“Ezelde ayrılmış olan rızık değişmez. Aynı rızık helalden isteyene helal yoldan gelir. Haram işleyerek isteyene de, haram yoldan gelir.”
İbn-i Sükkere hazretleri Endülüslü (İspanya) hadis, fıkıh ve kıraat âlimidir. 454 (m. 1062)’de Sarakusta’da (Zaragoza) doğdu. Sarakusta (Zaragoza), Belensiye (Valencia) ve Meriye’de (Almeria) tanınmış âlimlerden fıkıh ve hadis öğrendi. Sonra Tunus’a, Mekke’ye, Bağdat’a ve oradan İran’da Nişabur’a gitti ve burada talebe yetiştirdi. 514 (m. 1120)’de burada vefat etti.
Bu mübarekzat, bir dersinde şunları anlattı:
Kadın da, erkek de, para kazanmak için haram işlememelidir ve hiçbir namazı kaçırmamalıdır. Ezelde ayrılmış olan rızık değişmez. Aynı rızık helalden isteyene helal yoldan gelir. Haram işleyerek isteyene de, haram yoldan gelir. Haram işleyerek kazanmamalı demek, boş oturmalı, çalışmamalı demek değildir. Helal yoldan çalışıp kazanmalı demektir. Haram yoldan kazanan, hem büyük günahları işlemiş olur, hem de kazandıklarının hayrını görmez. Kazandıkları, hekime, hakime ve düşmanlarına gider ve günah işlemekte kullanılır, insanı felakete sürükler.
Kazançları şüpheli olan hediyeleşmeli ve ödünç almalı, aldıklarını kullanmalıdır. Hediye ve ödünç gelen şeyler helaldir. Abdullah bin Ebî Evfâ radıyallahü anh anlatıyor:
Adamın biri pazarda bir malı satışa çıkarmış ve Müslümanlardan birini bu malı almaya teşvik etmek için de, verilen fiyattan fazlasına bu malı satın aldığına dair yeminde bulunmuştu. Bu hadise üzerine “Onlar ki Allah’ın ahdini ve kendi yeminlerini bir kaç paraya satarlar, işte onların ahirette hiçbir nasibi yoktur…” mealindeki âyet-i celîle nazil olmuştur…
Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gün pazara çıkmıştı. Orada buğday satan bir adama uğramıştı, ona; “Ne satıyorsun?” diye sordu. Adam da anlattı. Bunun üzerine Resûlullah Efendimize, buğday çuvalının içine elini sokması vahyolundu. Resûlullah Efendimiz elini çuvalın içine sokunca, bir de baktı ki, çuvalın içi ıslak. Bunun üzerine; “Bu ne, ey yiyeceğin sahibi?” diye sordular. Adam; “Yağmur isabet etti, yâ Resûlallah” diye cevap verdi. Resûlullah Efendimiz; “Yaş olan tarafını üstüne koysaydın da insanlar görseler” dedikten sonra, “Hile yapan kimse benden ve benim ümmetimden değildir” buyurdular.