

“Bu dediklerini Allahü teala işitiyor!”
Tâbiîn’den bir büyük âlim olan Rebî bin Heysem hazretleri, 68 (m. 687) senesinde vefât etmiştir. Bir gün bir kişi, kendisine kötü söz söylemişti. Çok üzüldü. O kimseye; “Bu dediklerini Allah işitiyor. Şâyet ben âhirette hesaptan kurtulup da Cennete girersem, bu sözlerinin bana hiç zararı olmaz” buyurdu. Ve ilâve etti: “Ama…


İlimde cimrilik yapana üç belâ verilir!..
“İlmin evveli niyet, sonra anlamak, sonra yapmak, sonra muhâfaza, sonra da yaymaktır.” Buceyremî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mısır’ın Buceyrem köyünde doğdu. Devrin âlimlerinden ilim öğrendi. Halvetî tarîkatı büyüklerinden Sonraları Hayfa’nın Tantura köyüne yerleşti ve burada talebe yetiştirdi. On üçüncü hicrî asrın ortalarında vefât etti. Yûsuf Nebhânî’nin babası İsmâil Nebhânî humma hastalığına…


İnanan insan huzurludur…
Din, ruhun gıdasıdır. Bir vücudun nasıl nefes almak, yemek ve içmek ihtiyacı varsa, ruh da tertemiz olmak, huzura kavuşmak için dine muhtaçtır. İnsanları yaratan Allahü teâlâ, kullarının dünya ve ahiret saadetine, mutluluğuna nasıl kavuşacaklarını, bunun için nasıl yaşamaları gerektiğini Peygamberleri vasıtasıyla bildirdi. Allahü teâlâ tarafından bildirilen bu yola din denir.…


Nefse uyan helak olur!..
İslamiyet, nefsin helak edilmesini, yok edilmesini değil, terbiye edilmesini emretmektedir. Sual: Aklına, kalbine uyan kurtulur, nefsine uyan ise helak olur deniyor, bu doğru mudur? Cevap: Bu konuda İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: “Bütün varlıkların aslı, ademdir, yokluktur. Her şey yok iken, Allahü teâlâ, bunları yoklukta biliyordu. İlmindeki bu ademlere, kendi…


“İşte Allah korkusu budur!..”
Tâbiîn’den bir büyük âlim olan Rebî bin Heysem hazretleri, 68 (m. 687) senesinde vefât etmiştir. Bu zât dışarıda yürürken, haram görmemek için etrâfına bakmaz, dâima “başı önünde” yürürdü. Bu yüzden, onu “kör” zannederdi insanlar. Hâlbuki kör değildi. Harama bakmıyordu. Nitekim bir gün, Abdullah bin Mes’ûd hazretlerinin hanımı, bu zâtın geldiğini…


Emir ve yasaklara riâyet etmek farzdır
Fıkıh ilmi ile uğraşmak, yani farzları ve haramları öğrenmek ise, her Müslümana farz-ı ayndır. Abdurrahmân-ı Zâz hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr velilerdendir. 1040 (H. 432) senesinde İran’da Tebrîz’e bağlı Serahs kasabasında doğdu. Sonra Merv’e yerleşti. Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Şâfiî mezhebinde büyük bir âlim olarak…


Yerinde duramayan velî: Bursalı Deli Birâder!..
Deli Birâder, tabiatı icabı bir yerde uzun müddet kalamıyordu. Bu sebeple vazife aldığı şehirlerden “artık müddetim doldu” diyerek tâyinini isterdi!.. Deli Birâder, Osmanlı devri âlim ve velîlerinden. 1465 (H.870) senesinde Bursa’da doğdu. Asıl ismi Muhammed bin Durmuş’tur. 1534 (H.941) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Kendi yaptırdığı mescidin avlusuna defnedildi… Muhammed…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







