

İnandığı gibi yaşadı, yaşadığı gibi öldü…
Hamîd-üt-Tavîl hazretleri, Tâbiîn’in meşhur hadîs âlimlerindendir. Basra’da yaşadı. 143 (m. 761)’de namaz kılarken vefât etti. Allah dostu bir velî idi. Kerâmetleri vardır. Boyu kısa idi. Elleriyse uzun, Öyle yaratılmış. Şöyle ki; Evinde durduğu zaman, bir eli yere değerken, öbür eli tavana değerdi. Meziyetleri vardı. Kırk sene, yatsı namâzının abdestiyle sabah…


O, duâsı kabul olan mübarek bir zat idi…
“Ebü’l-Ferec Makdisî hazretlerini ziyârete gidelim. İnşâallah bize duâ buyurur da kurtuluruz…” Ebü’l-Ferec Makdisî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ayrıca Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerinden olup, tefsîr, hadîs ve usûl-i fıkıh ilimlerinde meşhûr âlimdir. Urfa’da Harran’da doğmuş olup, 1093 (H.486) senesinde Şam’da vefât etti. Bağdat ve Şam’a giderek zamânın en büyük âlimlerinden Hanbelî fıkhının…


Bayramların mana ve önemi
Bir Müslümânın, Allahü teâlânın emirlerine uyup, yasaklarından sakınarak, günâh işlemeden, harâm lokma yemeden geçirdiği günleri bayram kabûl etmişlerdir. Cuma, Bayram ve Kandil geceleri ve günleri, Müslümânların mübârek gece ve günleridir. Şüphesiz ki, bu mübârek gece ve günlere kıymet veren Allahü teâlâdır. “Ramazân” kelimesi “yanmak” demektir. Çünkü bu ayda oruç tutan…


Hazret-i Ali’nin bildirdiği dualar
“Ya Ali! Sana bir üzüntü erişirse, (Sübhâneke rabbî lâ ilâhe illâ ente aleyke tevekkeltü ve ente rabbül arşil azîm) oku.” Sual: Peygamber Efendimizin, bizzat hazret-i Aliye hitaben bildirdiği dualar var mıdır? Cevap: Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn kitabında, Peyamber Efendimizin Hazret-i Ali’ye hitaben şöyle buyurduğu nakledilmektedir: “Ya Ali! Uyumak istediğin zaman…


Hârun Reşid’in kadı seçimi!
Hafs bin Gıyâs hazretleri, Hânefî mezhebi imâmlarındandır. 198 (m. 809) da Kûfe’de vefât etti. Kendisi hadîs âlimidir. Sonra kadı/hâkim oldu. O da şöyle oldu: Halîfe Hârun Reşid, Abdullah bin İdris, Veki’ bin Cerrah ve Hafs bin Gıyâs’ı huzûruna çağırdı. Üçünden birini kadı yapmak istiyordu. Abdullah içeri girdi… Odaya girer girmez;…


“Her güzellik ve üstünlük Allahü teâlâdandır…”
“Her kötülük ve aşağılık, mahlûklardandır. Çünkü, mahlûkların aslı, özü ademdir/yokluktur.” Hâce Abdülvâhid-i Lâhorî hazretleri Hindistan’daki evliyânın büyüklerindendir. Evliyânın gözbebeği İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Lahor’da yaşadı. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hocası Muhammed Bâkîbillah hazretlerinin talebesi idi. Bâkîbillah hazretleri onun terbiye ve yetişmesini İmâm-ı Rabbânî hazretlerine havâle ettiler. Abdülvâhid Lâhorî…


Ramazan ve bayrama veda…
Resûlullah Efendimiz “Yâ Rabbî, Receb ve Şa’bân aylarında bizler için bereket ihsân eyle ve bizi Ramazân’a da eriştir, kavuştur” diye duâ ederdi. Bizler de, bu duâyı çokça okuduk… Bildiğiniz gibi, takrîben 3 ay kadar önce, dînimizde kıymet verilen, mübârek gün ve gecelerin çok kesîf olarak bulunduğu büyük bir manevî atmosfere…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







