

“Az konuşun, az uyuyun ve az gülün!”
Evzâî hazretleri, Tebe-i tâbiîn’den büyük fıkıh âlimidir. 157 (m. 774) Beyrut’ta vefât etti. Kendisi anlatıyor: Cebrâil aleyhisselâm bir gün Peygamber Efendimize gelmişti. Efendimiz ona; “Yâ Cebrâil! Bana Cehennemi anlat” buyurdu. O da şöyle anlattı: Cehennem, Allahü teâlânın emriyle bin sene yandı. Kıpkırmızı oldu. Bin sene daha yandı. Sapsarı oldu. Bin…


“Bidat sahiplerinin ibâdeti kabul olmaz”
“Günahlardan sakınmayan Müslümanların ibâdetleri sahih olsa da, kabûl olmaz.” Şeyh Nablüsî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1640 (H.1050) senesinde Filistin’de Nablus’ta doğdu. 1731 (H.1143) senesinde Şam’da vefât etti. On iki yaşında yetim kaldı. İlim tahsîline ara vermedi. Fıkıh ve usûl-i fıkıh, meânî, beyân, hadîs, tefsîr ve nahvi zamanın…


Orucun maddî-manevî faydaları
Tıp uzmanları diyorlar ki: Oruçlu iken vücûdun organlarında dinlenme olur. Oruç tutan bünye, âdetâ bakıma girer… Oruç tutmanın manevî (rûhî) pekçok faydasının yanında, maddî (bedenî) faydaları da vardır. Hadîs-i şerîflerde, “Oruç tutan sağlıklı olur” (Taberânî), “Aç duranın idrâki artar, zekâsı açılır”, “Tefekkür, ibâdetin yarısı, az yemek ise tamâmıdır” (İ. Gazâlî)…


Teravih namazı kılmanın fazileti
Ramazan-ı şerifin sonuna kadar olan bütün gecelerin ayrı ayrı birer fazileti ve yüksek derece ve sevapları vardır. Sual: Ramazan ayında yatsı vaktinde kılınan teravih namazının, her gece için ayrı ayrı fazileti mi vardır? Cevap: Ramazan ayında her gece teravih namazı kılmanın fazileti, hazret-i Ali’ye sual edilince, cevabında buyurur ki: “Her…


Göğe yükselen bir demet fesleğen!..
Evzâî hazretleri, Tebe-i tâbiîn’den büyük fıkıh âlimidir. 157 (m. 774) de Beyrut’ta vefât etti. Bu zât, Allah dostu bir velî idi. Kerâmet sâhibiydi. Sevdiklerinden biri, bir gece yatıp, rüyâ gördü. Şöyle ki; Bir demet fesleğen, mağrip tarafından göğe yükseldi ve kayboldu. Ve uyandı uykudan. Derken sabah oldu. Bunu, sâlih birine…


On şey kötülüklerin anası durumundadır
Resûlullah (aleyhisselâm) buyurdu ki: “Allahü teâlâya inandım de ve dosdoğru ol!” Geredeli Abdülganî Efendi Osmanlı âlimlerinden ve Nakşibendî şeyhlerindendir. Aslen Bolu’nun Gerede kasabasındandır. İstanbul’da devrin meşhur âlimlerinden ders alarak yetişti. Bursa ve İstanbul’da yüksek dereceli medreselerde ders verdi. İstanbul, Mısır ve Şam kâdılıkları yaptı. Bir süre Anadolu kazaskerliğini yürüttü. 1586…


Medeniyetin asıl mimarları Müslümanlardır…
Modern dünyanın temellerini atan teknolojik buluşların izini sürdüğümüzde, karşımıza İslam âlimlerinin eşsiz mirası çıkıyor. İslamiyet ilmi, fenni, tecrübeyi ve müsbet çalışmayı emreden dinamik bir dindir. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmin birçok yerinde, (Sizden evvel gelip geçenlerin hayatlarını, gittikleri yolları ve başlarına gelenleri, gözden geçirip, onlardan ders alınız. Yerleri, gökleri, canlıları, cansızları…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







