

“Niçin ağlıyorsun ey Halîfe?”
Ömer bin Abdülazîz hazretleri “rahmetullahi aleyh” ölüm hastasıyken yakınları tabip çağırdılar. Tabip koşup geldi. Halîfeyi muâyene etti. Ve yakınlarına; “Çok zehir içirilmiş, hayâtı husûsunda bir temînat veremem” dedi. Halîfe hüzünlü idi. Ağlamaya başladı. Yakınları kendisine; “Niçin ağlıyorsun? Bir mücâhit olarak Rabbine varıyorsun. Allah’ın izniyle sünneti ihyâ ettin, bid’atları ortadan kaldırdın”…


“Cimrilik, sizden önceki ümmetleri helak etmiştir”
Zulümden sakınıp kaçınınız. Çünkü zulüm, kıyamet gününde zalime zifirî karanlık olacaktır! Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları: “Müminin misâli, ekinden bir deste gibidir. Rüzgâr onu eğiltir. Kimi yere yıkar, kimi doğrultur. Nihâyet kurur. Kâfirin…


Bütün vücut organları için şükür gerekir
Kibir, ucb, kin, haset, sûizan, öfke, riyâ, mal ve makâm sevgisi, övünmek, övülmeyi sevmek, ayıplanmaktan korkmak gibi şeylerden kaçmak kalbin şükrüdür. Kur’ân-ı kerîmde, meâlen “İnsanların çoğu şükretmezler”, “şükredenler azdır” buyuruluyor. Her uzvun şükrü vardır: 1- Gözlerin şükrü: Harâma bakmamak, Müslümânların kusûrlarını görmemek ve her şeye ibretle bakmak, 2- Kulakların şükrü:…


Acele eden hata yapar…
Nefs-i emmâre inatçıdır. Bir işi murâd ettiği vakit, netîcesine varmaya acele eder. Sual: “Hadîs-i şerîfte; (Acele şeytândandır. Teennî Rahmandandır) buyurulduğu hâlde insanlar niçin acele ederler?” Cevap: Acele etmemeli. Zira acele eden, ya hata yapar veya hatalı duruma yakın olur. Ağır ve temkinli hareket eden, o işte ya isabet kaydeder veya…


Zekât vermeye fakir bulamıyorlardı…
Ömer bin Abdülazîz hazretleri son günlerini yaşıyordu ki, kayın birâderi ziyâretine geldi. Halîfenin üstündeki gömleği biraz kirlenmiş gördü. Buna çok üzüldü! Kız kardeşini çağırıp; “Beyinin gömleğini yıka!” dedi. Az daha oturup gitti. Ertesi gün geldiğinde, gömleğin yıkanmamış olduğunu gördü, üzüldü. Ve kardeşine dedi ki: “Gömleği yıkamamışsın.” O, boynunu büktü… Ve…


“Geçim darlığı çekiyorsan istigfâra devam etmelisin”
“Bir hatâ işlediğiniz zaman istigfâr edin, hatâda ısrâr helâk olmaya sebeptir.” Karamânî İshak Çelebi Osmanlı alimlerindendir. O zamanki Karaman iline bağlı Aksaray’da doğdu. İlk tahsîlini Aksaray’da yaptı. Konya’ya giderek, Kâdızâde, Molla Muslihuddîn Kastalânî ve Kestelli gibi zâtlardan ilim öğrendi. Tasavvufta Halvetiyye yolu büyüklerinden Molla Yahyâ Şirvânî’nin halîfelerinden Habîb Ömer-i Karamânî’ye…


Her murada erişir Allah diyen…
Gerçek murat, Allahü teâlânın rızasını kazanmaktır. Bu saadete doğru iman, ibadet, güzel ahlâk, dinini öğrenmek ve öğrendiğini başkalarına öğretmekle erişilir. İnsan, yalnız yiyip içmek, mal ve mevki sahibi olmak için yaratılmadı. Bunlar hayatı sürdürmek ve kulluk vazifesini yapabilmek için gerekli olduğu kadar aranmalıdır. Asıl gaye, her şeyi yaratan terbiye eden…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







