

Din adamının sapıtmasının alameti!
“İslamiyet nurlarının kalblerden ayrılıp, kalblerin kararmasına dört şey sebep oldu!” Sual: Bir kimsenin din ilimlerini tahsil ettiği hâlde, yanlış yollara sapmasının, hatta hainlik etmesinin ne gibi alametleri vardır? Cevap: Konu ile alakalı olarak Muhammed bin Fadl Belhî hazretleri buyuruyor ki: “İslamiyet nurlarının kalblerden ayrılıp, kalblerin kararmasına dört şey sebep oldu.…


“Kötü arkadaştan sakın evlâdım!”
Nâfî bin Abdurrahman hazretleri vefât edeceği zaman çocukları; “Bize vasiyet edin?” dediler. Cevâben Kur’ân-ı kerîmden bir âyet-i kerîme okudu. Başını kaldırdı. Ve çocuklarına; “Bu âyette meâlen; (Eğer mümin iseniz Allah’tan korkun! Cehennem ateşine karşı takvâyı elden bırakmayın. Birbirinizle iyi geçinmeyi farz-ı ayn bilin. Allah’a ve Resûlüne itâatten bir nefes ayrılmayın)…


“Ey Âişe! Bu kelimeleri ezberledin mi?..”
“Ezberlediklerini başkalarına da öğret ey Âişe! Bunları bana Cebrâil (aleyhisselâm) öğretti!” Ebü’l-Kâsım Kâyinî hazretleri Şafiî fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 462 (m. 1069) yılında Nişâbûr’da Kâyin köyünde doğdu. İsfehân, Nişâbûr, Merv ve Herat’a giderek birçok kimseden ilim öğrendi. 547 (m. 1152) yılında Herat’ta vefât, etti. Buyurdu ki: Ebû Saîd-i Hudrî (radıyallahü…


Beş vakit namaz farzdır! -2-
“Farz olduğuna inanıp, abdest ve vakitlerine, rükû ve sücûduna riâyet ederek beş vakit farz namaza devâm edene, Cennet vâcib, Cehennem harâm olur.” Dünkü makâlemizde, her gün beş vakit namazın farz olduğuna dâir, bazı hadîs-i şerîfleri zikretmiştik. Bugün, bu konudaki başka hadîs-i şerîflere de temâs edelim inşâallah: Önce, Kütüb-i sitteden dördünde…


“Siz her gün misk mi sürünürsünüz?”
Nâfî bin Abdurrahman hazretleri, Tebe-i tâbiîndendir. 169 (m. 785) senesinde Medîne’de vefât etti. Esmer, güzel yüzlü idi. Ahlâkı da pek güzeldi. Yeri gelince mîzaha meyleden, güler yüzlü, hoşsohbet bir zâttı. Konuşurken ağzından “misk kokusu” çıkardı… Ve etrâfa yayılırdı. Bir gün kendisine; “Siz her gün misk mi sürünürsünüz?” diye sordular. Mübârek…


“Dünyâya, Allahü teâlâya kulluk için geldik…”
“İhlâslı amel yapabilmek için gafletten çok sakınıp, uyanık olunuz.” Ebû Abdullah Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Antakya’da doğdu. Ailesi Antakya eşrâfından îtibâr edilen kimselerdi. 853 (H.239) senesinde vefât etti. Ebû Süleymân-ı Dârânî’nin sohbetlerinde kemâle geldi. Tebe-i tâbiîn neslinden olup, Fudayl bin Iyâd ve Hâris-i Muhâsibî gibi zamânının en büyük velîleri ile…


Beş vakit namaz farzdır!
Herkesçe malûm olduğu üzere, şartları taşıyan erkek-kadın bütün Müslümânlara, her gece ve günde, beş vakit namaz farz kılınmıştır. Namazın, her gece ve günde, beş vakit farz oluşu, edille-i şer’iyye-i erbaa (4 şer’î delîl) ile sâbit olmuştur. Geçen haftaki 2 makâlemizde, namazın günde beş vakit olduğuna dâir bazı âyet-i kerîmeleri zikrettik.…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







