Bereket nedir ve bereketsizliğe sebep olan şeyler nelerdir…

Bereket, malın çokluğunda değil; helâl lokmada, şükürde, ibadette ve Allahü teâlânın rızasına uygun yaşanan bir hayattadır.

İnsan, çoğu zaman huzuru malın çokluğunda arar. Daha çok kazanırsa daha rahat edeceğini zanneder. Hâlbuki her çokluk huzur getirmez, her azlık da darlık değildir. Nice az kazanç vardır ki gönle ferahlık, eve huzur, sofraya bereket olur. Nice çok mal da insanı telaşa, endişeye ve nice dünya meşgalesine sürükler. Bu sebeple asıl mesele, malın çokluğu değil; hayırlı ve bereketli olmasıdır.

Bereket, az olanın çok fayda vermesi; küçük bir imkânla büyük hayırların yapılabilmesidir. Bereketli lokma bedene şifa, gönle huzur olur. Bereketli kazanç aileye saadet getirir. Bereketli ev; içinde Kur’ân-ı kerim okunan, muhabbet olan, ibadet edilen ve hayırlı işler yapılan evdir.

Bereketsizlik bazen çok şey içinde gizlenir. İnsan çok kazanır ama yetiremez, yer ama doymaz. Çünkü bereket rakamlarla ölçülmez. Onun ölçüsü; şükür, kanaat, dua ve Allahü tealanın rızasına uygun bir hayattır.

Rızık Allahü teâlânın takdiri iledir. İnsan, kendisi için ayrılmış olan rızka kavuşur. Ancak o rızka hangi yoldan kavuştuğu önemlidir. Helâlinden kazanır, haramdan sakınırsa rızkı bereketli olur. Haram, hile, yalan ve kul hakkı ise rızka huzur değil sıkıntı getirir.

Bu sebeple mümin, yalnız “çok kazanayım” diye değil, “helâl ve hayırlı olsun” diye düşünmelidir. Kazancının helalinden olmasına dikkat eden kimse, sofrasını ve gönlünü korur.

Yemeğe besmele ile başlamak, yemeği aile fertleriyle birlikte yemek, sahura kalkmak, rızka razı olmak, misafire ikram etmek, eve girince selam vermek, Kur’ân-ı Kerim okumak, dua etmek, namaz kılmak, ana babaya hizmet etmek, harama ve helale dikkat etmek berekete sebep olur.

Çok yemin etmek, kanaatsizlik, ana babaya karşı gelmek, harama yönelmek ve şükretmemek bereketi gideren şeylerdendir. Çünkü nimet, kıymeti bilinince artar; gafletle yapılan işlerde bereket gider.

Bereket, Allahü tealânın rahmeti, lütfu ve ihsanıdır. Sofrada besmele varsa lokma bereketlenir. Kazanç helâlse kazanılan mal hayra vesile olur.

İnsan bazen nimeti çokluğuna bakarak ölçer. Halbuki helâl bir lokma, dolu sofralardan; temiz bir kazanç, yüksek kazançlardan; huzurlu bir ev, saray gibi evlerden daha kıymetlidir. İnsanı asıl zengin eden, sahip olduklarının çokluğu değil, onlardan hayır görmesidir.

Bereketli bir hayat, insanın dünyasının da ahiretinin de güzel ve hayırlı olmasına vesile olur. İnsan, azla yetinmeyi bildiğinde gönlü zengin olur. Şükrettiğinde nimeti artar. İbadetlerini yaptığında rızkı da ömrü de bereketlenir…

Unutmamalıdır ki bereketli az mal, bereketsiz çok maldan üstündür. Gerçek zenginlik, malın çokluğu değil; gönlün huzuru, kazancın temizliği ve nimetin bereketidir.

Salim Köklü’nün önceki yazıları…


Comments are closed.