Kenzî Hasan Efendi Halveti-Sünbülî şeyhlerindendir. Ankara-Ayaş’ta doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul’a giderek Sünbülî Şeyhi Mehmed Alâeddin Efendi’ye intisap etti. Sülûkünü tamamlayınca şeyhi tarafından irşadda bulunmak üzere Manisa’ya gönderildi. 1126 (m. 1714)’de orada vefat etti.
Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:
“Bir kalbde, âhıret arzusu zuhur edince, dünya düşüncesi o kalbden kaybolur.” “Evliyâ arasında nikâr (Emr-i ma’rûf ve nehy-i münker) kalkınca, bunlarda hayır kalmaz..” “Tasavvuf, her şeyin sahibi olan Allahü teâlânın emirlerine büyük bir teslimiyyetle boyun eğmektir.” “Allah yolunda nefsi ile yürümek isteyen, daha ilk adımında hatâ etmiş demektir. Nefsini terk edip de ihlâs ile yola çıkarsa, Allahü teâlâ ona, kendisine kavuşturacak rehberi gösterir.”
“Ucub sahibi (iyi amellerini beğenen, güzel, kusursuz gören kimse), yavaş yavaş helake gider.
Yaptığı kötülükleri iyi zanneden ise zâten felâkettedir.” “Ucub (ibâdet yaptığı için kendini beğenme) Allahü teâlânın ebedî hoşnutsuzluğuna sebep olur.” “Bütün makamlara kavuştuğunu sanan aldanmıştır.” “Bir kimse, görünüş itibariyle sıddîklar mertebesinde de olsa, bir göz açıp kapayacak kadar zaman, kalbi, insanı Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeylere meyl ederse, o kimse ilerleyemez.”
“Allahü teâlânın, kendisine kâfi olduğunu bilmeyen kimseyi, Allahü teâlâ, mahlûklara muhtaç eder.” “Bir kimsenin bir günah işledikten sonra tekrar günah işlemesi, ilk günahın cezasıdır. Bir sevâb işledikten sonra tekrar sevâb işlemek de, birinci sevâbın karşılığı, mükâfatıdır.” “Ma’rifet, Allahü teâlânın Rubûbiyyetinin (Kemâl sıfatlarla muttasıf, noksan sıfatlardan münezzeh olmasının) kemâlde olduğunu, kendi nefsinin O’nun kölesi olduğunu idrâk etmek, O’nun her şeyin sahibi olduğunu, her şeyin O’nunla var ve kâim olduğunu, her şeyin O’na döneceğini ve bütün mahlûkların rızkının O’na âit olduğunu bilmek demektir.”
“Zikr meclisleri, Allahü teâlânın helâl ve haram kıldığı şeylerden bahsedilen yerlerdir.”
“Büyüklerimizden birisi hata ve noksanlarını avucunun içine yazar, avucuna bakıp, hata ve noksanlarını görüp hatırlayınca, eli titrerdi.” “Kişi, hesabının mükemmel bir şekilde olabilmesi için, tanıdıklarının yanında hesaba çekilir.” “Şeytanın insanların gözüne sürdüğü bir sürmesi vardır. Bu sürme, insanlar, Allahü teâlâyı anacağı zaman gelen uykudur.”