İtâat etmedikçe, kurtuluş olmaz

Dünyâda ve âhırette saâdete kavuşmak, rahat ve neşeli yaşamak için Müslümân olmak lâzımdır. Müslüman olmak için, imân etmek, emirleri yapmak, harâmlardan sakınmak ve ibâdetleri yapmak lâzımdır. Îmân ettikten sonra, emirler yapılmaz, yasaklardan sakınılmazsa, Allahü teâlânın merhametine, rahmetine kavuşulamaz. Kur’ân-ı kerimde çeşitli âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruldu ki: (İnsan yalnız çalışmakla ve…

Devamını oku

İnsanın sermâyesi, dîni ve âhiretidir

İnsanın sermâyesi, dîni ve âhiretidir. Bu sermâyeyi kaptırmamak için, çok uyanık olmak, dünyâ ticâretinin âhirete yaraması ve Cehenneme sürüklememesi için de, çok uğraşmak lâzımdır. İmâm-ı Gazâlî hazretleri, dünyâ işleri ile meşgul olurken, dînini kayırmak isteyenlerin şu yedi şeye dikkat etmelerinin lâzım olduğunu bildirerek buyuruyor ki: “1-Her sabâh şöyle niyyet etmelidir…

Devamını oku

Dinde değişiklik yapmak

Müslümânlarda, birkaç yüz seneden beri bir duraklama, hattâ gerileme olduğu meydândadır. Bu gerilemeyi görerek, İslâmiyyetin bozulduğunu söylemek, çok haksız ve pek yanlıştır. Geri kalmanın sebebi, Müslümânların dîne sarılmamaları, dînin emirlerini yerine getirmekte gevşek davranmalarıdır. İslâm dînine, başka dinlerde olduğu gibi, hurâfeler karışmamıştır. Câhillerin yanlış inanışları ve konuşmaları olabilir. Fakat bunlar,…

Devamını oku

Kibir ve vakâr

Kibir; büyüklük, ululuk, büyüklük taslamak, yüksekten bakmak anlamındadır. Kibir, bir kimsenin kendisini, başkasından üstün görmesi, büyük bilmesidir. Kişi, kendisini başkasından üstün görmekle, kalbi râhat eder. Vakâr; ağırbaşlılık, temkinlilik, acele etmemek demektir. Vakâr, ihtiyâçlarını teminde ve kıymetli şeyleri elde ederken acele etmeyip, yavaş hareket etmek ve itibarını korumaktır. Vakâr, ağır başlı…

Devamını oku

Îmânı muhâfaza edebilmek için…

Bir kimse, bir tek cümle söylese yani kelime-i şehâdeti dili ile söyleyip, kalbi ile tasdik etse Müslüman olur. Aynı şekilde bir kimse de, İslâmiyetin îmânsızlık alâmeti dediği sözleri söylese, işleri yapsa, kalbinde tasdîk olsa ve inandığını söylese bile, îmânı gider, kâfir olur. Bu sebeple, îmânı muhâfaza edebilmek, koruyabilmek için, nelerin…

Devamını oku

Güzel ahlâkı tamamlamak için…

Resûlullah efendimizin Peygamberliği bildirilmeden önce de, sonra da haşmeti, büyüklüğü, heybeti herkesin gözlerinde ve gönüllerinde yer etmiti. Kureyşli müşrikler, Eshâb-ı kirâma eziyyet ederlerdi. Resûlullah efendimizi gördükleri zamân, Ona da eziyyet edelim diye kalblerinden geçirirlerdi. Fakat Onu görünce, heybetinden Ona hürmet ve hizmet ederlerdi. Resûlullah efendimizi ansızın gören kimseyi korku kaplar,…

Devamını oku