

İbadetler, cennete gitmek için midir?
Reformcu Ahmed Midhat Efendi, cennetin yiyeceklerini aç gözlülüğü ve maddeciliği okşayan birer hile saymaktadır! Sual: Müslümanların yaptığı ibadetleri, cennet nimetlerine kavuşmak için yaptığını söyleyen dinde reforumculara ne denebilir? Cevap: Reformculardan Ahmed Midhat Efendi de, Nizâ-ı ilm ve din, yani ilim ve dinin çekişmesi ismindeki kitabında, imanın şartı olan kıyamette dirilmek…


Şöhret olmaktan korkan zat…
Muhammed bin Yûsüf İsfehânî hazretleri, Tebe-i tâbiînin âlimlerinden olup ibâdete çok düşkündü. Aslen İsfehânlıdır. Şöhretten korkardı. Bunun için tanınmamaya özen gösterirdi. Harran’a da bu yüzden gelmişti. Ancak gelir gelmez, oradaki hadîs âlimleri Onun geldiğini duydular. Yanına üşüştüler. O ise rahatsız oldu. Ve oradan da ayrıldı. Başka bir şehre gitti. Orada…


“Yeryüzü iki kimseye çok hayret eder!”
Yeryüzü; ölümden gâfil olana ve bir karış toprak için kardeşi ile hasım olana çok şaşar! Ebû Abdullah Nişaburî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da Nişabur’da doğdu. 848 (H.234) senesinde vefât etti. Süfyân bin Uyeyne, Yahyâ bin Muâz ve başka gönül sultanı ehil zâtların sohbetlerinde bulunarak ilim öğrenip olgunlaştı. Kendisine, sâlihâ kadından suâl…


Herkes güzel ahlak sahibi olmalıdır
Ahlak ilmi çok şerefli, pek kıymetli, hayatımızın her safhasında bize gerekli bir ilimdir. Çünkü ruhun kötülükleri bu ilim ile temizlenebilir. Kendimize karşı olan vazifelerimizden biri de, güzel ahlâk sahibi olmaktır. Hakiki bir Müslüman, güzel ahlâka sahip olan ve kötü ahlâktan uzak duran insandır. İyi bir insan olmak iki şeye bağlıdır:…


“Mümine sert bakmak bile kul hakkıdır”
Muhammed bin Yûsüf İsfehânî hazretleri, Tebe-i tâbiîn’in âlimlerinden olup, aslen İsfehânlıdır. 188 (m. 804) senesinde otuz yaşlarında vefât etti. Dünyânın, “Allah için” olmayan her şeyinden el çekmişti. Bir dostu vardı. O şöyle anlatır: Muhammed bin Yûsüf hazretleriyle yolculuğa çıkıp, bir handa sabahladık. Bana bakıp; “Kervancıbaşını çağır” dedi. Ancak kervancıbaşının ayağını…


“Âlemdeki her şey senin için yaratıldı”
“Ey insanoğlu! Allahü teâlâ seni, tevhîdini, birliğini bilmen için yarattı.” Hammâmî Ahmed Efendi Osmanlı din âlimlerinden ve Halvetiyye yolu büyüklerindendir. 1608 (H.1017) senesinde Halep’te vefât etti. Ebü’l-Vefâ Alvânî hazretlerinden ilim öğrendi. Bir meclis kurup, insanlara, Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını bıkmadan anlattı. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki: Ey insanoğlu!…


Kazâya kalmış namazlar -2-
Namazları vaktinde kılmak farz olduğu gibi, vaktinde kılınmayanları kazâ etmenin de farz olduğu, bütün fıkıh kitaplarında bildirilmiştir. İbn-i Teymiye ve Selefîler, “Vaktinde kılınmayan namazları kazâ etmek gerekmez, tevbe etmek yeterli olur” diyorlar. Namazları kazâ etmek gerekmez mi? şeklinde bir suâl vârid oluyor. Evet, İbn-i Teymiye, “Özürlü ve özürsüz terk edilen…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







