

“Bana elinde bayrakla gel!..”
Hak dostlarından Bayraklı Sultân diye tanınan Yûnus Mürebbî hazretleri, 1204 senesinde Selçuklu kumandanlarından Hüsâmeddîn Çoban Bey komutasındaki orduyla Kastamonu’nun fethine katıldı. Çok gençti… Ama dinçti. Bir gün komutanın huzûruna çıktı. Selâm verdi… Ve kendisine; “Kumandanım, izin verirseniz ben bayraktar olmak istiyorum” dedi. Heyecânlıydı! Kumandan ona baktı. Çocuk sayılacak yaşta olduğunu…


Saâdetli, akıllı olanlar acılardan tat alırlar…
Bu dünyânın en kıymetli sermâyesi, üzüntüler ve sıkıntılardır. Dünyâ sofrasının en tatlı yemeği, dertlerdir. Abdülhamîd Şirvânî hazretleri büyük velilerdendir. Azerbaycan’da Şirvan’da doğdu. 1882 (H.1300) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. İlim tahsiline küçük yaşta başlayan Abdülhamîd Şirvânî, bu maksatla, İstanbul ve Mısır gibi, zamânın ilim merkezi olan yerlere giderek büyük âlimlerin…


Resûlullaha tâbi olmanın lüzûmu
Resûlullahı sevmek, bütün Müslümânlara farz-ı ayndır. Muhammed aleyhisselâma tâm ve kusûrsuz tâbi olabilmek için, O’nu tâm ve kusûrsuz sevmek lâzımdır. İmân etmek, Resûlullah’a tâbi olmaya başlamak ve saâdet kapısından içeri girmek demektir. Allahü teâlâ, Onu, dünyâdaki bütün insanları ebedî saâdete da’vet için gönderdi. Âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruldu ki: “Biz, seni…


Bir yabancının İslamiyete bakışı
“Türklere ve Müslümanlara barbar diyen Avrupalı, onlardan misafirperverlik ve insanlık dersi aldı.” Sual: Müslüman olmadıkları hâlde, hakiki Müslümanları görüp, İslamiyeti araştıranlar, İslamiyet ve Müslümanlar hakkında olumlu şeyler söylemiş veya yazmışlar mıdır? Cevap: Konu ile alakalı olarak İtalyan asıllı Fransız devlet adamı Henri A. Ubicini, senelerce Türkiye’de kalmış olup, 1851’de Paris’te…


Papazları susturan mübarek zat…
Büyük velîlerden Cemâleddîn-i Geylânî hazretleri Kazvin’de ikâmet ederdi. Bir gün Bizans hükümdârının sarayında, imparatorun meclisinde papazlarla münâzaraya oturmuştu. Papazlar geldi. Sonra oturdular. Birbirleriyle bir müddet fısıldaştıktan sonra Hazret-i Âişe (radıyallahü anhâ) ile ilgili olan “iftirâ” hâdisesini konuşmaya başlayınca, bu büyük velî gadaba geldi. Papazlara döndü. Sertçe bir baktı! Sonra Hazret-i…


Zekât vermek için nisaba malik olmak lazımdır…
Zekât nisabı, 20 miskal (günümüzde 96 gr) altın veya bu değerde ticaret eşyasıdır. Necmeddin Tarsûsî Hanefî fıkıh âlimleridnendir. 721 (m. 1321) Tarsus’ta doğdu. Şam’da Arapça, fıkıh ve fıkıh usulü tahsil etti; babası İmâdüddin Tarsûsî’den fıkıh okudu. Şibliyye Medresesinde müderrislik, Hanefî kadılkudâtlığı yaptı. 758 (m. 1357) senesinde Şam’da vefat etti. Çok…


Kötü zandan ve fitneden sakınmak…
Zanla hüküm vermek, araştırmadan duyulan sözleri yaymak ve delilsiz ithamlarla insanları karalamak; fitneye sebep olan büyük günahlardandır. İslâmiyet, insanın şerefini, haysiyetini ve kardeşlik hukukunu korumayı emreder. Mümin, başkasının aleyhinde duyduğu her sözü hemen doğru kabul etmez; doğruluğunu araştırır ve adaletle hükmeder. Çünkü zanla hareket etmek, insanların itibarını zedelemek ve fitne…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







