

İlk insanlar vahşi değildi
İlk insanlar, İslam dinine inanmayanların uydurduğu gibi, ilimsiz, fensiz, çıplak kimseler değildi. Sual: Bazı tarih kitapları ilk insanların vahşi olduğunu, hiçbir şey bilmediklerini yazmaktadır gerçekten bunların aslı var mıdır? Cevap: Allahü teâlâ Cenneti ve Cehennemi yaratmış, her ikisini de, cin ve insan ile dolduracağını haber vermiştir. Bunun için, ilk insan…


“Nefis nasıl kırılır efendim?”
Büyük velîlerden ve Tâbiîn’in tanınmışlarından olan Avn bin Abdullah hazretleri, 733 (H.115) senesinde vefât etti. Bir gün arkadaşlarıyla birlikte kırlara çıktılar. Hava çok sıcaktı… Bir ara ayrıldı. Geri gelmesi gecikince, arkadaşları merak etti. Ve onu aramaya çıktılar. Bulduklarında, bir yere uzanmış uyuyordu. Her taraf günlük güneşlikken o gölgedeydi. O yerde…


“Nefis, hileler yapan, dalavereci bir rakiptir”
“Akıl ve nefis birer mühendis ve hokkabaz ve yekdiğerini yenmek isteyen iki satranç ustasıdır…” Hamza bin Ali Beyhakî hazretleri Maverâünnehir âlim ve evliyâsındandır. 1380 (H.782) yılında Maverâünnehr’de İsferâyin kasabasında doğdu. Halep’te Şeyh Muhyiddîn hazretlerinin, bundan sonra Seyyid Nîmetullah hazretlerinin derslerine devâm ettikten sonra icâzet aldı. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 1462…


İslâmın birinci şartı…
Kur’ân-ı kerîmde, Muhammed aleyhisselâma îmân edip uymak emrediliyor, ona uymayanın Müslümân olamayacağı, kâfir olacağı ifâde buyuruluyor. İslâmın beş şartından birincisi [ya’nî İslâmın birinci şartı], “Kelime-i şehâdet”tir. Ya’nî Allahü teâlâya ve Peygamberine (aleyhisselâm) îmândır. Bu da onları sevmek ve sözlerini beğenip kabûl etmek demektir. İki cihân saâdetine kavuşmak, ancak ve yalnız,…


“Hocan ne diyorsa kabul et”
Zâkirzâde Efendi, Osman Fadlı Efendi’nin hocasıdır. Bu zât, talebelerinden, şahsî bir işinin yapılmasını istedi. Ancak bâzı talebeler isteksizlik gösterdiler. Osmân Fadlı ise heyecânlıydı! Huzûra vardı. Ve hocasına; “Sultânım emriniz neyse derhâl yerine getireyim” dedi. Zâkirzâde; “Ama senin dersin vardır” deyince de; “Şerefli hizmetinizde bulunmayı, her şeye tercîh ederim efendim” dedi.…


“En kıymetli sermâyemiz, üzüntüler ve sıkıntılardır”
“Yâ Rabbî! Bizi, sıkıntıların sevaplarından mahrûm eyleme! Bunlardan sonra, bizi fitnelere düşürme!” Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri Hindistan’da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1551 (H.958) senesinde Delhi’de doğdu. 1642 (H.1052)’de aynı yerde vefât etti. Medrese tahsilinden sonra Silsile-i aliyye büyüklerinden Muhammed Bâki-billah hazretlerinin talebesi oldu.…


Nimetlerin en büyüğü…
Doğru yolun, rızâ-i İlâhî’ye ve Cennet’e götüren yolun gösterilmiş olması, şüphesiz ki, yüce Allah’ın, kullarına olan ni’metlerinin en büyüğüdür. Bütün Peygamberlerin ve kitapların gönderilmesi, bunlarla sırât-ı müstakîmin, doğru yolun, rızâ-i İlâhî’ye ve Cennet’e götüren yolun gösterilmiş olması, şüphesiz ki, yüce Allah’ın, kullarına olan ni’metlerinin en büyüğüdür. Dünyâdaki bütün insanlara çok…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







