

“Sana müjdeler olsun ey Halîme”
(Dünden devâm) Halîme Hâtun; “Kocama danışayım” dedi. Ve bir koşu gidip anlattı bunu kocasına. Hâris sevindi. Ve Halîme’ye; “Çabuk git yâ Halîme! Kabûl et o bebeği. Ola ki o yetîm sebebiyle hayır ve berekete kavuşuruz” dedi. ● ● ● Halîme Hâtun; “Peki” dedi. Ve koştu o zâta. Sevinç içinde; “Kabûl…


Borçlu adam evinden çıkamaz hâle gelmişti!
Doğruluğu, iyiliği ve güvenilirliği ile meşhur bir attâr vardı. Fakat bir hayli borcu vardı… Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1210 (H.607) yılında Fas’ta Merrakûş’ta doğdu. 1284 (H.683) yılında Kâhire’de vefât etti. Burada meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın…


Hakiki rehber aramak dinimizin emridir…
Hakiki vesileye kavuşmak, en büyük saadettir. Onu aramak birinci vazifedir. Hakiki mürşid, rehber kıyamete kadar mevcuttur. Bir arkadaşıma komşusu sormuş, o da “Benim Türkiye gazetesinde tanıdıklarım var hem de aboneyim; sualinizi onlara iletirim, diyerek bize göndermiş. Suali şöyle: “Sahte bir şeyhin eteğine yapışan kurtulamaz; ama gerçek bir mürşidin eteğine yapışan…


Mezhep taklit etmek veya değiştirmek
İhtiyaç olunca, başka mezhebe geçmek veya birkaç şeyi başka mezhebe göre yapmak caizdir. Sual: Kendi mezhebindeki farzı yapmamak veya kendi mezhebinde haram olarak bildirilen bir şeyi yapmak için mezhep değiştirmek yahut taklit etmek uygun olur mu? Cevap: İslamiyetin bildirdiği hükümlere uymaktan kurtulmak için, mezheplerin ruhsatlarını, kolaylıklarını araştırıp, bunlara göre iş…


“Beni tanıdın mı ey Halîme?”
Peygamber Efendimizin doğduğu târihlerde görülmemiş bir kıtlık vardı Benî Sa’d kabîlesinde… Açlık, Halîme Hâtun’u da bezdirmişti hayâtından. Ama o, hiç sızlanmadı. Dâima şükretti. ● ● ● Bir gece rüyâsında birisi buz gibi su verdi kendisine. İçip ferahladı. O kişi sordu: “Beni tanıdın mı ey Halîme?” “Tanımadım” deyince; “Ben, senin, sıkıntılı…


Hayvânlarda ve insanlarda “hayvânî ruh” da vardır!
Hayvânî ruhta iki kuvvet vardır. Birisi, müdrike kuvveti, ikincisi hareket kuvvetidir. Câfer bin Abdürrahîm el-Mehâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Cünd köyünde doğdu. 1067 (H.460) senesinde, orada vefât etti. Fıkıh ilmi üzerine birçok eser yazdı. Birçok âlim, kendisinden fıkıh öğrendi. Kâfî kitabının sâhibi İmâm Ebû İshak es-Sarzetî bu…


Tevazu göstermekle tevazu sahibi olmak farklı şeylerdir
Din büyüklerimiz buyuruyorlar ki: “Tevazu güzeldir, zenginde tevazu daha güzeldir. Kibir çirkindir, fakirde kibir daha çirkindir.” Bir okuyucumuzdan şöyle bir mail aldım: “Benim bir akrabam var, konuşurken hep ‘Bu fakir, bu âciz, bendeniz’ gibi ifadeler kullanıyor. Bu kelimeleri tevazu sahibi olduğu için mi söylüyor pek anlayamadım!..” Şunu başta belirtelim ki;…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







