

“Ağlamayan gözde hayır yoktur”
Tâbiîn’in büyüklerinden olan Sâbit bin Eslem Benânî hazretleri, 737 (H.120) senesinde vefât etti. Bir ara gözleri rahatsızlandı. Bir tabîbe gitti. Tabip de baktı. Ve ona dedi ki: “Bir husûsa dikkat edersen, gözlerin iyi olur.” Hazret-i Sâbit sordu: “O nedir ki?” “Ağlamayacaksın.” Hazret-i Sâbit; “Ağlamayan gözde hayır yoktur!” buyurdu. ● ●…


“Rehberimiz bize sabrın meyvesi tatlı olur dedi”
“Biz meyveye kavuşmak için sabrın acılığına, kalbimizdeki dertlere katlandık…” Ahmed Cüzeyrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1483 (H. 887)’te Cizre’de doğdu. 1580 (H. 987)’de orada vefat etti. İlk tahsilinden sonra Diyarbakır, İmâdiye ve Hakkâri’de ilim tahsîl etti. Doğu Anadolu’nun pekçok şehir ve kasabalarını gezip gördü. Tahsîlini tamamlayarak Diyarbakır’da icâzet aldı. Ubeydullah-ı Ahrâr…


Gerçek saadet, mutluluk, ebedî hayatı kazanmaktır
İnsan, geçici olanın peşinde ömür tüketirken ebedî olanı unutursa, kazandığını zannettiği her şey, aslında en büyük kaybı olur. Dünyadaki bütün insanlar mesut, mutlu olmak ister. Fakat, mesut olan, pek azdır. Neden bu böyledir? Çünkü, saadetin, mutluluğun neden ibaret olduğu bilinmiyor. Asıl iş, saadetin ne olduğunu bilmektedir. Saadet, yalnız dünya saadetinden…


Müzik, ruhun gıdası mıdır?
Müziğin, her çeşit çalgı sesinin nefislere hoş gelmesi, nefisleri beslemesi rûhânî tesir sanıldı. Sual: Zamanımızda çok kimse, müziğe, ‘ruhun gıdası’ diyor. Gerçekten müzik ruhun gıdası mıdır? Cevap: Güzel sanatların bir kolu denilen müzik, hisleri ve düşünceleri seslerle ve hareketlerle anlatmak sanatıdır. Müzik, düzenlenmiş ses ve harekettir. Seslerin melodi, armoni ve…


Geceleri hep ibâdet eden mübarek zat
Tâbiîn’in büyüklerinden olan Sâbit bin Eslem Benânî hazretleri, geceleri kalkar, hep ibâdet ederdi. Çoluk çocuğuna da; “Kalkın, Allahü teâlâya ibâdet edin. Unutmayın ki; gece kalkıp ibâdet yapmak, kıyâmetin şiddet ve dehşetinden daha hafiftir” derdi. Çok âbid idi. Sevdiklerine; “Biz öylelerine yetiştik ki, çok namaz kılmaktan, başlarını yastığa koyacak vakit bulamazlardı”…


Müminlerin ruhları cennette kâfirlerinki ise cehennemdedir
“İlim öğrenmekte iken eceli gelen kimseyi Allahü teâlâ Peygamberlerin mertebesinde karşılar.” Cihangirli Hasan Burhaneddin Efendi İstanbul evliyasındandır. Harput köylerinden Parcıh’ta doğdu. Bursa’ya giderek evliyadan Yakub Fanî hazretlerine intisab etti. İcazet alarak İstanbul’a gönderildi. Cihangir’de bir dergâh kurup, insanları irşad etti. 1074 (m. 1663)’de orada vefat etti. Buyurdu ki: Bir kimse,…


Dünya işleri, âhirete mâni olmamalıdır…
Münâfıkûn sûresinde meâlen buyuruldu ki: “Mallarınız ve çocuklarınız, Allahü teâlâyı, hâtırlamanıza mâni olmasın!” Eskiden, ticaretle meşgul olan büyüklerimiz, sabah ve akşamları âhiret için çalışır, Kur’ân-ı kerîm okur, ders dinler, tövbe ve duâ eder, ilim öğrenir ve gençlere öğretirlerdi. Kelle kebabı, sabah çorbası gibi şeyleri çocuklar ve gayrimüslimler satardı. Çünkü, Müslümanlar,…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







