

“Malım azalıyor ancak, ömrüm de bitiyor”
Tâbiîn’in meşhur âlimlerinden Ubeyde bin Muhâcir hazretleri aslen Rum’dur. 112 (m. 730) da vefât etti. Köleleri satın alır, sonra da âzâd edip serbest bırakırdı. Bir gün, Rum asıllı ihtiyar bir “köle” kadın gördü. Onu satın aldı. Sonra âzâd etti. Kadıncağız; “Kimsem yok; nereye gideyim, nerede barınayım, bilmiyorum” dedi. Bunun üzerine…


Okuduğu her hasta şifaya kavuşurdu…
İbn-i Acîl hazretleri bir gün saralı bir hastanın yanına gelir ve Yûnus sûresini okumaya başlar… İbn-i Acîl hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1291 (H.690) senesinde Yemen’de Beyt-i fakih denilen yerde vefât etti. Önce amcası Fakîh İbrâhim’den, sonra başka âlimlerden ilim ve edeb öğrendi. Fıkıh, hadîs, nahiv, gramer ferâiz (mîrâs bilgileri) ilimleri yanında…


İnsanın en büyük düşmanı…
M. Said Arvas Hocadan Hatıralar… İnsanlar, diğer canlılara nazaran, çok üstün niteliklere sahip kılınmakla birlikte, bu kabiliyeti sebebi ile kendi başına belâ kesilmiştir. İnsan, hayat savaşı verirken, pek çok güçlüklerle ve tehlikelerle karşılaşır. Yangınlar, depremler, seller, afetler, salgın hastalıklar, yıldırım çarpmaları, zehirli ve yırtıcı hayvanlar ve daha niceleri hayatımızı tehdit…


Kurban kesmesi vacip olanlar
Zekât nisabı kadar malı, parası bulunan her Müslümanın kurban kesmesi vacip olur. Sual: Elinde mevcut birikmiş parası olmayıp da, evi, arabası olan kimsenin, kurban kesmesi gerekir mi? Cevap: İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekât nisabı kadar malı, parası bulunan her Müslümanın, fıtra vermesi ve kurban kesmesi vacip olur.…


“İstişâre etmek, nefsi kırar”
Talha bin Musarref hazretleri, Tâbiîn’den olup tanınmış hadîs ve kıraat âlimidir. Bir gün sebepsiz gülmüştü. Ama hemen pişmân oldu. Ve kendi nefsine; “Niçin güldün?” dedi. Ardından sordu: “Sebepsiz güldün değil mi?” Buna çok üzüldü! Çok pişmân oldu. “Bundan sonra hiç sebepsiz gülmeyeceğim” diye yemîn etti. O günden sonra ölünceye kadar…


Âlimin ölümü, büyük bir musîbettir…
Şeytan ve onun yardımcıları, maksatlarına erişebilmek için âlimlerin yok olmasını beklerler. Ebû Bekr el-Esrem hazretleri büyük velî ve âlimlerdendir. 873 (H.260) târihinde vefât etti. Ahmed bin Hanbel’in talebesidir. Ondan çok meseleler nakletti. Bunları mevzularına göre yazdı. Büyüklerden bahseder, insanların istifade etmesi için nakiller yapardı. Şöyle nakletmiştir: Abdullah ibni Mes’ûd “radıyallahü…


Güzel ahlakın faydaları
Güzel ahlak sahibi olan kimse edeplidir, az konuşur, kimseyi gıybet etmez, başkalarını çekiştirmez. Allah için sever, Allah için düşmanlık eder. Güzel ahlâk, ilim ve edep öğrenmekle, iyi insanlarla arkadaşlık etmekle elde edilen iyi huylardır. Dinimiz iyi huylar edinmemizi, kötü huylardan kaçınmamızı emretmektedir. Yüce Rabbimiz, Sevgili Peygamberimizi överken (Gerçekte sen, büyük…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







