

İnsan, başına gelecekleri düşünmeli
Dünya hayatı çok kısadır ve her günü de geçip hayal olmaktadır. Her insanın sonu ölümdür. Sual: Çoğu insan, hiç ölmeyecekmiş, hiç hesaba çekilmeyecekmiş gibi hareket etmektedir. Hâlbuki bir insanın her şeyden önce sonunu düşünmesi, ona göre hazırlık yapması gerekmez mi? Cevap: Dünya hayatı çok kısadır ve her günü de geçip…


“İslâmiyete uymak, Sırat’tan geçmeye benzer”
Evliyânın büyüklerinden olan Hâce Muhammed hazretlerinin Merdan isminde çok sâdık bir talebesi vardı. Senelerce hizmet etti. Sohbetinde bulundu. Ve icâzete hak kazandı. Ona icâzetini verip, insanlara doğru yolu gösterme vazîfesiyle memleketine gitmesini istedi. Ama o, çok üzüldü! Ve gitmek istemedi. Hattâ ağlayarak; “Efendim! Vücûdumda can kaldığı müddetce, size hizmet şerefinden…


Ehl-i Beyti sevmek her mümine farzdır…
Hazret-i Hasan’ın çocuklarına ve torunlarına ‘Şerif’, Hazret-i Hüseyin’in nesline de ‘Seyyid’ denir. Osman Selahaddin Sanduklu Efendi Osmanlı âlim ve şeyhlerindendir. 1821’de İstanbul’da doğdu. Zamanın büyük âlim ve şeyhlerinden ders gördü. Yenikapı Mevlevîhânesi Şeyhi oldu. 1866’da kurulan Meclis-i Meşâyih Reisliğine getirildi. Çok kitap yazdı. Bunlardan “Tezkiye-i Ehl-i beyt” isimli eserinde şöyle…


Candan dost, kardeşten daha üstündür…
M. Said Arvas Hocadan Hatıralar… Dünyayı çok seven insanların arkadaşlığından sakın! İnsanı menfaati için satabilir… Hayırlı arkadaş evlattan da, kardeşten de daha iyidir… Arkadaşımızı seçerken dikkat edeceğimiz bazı hususlar vardır. Bu hususlar göz önünde bulundurulmaz ve önem verilmezse çok sıkıntılara sebep olur. Birinci husus, akıllı olmasıdır. Akıllı olmazsa bize fayda…


Müslümanların birleşmesi
Bütün Müslümanların, tek doğru yol olan Ehl-i sünnet inanışında birleşmeleri lazımdır… Sual: Bazı kimseler; insanlar ve bilhassa Müslümanlar arasındaki ayrılıklar giderilmeli, ayrılıklar ortadan kalkmalıdır diyor. İnsanların ve Müslümanların arasındaki ayrılıkların kalkması mümkün mü, mümkün ise nasıl olabilir? Cevap: İnsanların ihtilaflarının, aralarındaki ayrılıkların kalkması, bütün insanların Müslümân olmaları ile mümkün olur.…


“Sana müjdeler olsun, ey hâtun!”
Evliyânın büyüklerinden olan Hâce Muhammed hazretleri, zühd ve verâ sâhibiydi. 411 (m. 1020) senesinde vefât etti. Annesi ona hâmileyken, karnından “Lâ ilâhe illallah” zikrini işitirdi. Babası bilmiyordu. Öğrenince sevindi. Ve kendisine; “Ey hâtun! Sana müjdeler olsun, sâlih bir çocuk doğuracaksın” dedi. ● ● ● Bir gün evde otururken, babası, ana…


Dergâha ayakkabıyla girmek isteyen küstah İngiliz subayı!
Bir İngiliz subayı Hâce Mahdûm Sâbir hazretlerinin dergâhına geldi ve ayakkabılarıyla içeri girmek istedi. Hâce Mahdûm Sâbir hazretleri büyük velîlerdendir. 1196 (H.592)’da Afganistan’da Hirat’ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Hindistan’a giderek Ferîdüddîn-i Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Onun sohbetlerinde kemale gelince hocası ona icazet vererek Kalyâr’a (Gvâliyar) gönderdi.1291 (H.690) senesinde orada…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







