

Bir düğün daveti…
İmâm-ı Alî Nakî hazretleri, âlim ve evliyâdandır. Seyyiddir ayrıca. Bu zâtı bir düğün yemeğine dâvet etmişlerdi bir gün. Kabûl edip teşrîf etti. Ancak düğünevinde bir kişi vardı ki, hiç hürmet göstermiyordu bu zâta. Bir şeyler söylüyor, halkı güldürüyordu. İnsanlar da rahatsız oluyordu bundan. Bu zâta sordular ki: “Şunu susturalım mı…


“Dertsiz dua soğuktur, dertli dua gönülden gelir”
“Eğer duada güzel bir nefese sahip değilsen, var yürü de hoş nefesli bir dosttan dua iste.” Bostan Çelebi Osmanlı velîlerinden olup Mevleviyye yolunun büyüklerindendir. Konya’da doğdu. Çelebi Hüsrev hazretlerinin sohbetlerinde yetişerek kemale geldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. 1631 (H.1040) yılında Konya’da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi’den okurdu. Bir sohbetinde şunları…


At hırsızı öyle bir tövbe etti ki…
Bir hırsız at çalıp satardı… Bir defasında o bölgenin en büyük âlimi ve evliyasının atını çalmak için ahırına girdi. İşte ne olduysa ondan sonra oldu!.. Anadolu’da yetişen evliyanın büyüklerinden olan Abdullah-ı İlâhî hazretlerinin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu… Yine bir gün sohbet ederken, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve;…


İnsan mecbur değildir
Allahü teâlâ, insanın ihtiyari, tercih ettiği hareketini yaratmak için, insanın iradesini sebep kılmıştır. Sual: İnsan, yaptığı ve yapacağı şeylerde mecbur mudur, irade ve tercih hakkı yok mudur? Cevap: Allahü teâlâ, insanın ihtiyari, tercih ettiği hareketini yaratmak için, insanın iradesini sebep kılmıştır. Bu şart olmasa da, Allahü teâlâ yine yaratır. Fakat…


Seyyidlere hürmet böyle olur…
İmâm-ı Şâfiî hazretleri, bir gün Bağdat Câmiinde talebeye ders veriyor, ikide bir kalkıp kalkıp oturuyordu. Nihâyet ders bitti. Huzûruna vardılar. Ve ona sordular ki: “Efendim, ders esnâsında tekrar tekrar kalkıp oturdunuz, hikmeti neydi?” Büyük İmâm, onlara; “Bir seyyid çocuk kapı önünde oynuyor ve oyun îcâbı sık sık kapı önünden geçiyordu.…


Resûlullah Efendimizin ana babası da Müslümandı
“Hanîf dîni, Muhammed aleyhisselâmın peygamberliğinin bildirilmesine kadar devâm etmiştir.” Abdullah Abdî Efendi Osmanlı velîlerindendir. 1583 (H.992) senesinde Bosna’da doğdu. Doğum yeri olan Bosna’da ilim tahsîline başlayan Abdullah Efendi, sonra İstanbul’a geldi. Tahsîlini tamamladıktan sonra Bursa’ya gitti. Hâcı Bayram-ı Velî yolunun halîfelerinden Hasan Kabaduz Efendi ile görüştü. Bu zâtın sohbetlerinde kemâle…


İş işten geçmeden…
M. Said Arvas Hocadan Hatıralar… Son nefeste; bu dünyada zevkle yaptığımız günâhlardan nefret edecek ve pişman olacağız. Ancak iş işten geçmiş olacaktır. Doğumla bu âleme kavuştuğumuz gibi, ölümle de bir başka âleme kavuşacağız. Tohum, toprağa düşmesine rağmen, nasıl bir başka hayata kavuşur ve gökyüzüne dal-budak salarsa, insanın cesedi de ölümle…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







