Çeşitli asırların müceddidleri

11. asrın Müceddidi, İmâm-ı Rabbânî, Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretleridir. Bilinmeyen, işitilmeyen ilimlerin kaynağı idi.

Dünkü makâlemizde, ilk 5 asrın müceddidlerini sizlere arzetmiştik. Şimdi de kalanları zikredelim:

6. asrın Müceddidi, Seyyid Ahmed Rifâî hazretleridir. 512’de tevellüd, 578’de vefât etti. Asrının bir tanesi, kutupların başı idi. Zamanının târihçilerinden [Ebu’l-Ferec Abdurrahmân] İbnü’l-Cevzî diyor ki: “Şa’bânın on beşinci gecesi Ümm-i Ubeyde’de idim. Yüz binden ziyâde vecd ve hâl sâhibi vardı. Hepsi Ahmed Rifâî’nin sohbetinden feyz almakta idiler.”

7. asrın Müceddidi, Abdullah bin Ömer Kâdî Beydâvî’dir. 685’te Tebrîz’de vefât etti. Envârü’t-Tenzîl adındaki tefsîri, çok kıymetlidir.

8. asrın Müceddidi, Muhammed Bahâeddîn-i Nakşibend hazretleridir. 718’de Buhârâ’da tevellüd, 791’de yine orada vefât etti. Binlerle evliyâ yetiştirdi. Talebesi, her tarafa yıldızlar gibi yayıldı.

9. asrın Müceddidi, Şemseddîn bin Hamza [Molla] Fenârî’dir. 751’de tevellüd, 834’te Bursa’da vefât etti. Osmânlı Devleti’nin ilk Şeyhülislâmıdır. Çok talebe yetiştirdi. Dersleri ile, kitapları ile dünyâya ışık saçtı.

10. asrın Müceddidi, Şemseddîn Ahmed bin Süleymân bin Kemâl Paşa’dır. Kemâlpaşazâde Ahmed Efendi adı ile tanınır. Edirne’de tevellüd, 940’ta İstanbul’da vefât etti. 923’de Sultân Süleymân zamanında Şeyhülislâm oldu. Tefsîr, hadîs ve fıkıh ilimlerinde derin âlim idi. Çok kitap yazdı. İnsanlara ve cinnîlere fetvâ verirdi…

11. asrın Müceddidi, İmâm-ı Rabbânî, Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretleridir. 971 yılında Hindistân’da Serhend şehrinde tevellüd, 1034’te yine orada vefât etti. İlm-i zâhirde ve kalp bilgilerinde, esrârın ma’rifetinde deryâ idi. Bilinmeyen, işitilmeyen ilimlerin kaynağı idi. Üç cilt olan Mektûbât’ı gibi bir kitap o zamana kadar yazılmamıştı. İslâm dînindeki bid’atları, sapıklıkları kökünden silip kaldırdı. Hakîkatleri açığa çıkardı. Müslümânlığı, Resûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında olduğu gibi saf ve temiz hâle getirdi. Binlerle velî, yüzlerle mürşid yetiştirdi.

12. asrın Müceddidi, İmâm-ı Rabbânî’nin oğlu Muhammed Ma’sûm-ı Fârûkî hazretleridir. 1007 yılında Serhend’de tevellüd, 1080’de yine orada vefât etti. Aklî ve naklî ilimlerin, sûrî ve ma’nevî kemâlâtın câmi’i (toplayıcısı) idi. Kutbiyyet makâmına ve kayyûmiyyet mansabına yetiştiği, yüce babasından müjdelenmiş idi. Yedi bin mürşid yetiştirdi. Zamanın kutbu idi…

13. yüzyılın Müceddidi, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleridir. Bağdâd’ın şimâlinde Zûr şehrinde 1192’de tevellüd ve Şâm’da 1242’de vefât etti. Âriflerin kutbu, İslâm dîninin senedi, hakîkatin burhânı idi. Mürşid-i Kâmil idi. İlim deryâsı idi. Hazreti Osmân soyundan idi. 13’üncü asrın bir dânesi idi. Hakîkat meydânında herkesten ileri idi…

14. asrın Müceddidi, Sultân İkinci Abdülhamîd Hân idi…”

İnşâallah münâsib zamanlarda, bu zâtları tek tek tanıtalım.

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı’nın önceki yazıları…


Comments are closed.