

“Allah dostları, feyiz gelmesine vâsıtadır”
Halîfe Ebû Câfer Mansur, Mis’ar bin Kedam hazretlerine kadılık teklîf etti bir zaman. Büyük velî; “Ey Halîfe! Ben ailemin nafakasını teminde zorlanırken, kadılık gibi mühim bir işi nasıl yaparım?” dedi. Halîfe onu sevdi. Bu işten vazgeçti. Ve ona sevgiyle bakıp; “İmkânım olsaydı, her gün sana yaya olarak gelir, ilminden istifâde…


“Evliyanın kızmasında da merhamet vardır…”
Allah adamlarının dokunaklı sözlerini ilâç bilmelidir. Çünkü onların celâli, cemâl ile karışıktır. Eğribozlu Ahmed Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Yunanistan’da Eğriboz (Agribos) adasında doğdu. İzmir’de vefât etti. Nakşibendiyye yolu büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Kısa zamanda ilerleyip tasavvuf yolunda yükseldi. Mevlânâ Hâlid hazretleri vefât ettikten sonra İzmir’e…


“Beni Rabbim terbiye etti…”
Bizzat Allahü teâlâ tarafından terbiye edilen birinde hiçbir kusur bulunabilir mi? Sevgili Peygamberimiz, bütün insanlara en güzel örnektir. Başlıktaki söz, âlemlere rahmet olarak gönderilen, yaratılmışların en şereflisi ve üstünü Sevgili Peygamberimize aittir. “Beni Rabbim terbiye etti. Güzel bir şekilde terbiye etti” hadis-i şeriftir… Daha dünyaya gelmeden ve kâinatı şereflendirmeden birkaç…


Diş dolgusu, gusle mâni midir?
Diş kaplatmanın ve doldurtmanın zaruret olduğunu, Hanefî fıkıh âlimlerinden hiçbiri bildirmedi. Sual: Diş dolgusu ve kaplaması gusle mâni midir? Cevap: Diş doldurtmanın caiz olduğunu söyleyenler, Sebil-ür-reşâd mecmuasında 1913 senesindeki yazılı fetvayı ileri sürmektedirler. Bu derginin yazarlarından Manastırlı İsmail Hakkı, sinsi bir masondur. Bunlardan İzmirli İsmail Hakkı ise, mason Abduh’a aldananların…


“En zor iş, hakkı bâtıldan ayırmaktır”
Büyük hadîs âlimlerinden Mis’ar bin Kedam hazretleri, 155 (m. 772) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Allah’tan çok korkardı! Kıyâmet günü hâtırına gelince ağlar, orada bulunanlar onu teselli ederlerdi! Bir annesi vardı. Yaşlı ve hastaydı. Hizmetinden ayrılmaz ve; “Eğer annemin hizmeti olmasaydı, o zaman yardıma muhtaç olan insanları arar, bulur ve…


“Günahı küçük görmek gibi musîbet yoktur”
“Âfiyet büyük bir nîmettir… Emeli, arzu ve istekleri kısa yapmak lâzımdır…” Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât’ta yaşadı. Mîlâdî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin yakınlarından olup, onun, Sırrî-yi Sekatî’nin, Hâris-i Muhâsibî’nin, Bişr-i Hafî’nin ve Ebü’l-Feth el-Hammâl’in sohbetinde bulundu. Tasavvufta yetişip, yükseldi. Bu mübarek zat…


İnsanın şerefi, ilim ve edep iledir
İslâm büyükleri, (Hiçbir bî-edeb, vâsılı ilallah olamaz) buyurdulur. Yani, edebi olmayan hiçbir kimse, Allahü teâlânın rızasına ve sevgisine kavuşamaz. Her Müslümanın, kendine karşı vazifelerinden biri de kendini iyi yetiştirmek, ilim ve güzel ahlâk sahibi olmaktır. Şair ne güzel söylemiş: “Şerefül-insâni bil-ilmi vel-edeb; Lâ bil-mâli ven-neseb.” Yani insanın şerefi, ilim ve…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







