

Lâ ilâhe illallah
Tâbiîn devri âlim ve evliyasından Amr bin Dînar hazretleri, 743 (H.126) senesinde Mekke-i mükerremede vefat etti. Bu büyük zat, bir gün kelime-i tevhidin faziletine dair çok şeyler anlatıp; “Bu hususta çok hadîs-i şerîf var” dedi. Cemaat rica ettiler: “Birini söyler misiniz.” Büyük Velî; “Peygamber efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm) “Bir kimse inanarak,…


Memleketin manevi destekçileri onlardır
Sadreddîn-i Konevî ve onun gibi büyükler, bu memleketin hakiki kumandanlarıdır. Sadreddîn-i Konevî hazretleri evliyanın büyüklerinden ve kelâm âlimlerindendir. 671 (m. 1272) senesinde vefat etti. Kabri Konya’da kendi adı ile anılan caminin bahçesindedir. Küçük yaşta iken babası İshak Efendi vefat etti. O sırada Konya’da bulunan Muhyiddîn-i Arabî, annesiyle evlenerek, Sadreddîn-i Konevî’nin…


Kişiyle uğraşmak kalbi karartır…
Mümin; dedikodu, gıybet, kötü zan ve insanların gizli hâllerini araştırmak gibi kalbi karartan davranışlardan uzak durmalıdır. İnsanların kusurlarıyla değil, kendi vazifemizle meşgul olmak; huzurun ve güzel geçinmenin en doğru yoludur. İnsan, başkalarının hâlini merak etmeye meyillidir. Fakat müminin dikkati insanların ayıplarında değil, kendi vazifesinde olmalıdır. Çünkü başkasının kusuruyla meşgul olmak,…


Bu kadar ibadet, fazla değil mi?
Allahü teâlâya secde ederek lütuflarına şükretmek azaldıkça, ona giden yol uzaklaşır. Sual: Günde beş kere namaz kılmak, insanın bugünkü hayat tarzına göre fazla değil midir? Cevap: Konu ilgili olarak sonradan Müslüman olan B. JOLLY isimli bir İngiliz kadın hatıratında şöyle demektedir: “Ben İngiltere’de Hıristiyan olarak doğdum, İncil’de yazılı olanları öğrenerek…


Saadetin yolu, İslamiyet’e uymaktır
İslam dinine uymayan her söz, her yazı ve her iş kıymetsizdir. Sual: Din adamı olduğunu söyleyen bir kimse, farzlarda gevşek davrandığı, haramlardan sakınmadığı hâlde, kendisinde olağanüstü hâller olduğunu söylese, bu kimseye ve söylediklerine itibar edilir mi? Cevap: Bu konuda Muhammed Ma’sûm hazretleri bir talebesine yazdığı mektubunda buyuruyor ki: “Resulullah efendimize…


Kabri “ateş” doluydu
Tâbiin devri âlim ve evliyasından Amr bin Dînar hazretleri, 743 (H.126) senesinde Mekke-i mükerremede vefat etti. Kendisi anlatır: Edirne’de biri vardı. Kız kardeşi vefat etti… O şöyle anlatıyor: Onu defnettik. Ve ayrılıp gittik. Benim değerli bir yüzüğüm o arada kayboldu… Kendi kendime; “Acaba kabre mi düştü?” deyip tekrar kabre gittim.…


Sırat hem dünyada hem de ahirette vardır
Müfessirler “Sırât ikidir; biri dünya ile diğeri ahiretle ilgilidir” demişlerdir. İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara’da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata’daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul’da vefat etti.…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







