

Şimdi ben ne yapacağım?..
Büyük velîlerden Atâ el-Ezrak hazretlerine, hanımı, pazardan bazı ihtiyaçlarını temin etmesi için iki dirhem para verdi. Bu zat, pazara varınca, ağlayan bir “köle” gördü. Acıdı zavallıya. Ve ona sordu ki: “Niye ağlıyorsun?” Köle, şöyle anlattı: “Efendim bana iki dirhem verdi. Pazardan bir şeyler alacaktım. Fakat, paramı kaybettim. Şimdi ben ne…


İslam ahkâmına uymak pek kolaydır
Peygamberimiz “Allahü teâlâ bu ümmetten kolay işler yapmasını istiyor. Güç işleri beğenmiyor” buyurdu. Abdülganî Nablüsî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 1050 (m. 1640)’da Şam’da dünyaya geldi. Zamanının en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Edebiyat, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerinde ve tasavvufta çok derin âlim olarak yetişti. Kadirî ve Nakşibendî yollarına intisap…


Resulullah’ı sevmek ve tabi olmak…
Bugün bir nebze, “Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şerîfler Işığında Peygamber Efendimizi Sevmenin ve O’na Tâbi Olmanın Önemi” konusunu işlemek istiyoruz. Son zamanlarda, Sevgili Peygamberimizi saf dışı bırakmak, sâdece Kur’ân-ı kerîmle iktifâ etmek / yetinmek isteyen bazı insanlar ortaya çıkmıştır. Onun için, biz bugün ve bundan sonraki birkaç makâlemizde, bir nebze,…


İstiğfar, her derde devâdır
Okuyanı ve yanındakileri, dertlerden, sıkıntılardan, hastalıklardan kurtarır. Sual: Her dert ve sıkıntı için, devamlı okunması gereken bir dua, kitaplarda tavsiye edilmiş midir? Cevap: Rıyâd-un-nâsıhîn kitabında buyuruluyor ki: “Tövbe ve istiğfar kalp ile, dil ile ve günah işleyen aza, organ ile birlikte olmalıdır. Kalp pişman olmalı. Dil, dua etmeli, yalvarmalı. Aza,…


İmanda nefislerine uyanlar
Allahü teâlânın sıfatlarına ve öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmayan kâfir olur. Sual: İnanılacak şeylerde, âyet ve hadislere değil de kendi görüşlerine uyanlar dinden çıkmış olur mu? Cevap: Kitaplarda bidat denince, itikatta yani inanılacak şeylerde olan bidatler anlaşılmaktadır. Bu sapık itikat sahiplerine Mübtedi ve Ehl-i hevâ denilmektedir. Çünkü bunlar, İslamiyet’e değil,…


Allah’ım, beni koru
Büyük velilerden Atâ el-Ezrak hazretleri, bir gece vakti evden çıkıp bir yere gidiyordu ki, karşısına bir “yankesici” çıktı. Elinde “bıçak” vardı. Gelip ona yaklaştı. Mübarek zat, içinden; “Allah’ım! Beni bu adamın şerrinden koru” diye dua etti… O anda adamın iki eli kurudu. Bu hâdiseden çok duygulandı. Hatasını anladı… Ve pişman…


Rütbe ve nimeti çok olan önce selam verir
Önce büyük küçüğe, şehirli köylüye, ayakta olan oturana, az olan çok olana, baba oğluna, ana kızına selam verir. İsmail Sivasi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Sivas’ta doğdu. 1638’de (h. 1048) orada vefat etti. İstanbul’da medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Sivas’a tayin edilerek müftülük yaptı. Burada Halveti şeyhi Abdülmecid Sivasi’den icazet aldı.…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







