

İbadet ve kazanç ilimlerini öğrenmek
Falcılık bilgileri öğrenmek haramdır. Mücadele, münakaşa için kelam ilmi öğrenmek mekruhtur. Sual: Her Müslümanın kendisine lazım olan din bilgilerini ve nafakası için lazım olan bilgileri öğrenmesi farz mıdır? Cevap: Konu ile alakalı olarak Fetâvâ-yı Hindiyyede deniyor ki: “İbadet ve kazanç ilimlerini öğrenmek farzdır. Daha fazlasını öğrenmek efdaldir. Fıkıh öğrenmeyip, hadis,…


“Ey Ahmed! İşte cennet, haydi gir!”
Ahmed bin Hanbel hazretlerinin vefât haberini duyan Muhammed bin Huzeyme, çok üzülmüştü! Rüyâsında İmâmı görüp; “Allahü teâlâ sana nasıl muâmele etti?” diye sordu. O da şöyle anlattı: Allahü teâlâ beni affetti. Ve “Ey Ahmed! Kur’ân-ı kerîm benim kelâmımdır diye inandığın için seni yükselttim” buyurdu. Çok sevindim. Sonra da bana; “Ey…


Din büyüklerine itâat etmemenin netîcesi!
Ömerî Ali Efendi: “Seni Trablusşam Emniyet Amiri Osman Beyin yerine tâyin edeceğiz…” Ömerî Ali Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Şam’da doğdu. 1904 (H.1322) senesinde Trablusşam’da vefât etti. Evliyâ bir zât olan babasının himâye ve terbiyesinde yetişti. Kendisinde küçük yaşlarda büyüklük ve evliyâlık hâlleri görülmeye başlandı. Henüz yirmi yaşlarında babasının emri…


“Mugayyebât-ı hamse” ne demektir?
“Mugayyebât-ı hamse” yalnızca Allahü tealanın bildiği, akıl ve duyularla önceden bilinemeyen “beş gizli şey” demektir. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde buyuruyor ki: (Kıyâmetin ne zaman kopacağını ancak Allah bilir. [Nereye, ne zaman ve ne miktarda] yağmur yağdıracağını ve rahimlerde olanı da O bilir. Hiç kimse, yarın [hayır ve şerden] ne kazanacağını…


İlmi, Allah rızası için öğrenmelidir
“İlmi, Allah rızası için, İslam dinine ve Müslümanlara hizmet için öğrenmelidir.” Sual: Din bilgilerini öğrenmek, din tahsili yapmak için, nasıl bir niyet yapmalı, ne niyetle bunları öğrenmelidir? Cevap: Konu ile alakalı olarak Fetâvâ-yı Hindiyyede deniyor ki: “İlmi, Allah rızası için, İslam dinine ve Müslümanlara hizmet için öğrenmelidir. Mal, mevki kazanmak,…


“Rabbimden tek bir şey istiyorum!”
Hanbelî mezhebinin imâmı olan Ahmed bin Hanbel hazretleri, Abdullah bin Mübârek hazretleriyle görüşmeyi çok arzu ediyordu. Bir gün kapısı çalındı. Oğlu koşup açtı. Ve şaşırıp kaldı! Zîrâ çok sevinmişti… Hemen geri koştu. Ve büyük sevinç içinde babasına gelip; “Babacığım! Abdullah bin Mübârek gelmiş. Sizinle görüşmek istiyor!” diye müjde verdi. Ama…


“Muhakkak ki münâfıklar, cehennemin dibindedirler”
“Şefâatim, Kelime-i şehâdeti ihlâs ile söyleyen, dili kalbini, kalbi de dilini tasdîk eden kimse içindir.” Fakîh Cebertî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. Yemen’in Zebîd şehrinde doğdu. 1388 (H.791) senesinde orada vefât etti. Zamânında bulunan birçok âlim ve velî ile görüşüp, onların sohbetlerinde kemâle erdi. Zamânındaki âlim ve…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







