

“Hayat hayaldir…”
Konya’da yetişen velîlerin büyüklerinden Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretleri, ortanca oğlu Sultân Veled’e; “Ey oğlum! Benim dünyâya gelmemin sebebi, senin dünyâya gelmen içindir. Kalbim; Allahü teâlânın zâtı ve sıfatlarıyla ilgili bilgilerle doludur. Bu bilgilerin hepsini sana öğretmekle vazîfeliyim” buyurdu. Bir gün geçti… Mescide geldi. Ve cemaate; “Oğlum Sultân Veled, çok tâlihli…


“İlmin çok dereceleri vardır ve sonu yoktur”
“Kulun ilmi arttıkça, ilim talebi, daha çok öğrenmek arzu ve ihtiyâcı da artar.” Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman’da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir’e, sonra Edirne’ye gidip talebe…


Bir günün muhasebesi…
Her saâti en kıymetli mücevherden daha değerli olan zamanımızı nasıl geçirdik? Kârlı mıyız, zararlı mıyız? Bunun hesabını her akşam yapmalıyız… Bir sürü konuşmayla geçen günümüzün sonunda, ömrümüzün bir gün daha azalmış ve kabir kapısına bir adım daha yaklaşmış olduğumuzu anlarız. Tek fırsat olarak insanlara verilen ve her saâti en kıymetli…


Babanın, çocuklarına dinini öğretmesi
“Çocuk din bilgisini öğrenmeden mektebe gönderilirse, artık bunları öğrenecek vakit bulamaz!” Sual: Bir babanın, çocuklarının nafakasını temin ettiği gibi, dinlerini de öğretmesi, vazifesi midir? Cevap: Konu ile alakalı olarak Hadîkada deniyor ki: “Çocuğunu ve nafaka vermesi lazım olan akrabasını aç bırakarak ve İslam terbiyesinden mahrum ederek zayi etmek günahtır. Analardan,…


Peruk kullanmak
Zaruret olduğu zaman, kadının başını ve kendi saçlarını peruk takarak örtmesi caiz ve lazımdır. Sual: Hanımların, insan veya hayvan kıllarından yahut naylondan imal edilmiş perukları kullanmaları dinen mahzurlu olur mu? Cevap: Kadının, insan saçını, kendi saçı arasına örerek birleştirmeyip de, kendi saçına iplikle, bez şeritle bağlamasının ve hayvan kılları eklemesinin…


“Hesâbımız başlasın artık!”
Mahşerin sıkıntısı dayanılmaz hâl alınca, ehl-i mahşer Âdem nebîye başvururlar. Ve derler ki: “Ey Babamız! Hâlimiz pek fenâdır, bize şefâat et ki, hesâbımız başlasın.” Âdem nebî onları dinler. Ve kendini geri çekip; “Siz Nuh peygambere gidin!” der. Mahşer halkı Nuh nebîye giderler. Ve kendisine; “Yâ Nuh! Sen bize şefâat et…


“İnsanın kemâli, fâni olduğunu anlamasıdır”
“Hârika, kerâmet göstererek, meşhûr olmak, kibre sebep olur.” Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran’ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki: İnsânın kemâli, fâni olduğunu anlamasıdır. Şeriattan maksat, insanın, hiç olduğunu anlamasıdır. Dâimî, sonsuz var olmak, (ülûhiyyet) sıfatlarındandır. Allahü teâlâya…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







