

“Ey yolcular! Fudayl tövbe etti!..”
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Bir gün bir kervan, Fudayl bin İyâd’ın pusu kurduğu yere gelip mola verdi ve kervandaki bir yolcu Kur’ân-ı kerîm okumaya başladı. Sesi çok tesirliydi. Hazret-i Fudayl da işitiyordu okunan Kur’ân-ı kerîmi. Bir âyet kerîmeye gelince dikkat kesildi…


“Ey Allah’ın velî kulu bana şefâat et!..”
Dileği veren ve kendisinden istenilen, yalnız Allahü teâlâdır. Velî, yalnız vesîledir, sebeptir. Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretleri Hindistan’da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1657 (H.1067) senesinde Siyalkût şehrinde vefât etti. Bir sohbet esnâsında Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretlerine talebelerinden biri kabir ziyâreti hakkında bir soru sorunca buyurdu…


Oruç, şükretmeyi öğretir…
Rabbimizin şükrünü hakkı ile yapmamız mümkün değildir. Nimetlerin O’ndan olduğunu bilmemiz kâfidir. Bilsek de bilmesek de Rabbimizin üzerimizdeki nimetleri sayılamayacak kadar çoktur. İçinde bulunduğumuz bunca nimetleri biz istemedik, böyle bir talebimiz de olmadı. Bizim bunlara muhtaç olduğumuz, bunlarsız yapamayacağımız bilindiği için ihsan edildi. Biz daha cenin iken, annemizin karnında iken,…


Zekâtı verilmeyen mallar
“Malı, parayı biriktirip zekâtını, Müslüman fakirlerine vermeyenlere çok acı azabı müjdele!” Sual: Bazı kimseler, dünyada zekâtı verilmeyen malların, ahirette azab aleti olarak, insana geri çevrileceğini söylüyorlar. Gerçekten böyle midir, böyle bir şey var mıdır? Cevap: Konu ile alakalı olarak Riyâd-un-nâsıhîn kitabında deniyor ki: “Hazrete-i Alî naklediyor: Resulullah Efendimiz ‘Veda Haccı’nda…


“İnşallah kurtulurum bu işlerden!”
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Gençlik senelerinde soygunculuk yapardı! Bir gün adamları bir kervanı soydular. Sonra da yemek için bir yere oturdular. O ara, kervandan biri gelip, sordu ki: “Sizin reîsiniz kim?” Dediler ki: “Reis burada değil.” “Nerededir peki?” Ona bir ağacı…


“Hayâ edilmeyen işte hayır yoktur…”
Peygamber Efendimiz buyurdu ki: “Eshâbım! Allahü teâlâdan tam bir şekilde hayâ ediniz.” Şihâbüddîn Aysâvî hazretleri tanınmış velîlerdendir. 1534 (H.941) de Şam’da doğdu. Orada zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, hadis ve kıraat ilmi tahsil etti. Tasavvuf yolunda, Şihâbüddîn Ahmed bin Bedrüddîn el-Gazzî’den feyiz ve icâzet aldı. Tevrîziyye Câmii’nde hatiblik yaptı. 1617 (H.1026)…


Ramazân-ı şerîf ayına hürmet eden kurtulur
Ramazân-ı şerîfte özürsüz oruç tutmayanlar, ona hürmet etmemiş, İslâmın namus perdesini yırtmış olurlar. Allahü teâlâ, Ramazân-ı şerîf ayını dünya ve âhiret saadetine kavuşmaya vesile eyledi. Bu ayı birçok nimetlerle süsledi. Mübarek ramazan ayının gündüz ve gecelerinde yağmur gibi feyiz ve bereket yağmaktadır. Cenâb-ı Hak, âlemlere rahmet olarak gönderdiği Sevgili Peygamberimiz…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







