Sual: Arkadaşlarımdan biri, tartışmayı kazanamayacağını anlayınca, (Haklıyken münakaşayı terk edene, Cennet vardır) hadis-i şerifini söylüyor. (Ben Cennete gitmek için susuyorum, yoksa seni perişan ederdim) diye bağırıyor. Başka bir arkadaş da, tartışmayı kazanamayacağını anlayınca, (Özür dilerim, elbette sen haklısın. Biz kimiz ki? Zaten sen hep haklı olursun) diyor. Yanındakilere göz kırparak, dalga geçtiğini anlatmaya çalışıyor. Bu iki arkadaş tartışmayı bu şekilde sonlandırmakla, Cenneti gerçekten kazanmış oluyorlar mı?
CEVAP: Tartışma sonlandırılınca, muhataba, (Gerçekten bu hakkı kabul etti. Benim doğruluğumu tasdik etti) intibaını vermeli. Muhatabımız, (Tartışmaya girdimse de, doğruyu kabul ettirdim) diye düşünmeli.
Sualdeki her iki kişi de, hakkı kabul etmiş olmuyor. Samimi olarak, (Sen haklısın) demiyorlar. Samimi olmayınca da, özür dilemeleri sırıtıyor. Karşımızdaki bizi idare etmek için öyle söylese bile, biz bunu anlayamamalıyız. İdare edildiğimiz anlaşılacak şekilde, (Özür dilerim, elbette sen doğrusun) demek daha kötüdür. Karşıdakine hakaret olur. O zaman susmak daha az zararlıdır. Yiğitlik arkadaşını üzmemektir.
İDRAR KAÇIRMAK
Sual: Elde olmadan idrar kaçırmak, Mâlikî’yi taklit edenin abdestini bozmuyor. Erkekler tuvaletten çıkınca istibra yapmazsa, elde olmadan idrar çıkabiliyor ve yine, elde olmadan mezi de gelebiliyor. Bunlar niye abdesti bozuyor?
CEVAP: Mâlikî’de, abdesti bozan şeyler, hastalıkla çıkarsa abdesti bozmaz. Mesela soğuktan veya hastalıktan mezi sızarsa abdest bozulmaz. Şehvetle sızarsa bozulur. (S. Ebediyye)
Prostat hastasının elde olmadan idrar kaçırmasıyla, yeni tuvaletten çıkıp istibra yapmayanın idrar kaçırması farklıdır. Birincisi hastalıktan dolayı, öteki ise istibra yapmadığı için idrar kaçırıyor. Yani istibra yapmayanın idrar kaçırması, hastalıktan dolayı değildir. Bunun için abdesti bozuyor. Mezi de bir hastalıktan dolayı gelirse yahut elde olmadan idrar veya yel kaçarsa, Mâlikî’de abdest bozulmaz. Ama düşünmekle gelen mezi, dört mezhepte de abdesti bozar.