

Her görüştüğü kimseden duâ isteyen zat…
Türkistan’ın en büyük velîlerinden Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin kabr-i şerîfi Semerkant’tadır. Gençliğinde her görüştüğü kimseden duâ isterdi. Kim olursa olsun… Bunu âdet etmişti kendisine. Bir gün buğday satın alır bir köylüden. Parasını ödeyip ayrılır. Ancak üç gün sonra ayılır. Kendi kendine; “Eyvâh!.. Ben o köylüden duâ istemedim. Belki de saadetim onun…


“Dünya ve ahirette iyilik, sabır ile ele geçer…”
“Allahü teâlâya tam ibadet eden kimseye, mahlûklar itaat ve hizmet ederler.” Ebû Muhammed el-Havvas hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Bağdâd’da yaşadı. 253 (m. 867) senesinde doğdu. 348 (m. 959)’de vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin en eskilerinden ve en büyüklerindendir. Ebû Muhammed el-Havvas hazretleri hâlini gizler, husûsî hâllerini, başkalarına nisbet…


İhlâslı kullara hayırlı hizmetler nasip olur…
Bir hayra vesile olmak, Allahü teâlânın kuluna büyük bir ihsanıdır. Bu nimetin kıymetini bilen, niyetini temiz tutar. İhlâs, ibadetleri ve hayırlı işleri sırf Allahü teâlânın rızasını kazanmak için yapmaktır. İnsan çeşitli işleri yapmayı ister; fakat asıl üzerinde durması gereken, o işi kimin için yaptığıdır. Şöhret, itibar ve takdir arzusu kalbe…


Namazı kaza edince tövbe de etmelidir
“Farz namazı, özürsüz yani İslamiyetin gösterdiği bir sebep olmadan vaktinden sonra kılmak, büyük günahtır.” Sual: Vaktinde kılınmayan, kazaya kalan namazlar kaza edilince, vaktinde kılmama günahından da kurtulmuş olunur mu? Cevap: Konu ile alakalı olarak Dürr-ül-muhtârda, buyuruluyor ki: “Farz namazı, özürsüz yani İslamiyetin gösterdiği bir sebep olmadan vaktinden sonra kılmak, büyük…


Tıraşın yarısında kalkıp giden zat!
Konya’da dünyâya gelen Seyyid Ebül Vefâ hazretleri, bir gün berberde tıraş oluyordu. Tıraşın yarısında kalktı. Ve hızla bir yöne gitti. Berber merak etti hâliyle. Niçin böyle acele gittiğine bir mânâ veremedi. Ancak yarım saat geçti. Birden geri gelip oturdu yine berber koltuğuna. Berber tıraşa başlayıp; “Merak ettim efendim. Az önce…


Meczup bir derviş Uzun Dâvûd Efendi
Bolu-Mudurnu’da yaşayan Dâvûd Efendi, Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi… Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu’da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu’da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî’nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb’in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden…


“Senin İstanbul’a gitmen elzem oldu evladım…”
“Hak âşıklarının yanan rûhlarını serinletmek için seni İstanbul’a göndermemiz lazım evladım. Allahü teala yolunu açık eylesin…” Bugün de, büyük velî Abdülfettâh-ı Bağdâdî el-Akrî hazretlerini anlatmaya çalışacağız… Bu mübarek zat, 1778 senesinde doğdu. “Silsile-i aliyye”nin meşhurlarından Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin talebesidir. 1865 senesinde vefât etti. Üsküdar’da Eski Vâlide Câmii’nden Karacaahmet Mezarlığına…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







