

Aşûre günü
Muharrem ayının onuncu gecesi, Aşûre gecesi, onuncu günü de Aşûre günüdür. Sual: Aşure gününün önemi nedir ve bu günde neler yapılmalıdır? Cevap: Muharrem ayının onuncu gecesi, Aşûre gecesi, onuncu günü de Aşûre günüdür. Muharrem ayı, Kur’ân-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biridir. Aşûre, bu ayın en kıymetli gecesi ve günüdür.…


“O zatı niçin çok seviyorlar?”
Hindistan’ın büyük velîlerinden olan Rükneddîn Ebül Feth hazretleri, 1320 (H.720) yılında Mültan’da vefât etti. Bir âlim şöyle anlatıyor: -Bir cumâ günü, çok sayıda kimsenin, Şeyh Rükneddîn hazretlerini ziyâret edip, elini öpmek için toplandıklarını gördüm. Çok hayret ettim! Merak da ettim. Kendi kendime; “Acabâ Şeyh hazretleri sihirbaz mıdır ki, böyle çok…


Kırklar Makâmı’ndaki “kutlu” toplantı…
Hızır aleyhisselâm: “Sultan Süleymân vefât edip yerine Selîm Han tahta çıktı!” Noktacı Ali Çelebi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Midilli Adasında doğdu. 1574 (H.982)’te vefât etti. İlim öğrenmek için Şam’a gidip bir müddet orada kaldı. Sâlihiye’ye gidip Şeyh Üveys Halvetînin derslerine ve sohbetlerine devâm edip tasavvufta yetişti. Bir gün talebelerine sohbeti…


Kalbe gelen düşünceler…
Kalbe gelen kötü şeyleri defetmeye çalışmalı, kalbi çirkin şeylerden, bozuk düşüncelerden temizlemeli ve güzel ahlakla süslemelidir! İnsan, bir iş yapacağı zaman, evvela kalbine bir hatara [fikir, düşünce] gelir. Bunu yapmak ister. Bu isteğine (Niyet) denir. Bu işi yapmaları için uzuvlarına [organlarına] emreder. Emir vermesine (Kasd, teşebbüs) denir. Uzuvların iş yapmalarına…


Tevekkül için, kuvvetli iman gerekir
Tevekkül, kalbin, her işte, Allahü teâlâya itimat etmesi, güvenmesi demektir. Sual: Bir Müslümanın, Allahü teâlâlaya tam güvenebilmesi için ne yapması gerekir? Cevap: Bu konuda, Kimyâ-i se’âdet kitabında buyuruluyor ki: “Tevekkül için, hem kuvvetli bir iman, hem de kuvvetli bir kalb lazımdır. Böylece, kalbinde şüphe kalmaz. İtimat ve rahatlık tam olmadıkça,…


“Ben hiç kimseye iyilik yapmadım!”
Hindistan’ın büyük velîlerinden olan Rükneddîn Ebül Feth hazretleri, 1320 (H.720) yılında Mültan’da vefât etti. Bu zât şöyle anlatıyor: -Bir gün Emîr-ül müminîn Alî radıyallahü anh; “Ben hiç kimseye iyilik yapmadım” buyurdu. Cemaat anlamadı. Hattâ hayret edip; “Yâ emîr-el-mü’minîn! Anlayamadık. İnsanlara, sizin gibi iyilik yapan, yardımda bulunan bir başkasını bilmiyoruz” dediler.…


“Tasavvuf bir ağaç ise, tövbe onun köküdür…”
“En büyük muhârebe, konuşur ve yerken, nefis ve şeytanla olan harbdir…” Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât’ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât’ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







