

Secde âyetini işiten de, secde yapar
Secde âyetini okuyanın veya işitenin, manasını anlamasa da, bir secde yapması vaciptir. Sual: Birisinin okuduğu secde âyetini işiten kimsenin, tilavet secdesi yapması gerekir mi? Cevap: Kur’ân-ı kerimde, ondört yerde, secde âyeti vardır. Bunlardan birini okuyanın veya işitenin, manasını anlamasa da, bir secde yapması vaciptir. Başkasının okuduğu yerde bulunan, fakat işitmeyen…


“Herkese aynı şey söylenmez”
Ebû Alî Müştevlî hazretleri, Mısır’a on fersah mesâfede bulunan Müştevl köyündendir. 340 (m. 951) senesinde orada vefât etti. Abdullah-ı Ensârî hazretleri anlatıyor: Ebû Alî Müştevlî, zamânın büyük velîlerinden Ebû Yâkub-i Sûsî’yi ziyâret için Basra’ya gitti. O zâtın talebelerini gördü. Ve birine yaklaşıp sordu: “Hocanız nerededir?” Genç, tereddüt etti. Sonra cevap…


Fıkıh ve tasavvuf ilmi hakîkate kavuşturur…
Şihâbüddîn Zerrûk hazretleri: “Fıkıh ile tasavvufun her ikisinden de pay almalıdır.” Şihâbüddîn Zerrûk hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir 1442 (H.846) senesinde Fas’ta doğdu. 1493 (H.899) senesinde Libya’da Tekrîn nâhiyesinde vefât etti. İlim öğrenmek için Mısır’a ve Medîne’ye seyahat yaptı. Kâhire’de bir müddet ikâmet etti. Çok kerâmeti görülen…


Sebeplere yapışmak…
Sebebi de, sebeplere güç ve kuvveti veren de Rabbimizdir. İlaç hastalığın gitmesinin sebebidir. İlaca şifayı veren yine Rabbimizdir. Dünyada yaratılan her şey, bir sebebe bağlanmıştır. Rabbimiz dileseydi sebepsiz de yaratabilirdi. Sebebi de, sebeplere güç ve kuvveti veren de O’dur… İlaç hastalığın gitmesinin sebebidir. İlaca şifayı veren yine Rabbimizdir. O dilemezse…


İlerlemeyi, dini yok etmekte aradılar
Son senelerde Osmanlı devletini ele geçiren sözde aydınlar, dinimizin bu emrinin tam tersini yaptılar. Sual: İslamiyete gericilik diye saldıranlar, ilerlemeyi, kalkınmayı, dini ortadan kaldımakta mı aradılar? Cevap: Dinimiz, din bilgileri ile fen bilgilerini birbirinden ayırmıştır. Din bilgilerinde, İslam ahlakında ve ibadetlerde en ufak bir değişiklik yapmayı şiddetle menetmiştir. Dünya işlerinde,…


“Namaz kılmak, nefse acı geliyor”
Ebû Alî Müştevlî hazretleri, Mısır’a on fersah mesâfede bulunan Müştevl köyündendir. 340 (m. 951) senesinde vefât etti. Gençliğinde, bir gece rüyâsında Peygamber Efendimizi gördü. Efendimiz kendisine; “Yâ Ebâ Alî!.. Seni, dervişleri sever ve onlara meyleder görürüm” buyurdu. O, buna sevindi… Ve cevap verip; “Öyledir yâ Resûlallah!” dedi. Efendimiz; “Dervişlerin mühim…


“Kendini hiç kimseden faziletli zannetme”
“Oğlum! Selâmeti, kurtuluşu istikâmet ve doğruluktan başka bir şeyde arama…” Şeyh Zâhid bin Süleymân hazretleri büyük velîlerdendir. 1417 (H.820) senesinde Mısır’da vefât etti. Zamanındaki büyük âlim ve velilerin sohbetlerinde kısa zamanda yetişerek kemâle geldi. Çok kerâmetleri görüldü. Vefat etmeden evvel oğluna şu nasihati yaptı:Oğlum! Selâmeti, kurtuluşu istikâmet ve doğruluktan başka…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







