

Kabre elleri sürmek ve öpmek
“Kabri elleri ile mesh etmek, kabri öpmek, Hıristiyanlık âdetidir. Ananın, babanın kabrini öpmek câizdir.” Sual: Kabirler ziyaret edilirken, kabre elleri sürmenin ve kabri öpmenin dinimiz açısından mahzuru olur mu? Cevap: Konu hakkında Fetâvâ-yı Hindiyye’de deniyor ki: “Yaşlı kadınların ve erkeklerin kabir ziyareti sünnettir. Evde ve kabir başında Kur’ân-ı kerim okuyup,…


İlim ve iffet sâhibi bir kız…
Buhâra’da yetişen âlim ve evliyânın büyüklerinden Ebû Hafs-ı Kebîr hazretleri, 264 (m. 877) senesinde, Buhâra’da vefât etti. Şöyle nakledilir: Bu zât, gençlik yıllarında ilim ve iffet sâhibi, sâliha bir kızla evlendi… İlk gece, kız buna; “Kadınların âdet hâlleriyle ilgili hayız ilmini öğrendin mi?” dedi. Ebû Hafs; “Öğrenmedim” dedi. Bunun üzerine;…


İslâm dîni, hep faydalı şeyleri emretmektedir
Allahü teâlâ, canlı cansız bütün varlıkların düzenli, hesaplı olmalarını dilemiş ve dilediği gibi yaratmıştır. Ebü’l-Abbâs Şâvirî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir Yemen’de doğdu. 1390 (H.793) senesinde orada vefat eti. Bir dersinde şunları anlattı: Allahü teâlâ Rabbül’âlemîndir. Her canlıyı, hattâ canlı cansız her varlığı, hesaplı, düzenli ve faydalı…


Bir ruh mütehassısı Kasım bin Muhammed
Silsile-i aliyye’nin üçüncüsü olan Kasım bin Muhammed hazretleri, kendilerine “Fukaha-i seb’a” adı verilen yedi büyük âlimden biridir… Tabiin’in büyüklerinden olan Kasım bin Muhammed hazretleri, Medine’de yetişen ve kendilerine “Fukaha-i seb’a” adı verilen yedi büyük âlimden biridir. Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velilerin üçüncüsüdür. Silsile-i aliyye büyüklerinin dördüncüsü olan imam-ı…


Secde âyetini işiten de, secde yapar
Secde âyetini okuyanın veya işitenin, manasını anlamasa da, bir secde yapması vaciptir. Sual: Birisinin okuduğu secde âyetini işiten kimsenin, tilavet secdesi yapması gerekir mi? Cevap: Kur’ân-ı kerimde, ondört yerde, secde âyeti vardır. Bunlardan birini okuyanın veya işitenin, manasını anlamasa da, bir secde yapması vaciptir. Başkasının okuduğu yerde bulunan, fakat işitmeyen…


“Herkese aynı şey söylenmez”
Ebû Alî Müştevlî hazretleri, Mısır’a on fersah mesâfede bulunan Müştevl köyündendir. 340 (m. 951) senesinde orada vefât etti. Abdullah-ı Ensârî hazretleri anlatıyor: Ebû Alî Müştevlî, zamânın büyük velîlerinden Ebû Yâkub-i Sûsî’yi ziyâret için Basra’ya gitti. O zâtın talebelerini gördü. Ve birine yaklaşıp sordu: “Hocanız nerededir?” Genç, tereddüt etti. Sonra cevap…


Fıkıh ve tasavvuf ilmi hakîkate kavuşturur…
Şihâbüddîn Zerrûk hazretleri: “Fıkıh ile tasavvufun her ikisinden de pay almalıdır.” Şihâbüddîn Zerrûk hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir 1442 (H.846) senesinde Fas’ta doğdu. 1493 (H.899) senesinde Libya’da Tekrîn nâhiyesinde vefât etti. İlim öğrenmek için Mısır’a ve Medîne’ye seyahat yaptı. Kâhire’de bir müddet ikâmet etti. Çok kerâmeti görülen…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







