

Dinimizde istişarenin önemi
Hadis-i şerifte “Akıllıya danışıp onu dinleyen, doğruyu bulur, dinlemeyen pişman olur.” buyuruluyor. Sual: “İslamiyette danışmanın, yanlışları ikaz etmenin ayrı bir yeri vardır” buyuruluyor. Peki, kimlerle istişare yapılır? Cevap: Maalesef toplumumuzun hangi kesimine bakarsanız bakın -iş adamlarımız, idarecilerimiz, din görevlilerimiz, sade Müslümanlarımız- “En iyisini ben bilirim, benden başka bu işi bilen…


“Sen meyhânede vaaz et!”
Ammâr-ı Yâser hazretleri, Anadolu velîlerinden olup, Bitlis’te yaşadı. 1253 (H.650) de, Bitlis’te vefât etti. İnsanları doğru yola kavuşturmak için çok uğraştı. Necmeddîn-i Kübrâ hazretleri bu zâtın sohbetlerinde yetişmiştir. Bir gece yattı. Ve rüyâ gördü. Birisi kendisine; “Yarın git, meyhânedekilere nasîhat et” dedi. Uykudan uyanıp; “Hayırdır inşallah” dedi. Ne yapacağını bilemedi.…


“Fâni geçici olanı verip bâki, kalıcı olanı al!..”
“Kim ahirete faydalı amel yaparsa, dünyâya düşkün olmaktan kurtulur…” Amr bin Mürre hazretleri Tebe-i tâbiînin meşhurlarındandır. 734 (H.116) senesi Kûfe’de vefât etti. Tâbiînin meşhur âlimlerinden ilim öğrenip hadîs rivâyet etti. Süfyân-ı Sevrî hazretleri anlatır: “Mis’ar’a: “Gördüğün kimselerin en fazîletlisi kimdir?” diye sordum. O da; “Amr bin Mürre’den daha fazîletli bir…


Şükür nasıl yapılır?
“Kullarım benim verdiğim nimetlere karşılık şükredemezler. Onlardan bunu istemiyorum, kullarımın buna gücü yetmez. Nimetlerin benden olduğunu bilmeleri kâfidir.” Rabbimizin bize verdiği nimetlerin şükrünü yerine getirebilmemiz mümkün değildir. O kadar çok nimeti vardır ki bunların çoğundan haberimiz bile yoktur. Onu hatırlamak, Ona şükretmek de büyük bir nimettir ve şükrettiğimiz için şükretmeliyiz.…


‘Resulullahın hürmetine’ diye dua etmek
“İbni Teymiyye’nin hurafelerinden biri de, Resulullah Efendimizle tevessül olunmasını inkârıdır…” Sual: İbni Teymiyye ve yolundakiler, Peygamber Efendimizin hatırı ve hürmetine diye dua etmenin şirk olduğunu söylüyorlar. Bunun aslı var mıdır? Cevap: Bu konuda İbni Hacer hazretleri, Cevher-ül-munzam kitabında buyuruyor ki: “İbni Teymiyye’nin hurafelerinden biri de, Resulullah Efendimizle tevessül olunmasını inkârıdır.…


“Biz yanlış yere gelmişiz!”
Evliyânın büyüklerinden Alvân Hamevî hazretleri, 1530 (h. 936) senesi, Cemâzil evvel ayında Hama’da vefât etti. Hırsızlardan bir grup, gece karanlığında Alvân Hamevî hazretlerinin dergâhına girdiler. Onu, namazda buldular. Etrâfında göz kamaştıran bir “nûr” parlıyordu. Çok şaşırdılar! Etrâfa baktılar. Ortalıkta ne bir “kandil” ne de bir “lâmba” vardı! Bu hâli görünce;…


“Sâlih kimselerle olmayı fırsat biliniz…”
“Verilen ömrü fırsat biliniz. Bir müddet sonra hayat kapısı kapanacak, bu dünyâdan ayrılacaksınız.” Ebû Abdullah Evdî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 693 senesinde Medine’de doğdu. Peygamber Efendimiz zamânında Müslüman oldu. Ancak Peygamber Efendimizi göremedi ve Sahâbî olamadı. Eshâb-ı kirâmdan Muâz bin Cebel (radıyallahü anh) Yemen vâliliği sırasında, onunla tanışıp Müslüman oldu. Muâz…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







