

Kabîle reîsinin kızı…
Sâbit bin Kays “radıyallahü anh”, Ensâr-ı kirâmdandır. Peygamber Efendimizin hatîbi olmakla şereflenmiştir. Resûlullah Efendimiz, Müreysî Gazâsında alınan esîrleri Eshâbına paylaştırdı. İçlerinde bir hanım vardı. İsmi “Cüveyriyye” idi. Kabîle reîsinin kızıydı. Cüveyriyye, Hazret-i Sâbit bin Kays ile onun amca oğluna düştü. Onlarla dokuz altın karşılığı, âzad olmak için anlaştılar… Cüveyriyye’nin babası…


“Herkesin fetvâsıyla amel etmemelidir!”
“Âlimlerin sohbetine devâm ediniz. Güvenilir ve sağlam âlimlerin fetvâsıyla amel ediniz…” İmâm-ı Birgivî hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir’de doğdu. İstanbul’da bulunan meşhûr Semâniyye Medresesi müderrislerinden ders aldı. Parlak bir başarı ile icâzet imtihânını vererek, bir müddet İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazîfesi sırasında Bayrâmiyye tarîkatının şeyhlerinden olan…


Aile, küçük bir devlettir…
Küçük bir devlet sayılan ailede herkesin vazifesi vardır. Devlet de farklı şehirleri, mahalleleri ve aileleri bünyesinde barındıran büyük bir aile gibidir. Aile, insanın hayata hazırlandığı ilk terbiye ve idare ocağıdır. Çocuk; sorumluluğu, itaati, hakkaniyeti, yardımlaşmayı ve birlikte yaşamanın esaslarını önce ailesinde öğrenir. Cemiyet hayatında çocuk, ilk olarak bir “reis” kavramıyla…


Ölmeden önce ölmek ne demek?
Ölmeden önce ölen kimse, münakaşa etmez, yalan demez, haram yemez, gıybet etmez! Sual: “Peygamber Efendimiz, (Mûtû kalbe en temûtû=ölmeden önce ölün) buyuruyor. Peki ölmeden önce ölmek ne demektir? Cevap: Âyet-i kerimeleri Peygamber Efendimiz, Peygamber Efendimizin sözlerini de müctehid olan İslâm âlimleri açıklar. İşte bu hadis-i şerifi de İslâm âlimleri açıklamışlar…


“Ne olur beni affet!”
Evliyânın büyüklerinden, seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından Cezîrî hazretleri vardı. Bir gün Kahire’ye geldi. Orada birini gördü. İbn-ül Enbâbî’yi… Bu kişi, evliyâ zâtlardan İsmâil Enbâbî hazretlerinin torunuydu. Cezîrî hazretleri, işte bu İbn-ül-Enbâbî’ye uğradı. Ancak o, üzdü bu zâtı. O da, kendisine yapılan bu “çirkin” muâmeleyi, dedesine kalben arz etti. Dedesi,…


“Seni övdükleri zaman seviniyorsan zarardasın!”
“Bir insan kendisinin medhi yapıldığı zaman, bu medh ve övmeler kendisine iyi gelmiyorsa ne iyi…” Ebû Zûr’a el-Eş’ârî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Şam’da yaşadı. Babası Sa’d bin Temim, Eshâb-ı kirâmdandır. Babasının yanında yetişti ve babasından, Ebüdderdâ, İbn-i Ömer, Câbir’den ve daha birçok Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. 737…


Peygamber Efendimizin gençliği
Her bakımdan insanların en üstünü olan Muhammed aleyhisselâm, daha gençlik yıllarında, Mekke halkı arasında, akrânına göre çok beğenilmiş, sevilmiş ve sayılmıştır. Muhammed aleyhisselâm, bilhâssa güzel ahlâkı, insanlara görülmemiş bir şekilde iyi davranması, sâkinliği, yumuşaklığı ve diğer üstün hâlleriyle sevilmiştir. İnsanlar, O’na, bu hasletlerinden dolayı, hayrân olmuşlardır. Mekke halkı, O’na, gördükleri…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…
Günün Menkıbesi “Müslüman, namazını kılan insan demektir” Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip; “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi. Ardından da; “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti! Şeyh Rekin ne yapsın?…







