

“Çabuk söyle, işim âcil!..”
Âmir bin Abdullah hazretleri, Tâbiîn-i kirâmdan bir büyük velîdir. Bir gün bir kimse onu görüp istifâde etmeye gelmişti kendisinden. Baktı ki, namâz kılıyor. Başladı beklemeye. Büyük velî selâm verdi. Onu görünce; “Safâ geldin kardeşim!.. Bana bir şey diyeceksen çabuk söyle ki, işim âcildir” buyurdu. Adam şaşırdı ve; “Hayırdır efendim, bu…


“Bir sıkıntıda kalırsan bizden yardım iste!..”
Abdurrahmân es-Sekkâf’ı sevenlerden biri, bir yolda yalnız başına giderken, önüne yırtıcı bir hayvan çıkar!.. Abdurrahmân es-Sekkâf hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1338 (H.739) senesinde Arabistan’ın güneyindeki Hadramût’un Terîm şehrinde doğdu. 1416 (H.819) senesinde Terîm’de vefât etti. Zamânının büyük âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Ârif-i billah Müzâhim Ahmed gibi zâtlardan tasavvuf ilmini öğrendi.…


Namazlarını vaktinde kıl ki, kıyamet günü pişman olmayasın!
Âdem aleyhisselamdan beri her dinde namaz var idi. Her ümmete bir vakit farz idi. Bizim ümmetimize ise hepsi birden farz oldu. Namaz, İslam’ın beş şartından ikincisi olup, Fahr-i kâinatın “sallallahü aleyhi ve sellem” miracı teşriflerinde, en hayırlı ümmet olan ümmeti üzerine, Allahü teâlânın ezelî hitabı ile her gün beş vakit…


Oruç, zararlı değil, faydalıdır…
Oruç tutmak, mide rahatsızlığına sebep olmadığı gibi, aksine midenin sıhhati için çok faydalıdır. Sual: Oruç tutmanın, insan sağlığına zararlı olduğunu söyleyenlerin sözlerinde bir gerçeklik payı var mıdır? Cevap: Oruç tutmak, insan sağlığı için zararlı değil, aksine çok faydalıdır. Çünkü Allahü teâlâ, kullarına, zararlı bir şey emretmez. Zira Peygamber Efendimiz de;…


“Huzûrun kaynağı, toprak gibi olmaktır!”
Âmir bin Abdullah hazretleri, Tâbiîn-i kirâmdan bir büyük velî olup, 124 (m. 741) târihinde vefât etmiştir. Âhiret derdiyle dertlenmişti. Ölüm ve sonrasını düşünür, Resûlullah’ın aşkıyla yanardı. Namâza durduğunda, kendinden geçer, tamâmen sıyrılırdı dünyâ düşüncesinden. Bir gün bu zâta; “Efendim, siz namâza durunca hâtırınıza hiç dünyâ düşüncesi gelmez mi?” diye sordular.…


Hocalık ve talebelik takvâ ile olur…
“Allahü teâlâ, hepimizi sevgili Peygamberinin, Eshâb-ı kirâmın ve Ehl-i beyt-i izamın yolunda bulundursun!” Debbağ Ebû Zeyd Üseydî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1208 (H. 605) senesinde Tunus’un Kayravân şehrinde doğdu, 1300 (H. 699) senesinde yine orada vefât etti. Zamanındaki âlimlerden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Abdüsselâm el-Murtâtî’ye talebe olup,…


“Siz bu ordu ile nasıl başa çıkabilirsiniz?”
Kanuni Sultan Süleyman Han, Avrupa seferine çıkmıştı. Belgrat yakınlarındaki bir manastırın yakınında mola verildi!.. Rahip bir hile düşünüyordu!.. Dinimiz, baştan başa edeptir. Edep, kulun kendisini Cenab-ı Hakk’ın iradesine tâbi kılması, güzel ahlaklı olmasıdır. Hadis-i şerifte, (Sizin en iyiniz, ahlakı en güzel olandır) buyuruldu. Hazret-i Ebu Bekir, “Hayâsız insan, halk içinde…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







