

“Benim için ayağa kalkmayınız!”
Sevgili Peygamberimiz Eshâbının oturdukları yere gelince baş tarafa geçmez, gördüğü boş bir yere otururdu… Elinde bastonuyla bir gün sokağa çıktı. Esnaf Onu gördüler. Hep ayağa kalktılar… Efendimiz onlara; “Benim için ayağa kalkmayınız. Ben de sizin gibi bir insanım. Herkes gibi yer içer, yorulunca otururum” buyurdu. ● ● ● Sevgili Peygamberimiz,…


“Yemekten önce elini yıkayan fakirlikten kurtulur”
Yemeğe besmele ile başlamalı, bitirince elhamdülillah demelidir. Bâyezîd Pürânî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1457 (H.862) senesinde Horsan’da Püran’da vefât etti. Tasavvufta üveysî idi. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) rûhâniyetinden feyiz alırdı. Kendisi şöyle demiştir: “Her ne zaman bir zorlukla karşılaşsam veya bir sıkıntıya düşsem, Peygamber Efendimizin rûhâniyeti vâsıtasız olarak beni,…


Sağlam aile kurmanın ilk adımı: Doğru bir eş
Doğru eş seçmek, kusursuz insan aramak demek değildir. Dört dörtlük bir talip bulmak çok zordur. Kusursuz eş arayan eşsiz kalır. Aile yuvası, yalnızca iki insanın aynı çatı altında yaşamaya karar vermesi değildir. Evlilik; huzuru, sorumluluğu, fedakârlığı ve bir ömrü paylaşma iradesidir. Bu sebeple eş seçimi, hayatın en önemli kararlarından biridir.…


Yumuşak ve mülâyim olan kazanır
“İnsanlardan gelen sıkıntılara katlanmak lâzımdır. Kızmak iyi olmaz. Sert davranmak yakışmaz.” Sual: “Günümüzde insanlar birbirlerine çok sert davranıyorlar. Bu kul hakkına girmiyor mu?” Cevap: İnsan davranışlarında sertlik, iticilik ve korkuyu, yumuşaklık ise, sıcaklığı, şefkati, merhameti ve sevgiyi doğurur. Korkutarak elde edilen başarı, yıkılmaya, sevgi ile elde edilen muvaffakiyet ise, artmaya,…


Resûlullah, sütü ve hurmayı severdi
Resûlullah Efendimiz (aleyhisselâm) Arabistan’daki âdete uyarak, saçlarını kulaklarının yarısına kadar uzatır, fazlasını kestirirdi. Saçlarına yağ sürerdi. Yolculukta da sürerdi. Yağ sürdüğü zaman başına önce tülbent kor; başlığını tülbentin üstüne giyerdi. Böylece yağ sürdüğü dışardan belli olmazdı. Bâzen saçlarını uzatıp, iki ön yanına uzatırdı. Mekke’yi fethettiği gün böyle saçı vardı. ●…


Çok konuşmak, akıl zayıflığının alâmetidir
“Lüzûmsuz çok konuşan bir kimseyi görürsen, bilki, aklı yoktur!” Muhammed Celâleddîn-i Devânî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1429 (H. 833) senesinde İran’ın Kâzerûn şehrinin Devân nahiyesinde doğdu. 1502 (H.908) senesi Kâzerûn’da vefât etti. Şîrâz’a gidip zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Orada Medreset-ül-Eytâmda müderris oldu. İbrâhim Gülşenî hazretlerinin sohbetine devâm ederek,…


Şükür namazı ve şükür secdesi…
Kendisine ni’met gelen veya bir dertten kurtulan kimsenin, Allahü teâlâ için “şükür secdesi” yapması sünnettir veya müstehabdır. Her nîmetin hakîkî sâhibi olan Allahü teâlâya şükretmek, insanlık îcâbıdır. Aklın lüzûm gösterdiği bir vazîfe, bir borçtur. Allahü teâlâ, öyle bir ihsân sâhibidir ki, kerem ve ihsânlarını dost ve düşmân, herkese saçıyor. Bütün…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







