

“Hiç kimseyle münâkaşa etme!”
Mısır’da yetişen meşhûr fıkıh âlimlerinden Hayve bin Şüreyh hazretleri, Allah’tan çok korkar ve bu korku sebebiyle çok ağlardı. Gözyaşı dökerdi! Biri anlatıyor ki: Hayve, sıkıntı içinde ve fakîr olarak yaşar, fakat bu hâlinden hiç şikâyet etmezdi. Bir gün ona gittim. Sohbetten sonra; “Efendim, fakîrlikten kurtulmam için bana duâ buyurun” dedim.…


Gıybet ve söz taşımak büyük günahtır!..
Herkes, kendi kusurlarını görmeli, Allahü teâlâya karşı yaptığı kabahatleri düşünmelidir. Sâhib Fârûkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin torunlarındandır. 1821 (H.1237) senesinde Hindistan’ın Luknov şehrinde doğdu. Ebû Saîd Müceddidî hazretlerinden ilim öğrendi. Yirmi yaşında iken dedesinin sohbetinde yetişip, Nakşibendî yolunda icâzet aldı. Sonra Mekke-i mükerremeye hicret…


Cennetin yolu dünyadan geçer!..
Dünyadaki nimetler geçicidir, fânidir. Fakat ebedî nimetleri kazandırır. Dünyaya gelmeden Cennete girmek insanlar için mümkün değildir. Bütün insanlar, çok uzun ömürlü olmak isterler, bunun için çaba sarf eder, dua ederler. Hayat şartları ne kadar sıkıntılı da olsa hepimiz yaşamaktan memnunuz. Dinimiz de uzun ömürlü olmayı nimet kabul ediyor. Hadis-i şerifte…


Asra uygun tefsir olur mu?
Kur’ân-ı kerime inanan ve uymak isteyen bir Müslüman, her aradığını, mevcut tefsirlerde bulur. Sual: Zamanımıza, asrımıza uygun olarak yeniden tefsir yapmak lazımdır diyenler oluyor. Böyle asra, zamana göre tefsir olur mu? Cevap: Konu ile alakalı olarak Şevâhid-ül-hak kitabında deniyor ki: “Zamanımıza, asrımıza uygun tefsir lazımdır sözü doğru değildir. Tefsir âlimleri,…


“Yâ Rabbî, borcumu ödemeyi nasip eyle”
Mısır’da yetişen meşhûr fıkıh âlimlerinden Hayve bin Şüreyh hazretleri, 158 (m. 774) târihinde vefât etti. Bir sevdiği anlatıyor: Fakîr bir adam vardı. Bir gün Kâ’be-i şerîfe geldi. Tavafını yaptı… Ve ellerini açarak; “Yâ Rabbî! Çok borcum vardır, bunları ödemeyi bana nasip eyle” diye duâ etti… Sonra uyudu. Rüyâsında; “Borcunu ödemek…


Akraba ile ilişiği kesmek büyük günahtır!..
Erkek olsun kadın olsun, zî-rahm-i mahrem (nikâh düşmeyen) akrabayı ziyâret etmek vâcibdir. Merzifonlu Abdürrahîm Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1385 (H.787) yılında doğdu. İlk tahsilini memleketindeki âlimlerden aldı. Şeyh Zeynüddîn Hafî’den ders almak üzere Mısır’a gitti. Hocası, kavuştuğu mânevî makamlara ve hâllere onu da çıkardıktan sonra icâzet verdi ve…


Kendimize karşı şahsi vazifelerimiz vardır…
Allahü teâlâ, Tahrîm sûresinin altıncı âyet-i kerîmesinde meâlen buyurdu ki: “Kendinizi ve evlerinizde ve emirlerinizde olanları ateşten koruyunuz!” Müslümanın kendine karşı birinci vazîfesi, nefsine, şeytana uymayıp ve kötü arkadaşlara, azgın, âsi kimselere, anarşistlere aldanmayıp, kanuna karşı suçlu olmaktan, Allahü teâlâya karşı da günah işlemekten sakınmaktır. Allahü teâlâ, Tahrîm sûresinin altıncı…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







