İslamiyet’in kaynağı dörttür

Âlimler, Edille-i şer’iyyenin dört olduğunu bildirdiler: Kitap, Sünnet, İcmâı ümmet ve Kıyâs-ı fükahâ.

Sual: İslamiyet’in bildirdiği hükümlerin dört kaynağı mı vardır?

Cevap: Ehl-i sünnet âlimleri, Edille-i şer’iyyenin dört olduğunu bildirdiler: Kitap, Sünnet, İcmâı ümmet ve Kıyâs-ı fükahâ. Fakat, bunların son ikisi, ilk ikisinden çıkmaktadır. Bunun için Edille-i şer’iyye, hakikatte, Kitap ve Sünnet olmak üzere ikidir. İcmâ, söz birliği olan bir hükmün Kitaptan veya Sünnetten bir delile, bir senede oturtulması lazımdır. Kıyas da, icmâ için senet olabilir. Hazret-i Ebu Bekir’in halife seçilmesindeki icmâ böyle olmuştur. Bir kişinin haber verdiği hadis de, icmâ için senet olur. Çünkü, icmâ’ın hüccet olması, delilinin kati olmasına bağlı değildir. İcmâ olduğu için hüccettir. Delilinin kati olması şart olursa, icmâya lüzum kalmaz. Bu delil hüccet olur. Kıyâs için de, Kitaptan veya Sünnetten bir asıl, esas lazımdır. Çünkü, kıyâs, Kitapta ve sünnette mevcut bulunan kapalı, gizli hükmü izhar eder. Bunlara bir hüküm ilave etmez. Yani, hükmü açıkar, ispat etmez. Kıyâs, umumi olan bir hükmü, fürû için beyan eder. İcmâ da, kıyâs için asıl ve kaynak olur. Sünnet, Kitabın şerhi, tefsiri ve beyanıdır. Şu hâlde, İslamiyet’in aslı, yalnız Allahü teâlânın kitabıdır.

Bazı cahil, yalancı, sahte Tasavvufçular, İslamiyet’e uymayan hareketlerinden dolayı, kendilerine itiraz edilince;

“Bunlar, ilm-i zahirde haramdır. Biz, ilm-i bâtın sahipleriyiz. Bizim için helaldirler” diyor. Böyle söylemek küfürdür. Böyle söyleyen ve işitip kabul eden kâfir olur. Tevil etmesi veya bilmeden söylemesi özür olmaz. İnce şeyleri bilmemek ancak özür olur. Böyle zındıklar;

“Siz ilmi kitaplardan öğreniyorsunuz. Biz ise, sahibinden, yani doğruca Muhammed aleyhisselâmdan alıyoruz. Buna kanaat etmez, razı olmaz isek, Allah’tan sorup öğreniyoruz. Kitap okumaya, üstaddan öğrenmeye ihtiyacımız yok. Allaha kavuşmak için, ilm-i zahiri terk etmek ve İslamiyeti öğrenmemek lazımdır. İslamiyet’in haram dediği şeyi yapmamız için Allah bize rüyada izin veriyor ve biz helal olduğunu anlıyoruz” diyorlar.

İslamiyet’i yıkıcı, yok edici böyle sözler ilhattır, dinsizliktir. Yani, Kitabın ve Sünnetin açık manalarını değiştirmektir ki dalalettir. Yani, müminlerin yolundan ayrılmaktır. İslamiyet ile alay etmektir. Böyle bozuk sözlere inanmamalıdır.

Osman Ünlü’nün önceki yazıları…


Comments are closed.