

Cin de, akıllı bir varlıktır
İnsanlar, ilk olarak, topraktan yaratıldığı gibi, cin de, alevden yaratıldı. Sual: Cin diye bir varlık var mıdır, varsa insanlar gibi erkek ve dişi olarak mı yaratılmış ve yaptıklarından sorumlu mudurlar? Cevap: İnsanlar, ilk olarak, topraktan yaratıldığı gibi, cin de, alevden yaratıldı. Cin de, erkek ve dişi olur. Evlenmeleri, evleri, yemeleri,…


“İbâdetlerin en mühimi nedir efendim?”
Evliyânın büyüklerinden olan Hâce Muhammed hazretleri, zühd ve vera sâhibi olup, 411 (m. 1020) yılında vefât etmiştir. Bu büyük zât, Enes bin Mâlik hazretlerinden naklen şöyle anlatıyor: -Savaşa gidiyorduk. Eshaptan biri geldi. Ve Resûl-i ekrem’e; “Yâ Resûlallah! Benim rengim siyah hem de fakîrim. Bu cenkte şehit olursam Cennete girer miyim?”…


Günâhlardan ve çirkin işlerden korunmak için
“Kusursuz kılınan bir namaz, insanı pis, çirkin işleri işlemekten korur.” Konyalı Behçet Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1727 (H.1140) senesinde Konya’da doğdu. Bursa’ya giderek hem Kâdiriyye, hem de Nakşibendiyye yolunun büyüklerinden olan Seyyid Burhâneddîn Mehmed Efendinin talebesi oldu. Ondan Nakşibendiyye, Kâdiriyye, Sühreverdiyye, Çeştiyye tarîkatlarında icâzet, diploma aldı. Sultan 2. Mahmûd…


Tevekkül edenin rızık endişesi olmaz…
Şakik-i Belhi hazretleri zamanında bir sene kıtlık olur. Herkes kara kara düşünürken bir kölenin neşeden oynadığını görür ve ona bunun sebebini sorar… Tevekkül, şöyle tarif ediliyor: Dinimizin bildirdiği sebeplere yapıştıktan sonra neticeyi sebeplerden değil, sebepleri yaratandan beklemektir. (Bir işe başladığın zaman, Allahü teâlâya tevekkül et, Ona güven!) âyet-i kerimesi, tevekkül…


İnsan, başına gelecekleri düşünmeli
Dünya hayatı çok kısadır ve her günü de geçip hayal olmaktadır. Her insanın sonu ölümdür. Sual: Çoğu insan, hiç ölmeyecekmiş, hiç hesaba çekilmeyecekmiş gibi hareket etmektedir. Hâlbuki bir insanın her şeyden önce sonunu düşünmesi, ona göre hazırlık yapması gerekmez mi? Cevap: Dünya hayatı çok kısadır ve her günü de geçip…


“İslâmiyete uymak, Sırat’tan geçmeye benzer”
Evliyânın büyüklerinden olan Hâce Muhammed hazretlerinin Merdan isminde çok sâdık bir talebesi vardı. Senelerce hizmet etti. Sohbetinde bulundu. Ve icâzete hak kazandı. Ona icâzetini verip, insanlara doğru yolu gösterme vazîfesiyle memleketine gitmesini istedi. Ama o, çok üzüldü! Ve gitmek istemedi. Hattâ ağlayarak; “Efendim! Vücûdumda can kaldığı müddetce, size hizmet şerefinden…


Ehl-i Beyti sevmek her mümine farzdır…
Hazret-i Hasan’ın çocuklarına ve torunlarına ‘Şerif’, Hazret-i Hüseyin’in nesline de ‘Seyyid’ denir. Osman Selahaddin Sanduklu Efendi Osmanlı âlim ve şeyhlerindendir. 1821’de İstanbul’da doğdu. Zamanın büyük âlim ve şeyhlerinden ders gördü. Yenikapı Mevlevîhânesi Şeyhi oldu. 1866’da kurulan Meclis-i Meşâyih Reisliğine getirildi. Çok kitap yazdı. Bunlardan “Tezkiye-i Ehl-i beyt” isimli eserinde şöyle…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







