

“Koş, sen de îmân et!”
Abbâs adında bir sahâbî anlatıyor: İslâmiyetin yeni teblîğ edildiği günlerdi. Bir ağacın yanından geçiyordum ki, o yönden bana seslenen bir nidâ duydum. Ve kulak verdim. “Yâ Abbâs!” diyordu. Etrâfıma baktım. Kimsecikler yoktu. Yoluma devâm ettim. Aynı ses yine yankılandı: “Dur yâ Abbâs!” Durdum. Ses ağaçtan geliyordu. “Yâ Abbâs! Son peygamber…


“İnsanların en aşağısı ve en kıymetlisi kimdir?”
“İnsanların en aşağısı, zengine kıymet veren, en kıymetlisi de, fakirlere hürmet edendir.” Muhammed bin İsmâil Mağribî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 911 (H.299) senesi Tûr-i Sinâ’da vefât etti. Büyük velîlerden Ebü’l-Hasan Ali bin Ruzeyn hazretlerinin sohbetlerinde ilim ve edeb öğrenerek yükseldi ve zamânının en büyüklerinden oldu. Talebelerine ve sevdiklerine çoğu zaman dünyâ…


İslâm güneşinin doğuşu…
Araplar, medeni dünyadan uzak yaşayan bir milletti. Ancak, böyle bir millet, cihan tarihinde müthiş bir vazifenin temsilcisi olmuştur… Müslüman olmadan önce Araplar, neredeyse dünyadan tecrit edilmiş bir milletti. Çöl bir taraftan, yarımadayı üç yönden kuşatan denizler bir taraftan, medeni dünyadan uzak kalmasına sebep teşkil ediyordu… Araplar o derece bölünmüş, tembelleşmiş…


Şükür ve tilâvet secdesi
Kendisine bir nimet gelen kimsenin, secde-i şükür yapması müstehabdır… Sual: Kendisine bir nimet gelen kimse, bu nimete karşılık şükür için secde yapabilir mi? Cevap: Şükür secdesi de, tilâvet secdesi gibidir. Kendisine nimet gelen veya bir dertten kurtulan kimsenin, Allahü teâlâ için secde-i şükür yapması müstehabdır. Secdede önce; Elhamdülillah der. Sonra,…


“Hepinizin dönüşü Allah’adır”
Fahreddîn-i Râzî hazretleri bir gün vaaz ediyor, Sultân da dinliyordu. Bir ara Sultâna dönüp; “Ey dünyânın Sutânı! Ne senin saltanatın kalır, ne de Râzî’nin bu hâli” buyurdu. Ağlıyordu! Ardından; “Hepinizin dönüşü Allah’adır” meâlindeki âyet-i kerîmeyi okudu. Sultan ve câmide bulunan herkes ağladılar! ● ● ● Fahreddîn-i Râzî hazretleri, Sultan Muhammed…


“Ey Halîlullah! Büyük bir kıtlık var, duâ buyurun”
Ebû Abdullah el-Kureşî hazretlerinin zamanında Mısır’da büyük bir kıtlık olur… Ebû Abdullah el-Kureşî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1150 (H.544) senesinde Endülüs’te doğdu. 1202 (H.599) senesinde Kudüs’te vefât etti. Memleketinin âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Büyük velî Ebû Yezid el-Kurtubî’den feyiz aldı ve uzun müddet hizmet ve sohbetinde bulundu… Ebû…


Gençlere bırakılan emanet…
Büyük İslam âlimi Hüseyin Hilmi Işık Efendi’nin hizmetlerini doğru anlayabilmek için önce onun gayesini bilmek gerekir. Hüseyin Hilmi Işık Efendi’nin hizmet anlayışının merkezinde, insanların dünya ve âhirette huzura kavuşmalarına vesile olmak bulunuyordu. Bu sebeple insanlığa hizmeti, İslâmiyet’in doğru olarak öğrenilmesi ve öğretilmesiyle birlikte ele aldı. İnsanlara yapılabilecek en büyük iyiliğin,…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







