

“Onlar yoksa kitapları var!..”
Tâbiîn’in büyüklerinden Atâ bin Ebî Rebah hazretleri, 114 (m. 732) senesinde vefât etti. Bir gün sevdiklerine; “Kardeşlerim (Evliyânın anıldığı yere rahmet iner) hadîs-i şerîftir” buyurdu. Ve ilâve etti: “Bu hadîs-i şerîf, evliyâyı severek hâtırlayanın, feyiz ve berekete kavuşacağını ve duâlarının kabûl olacağını haber veriyor. Herkes muhabbeti miktârınca o büyüklerin feyizlerinden…


“Ben Allahü teâlâdan gelene râzıyım oğlum”
“İslâmdan, Kur’ân-ı kerîmden ve saçının beyazlığından öğüt almayan, nasîhat kabûl etmez.” Abdülazîz Revvâd hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. Horasan’da doğdu. 775 (H.159) târihinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Nâfî, İkrime gibi âlimlerden hadîs-i şerîf rivâyet etti. Ondan da Süfyân-ı Sevrî ve daha başka âlimler hadîs-i şerîf bildirmişlerdir. Süfyân bin Uyeyne…


Her dinde oruç vardı…
Hemen hemen her dinde oruç vardı. Aslı hak bir dîne dayanmayan, bâtıl, bozuk inançlarda da oruca benzer ibâdetler görülmektedir. Geçen haftaki 2 makâlemizde, sizlere, Ramazân-ı şerîf ayı ve oruç ibâdeti hakkında birkaç kelime arzetmiştik; birkaç âyet-i kerîme ile birkaç hadîs-i şerîf nakletmiştik. Mübârek ay içerisinde bulunmamız sebebiyle, bu hafta da…


Oruçlu, günahtan da sakınmalıdır!
Faydasız şeyler konuşmak, yalan söylemek, gıybet etmek, tutulan orucun sevabını giderir. Sual: Oruç tutan bir kimse, sadece yeme, içmeyi mi yoksa günahları da terk etmesi gerekir mi? Cevap: Oruç tutmak, sadece yeme ve içmeyi terk etmek değildir. Eli, dili, gözü, kulağı ve bütün uzuvları da, günah işlemekten uzak tutmalıdır. Çünkü…


“Kendisini beğenmek, felakettir!”
Tâbiîn’in büyüklerinden Atâ bin Ebî Rebah hazretleri, 114 (m. 732) senesinde vefât etti. Bir gün sohbetinde; “Bir kimse ibâdetlerini kusurlu görünce, bunların kıymeti artar. Böylece kabûl edilmeye lâyık olurlar. Siz de iyiliklerinizi kusurlu görmeye çalışınız” buyurdu. Dinleyenler; “Ama bu çok zor efendim” dediler. Cevâbında; “Evet zor, ama kendini beğenmek felakettir.…


Cimrilikten ve isrâftan son derece sakının!
“Bütün işlerinizde orta hâl üzere olun. İsrâf ve haddinden fazla dağıtmakla, elde bir şey kalmaz…“ İzzeddîn Ebû Muhammed Dîrînî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1216 (H.613) yılında doğdu. 1295 (H.694) senesinde Kahire’de vefât etti. Zamânındaki âlimlerden ilim öğrendi ve evliyanın sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda yüksek mertebelere kavuştu. Şâfiî mezhebi fıkıh âlimiydi.Talebelerine bir…


İnsanlara faydalı olmak…
Allahü teâlânın kullarına iyilik etmek, ahirette azaptan kurtulmaya ve Cennet nimetlerinin artmasına sebep olur. İnsanlara iyilik yapmak ve onların sıkıntılarını gidererek gönüllerini hoş tutmak, İslam ahlakının en önemli hususiyetlerindendir. Hasta ise ziyaretine gitmek, giyeceği yoksa elbise vermek, aç ise doyurmak, susuz ise su vermek çok sevaptır. Bu iyilikler ramazan ayında…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







