

Resûlullah’ın en çok sevdiği kızı
Hazret-i Fâtıma-tüz Zehrâ (radıyallahü anhâ) Resûlullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) Hazret-i Hadîce-tül Kübrâ’dan olan dört kızından en çok sevdiğidir. İmâm-ı Hasen ve İmâm-ı Hüseyin (radıyallahü anhümâ) küçük iken hastalanmışlardı. Pederleri Hazret-i Alî ve vâlideleri Fâtıma-tüz-Zehrâ ve hizmetçileri Fıdda, (radıyallahü anhüm), çocuklar iyi olunca üçü de hasta iken adadıkları orucu tuttular.…


Allahü teâlâya tevekkül etmek farzdır!..
Kur’ân-ı kerîmde buyuruldu ki: “Eğer gerçek müminlerseniz, Allahü teâlâya tevekkül ediniz.” Muhammed Basrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra’da doğdu. 909 (H.297) senesinde aynı yerde vefât etti. Uzun müddet büyük velî Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî’nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevî derecelere kavuştu. Ondan icazet alarak talebe yetiştirdi. Bu…


Şeytanın işi, imanlı ve ibadet yapanlarladır!
Adamın biri parasını sakladığı yeri unutmuştu. Ne kadar düşündü ise sakladığı yeri bir türlü hatırlayamıyordu!.. Bir gün Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Kâbe’deyken, Müslümanların yanı sıra bir de Yahudi geldi. (O zamanlar Kâbe’ye Yahudilerle müşrikler de geliyorlardı.) Müminlerden biri Peygamber Efendimize; -Ya Resulallah! Şeytan bana namazda çok vesvese veriyor,…


Kıyametin kopması, mahşer haktır
Muhammed aleyhisselamın kıyametten haber verdiği şeylerin hepsi doğrudur. Sual: Peygamber Efendimizin, kıyametten, mahşerden, kabir azabından verdiği haberlerin hepsi doğru mudur? Cevap: Muhammed aleyhisselamın kıyametten haber verdiği şeylerin hepsi doğrudur. Kabir azabı, kabrin ölüyü sıkması, kabirde Münker ve Nekir denilen iki meleğin sual sorması, kıyamette her şeyin yok olacağı, göklerin yarılacağı,…


Yemekte, içmekte bidat olur mu?
İbadet olarak yapılan yenilikler, reformlar, amelde bidat olup büyük günahtır. Sual: Yemede, içmede, giyinmede, ulaşım vasıtalarında ve ev işlerinde de bidat olur mu? Cevap: Konu ile alakalı olarak Hadîka-tün-nediyye kitabında deniyor ki: “Bidat, dinden olmayan, ibadet olmayan, âdet olan bir şey ise, dinimiz bunu reddetmez. Yemekte, içmekte, elbisede, seyrüsefer, ulaşım…


“Dînimi öğrenmek istiyorum”
İmâm-ı Ebû Yûsüf hazretleri şöyle anlatıyor: -Ben çocukken babam âniden öldü! Annem de beni aldı, bir terziye götürdü… Ve kendisine; “Bu çocuğa terzilik mesleğini öğretir misiniz” diye ricâ etti. Usta, anneme; “Olur, öğretirim” dedi… O gün çalışmaya başladım. Ancak ben; “Bu terzilik neyime gerek, ben önce dînimi öğrenmeliyim” diyordum. Bıraktım…


“Doktor ve ilâç bulmak takdîre bağlıdır…”
“Allahü teâlâ, takdîrine göre sebepleri yaratmaktadır. Bir yeri kesilen insan, eceli gelmedi ise ölmez.” İbrâhim bin Mûsâ el-Ebnâsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1325 (H. 725) senesinde Mısır’da Ebnâs köyünde doğdu. 1400 (H.802) senesinde hacdan dönerken yolda vefât etti. Mısır’daki Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Veliyyüddîn…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







