

Şeytandan kurtulmanın reçetesi!
Ebû Bekr bin İyâş hazretleri, Tâbiîn’den, hadîs ve kıraat âlimidir. Bişr bin Hâris anlatır: Ben, Ebû Bekr bin lyaş’ın; “Ey sağımda ve solumda bulunan kirâmen kâtibîn melekleri! Benim için duâ ediniz. Çünkü siz, Allahü teâlâya benden daha yakınsınız!” dediğini duydum… Yine ondan işittim… Bir zaman bana; “Hasta olduğum zaman dâhil…


“İnsanlara eziyet ve sıkıntı vermeyin!”
“İnsanlar seni gıybet etseler de, sen kimseyi gıybet etme! Kimseyi hor ve hakîr görme!” Abdülfettâh-ı Akrî hazretleri İstanbul’un en yüksek üç evliyâsından biridir. 1778 (H.1192) senesinde Bağdâd’da doğdu. Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Onun emriyle İstanbul’a gelip senelerce insanlara hak yolu öğretmek vazîfesiyle meşgul oldu.…


İftarda da sahurda da hurma berekettir…
“Halanız olan nahleye saygı gösteriniz! Çünkü bu ağaç, Âdem aleyhisselâmın çamurundan kalan artıktan yaratılmıştır.” Ramazan-ı şerîfin vazgeçilmez yiyeceği hurma, dînimizde önemli bir yere sâhiptir. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) hurma ile iftar ederdi. Bir hadîs-i şerîfte şöyle buyurdu: “Oruçlu olan kimse, hurma ile iftar etsin! Çünkü hurma bereketlidir.” Hurmanın…


Sadaka-i fıtır vermek
Zekât nisabına malik bir Müslümanın, Ramazan Bayramının birinci günü sabahı fıtra vermesi vacip olur. Sual: Ramazan ayında verilen sadaka-i fıtrı, zengin olanların mutlaka vermesi gerekir mi? Cevap: Sadaka-i fıtır hakkında Redd-ül-muhtârda deniyor ki: “İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekât nisabı kadar malı, parası bulunan her Müslümanın, Ramazan Bayramının…


“Bu makâma nasıl ulaştın?”
Ebû Bekr bin İyâş hazretleri, Tâbiîn’den, hadîs ve kırâat âlimidir. Heysem adında sevdiği biri anlatıyor: Bir gece rüyâmda Ebû Bekr bin lyâş’ı gördüm. Önünde bir “hurma tabağı” vardı. Kendisine; “Yâ Ebâ Bekr! Bilirsin ki, ben hurmayı çok severim, bana da o hurmadan ikrâm etmeyecek misin?” dedim. Bana baktı. Ve cevâben;…


İstikâmet üzere olmak kerâmetten üstündür!
“Bize ve size lâzım olan; İslâmiyete uymak ve büyüklerin yolu üzere istikâmette olmaktır.” Hazret-i Vahdet Hindistan’da yetişen evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu olan Muhammed Saîd Fârûkî’nin beşinci oğludur. Adı Abdülehad’dır. 1635 (H.1045) senesinde Serhend’de doğdu, 1710 (H.1122) senesinde vefât etti. Amcası Muhammed Ma’sûm Fârûkî’nin sohbetinde bulunarak zâhirî…


Oruçla kavuştuğumuz nimetler…
Oruçta, sayılamayacak kadar çok faydalar vardır. Fakat biz orucu bu faydalar için değil, dinimizin emri olduğu için tutuyoruz… Rabbimiz, bize neyi emretmişse, neyi yapmamızı buyurduysa mutlaka onda bizim maddi ve manevi faydalarımız vardır. Hangilerini haram kılmışsa, şüphesiz onlarda da pek çok zararlarımız vardır. Bugün anlamasak bile yarın, gün geçtikçe daha…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







