

Alışveriş bilgisini öğrenmeden…
“Alışveriş ve başka sözleşmeleri yapacak kimsenin bunların sahih ve helal olması şartlarını öğrenmesi lazımdır.” Sual: Alışveriş bilgisini, kendisine lazım olan fıkıh bilgilerini öğrenmeden, tasavvuf ehli olunabilir mi? Cevap: Dinini iyi öğrenen bir Müslüman, haram işlemeden ve faiz felaketine düşmeden her çeşit ticareti yaparak helal mal kazanır. Helal ve bereketli kazancı…


“Bu iddianı nasıl ispat edeceksin?”
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, bir gün bir yerden geçerken iki kimseyi gördü. Münâkaşa ediyorlardı. Biri Hristiyan, öteki Müslümandı. Onlara yaklaştı ve sordu: “Niçin münâkaşa edersiniz?” Müslüman arz etti ki: “Efendim, bu kimse, (Bizim Peygamberimiz, sizinkinden üstündür) diyor. Büyük zât, Hristiyana sordu: “Sen, bu iddianı nasıl ispat edeceksin?” O dedi ki: “Bizim…


“Sevilmeyenden yüz çevrilir beğenilene dönülür…”
“Hak teâlâ, dünyayı sevmez. Âhireti sever. Sevilmeyen, sevilen ile hiçbir şeyde bir tutulamaz.” Ebü’l-Hasan Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1545 (H.952) senesinde Kâhire’de vefât etti. Büyük âlim ve velilerden Abdülkâdir Deştûtî’ye intisab ederek manevi ilimlerde yükseldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Yazdığı eserlerden Şerh-ul-Âdâb kitabında şöyle…


Resûlullah sevgisinin önemi
Allah’ın sevgisi ile Peygamberin sevgisi farklı olmadığı gibi, Allah’ın emri ile, Peygamberin emri de ayrı değildir. Bunu ayrı gösterenler kâfirdirler. Bir âyet-i kerîme meâli şöyledir: “Resûlüm de ki; Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki Allah da sizi sevsin…” [Âl-i İmrân, 31] Allah’ın sevgisi ile Peygamberin sevgisi farklı olmadığı gibi, Allah’ın emri…


“Rabbim beni kurtardı”
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri zamânında, Bağdat’ta bir kadın vardı. Bu büyük zâtı çok seviyor, darda kaldığı vekit ondan “imdât” istiyordu. Bir de ahlâksız biri vardı. Ve âşıktı bu kadıncağıza. Onu gizli gizli tâkip ediyor, hep peşinden gidiyordu… Bir gün uzun bir yola çıktı bu kadıncağız. O adam da arkasından… Kadın, dağda…


“Kiminle dost olmam uygun olur efendim?”
“Fazla bir şeye sâhip olmayan, senin hiçbir hâlinden dolayı seni ayıplamayan kimselerle dost ol…” Kutbüddîn Mervezî hazretleri tasavvuf âlimlerindendir. 1098 (H.491)’de Afganistan’da Merv şehrinde doğdu. 1152 (H. 547) senesinde İran’da, Asker Mükrem denilen yerde vefât etti. Sonradan Bağdâd’a nakledildi. Merv’de zamânının meşhûr âlimlerinden ilim öğrendi, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etti.…


Peygamberlerin gâyeleri
Mükemmel hayâtı, en ince teferruâtıyla ortaya konulan yegâne zât olan Peygamber Efendimize, insânlığın ne kadar muhtâç olduğunu, bugün daha iyi anlıyoruz. Peygamberler târihini incelediğimizde, aslında hepsinin gâyelerinin, yüksek ahlâklı iyi insanlar, iyi âileler ve iyi cemiyetler meydâna getirmek olduğunu görüyoruz. Zâten bizim dînimizde, târihimizde, kültür ve medeniyetimizde eğitimden maksat da…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







