

“Duâmın kabul edildiğini bilirim”
Tâbiîn’in büyüklerinden olan Sâbit bin Eslem Benânî hazretleri, 737 (H.120) senesinde vefât etti. Bu mübârek zât anlatır: Sâlihlerden biri vardı ki; “Rabbimin beni andığı zamânı biliyorum” dedi. Arkadaşları sordu: “Nasıl biliyorsun?” “Kolay” dedi. “Nasıl kolay?” dediklerinde; “Ben Allahü teâlâyı andığım zaman O da beni anıyor. Çünkü Allahü teâlâ; (Kulum beni…


“Allahü teâlâyı, akıllı kimse daha çok tanır”
“İlim tahsîl etmek, sırf Allahü teâlâya itâatı ve âdâbı öğrenmek içindir.” Ebü’l-Hasan bin Ebü’l-Havârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 780 (H.164)’de Kûfe’de doğdu. 844 (H.230) senesinde Şam’da vefât etti. Ebû Süleymân Dârânî’nin ve zamânının meşhur âlimlerinin sohbetlerinde bulundu. Ayrıca Hanbelî mezhebinin imâmı Ahmed bin Hanbel hazretleriyle görüşüp, sohbet etti. Bu mübarek zat,…


Kazâ namazları hakkında -2-
Bir özür olmadan, namazı kazâya bırakmak harâmdır, büyük günâhtır. Hiçbir Müslümân, namazlarını terk etmez. İmâm Beyhakî, “Şuabu’l-Îmân” adlı eserinde şöyle bir nakilde bulunmuştur: Ömer (radıyallahü anh): “Bir adam geldi ve ‘Ey Allah’ın Resûlü! İslâm’da Allah’a en sevimli olan şey nedir? diye sordu. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: “Vaktinde kılınan…


Kendi hâlinden memnun olmak
Her hâlinden Allahü teâlâya şükür ve hamdetmek, kanaat sahibi olmak demektir. Sual: İçinde bulunduğu hâlden şikâyet etmeyen, bunu kabullenen, kimseyi şikâyet etmeyen kimse, kanaat sahibi mi demektir? Cevap: Her günkü hâlinden memnun olmak, her hâlinden Allahü teâlâya şükür ve hamdetmek, kanaat sahibi olmak demektir. Kendinden daha iyi mevkide, kendinden daha…


“Ey kulum! Dünyada beni andın mı?”
Tâbiîn’in büyüklerinden olan Sâbit bin Eslem Benânî hazretleri, 737 (H.120) senesinde vefât etti. Bu zât anlatıyor: Mümin, kıyâmet gününde Allahü teâlânın huzûrunda durur. Allahü teâlâ; “Ey kulum! Sen dünyâdayken bana ibâdet eden kullarımla berâber ibâdet ediyor muydun?” diye sorar. Kul cevap verir: “Evet yâ Rabbî!” Ve yine sorar ki: “Ey…


Ehl-i sünnet fırkası, dört mezhebe ayrılmıştır
İslâm milletinde dört mezhep imamı; büyük, herkesçe kabûl edilmiş, inanılır müctehidlerdir. Şeyh Derdîrî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve Halvetiyye yolunun büyüklerindendir. 1715 (H.1127) senesinde, Mısır’da doğdu. 1786 (H.1201) senesinde Kâhire’de vefât etti. Câmi-ul-Ezher’de ilim tahsîl etti. Zamânının en büyük âlimlerinden ders aldı. Hocalarının hepsinden icâzet alıp fetvâ vermeye başladı.…


Kazâ namazları hakkında…
Bugün ve yarınki makâlelerimizde, “kılınmayan namazların muhakkak kazâ edilmeleri lâzım olduğu” konusu üzerinde bir nebze duracağız inşâallah. Evvelki ve geçen haftaki 4 makâlemizde, “namazın beş vakit farz oluşu, edille-i şer’iyye-i erbaa (4 şer’î / dînî delîl) ile ile sâbittir” deyip namazın günde beş vakit olduğuna dâir bazı âyet-i kerîmeleri ve…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







