

“Mümin, ekmek ve su gibidir…”
Büyük velîlerden Câfer Mekkî hazretleri 1721 (H.1134) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Bir zaman bâzı hasetçiler bu zâtı öldürmek için gizlice Harem-i şerîfe gittiler. Bu zât her gün oraya giderdi. Orada namaz kılardı. Bunu biliyorlardı. Ve oraya gittiler. Ancak o gün, Câfer Mekkî hazretleri gelmeyip, talebelerini göndermişti. Bu defâ cumâ…


Allahü teâlânın “Sıfat-ı zâtiyye”si altıdır…
Sıfat-ı zâtiyye: Vücûd, Kıdem, Bekâ, Vahdâniyyet, Muhâlefet-ü lil-havâdis ve Kıyâm-ü bi-nefsihî‘dir. Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât’ta vefât etti. Zamânında Basra’da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş’arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar…


“Çekilin, çekilin tövbekâr Habîb geliyor!..”
Faizcilikle uğraşan bir kimse vardı. Borcunu ödeyemeyenlerin neyini bulursa alırdı… Bir gün kapısına ihtiyaç sahibi biri gelir!.. Habîb-i Acemî isminde biri vardı. Çok zengin idi, tefecilik (faiz) ile uğraşırdı. Borcunu ödeyemeyenlerin neyini bulursa alırdı… Bir gün evinde et pişirirken birisi gelip, “Allah rızâsı için bir sadaka” dedi… Gelen kimse gerçekten…


Mevlid kasidelerini okumak, dinlemek
Resulullah Efendimizin varlığı; vefatından sonra, Ona tabi olanlar için, kurtuluş vesilesidir. Sual: Peygamber Efendimizin hayatını, doğum zamanındaki hâlleri, anlatan şiir şeklindeki kasideleri okumanın, okutmanın ve dinlemenin, dinimiz açısından bir mahzuru var mıdır? Cevap: Dünyanın her tarafındaki Müslümanlar, her sene, Peygamber Efendimizin dünyayı şereflendirdiği geceyi, mevlid kandili olarak kutlamakta, bu gece…


Söz dinlemeyen kervancıbaşı
Büyük âlim ve velîlerden Câfer Mekkî hazretleri 1721 (H.1134) senesinde Mekke-i mükerremede Hakkın rahmetine kavuştu. Mekke-i Mükerreme’deyken yanına bir kervancıbaşı geldi. Ve Medîne-i Münevvere’ye gitmek istediğini bildirdi. İzin talep etti. Ve duâ istedi. O mübârek de; “Şimdi gitmeyiniz!” buyurdu. Adam birkaç gün sonra tekrar gelip, izin istedi. Câfer Mekkî hazretleri…


Kâmil bir îmâna kavuşmak için…
Kişinin aklı, Resûlullahı diğer bütün mahlûkâta tercih etmedikçe, îmânının kemâline itibâr yoktur. Akbilek Bahşî Halîfe, Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Amasya’ya bağlı Taşova’nın Uluköy (Sonusa) kasabasında doğdu. Önce, memleketinin âlimlerinden ders aldı. Sonra da İmâm-ı Celâleddîn Süyûtî, Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî, Şemseddîn Muhammed Sehâvî hazretleri gibi büyük âlimlerden de çeşitli dînî ilimleri…


İlim aşkıyla yanıp tutuşan bir genç…
Ankara’da, Nûmân isminde bir genç müderris vardı. Kara Medresede talebe yetiştiriyordu. Ancak nedense rûhu çok sıkılıyordu!.. On dördüncü asırda, Ankara’nın Çubuk Çayı üzerinde Zülfadl (şimdiki adıyla Solfasol) adında bir köyü, burada da Nûmân isminde; ilim aşkıyla yanıp tutuşan bir genç vardı… Genç Nûmân, Ankara’da ve Bursa’da bulunan âlimlerin derslerine katılarak;…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







