

Bidat, dini değiştirmektir!
Bidat, âdette ve dinde olmak üzere ikiye ayrılır. Bidat deyince, dinde bidat anlaşılır. Sual: İman edileceklerde ve ibadetlerde yapılacak olan yenilik ve ilaveler, dinin emrini değiştirmek mi demektir? Cevap: Bidat, âdette ve dinde olmak üzere ikiye ayrılır. Bidat deyince, dinde bidat anlaşılır. Dinde bidat de, itikatta veya ibadette olur. İtikattaki…


“İstiğfârın açmadığı kapı yoktur”
Meymun bin Mihrân hazretleri, Tâbiîn’in büyüklerindendir. 734 (H. 116) da Cezîre’de vefât etti… Bir gün misâfirleri geldi. Hizmetçisine seslenip; “Misâfirlerimize, yiyecek ve içecek bir şeyler getir” dedi. Hizmetçi; “Peki efendim” dedi. Ve mutfağa girip, çorba pişirdi. Tabaklara koydu. Ve sıcak çorbaları misâfirlerin önüne koymak için gelirken ayağı takılıp düştü! Sıcak…


En büyük nîmet, Allahü teâlâyı bilmektir…
“Talebe; edebi gözetip, âlimlerin huzûrunda onları can kulağı ile dinleyen kimsedir.” Sirâcüddîn Osman hazretleri Sultan-ül-ulemâ Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ’nın yetiştirdiği Hindistan evliyâsının büyüklerindendir. Lüknov’da doğdu. Daha gençlik yıllarında, Hâce Nizamüddîn hazretlerinin sohbetlerinde bulunarak yetişti. Hâce hazretlerinin sohbetleri bereketiyle, tam bir olgunluğa kavuşup, icâzet ve hilâfet almakla şereflendi ve memleketi olan Lüknov’a…


Dünyada ve âhirette, rahat ve huzura kavuşmak için…
Önce Müslüman olmak lâzımdır. Sonra ilim ve ihlas sahibi olmalıdır. Her gün kalp ile tevbe etmek ve bu tevbeyi söylemek lâzımdır. Kendimize karşı vazifelerimizin başında, önce iman etmek ve böylece dünya ve âhiret saâdetine kavuşmak için Müslüman olmak gelir. Her insanın, dünyada ve âhirette, rahat ve huzura kavuşması için, üç…


“Gençlerin ibâdeti daha kıymetlidir?”
Mansur bin Mu’temir hazretleri, Tâbiîn’den olup, hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. Irak hükümdârı Yûsüf bin Ömer, bu zâta Kûfe kadılığını teklîf etti kendisine. O kabûl etmedi. Tekrar teklîf etti. O, yine reddetti. Ne kadar ısrâr ettiyse de kabûl etmedi. Sonunda; “Kabûl etmezsen seni hapsederim” dedi. Kabûl etmedi. Ve hapse girdi… ●…


“Alışveriş ilmini bilmeyen, haramdan kurtulamaz!”
“Haram lokma yiyen ibâdetlerinin sevâbını bulamaz. Zahmetleri hep boşa gider!..” Mahmûd Ahî Evran hazretleri Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. Anadolu’daki Ahîlik esnaf teşkilâtının kurucusudur. 1171 (H.567) yılında Âzerbaycan’da Hoy kasabasında doğdu. İmâm-ı Fahrüddîn Râzî hazretlerinden dersler aldı. Büyük İslâm âlimi Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Hac yolunda Evhadüddîn Hâmid Kirmânî ile tanışıp,…


Namaza dâir âyet-i kerîmeler -2-
Allahü teâlâ ile kulları arasında Resûl/Elçi olan, bu dînin sâhibi Peygamber Efendimiz, bize namazın beş vakit olduğunu bildirmiştir. Herkesçe malûm olduğu üzere, şartları taşıyan Müslümânlara, her gece ve günde, beş vakit namaz farz kılınmıştır. Namazın beş vakit farz oluşu, edille-i şer’iyye-i erbaa (4 şer’î/dînî delîl) ile sâbit olmuştur. Yanî Kitâb…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







