

“Nefsine sultân ol!..”
Hârun Reşid, bir gün Fudayl bin İyâd hazretlerine geldi. Ve nasîhat istedi. Hazret-i Fudayl; “Ey Hârun! Sen şimdi Sultânsın. Ama asıl sultânlık; nefsine hâkim olup bir günah işlememektir” buyurdu. Ve devâm etti: Ey Hârun! Hazret-i Abbâs, bir gün Resûl-i ekrem Efendimize gelerek “Beni bir kavim üzerine emîr yap!” diye arz…


Gaflet içinde yapılan duâ kabul olmaz!..
Duâ ihtiyâcı gideren, saadete kavuşturan kapının anahtarıdır. Bu anahtarın dişleri, helâl lokmadır. Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa’da doğdu. Asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa’da çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır’da vefât etti. İmâm-zâdenin “Şir’at-ül-İslâm” adındaki eserine, güzel bir şerh yazdı. Adını; “Mefâtîh-ül-Cinân ve mesâbîh-ül-Cenân”…


Dostlarla yemek yemek ve iftar vermenin fazileti
Hazreti Ali (radıyallahü anh) buyurdu ki: “Dostlara yedirdiğim bir ekmek, fakirlere verdiğim beş ekmekten daha kıymetlidir.” İnsanlara yemek yedirmek çok sevaptır. Hele oruçluya yedirmek daha çok sevaptır. Oruç tutanın sevabı kadar sevab alır, oruçlunun sevabından eksilme olmaz. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz, “Ramazan ayında bir oruçluyu su ile iftar…


Orucun manevi faydası çoktur
Oruç, yalnız aç ve susuz durmaktan, zahirî ve lüzumsuz amellerden ibaret değildir. Sual: Oruç tutmanın faydası sadece bedene midir, manevi faydası da yok mudur? Cevap: Oruç, insanlara hem maddi, hem de manevi faydalar sağlamaktadır. Bütün bir sene, çeşitli yemekleri eritmek için yorulan insan midesi ve bağırsakları, senede bir ay dinlenerek…


“Sultânın benimle ne işi olur?”
Halîfe Hârun Reşid, bir akşam üzeri vezîriyle birlikte Fudayl bin İyâd hazretlerinin kapısını çaldılar. O, içeriden sordu: “Kimsiniz?” Vezîr seslendi: “Sultânımız seni ziyârete geldi. Kapıyı aç ki, kendisini daha fazla bekletmeyelim” dedi. Hazret-i Fudayl; “Sultânın benimle işi olmaz, benim de sultânla hiç işim olmaz, lütfen meşgul etmeyin!” dedi. Halîfenin hoşuna…


Her varlığın yaratıcısı Allahü teâlâdır
Her üstünlük, her kemâl sıfat, Allahü teâlânındır. O’nda, hiçbir noksan sıfat yoktur. Sıddîkî Efendi, Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Bağdad’da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinin ders ve sohbetlerinde kemale geldikten sonra Kudüs’e giderek talebe yetiştirdi. 1735 (H.1148)’de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı: Allahü teâlânın vâcib-ül-vücûd ve hakîkî…


Şimdi dua zamanı!..
“Onbir ayın sultanı” olan bu mübarek ayda, hele son on gününde yapılan duaların müstecâb olma ihtimali daha yüksektir. Her zaman dua edilir, fakat bazı vakitlerdeki dualar daha çok kıymetlidir. “Onbir ayın sultanı” olan bu mübarek ayda, hele son on gününde yapılırsa müstecâb olma ihtimali daha yüksektir. Dua etmek başlı başına…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







