Mekr-i ilâhîden korkmalı!..

Mekr-i İlâhî; Allahü teâlânın, mekr, hîle yapanların mekrini kendilerine çevirmesi, kurdukları tuzaklarını bozması ve onları cezâlandırmasıdır. Mekr; bir kimseye, hiç beklemediği, ummadığı yerden hîle yapmak, tuzak kurmak sûretiyle zarar vermeye çalışmak anlamındadır. Mekr-i İlâhî ise; Allahü teâlânın, mekr, hîle yapanların mekrini kendilerine çevirmesi, kurdukları tuzaklarını bozması ve onları cezâlandırmasıdır. Neml…

Devamını oku

Ölüyü değil, ölü kalpleri diriltmek!..

Allahü teâlâ, mü’minlerde de, kâfirlerde de, olağanüstü hâller yaratmakta, mü’minlerde olana kerâmet, fâsık ve kâfirlerde olana da istidrâc denmektedir. Kerâmet sâhibi olan, kerâmet ile meşgûl olmaz ve onunla öğünmez. Kendisinden meydâna gelen bu hâlin istidrâc olabileceği endîşesi ile Allahü teâlâdan korkusu artar, yâhut bu amellerinin dünyada cezâsı olabilir diye düşünür.…

Devamını oku

Sabır, bütün iyiliklerin anahtarıdır

Sabır; bütün hayırların, iyiliklerin anahtarıdır. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren, her şeye ve her menzile sabırla ulaşılmaktadır. Çocuğun büyümesi ve eğitimi, sabretmeye bağlıdır. İyi bir insan, iyi bir Müslümün olmak, sabırla ele geçer. Sabır, dinin yarısı, namaz ise dinin direği. Bu ikisine yapışan, hedefine ulaşır, maksadına kavuşur. Peygamber efendimiz; (Sabreden, zafere…

Devamını oku

Mal, hayra da şerre de sebeptir

Malı ve dünyalığı kötüleyen haberler çoktur. Fakat bu haberler, malı, dünyalığı değil, bunların sevgisini, zararlı kullanılmasını kötülemektedir. İnsanın azmasına, Allahü teâlâyı unutturmasına, ibâdete mâni olmasına sebep olan mal, zararlıdır. Ölümü ve ölümden sonrasını unutturan mal da zararlıdır. Mal, birbirine zıt iki şeye yani hayra ve şerre sebeptir. Hayra, iyiliğe sebep…

Devamını oku

Nefis ve nefsin çılgınlıklarını yatıştırmak

Allahü teâlâ, nefsin insanı felâkete sürüklemesine mâni olmak için, hem nefsin arzûlarına uymayı sınırlayan, hem de nefsi temizleyip, taşkın olmaktan kurtaran emir ve yasaklar gönderdi. Allahü teâlâ, hayvanların yaşayabilmeleri ve üremeleri için, onlarda iki kuvvet yaratmıştır. Biri, muhtaç oldukları, lezzet aldıkları şeyleri istemek, onlara kavuşmak kuvvetidir ki buna, şehvet denir. İkincisi,…

Devamını oku

Sâlih amel işleyenler…

İslâm âlimleri, insana vâcib olan birinci vazîfe, îmân, amel ve ihlâs sâhibi olmasıdır buyurmuşlardır. Çünkü dünya ve âhıret saâdetleri, ancak bu üçüne kavuşmakla elde edilir.İbâdet; doğru i’tikâd, doğru söz ve doğru iş olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Herkesin bunları öğrenmesi ve ona göre hareket etmesi lâzımdır. Doğru i’tikâd, doğru söz ve…

Devamını oku