

Cemaate gitmeye mâni olan özürler
Hastanın, felçlinin, bir ayağı kesik olanın, yürüyemeyen ihtiyarın, âmânın cemaate gitmesi lazım değildir. Sual: Camiye cemaatle namaz kılmak için gidememeye sebep olan özürler var mıdır, varsa nelerdir? Cevap: Hastanın, felçlinin, bir ayağı kesik olanın, yürüyemeyen ihtiyarın, yaşlının ve gözleri görmeyen âmânın cemaate gitmesi lazım değildir. Yardımcıları, nakil vasıtaları olsa da,…


Rodos’un fethindeki beyaz atlı…
Evliyânın büyüklerinden Alvân Hamevî hazretleri, 1530 (h.936) senesi Cemâzil evvel ayında, Hama şehrinde vefât etti. Ticâretle uğraşan bâzı talebeleri gemiyle yola çıktılar… Yolculuk esnâsında fırtına çıkıp gemi batma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Yolcular korktular! Gençler de korktu! Ve ellerini açarak; “Yâ Rabbî! Hocamız Alvân Hamevî hazretleri hürmetine bize yardım et”…


“Dünyâ keder, âhiret ise mükâfat yeridir”
“Kalbimde Allahü teâlânın sevgisi, muhabbeti yerleştikten sonra başıma gelen şeylere aldırmam.” Âmir bin Abdullah hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 674 (H.55) senesinde Kudüs’te vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Ömer’i, hazret-i Osman’ı ve Abdullah bin Mes’ûd (radıyallahü anhüm) gibi büyükleri gördü. Hazret-i Ömer’den ve Selmân-ı Fârisî’den (radıyallahü anhümâ) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Bir…


“Asr-ı Saâdet” dönemi…
Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam dönemine “Asr-ı Seâdet” denilir ve insanlık târihi boyunca, ikinci bir benzeri yoktur. Târihte, en mühim muvaffakıyeti gerçekleştirmiş ve ilk büyük başarıyı sağlamış örnek bir şahsiyet olarak Sevgili Peygamberimiz Hazret-i Muhammed (aleyhis-selâm) zikredilmektedir. Bilindiği gibi, Onun dönemine “Asr-ı Seâdet” denilir ve insanlık târihi boyunca, ikinci bir benzeri…


“Sana günahları küçük gösteren şeyden sakın”
“Her kimin ayakları Allah yolunda tozlanırsa, onlar Cehennem’e haram olur.” Ebû Abdullah el-Medenî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Eshab-ı kiramın meşhurlarından Abdullah bin Zübeyr’in “radıyallahü anh” oğludur. 741 (H.124) senesinde vefât etti. Babasından, Enes bin Mâlik ve birçok sahabiden hadis rivâyetinde bulundu. Şehîdlik mertebesine ulaşmak için Allah yolunda savaşlara katılır, kâfirlerle, müşriklerle…


“Allah’ın öyle kulları vardır ki…”
Evliyânın büyüklerinden Alvân Hamevî hazretleri, 1530 (h.936) senesi Cemâzil evvel ayında Hama’da vefât etti. Bir gece, yatsı namâzından sonra talebesiyle sohbet ederken, lâmbanın yağı bitti. Bir genç kalktı. Yağ koyacaktı. Alvân Hamevî o gence; “Yavrum sen otur. Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki, yağı olmayan lâmbanın yanmasını isteseler, derhâl yanar”…


İlim ve amel münasebeti…
Her Müslümânın ilk vazîfesi, Kur’ân-ı kerîmin talîm ettiği esâsları öğrenmek ve ona uygun olarak amel-i sâlihte bulunmaktır. İmân ve İslâm esâslarını bilip tatbîk edecek, ibâdet yapacak kadar ilim öğrenmek her Müslümân için zarûrîdir, âkıl-bâliğ, erkek-kadın her Müslümânın üzerine farz-ı ayındır. Okuma, aklî ve fikrî gelişmeyi te’mîn eder. Peygamber Efendimize ilk…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







