

Rüyada Resulullah Efendimizi görmek
“Resulullah Efendimizin kendi şeklini ve hele rüyada tanıyabilmek çok güçtür. Bunun için, rüyalara nasıl güvenilebilir?” Sual: Bazı kimseler; “Rüyada Resulullah Efendimiz görülürse, o rüya doğrudur, çünkü şeytan, onun şekline giremez” diyorlar. Gerçekten böyle midir? Cevap: Konu ile alakalı olarak, İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Mektûbât kitabında buyuruyor ki: “Resulullah Efendimizin kendi şeklini…


“Mühim olan öğrendiğiyle amel etmektir”
Şam evliyâsından Ahmed Nahlâvî hazretleri, 1744 (h.1157) de vefât etti. Şam’da, Hâtuniyye Medresesi bahçesine defnedildi. Bir gün talebeleriyle birlikte, Bâyezid-i Bistâmî hazretlerinin kabr-i şerîfini ziyârete gitmişti. Ziyâretini yaptı… Orada oturdu. Bu sırada talebeden biri, kucağında büyükçe bir “taş” getirip bu zâtın önüne koydu ve; “Efendim şu taş altın olsa ihtiyaçlarımızı…


“İhlâs, her işini Allah rızâsı için yapmaktır”
“Allahü teâlâ, sevdiği kulunun kalbine, kendine arzu etme isteğini yerleştirir.” Molla Sincârî hazretleri büyük velîlerdendir. Kuzey Irak’ta Sincâr’da doğdu, on ikinci asrın sonlarında, seksen yaşlarında iken orada vefât etti. Yedi yaşında Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. On üç yaşında Bağdat’a gitti. Orada büyük âlimlerden fıkıh, tefsîr, kelâm, hadîs ve tasavvuf ilimlerini öğrendi.…


Doğru rehbere olan ihtiyaç
İnsanların doğru rehberlere olan ihtiyâcları çok âşikârdır. Şimdi burada bir nebze, çok kısa da olsa, “Velî-Evliyâ” terimlerinden bahsetmek münasip olacaktır… Bir terim olarak “Velî”; “Sevdiğini Allah için seven ve her işini O’nun rızâsı için yapan, her ân Allahü teâlâ ile bulunan, gafletten uzak ve Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını kazanmış kimse” demektir.…


“Tek sermâyem, ümitli olmamdır”
Büyük velîlerden Ahmed bin Acîl hazretlerine, bir gün “Muvaffak olmanızı neye borçlusunuz efendim?” diye sordular. Cevâbında; “Bir hadîs-i şerîfe uymama borçluyum” buyurdu. Merak ettiler… Ve sordular: “O, hangi hadîs efendim?” Cevâben; “Helekel müsevvifûn. Bu hadîs-i şerîfi kendime düstur yaptım ve hayırlı işleri ânında yapıp, az sonraya bile tehir etmedim” buyurdu.…


Fakir babası: İmâm-ı Ali Rızâ
İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, muhtaçları arayıp bulur, onlara yardım ederdi. İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, ‘Oniki İmâm’ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne’de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me’mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri…


Tövbe edenin günahı affolur
Tövbe, günaha pişman olup Allahü teâlâdan af dilemek, günahtan vazgeçmek ve bir daha yapmamaya karar vermektir. Tövbe edebilmek, Allahü teâlânın büyük nimetlerindendir. Kul, hata ve kusurdan uzak değildir. Bunun için günah işleyince pişman olmalı, Allahü teâlâdan af dilemeli ve aynı günaha dönmemeye karar vermelidir. Kur’ân-ı kerimde meâlen, “Ey müminler, Allah’a…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







