

“Kürsüye çık ve vaazına devâm et!”
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri bir gün talebeleriyle sohbet ediyordu ki, gencin birinin abdest tâzelemesi icâp etti. Ancak çıkmak hayli zordu. Zîrâ izdiham vardı câmide. Gavs-ı âzam anladı… Talebe sıkıntıdaydı. Ona, bir “nazar” etti. Genç bir “sahrâda” buldu kendini. Hem de bir çeşme başında. İçinden geçirdi ki: “Bu, hocamın kerâmeti.” Çeşmeden abdest…


Tedavi olmak ve ilaç kullanmak
Hastayı tedavi etmek sünnettir. Tedavinin, ilaçla, sadaka vermekle ve dua ile yapılacağı bildirildi. Sual: Tedavi olmanın, ilaç kullanmanın dinimizdeki yeri nedir? Cevap: Hastayı tedavi etmek sünnettir. Tedavinin, ilaçla, sadaka vermekle ve dua ile yapılacağı bildirildi. Tecrübe edilip, tesirlerinin kati olduğu anlaşılan aşıları, serumları ve mikrop öldüren ve benzerleri ilaçları kullanmanın…


“Allahü teâlâdan iyilik umarak can veriniz”
“Şunu iyi biliniz ki, sizden hiçbir kimse kendi ameli ile kurtulamayacaktır.” Şeyban bin Abdurrahmân hazretleri Tebe-i tabiînin meşhûrlarından olup hadîs, nahiv ve kırâat âlimidir. Basra’da doğdu. 164 (m. 780)’da Bağdâd’ta vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları: Berâ bin Azib’in (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi…


Edep ve tevazu timsali Ahmet Mekki Efendi
Sağlam bir fetva kaynağı olan Ahmet Mekki Efendi, âlim, ârif, veliyy-i kâmil olan Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerinin büyük oğludur. Yarın; son devirde yetişen büyük İslam âlimlerinden Ahmet Mekki (Üçışık) Efendi’nin vefat yıl dönümüdür… Ahmet Mekki Efendi, âlim, ârif, veliyy-i kâmil olan Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerinin büyük oğludur. 1894 (H. 1314)…


“Oğlumu, size teslim ediyorum”
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri zamânında bir kadın, yanına küçük oğlunu aldı. Bu zâtın dergâhına vardı. Ve huzûruna çıkarak; “Ey efendim! Oğlumu, size teslim ediyorum. Eti sizin, kemiği benim” dedi. Büyük velî kabûl etti. Ve ona buyurdu ki: “Peki bacım, gidebilirsin…” Ve ilk olarak, “nefisle mücâhede” emrini verdi çocuğa. Çocuk az yiyordu.…


Günahtan sakınan cesur, hâinler ise korkak olur!..
“Kötülüklerden sakınan cesâretli, hâin ise korkak olur. Kötülük yapan, kendini yalnız hisseder.” Bennân Hammâl hazretleri meşhur velîlerdendir. Bütün ömrünü Mısır’da geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdî ve zamânın âlimleriyle sohbet etti. 928 (H.316) senesinde Mısır’da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Bir gün biri gelip; “Efendim çoktan beri hastayım, birçok hekime gittim, fakat bir…


“Gönül yalan sözden ferah bulmaz…”
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “İmân sâhibi, her hatâya düşebilir. Fakat, hâinlik yapamaz ve yalan söyleyemez.” Yalan, günâhların en çirkini, ayıpların en fenası, kalpleri karartan bütün kötülüklerin başıdır. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) en sevmediği huydur. Eshâb-ı kirâm da en çok yalana buğzederdi. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (İmân sâhibi, her…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







