

Üç dinin inanç esasları
İlahi dinlerin hepsi, insanlar tarafından bozulmadan evvel, inanılacak şeyler bakımından birbirinin aynı idi. Sual: Zamanımızda isimleri devam eden üç ilahi dinin inanç esasları hep aynı mı idi? Cevap: Allahü teâlânın var ve bir olduğunu bildiren ilahi dinlerin hepsi, insanlar tarafından bozulmadan evvel, inanılacak şeyler bakımından birbirinin aynı idi. Musa aleyhisselâmdan…


“Cebindeki fermânı çıkar!”
Konya’da dünyâya gelen Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin kabr-i şerîfi İstanbul’un Vefâ semtindedir. Bu zât, bütün talebesiyle birlikte Bağdat’tan çıkıp yurduna dönmeye karâr verdi. Hazırlıklarını yaptı… Gidip gemiye bindiler. Sultân da uğurlamak için rıhtıma gidecekti. Gitmeden kâtibini çağırdı. Ve ona; “Falan falan köylerin gelirlerini Ebül Vefâ hazretlerine kaydet” diye emretti. Kâtip…


“Allah, sizin için kolaylık diler”
Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz.” Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir: Enes bin Mâlik (radıyallahü anh), Resûlullah Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız.…


“Bu kızın yetmiş bin kişiye şefâat edecek”
Basra’da yaşayan ve çok fakir olan İsmâil Efendi’nin üç kızı vardı. O gün, bir kızı daha dünyaya gelmişti. Adını Râbia yani “Dördüncü” koydular… İsmâil adındaki salih bir zatın üç kızı vardı. O günlerde bir çocuk daha bekliyorlardı. Nihayet beklenen gün geldi ve hanımı nur topu gibi bir kız çocuğu daha…


Sultânı hayrete düşüren inci!..
Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin huzûruna, bir gün zamânın Sultânı gelerek; “Efendim, bana bir nasîhat ediniz ki, dünyâdan soğuyayım” dedi. Büyük velî; “Dünyânın zevki üç şeydir ki, bunlar; yemek, giyinmek ve mâlûm münâsebettir” buyurdu. Ve ilâve etti: “Yiyeceklerin en lezzetlisi baldır. Onu îmal eden de bir küçücük arıdır. İnsan istese, kolayca…


“Lüzumsuz konuşmanın en küçük zararı, şöhrettir!”
“Sükûtun en küçük faydası, belâlardan kurtarmasıdır. İyilik olarak, insana bu yeter…” Ebû Bekr bin İyâş hazretleri tâbiînin büyüklerindendir. Meşhûr kırâat âlimi İmâm-ı Âsım’ın râvilerinden ve hadîs âlimlerindendir. 715 (H.97) senesinde doğdu. 808 (H.193) senesinde Kûfe’de vefât etti. Babasından, Ebû İshâk es-Sebîî, Ebû İshak eş-Şeybânî, Hümeyd et-Tavîl ile Eshâb-ı kirâmın birçoğundan…


“O saydığın paralar kimin?”
“Elindeki paranın kime kısmet olacağı belli değildir. Ölürsün, vârislere kalır. Kaybedersin bulanın olur. Çaldırırsın başkalarına kalır…” Hiçbir insan, akıbetinin ne olacağını bilemez, kendisini hangi sıkıntıların beklediğinden haberi yoktur. Bütün insanları dört yağma bekliyor: Azrâil aleyhisselâm ve ona yardımcı olan melekler ruhumuzu yağmalayacak… Ölüm meleği ruhumuzu aldıktan sonra, salihlerin ruhunu rahmet…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







