

“Yeryüzünde bir güneş vardı”
Ömer bin Abdülazîz hazretleri vefât ettiğinde herkes çok üzüldü! Gözyaşlarıyla ağladı her Müslüman! Hattâ cenâzenin arkasında yürüyen bir râhip de üzüntüyle ağlıyordu! Yanına yaklaştılar. “Sen niçin ağlıyorsun?” dediler. Râhip, onlara; “Yeryüzünde bir tâne ‘güneş’ vardı, o da şimdi battı, ben nasıl ağlamayayım!” dedi. ● ● ● Ömer bin Abdülazîz hazretleri…


Bidat sahibi, dîne muhalefet ve düşmanlık yapmaktadır!
Bidat sahibi kendisini dînin sahibi mertebesine benzeyen bir mertebeye koymaktadır! Hasen bin Muhammed Hüseynî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, hazret-i Hüseyn’e dayanmaktadır. 767 (m. 1365)’de Kâhire’de doğdu. 866 (m. 1461)’de vefât etti. “Nüzhet-ül-Kassâd” isimli eserinde şöyle yazmaktadır: Bidat sahibi, dîne muhalefet ve düşmanlık yapmaktadır. Çünkü Allahü teâlâ, kullarının ihtiyâçlarını…


Eş seçiminde üç temel vasıf aranmalıdır
Eş seçerken geçici hevesleri, dış görünüşü, serveti esas almak yerine üç temel vasfa dikkat etmelidir: Dindarlık, güzel mizaç ve sağlık… Evlilik, yalnızca iki insanın aynı evde yaşamaya başlaması değildir. Dünya ve âhiret saadetini ilgilendiren uzun bir hayat ortaklığıdır. Bu sebeple eş seçerken geçici hevesleri, dış görünüşü, serveti veya toplumdaki mevkii…


Söz, az ve açık olmalıdır
Birinin sözünü yanlış anlamak, kişinin öfkelenmesine sebep olabilir. Sual: İnsanlara nasihat ederken, din bilgisi verirken sert ve insanları aşağılayıcı bir tavırla hareket etmek, dinen uygun mudur? Cevap: Birinin sözünü yanlış anlamak, kişinin öfkelenmesine sebep olabilir. Böyle zamanlarda az ve açık söylemek, şüpheli kelimeler kullanmamak lazımdır. Bir şeyi kapalı anlatmak, dinleyene…


Bir çobanın şahit oldukları…
Halîfe Ömer bin Abdülazîz hazretleri “rahmetullahi aleyh”, vefât etmeden önce Meymun bin Mihrân’a vasiyette bulundu… Meymun şöyle anlatıyor: Halîfe beni çağırdı. “Ey ibni Mihrân! Önceki halîfe Velîd ölüp de kabrine konulduğunda ben oradaydım. Yüzünü açıp baktım, siyahtı” dedi. Çok üzgündü… Bana bakıp; “Beni kabre indirdiklerinde sen de benim yüzüme bak!…


Her işin intizamı doğruluk iledir
Dinimiz, aşırılıklardan uzak, orta yolda olmayı emretmektedir. Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki: Her işte ifrat ve tefritten yani aşırılıklardan uzak olmak ve vasat yani orta yolu tutmak gerekir. Dinimiz, aşırılıklardan uzak, orta yolda olmayı…


Nimetlere nasıl şükredilir?
Namazı doğru kılan, Allahü teâlânın sayılamayacak kadar çok olan bütün nimetlerine şükretmiş sayılır. Allahü teâlâ, kullarına çeşitli nimetler verdiğini, fakat şükredenlerin az olduğunu, az şükredildiğini bildiriyor. (Secde 9, Sebe’ 13, A’râf 10, Müminûn 78, Nahl 78, Mülk 23) Allahü teâlâ, insanlara bol nimet vermiştir; fakat insanların çoğu şükretmezler. (Bakara 243,…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







