Tâbiîn-i kirâmdan Muttarif bin Abdullah hazretleri, 95 (m. 713) yılında Basra’da vefât etmiştir.
Biri bu zâtı yalancılıkla suçladı.
Mübârek zât, kalbinden;
“Yâ Rabbî! Bunun cezâsını ver” diye duâ etti.
Adam birden fenâlaştı!
Sonra da yere düştü…
Koştular, ama ölmüştü!
Kadı, bu zâtı çağırıp;
“Sen adam öldürmüşsün!” dedi kendisine.
O ise cevâben;
“Hayır, ben sâdece duâ ettim. Hak teâlâ duâmı kabûl etti” diye cevap verdi.
● ● ●
Bu büyük zât, Allah korkusundan ve âhirette hesap verme endîşesinden “toprak” olmayı arzu ederdi!
Sohbetlerinde;
“Rabbim bana, Cennet veyâ Cehenneme girmekle, toprak olmak arasında tercîh hakkı verseydi, toprak olmayı tercîh ederdim!” buyururdu
● ● ●
Bu zât Allahü teâlâya daha sağlıklı ibâdet yapabilmek ve Onun kullarına daha iyi hizmet edebilmek için geceleri ibâdet yapmazdı.
Erkenden yatardı.
Uykusunu alırdı.
İnsanlar merak edip bunun hikmetini sorduklarında;
“Geceyi uyuyarak geçirip sabahleyin Rabbime karşı ‘mahcup’ ve ‘pişmân’ olarak kalkmayı; bütün geceyi ibâdetle geçirip de sabaha ‘kendimi beğenmiş’ olarak çıkmaktan daha çok severim” derdi.