinde İstanbul’da vefât etti. Babazâde zamânın âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Kâfir, bid’at sâhibi ve fâsıklara yaklaşmanın, Müslümanların nûrunu azaltacağını söylerdi. Bu hususta…


Resûlullah Efendimizle ilgili âyet-i kerîmeler
“Allah’a ve Resûlüne itâat ediniz! [ona uymayıp] yüz çeviren [kâfirdir], Allah da kâfirleri sevmez.” Ma’lûmdur ki, bir insanda bulunabilecek, görünür-görünmez bütün iyilikler, üstünlükler ve güzellikler kendisinde toplanmış olan, dünyâ ve âhiretin efendisi, insanların ve cinnîlerin peygamberi olan Resûl-i Ekrem Muhammed aleyhisselâm’ı gündemde tutmak, akıllarda ve fikirlerde, hâtırlarda ve gönüllerde bulundurmak,…


Her sabah nasıl niyet etmelidir?
Her sabah evden çıkarken Müslümanlara iyilik, yardım etmeyi kalpten geçirmelidir. Sual: Bir kimsenin, kendinin, çoluk çocuğunun rızkını helal yoldan kazanması da ibâdet olur mu? Cevap: Bu konuda İmâm-ı Gazâlî hazretleri Kimyâ-i se’âdet kitabında buyuruyor ki: “Bir kimsenin dünya ticareti, ahiret ticaretine mâni olursa, bu kimse bedbahttır, zavallıdır. Bir çömlek almak…


“Bana elinde bayrakla gel!..”
Hak dostlarından Bayraklı Sultân diye tanınan Yûnus Mürebbî hazretleri, 1204 senesinde Selçuklu kumandanlarından Hüsâmeddîn Çoban Bey komutasındaki orduyla Kastamonu’nun fethine katıldı. Çok gençti… Ama dinçti. Bir gün komutanın huzûruna çıktı. Selâm verdi… Ve kendisine; “Kumandanım, izin verirseniz ben bayraktar olmak istiyorum” dedi. Heyecânlıydı! Kumandan ona baktı. Çocuk sayılacak yaşta olduğunu…


Saâdetli, akıllı olanlar acılardan tat alırlar…
Bu dünyânın en kıymetli sermâyesi, üzüntüler ve sıkıntılardır. Dünyâ sofrasının en tatlı yemeği, dertlerdir. Abdülhamîd Şirvânî hazretleri büyük velilerdendir. Azerbaycan’da Şirvan’da doğdu. 1882 (H.1300) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. İlim tahsiline küçük yaşta başlayan Abdülhamîd Şirvânî, bu maksatla, İstanbul ve Mısır gibi, zamânın ilim merkezi olan yerlere giderek büyük âlimlerin…


Resûlullaha tâbi olmanın lüzûmu
Resûlullahı sevmek, bütün Müslümânlara farz-ı ayndır. Muhammed aleyhisselâma tâm ve kusûrsuz tâbi olabilmek için, O’nu tâm ve kusûrsuz sevmek lâzımdır. İmân etmek, Resûlullah’a tâbi olmaya başlamak ve saâdet kapısından içeri girmek demektir. Allahü teâlâ, Onu, dünyâdaki bütün insanları ebedî saâdete da’vet için gönderdi. Âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruldu ki: “Biz, seni…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







