

Tıraşın yarısında kalkıp giden zat!
Konya’da dünyâya gelen Seyyid Ebül Vefâ hazretleri, bir gün berberde tıraş oluyordu. Tıraşın yarısında kalktı. Ve hızla bir yöne gitti. Berber merak etti hâliyle. Niçin böyle acele gittiğine bir mânâ veremedi. Ancak yarım saat geçti. Birden geri gelip oturdu yine berber koltuğuna. Berber tıraşa başlayıp; “Merak ettim efendim. Az önce…


Meczup bir derviş Uzun Dâvûd Efendi
Bolu-Mudurnu’da yaşayan Dâvûd Efendi, Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi… Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu’da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu’da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî’nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb’in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden…


“Senin İstanbul’a gitmen elzem oldu evladım…”
“Hak âşıklarının yanan rûhlarını serinletmek için seni İstanbul’a göndermemiz lazım evladım. Allahü teala yolunu açık eylesin…” Bugün de, büyük velî Abdülfettâh-ı Bağdâdî el-Akrî hazretlerini anlatmaya çalışacağız… Bu mübarek zat, 1778 senesinde doğdu. “Silsile-i aliyye”nin meşhurlarından Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin talebesidir. 1865 senesinde vefât etti. Üsküdar’da Eski Vâlide Câmii’nden Karacaahmet Mezarlığına…


Müslüman isyan etmez, fitne çıkarmaz
Müslümanlar ihtilal yapmaz. Fakat, zulme, haksızlığa da teslim olmaz. Meşru yollardan hakkını arar. Sual: Seyyid Kutb’un, Cihân Sulhu kitabında: “Müslümanlar ihtilalci olur. Zulüm, haksızlık yapan hükûmete karşı ihtilal yapar” deniliyor. Bu söz doğru mudur? Cevap: Bu söz, İslam âlimlerinin bildirdiklerine uymamaktadır. Müslümanlar ihtilal yapmaz, fitne ve fesat çıkarmaz. Zalim olan…


Bir duası kâfiydi
Seyyid Ebül Vefâ hazretleri, bir gün bir köye uğramıştı. Birisi, bu zata gelip; “Efendim, benim babam şu anda çok hastadır. Ayağa kalkamıyor. Bir ziyaret etseniz” diye rica etti. Büyük Velî kabul etti. Vardı hastanın yanına. Biraz konuşunca, bozuk bir itikada saplanmış olduğunu anladı. Çok üzüldü! Ve o kimseye; “Hastalıktan şifa…


Bildiğiyle amel edene bilmedikleri de öğretilir
Mümin cahil olmaz. Bildiği ile amel etmeyen cahil demektir. Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş’ta vefat etti. İlk tahsilini Darende’de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul’a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul’da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders…


Bir gece yarısı istenen dua!..
Murâd-ı Münzâvî hazretleri gece yarısı kitap okuyordu. Kendisine Kethüdâ Ahmed Ağa’nın geldiğini haber verirler!.. Geçenlerde bu köşede İstanbul’un üç büyüğünden Mehmed Emîn Tokadî hazretlerini anlatmaya çalışmıştık. Bugün de o büyük veliden biri olan Murâd-ı Münzâvî hazretlerinden bir nebze bahsedelim efendim… Murâd-ı Münzâvî “rahmetullahi aleyh” Buhârâ’da 1643 senesinde dünyaya geldi. Hindistân’ın…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







