

“Ebû Bekr benim hocamdır”
Bir gün Sevgili Peygamberimiz mescitte otururken Cebrâil aleyhisselâm geldi. Efendimiz, Hazret-i Cibrîl ile söyleşirken Sahâbe-i kirâm birer ikişer mescid-i şerîfe gelip, Seyyid-i kâinâtı meşgul görüp bildiler ki Hazret-i Cebrâil’le söyleşir. Bir yere çöktüler. Ve sükût ettiler. O sırada Hazret-i Alî içeri girdi. Selâm verip oturdu. Sonra Hazret-i Osmân geldi. Selâm…


Talebe, maksaddan uzaklaştıran şeylerden uzak durmalıdır…
“Talebeye tövbeden sonra ilk emredilen, kötü arkadaşları terk etmesidir!” Muhammed bin Ahmed el-Mukrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ahmed bin Hanbel’in oğlu Abdullah’ın talebesidir. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdî’yi görmüştür. 976 (H.366) senesinde Nişâbûr’da vefât etti. Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki: “Evliyâya dil uzatan, onlara karşı edep dışı harekette bulunan ve onları…


İyilik kaybolmaz, günah unutulmaz…
Dünyada unutulduğu sanılan hiçbir iyilik karşılıksız kalmayacağı gibi, üzeri örtülen hiçbir günah da ihmal edilmez. İnsan hayatı; yaptığı her tercihin, attığı her adımın ve kalbinden geçirdiği her niyetin ilahi bir terazide tartıldığı hassas bir imtihan yolculuğudur. İnsanoğlu zamanın akışı içinde çoğunlukla yaptıklarının izinin silindiğini, günlerin ardında kalan amellerinin kaybolup gittiğini…


Gayr-i müslimlerin ibadetlerini yapmak
“Kâfirlerin ibadet olarak yaptıklarını yapan ve kullanan kâfir olur.” Sual: Gayr-i müslimlerin ibadetlerini onlar gibi yapmak, imanı giderir mi? Cevap: Kâfirlerin ibadetlerini, ibadet olarak yapmak, mesela kiliselerinde çaldıkları org gibi çalgıları ve çanları camilerde çalmak ve İslamiyetin kâfirlik alameti saydığı şeyleri, zaruret, cebir, zorlama olmadan kullanmak küfür olur, imanı giderir.…


“Sana müjdeler olsun ey Halîme”
(Dünden devâm) Halîme Hâtun; “Kocama danışayım” dedi. Ve bir koşu gidip anlattı bunu kocasına. Hâris sevindi. Ve Halîme’ye; “Çabuk git yâ Halîme! Kabûl et o bebeği. Ola ki o yetîm sebebiyle hayır ve berekete kavuşuruz” dedi. ● ● ● Halîme Hâtun; “Peki” dedi. Ve koştu o zâta. Sevinç içinde; “Kabûl…


Borçlu adam evinden çıkamaz hâle gelmişti!
Doğruluğu, iyiliği ve güvenilirliği ile meşhur bir attâr vardı. Fakat bir hayli borcu vardı… Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1210 (H.607) yılında Fas’ta Merrakûş’ta doğdu. 1284 (H.683) yılında Kâhire’de vefât etti. Burada meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın…


Hakiki rehber aramak dinimizin emridir…
Hakiki vesileye kavuşmak, en büyük saadettir. Onu aramak birinci vazifedir. Hakiki mürşid, rehber kıyamete kadar mevcuttur. Bir arkadaşıma komşusu sormuş, o da “Benim Türkiye gazetesinde tanıdıklarım var hem de aboneyim; sualinizi onlara iletirim, diyerek bize göndermiş. Suali şöyle: “Sahte bir şeyhin eteğine yapışan kurtulamaz; ama gerçek bir mürşidin eteğine yapışan…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







