

Zaruret hâlinde orucu bozmak
Bir ibadete başlayınca, bunu özür olmadan bozmak haramdır. İhtiyaç olunca, orucu bozmak caiz olur. Sual: Açlık veya susuzluk gibi böyle zaruri durumlarda başlanmış oruç bozulabilir mi? Cevap: Konu ile alakalı olarak Uyûn-ül-besâirde deniyor ki: “İnsanın kullandığı şeyler beşe ayrılır. Bunlar zaruret, ihtiyaç, menfaat, ziynet ve fudüldür. Kullanılmadığı zaman insanın helakine…


Cömertlik, kötü huyları örter!..
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, bir gün sevdiği bir gence; “Oğlum! Allahü teâlânın sana nasıl davranmasını istiyorsan, sen de Onun kullarına öyle davran” buyurdu. Ve ekledi: “Unutma, muvaffak olmanın sırrı iki şeydir.” Genç adam sordu: “Onlar nedir efendim?” Büyük velî; “Biri; günahlardan sakınmak, öbürü, Allahü teâlânın kullarına iyilik etmektir.…


Gönül şehri daima mâmur olmak ister…
Gönlün mâmur edilmesi usta ve mîmâr ile olmaz. Ancak Allahü teâlânın lütfu ile olur. Celvetî Abdülhay Efendi Anadolu’da yetişen evliyâdandır. Edirne’de doğdu. Babası Celvetiyye tarîkatı şeyhlerinden Saçlu İbrâhim Efendidir. Abdülhay Efendi, babasının yanında yetişti. Celvetiyye tarîkatını da öğrenerek babasından hilâfet aldı. İstanbul’da Eminönü Yeni Câmi vâizliğine getirildi. Sonra Üsküdar’da Aziz…


Sadaka vermenin önemi
Malı çok olup da zekât, sadaka vermeyen kimse, sıkıntı içinde yaşar. Sadaka verenin mâlının bereketi artar. Az mâlı çok iş görür. “Sadaka” kavramı; farz olan “zekât”ı, zenginler için edâsı vâcip olan “sadaka-ı fıtr”ı ve nâfile olan “infâk”ı içine alan geniş bir terimdir. Mükellef bir Müslümânın; îmânında ve ikrârında, samîmî olduğunun…


“Ben Kâbe’ye gidiyorum hanım”
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Gençliğinde işlediği bütün günahlarına tövbe ettikten sonra Beytullaha gitmeyi arzu etti. Hanımına seslendi. Yanına geldiğinde; “Ben Kâbe’ye gidiyorum. İster aramızdaki nikâh bağını çözelim, serbest ol, istersen benimle sen de gel” dedi. Hanım tereddütsüz; “Geliyorum” dedi. Ve gerekli…


“Allahü teâlâ, rübûbiyyetini âciz kullarına bırakmaz!..”
Kazâ ve kader bilgisini, çok kimseler anlayamamış, doğru yoldan ayrılmıştır. Mevlânâ Bedreddîn Serhendî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. 1593 (H.1002) senesinde Hindistan’da Serhend’de doğdu. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hânegâhında, ilim tahsîl ederek yetişti. Hocasının teveccühlerine kavuşup, sohbetlerinde bulunmakla şereflendi. 1688 (H.1098) senesinde orada vefât etti. “Hadarât-ül-Kuds” isimli eserinde, İmâm-ı…


Sabır ve iyi geçinme ayı…
Ramazan ayında insanlarla iyi geçinmelidir. Herkese iyi davranmalı. İnsanlara yapılacak en faydalı iyilik, en kıymetli hediye, tatlı dil ve güler yüzdür. Sabır, ibadet ve kulluk vazifelerini yapmakta kararlılık ve sebat göstermek, nefsin günah işleme arzusuna direnmek, bela ve musibetler karşısında sebeplere yapışmakla birlikte kadere rıza göstermek demektir. Sabretmek, kurtuluşa, başarıya…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







