

“Mümin cehenneme girer mi?”
Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerini, bir ramazan gününde yetmiş kişi iftâra çağırdılar. Büyük velî, her birine; “İnşallah gelirim” buyurdu. Ve hepsinin dâvetine gitti. Kalplerini hoş etti. Ertesi gün oldu. O yetmiş kişinin her biri; “Hocamız dün iftârı bizim evde yaptı” diyorlardı. Nitekim bunlardan ikisi karşılaştı o gün. Biri çok sevinçliydi… Öbür kimseye;…


“Sana ne ile geleyim yâ Resûlallah?”
“Oğul bu dünyânın sıkıntısını çektiğin yeter. Artık bana gel!..” Şeyhülislâm Berdeî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân Han zamânında Isparta Eğirdir’de yaşamış Osmanlı velîlerindendir. Bâzı menkıbeleri şöyle nakledilmiştir: Eğirdir’de câmiye giderken pekçok kimseyle karşılaştığı hâlde, iki-üç kişiye selâm verirdi. Başkalarına selâm vermezdi. Talebelerinden biri acaba neden birkaç kişiden başka kimseye selâm vermiyor…


Sevilen kul olmanın şartları…
Allahü teâlânın sevdiği ve razı olduğu kimse, O’nun rızasına uygun ve tertemiz bir hayat yaşayan kuldur. Evliyanın ve İslam âlimlerinin büyüklerinden Ali Râmîtenî hazretleri, Allahü teâlânın sevdiği ve razı olduğu kul olmanın şartlarını şöyle bildirmiştir:Bu şartların ilki temizliktir. Temizlik yalnız elbisenin, evin ve kullanılan eşyanın temiz olması değildir. Asıl temizlik;…


Kur’ân-ı kerimi bastırıp satmak
Geçimini kitaplardan sağlayan bir kimse, Kur’ân-ı kerimi kârsız satmalıdır. Sual: Kur’ân-ı kerimi bastırıp, kâr maksadı ile satmanın, dinimiz açısından mahzurlu tarafı var mıdır? Cevap: Kur’ân-ı kerimi bastırıp satanlar, bunu kitapçılık ticaretine alet edenler, Kur’ân-ı kerim öğretilmesine, okunmasına sebep olmak niyeti ile olursa, caiz ve sevap olur. Aldığı satış parası helal…


“Kürsüye çık ve vaazına devâm et!”
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri bir gün talebeleriyle sohbet ediyordu ki, gencin birinin abdest tâzelemesi icâp etti. Ancak çıkmak hayli zordu. Zîrâ izdiham vardı câmide. Gavs-ı âzam anladı… Talebe sıkıntıdaydı. Ona, bir “nazar” etti. Genç bir “sahrâda” buldu kendini. Hem de bir çeşme başında. İçinden geçirdi ki: “Bu, hocamın kerâmeti.” Çeşmeden abdest…


Tedavi olmak ve ilaç kullanmak
Hastayı tedavi etmek sünnettir. Tedavinin, ilaçla, sadaka vermekle ve dua ile yapılacağı bildirildi. Sual: Tedavi olmanın, ilaç kullanmanın dinimizdeki yeri nedir? Cevap: Hastayı tedavi etmek sünnettir. Tedavinin, ilaçla, sadaka vermekle ve dua ile yapılacağı bildirildi. Tecrübe edilip, tesirlerinin kati olduğu anlaşılan aşıları, serumları ve mikrop öldüren ve benzerleri ilaçları kullanmanın…


“Allahü teâlâdan iyilik umarak can veriniz”
“Şunu iyi biliniz ki, sizden hiçbir kimse kendi ameli ile kurtulamayacaktır.” Şeyban bin Abdurrahmân hazretleri Tebe-i tabiînin meşhûrlarından olup hadîs, nahiv ve kırâat âlimidir. Basra’da doğdu. 164 (m. 780)’da Bağdâd’ta vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları: Berâ bin Azib’in (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







