

“Bu müjdeye nasıl kavuşulur?”
Bir Hüseyin Efendi vardı ki, Kâdirî şeyhiydi önceleri. Ancak Abdülhakîm Arvâsî hazretlerini görünce, şeyhliği bırakmış, ona talebe olmuştu… Bu zât anlatıyor: -Bir zaman fakîrdim. Dostların yardımıyla geçinirdim. Kış gelmiş, odun alacak parayı tedârik edemiyordum. Bir gün bir piyango bileti alıp cüzdanıma sakladım gizlice. Çünkü câiz olmadığını biliyordum. Kalbimden; “Eğer para…


Bir kimsenin gönlünü almak, altından daha kıymetlidir…
“Efendim! Özür dileriz. Sizi tanıyamadık. Sizi üzdük. Bizi affedip, hakkınızı helal ediniz.” Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır’da Câmi’ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz’e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için,…


Su tulumlarını delip kaçan afacan çocuk!
Fatih devri âlim ve velilerinden Ebûl Vefa hazretlerinin küçük ama çok sevimli bir oğlu vardı. Bu afacan iyiydi hoştu da sakalara takmıştı kafayı!.. Dinimizde kul hakkı çok mühimdir. Üzerinde kul hakkı olan buna tövbe için, kul hakkını hemen ödemeli, onunla helalleşmeli, ona iyilik ve dua etmeli. Başkasının malını ondan izinsiz…


İnsanları memnun etmek zordur
Allahü teâlânın rızâsına kavuşandan, O’nun kulları da râzı ve memnun olur. Sual: “Bir kimsenin, bütün insanları kendinden hoşnut etmesi mümkün olmadığına göre nasıl bir hayatımız olmalı, davranmalıyız?” Cevap: İnsanları her bakımdan râzı ve memnun etmek çok zordur. Bir kimsenin, bütün insanları kendinden hoşnut etmesi mümkün değildir. Bunun için kul, daima…


“Vallâhi sen sıratı geçtin!”
Ömer bin Abdülazîz hazretlerinin “rahmetullahi aleyh” hanımı, bir gün kendisine; “Bu gece rüyâda Cehennemi gördüm ve çok korktum!” dedi. Hanımına sordu: “Nasıl gördün?” O da şöyle anlattı: “Cehennem bütün şiddetiyle yanıyor, çok korkunç seslerle kükreyip duruyordu! Sonra sırat köprüsü kuruldu üzerine. Halîfelerden Abdülmelik bin Mervan geldi bu köprüye. Birkaç adım…


Kaderine râzı olan, şerefli derecelere kavuşur…
“Darıldığın bir şeyden dolayı canın sıkıldığı zaman feryâd etme. İşini Allahü teâlâya teslim et.” Şemsüddîn Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1523 (H.930) senesinde Mısır’da doğdu. 1585 (H.994) senesinde Kahire’de vefât etti. Büyük bir âlim ve velî olan babasının terbiyesinde yetişti. Onun vefatından sonra yerine geçerek talebe…


Akıl, peygamberler ve kitaplar…
Aklımızın kafi gelmediğini en iyi bilen Rabbimiz, bize acıyarak; bizi yalnız aklımıza bırakmadı. Peygamberler gönderdi. Kitaplar indirdi. Rabbimiz, doğru yolu bulabilmemiz için bizlere akıl nimetini vermiştir. Akıl olmazsa iyi ile kötüyü birbirinden ayıramazdık. Dünyada da ahirette de büyük sıkıntılar yaşardık. Fakat aklımız, iki cihan saadetini bize kazandırmaya yetmez. Zaman zaman…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







