

Yemekte, içmekte bidat olur mu?
İbadet olarak yapılan yenilikler, reformlar, amelde bidat olup büyük günahtır. Sual: Yemede, içmede, giyinmede, ulaşım vasıtalarında ve ev işlerinde de bidat olur mu? Cevap: Konu ile alakalı olarak Hadîka-tün-nediyye kitabında deniyor ki: “Bidat, dinden olmayan, ibadet olmayan, âdet olan bir şey ise, dinimiz bunu reddetmez. Yemekte, içmekte, elbisede, seyrüsefer, ulaşım…


“Dînimi öğrenmek istiyorum”
İmâm-ı Ebû Yûsüf hazretleri şöyle anlatıyor: -Ben çocukken babam âniden öldü! Annem de beni aldı, bir terziye götürdü… Ve kendisine; “Bu çocuğa terzilik mesleğini öğretir misiniz” diye ricâ etti. Usta, anneme; “Olur, öğretirim” dedi… O gün çalışmaya başladım. Ancak ben; “Bu terzilik neyime gerek, ben önce dînimi öğrenmeliyim” diyordum. Bıraktım…


“Doktor ve ilâç bulmak takdîre bağlıdır…”
“Allahü teâlâ, takdîrine göre sebepleri yaratmaktadır. Bir yeri kesilen insan, eceli gelmedi ise ölmez.” İbrâhim bin Mûsâ el-Ebnâsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1325 (H. 725) senesinde Mısır’da Ebnâs köyünde doğdu. 1400 (H.802) senesinde hacdan dönerken yolda vefât etti. Mısır’daki Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Veliyyüddîn…


“Bu küp, ancak aşk ateşiyle taşınabilir!”
Sofu Baba’nın Van’dan Seyyid Fehîm hazretleri için getirdiği küp hâlâ Arvas’taki medresede bulunmakta ve görenleri hayrete düşürmektedir… Sofu Baba Van evliyâsındandır. Asıl ismi Mustafa Efendidir. “Sofu Baba” adıyla meşhûrdur havalide…. Mustafa Efendi gençliğinde evliyânın büyüklerinden Seyyid Fehîm-i Arvâsî hazretlerini tanımakla şereflendi ve o mübarek zat Van’da kaldığı müddetçe yanından hiç…


“Hayat hayaldir…”
Konya’da yetişen velîlerin büyüklerinden Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretleri, ortanca oğlu Sultân Veled’e; “Ey oğlum! Benim dünyâya gelmemin sebebi, senin dünyâya gelmen içindir. Kalbim; Allahü teâlânın zâtı ve sıfatlarıyla ilgili bilgilerle doludur. Bu bilgilerin hepsini sana öğretmekle vazîfeliyim” buyurdu. Bir gün geçti… Mescide geldi. Ve cemaate; “Oğlum Sultân Veled, çok tâlihli…


“İlmin çok dereceleri vardır ve sonu yoktur”
“Kulun ilmi arttıkça, ilim talebi, daha çok öğrenmek arzu ve ihtiyâcı da artar.” Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman’da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir’e, sonra Edirne’ye gidip talebe…


Bir günün muhasebesi…
Her saâti en kıymetli mücevherden daha değerli olan zamanımızı nasıl geçirdik? Kârlı mıyız, zararlı mıyız? Bunun hesabını her akşam yapmalıyız… Bir sürü konuşmayla geçen günümüzün sonunda, ömrümüzün bir gün daha azalmış ve kabir kapısına bir adım daha yaklaşmış olduğumuzu anlarız. Tek fırsat olarak insanlara verilen ve her saâti en kıymetli…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







