

Bir duası kâfiydi
Seyyid Ebül Vefâ hazretleri, bir gün bir köye uğramıştı. Birisi, bu zata gelip; “Efendim, benim babam şu anda çok hastadır. Ayağa kalkamıyor. Bir ziyaret etseniz” diye rica etti. Büyük Velî kabul etti. Vardı hastanın yanına. Biraz konuşunca, bozuk bir itikada saplanmış olduğunu anladı. Çok üzüldü! Ve o kimseye; “Hastalıktan şifa…


Bildiğiyle amel edene bilmedikleri de öğretilir
Mümin cahil olmaz. Bildiği ile amel etmeyen cahil demektir. Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş’ta vefat etti. İlk tahsilini Darende’de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul’a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul’da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders…


Bir gece yarısı istenen dua!..
Murâd-ı Münzâvî hazretleri gece yarısı kitap okuyordu. Kendisine Kethüdâ Ahmed Ağa’nın geldiğini haber verirler!.. Geçenlerde bu köşede İstanbul’un üç büyüğünden Mehmed Emîn Tokadî hazretlerini anlatmaya çalışmıştık. Bugün de o büyük veliden biri olan Murâd-ı Münzâvî hazretlerinden bir nebze bahsedelim efendim… Murâd-ı Münzâvî “rahmetullahi aleyh” Buhârâ’da 1643 senesinde dünyaya geldi. Hindistân’ın…


Kefir de bira gibidir
“Çoğu sarhoş eden içkinin, azını içmek de haramdır” Sual: Kefir gibi sütten imal edilen içeceklerin dinimiz açısından kullanılmasında bir mahzur var mıdır? Cevap: Alkollü içkilerin zehir olduğunu, tıp kitapları yazmaktadır. Liselerde okutulan kıymetli bir kimya kitabında diyor ki: “Alkollü içkiler, eskiden beri keyif verici olarak içilir, az miktarda alındığı zaman,…


Büyüklere danışmak mühim…
Seyyid Ebül Vefâ hazretlerine, sevdiği bir tüccar gelerek; “İzin verirseniz ticârî bir sefere çıkacağım” diye arz etti. Büyük velî; “İyi olur. İnşallah çok para kazanır ve âfiyetle geri dönersin” buyurdu. Adam da ayrıldı. Sonra bir tanıdığına rastlayıp, ona da sordu bu işi. O kimse de; “Bana soruyorsan, gitme” dedi. Kafası…


Gariplerin sığınağı mübarek zat…
Ebû İshâk hazretleri dünyâ malına hiç kıymet vermezdi. Elindekileri hep ihtiyâç sâhiplerine verirdi. Ebû İshâk Sicistânî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 874 (H.260) senesinde İran’da Sicistân’da doğdu. 962 (H.351) de Bağdat’ta vefât etti. Zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı ve hadis ilimleri tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Malı…


Müslümanın, Müslüman üzerinde altı hakkı vardır
Üzerimizde Rabbimizin hakkı var, Peygamber aleyhisselamın hakkı var, annemizin, babamızın, hocalarımızın hakkı var hatta hayvanların bile hakkı vardır… Üzerimizdeki haklar çoktur… En büyük hak, Yüce Rabbimizin. Bizden hiçbir talep olmadığı hâlde bizleri yarattı. Yalnız yaratmakla kalmadı, bizleri yaşatıyor da. Bize bir ekmek yedirebilmek için yerde ve gökte ne varsa; Güneş,…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







