“Hak teâlânın kaza ve kaderine râzı ol!..”

“Evinden çıkarken Âyet-el-kürsîyi oku! Zîrâ her işinde muvaffak olur ve hayırlı işler başarırsın.”

Süleymân bin Cezâ hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Hicrî onuncu asırda yaşadığı bilinmektedir. Kıymetli kitaplar yazdı. 960 (m. 1522) yılında te’lîf etmiş olduğu “Eyyühel-veled (Ey oğul)” adındaki ilmihâl kitabı meşhûr olup, çok faydalıdır. Hüccet-ül-İslâm İmâm-ı Gazâlî’nin “Eyyühel-veled” ismindeki “Ey oğul” kitabı başkadır.

Müellif, bu eserinde buyuruyor ki:

Şu sûreleri akşam sabah üçer kerre Besmele ile oku ve zevcine, çocuklarına da okut!

1) İhlâs, (Kulhüvallahü sûresi).

2) Mu’avvezeteyn (yanî Kul e’ûzü birabbil felak ve Kul e’ûzü birabbinnâsi)

3) Fâtiha-i şerîfe (yanî Elhamdülillahi sûresi).

Bu sûreleri akşam, sabah üçer kerre okuyan, malını, canını, çoluk, çocuğunu, bütün belâlardan muhafaza etmiş olur.

Bunlardan başka (Kulyâ eyyühel kâfirûn) sûresini akşam, sabah okuyan kimse, kendisini şirkten korumuş olur.

Akşam, sabah bu duâyı okuyan kimse, sihir ve zâlimlerin şerrinden emîn olur. Duâ şudur: “Bismillâhirrahmânirrahîm, bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihî şey’ün fil erdi velâ fissemâi ve hüvessemîul’alîm.”

Evinden çıkarken (Âyet-el-kürsî)’yi oku! Zîrâ her işinde muvaffak olur ve hayırlı işler başarırsın. Resûlullah (aleyhisselâm) buyurdu ki: “Bir kimse, evinden çıkarken Âyet-el-kürsî’yi okursa, Hak teâlâ, yetmiş meleğe emreder, o kimse evine gelinceye kadar, ona duâ ile istiğfar ederler.” Evine gelince de okursan, iki Âyet-el-kürsî arasındaki işlerin hayırlı olur ve fakirliğin önlenir, önce sağ ayakkabını giy! Sonra sol ayak ile evden, câmiden çık!

Yatağa yatarken ve sabahleyin yataktan kalkınca ve her namazda, duâdan ve salevâttan sonra, istigfârların en büyüğü olan şu duâyı okumayı da ihmâl etme ki, günahlar affolur. “Estağfirullahel azîm el kerîm ellezî lâ ilahe illâ hüvel hayyel kayyûme ve etûbü ileyh.”

Bir kişinin saîd olmasının nişanı şudur: Hak teâlâ hazretlerinin kaza ve kaderine râzı olur.

Fenâ adam olmanın da nişanı şudur: Kaza ve kadere râzı olmayıp, bir musibet geldiği zaman, çağırır, bağırır, çok ağlar, sızlar.

Şayet Allahü teâlâ hazretlerinin huzûrunda mutîlerden (itaatkâr) olmayı istersen, her işte inşâallah de! Resûlullah (aleyhisselâm) buyurdu ki:

“İnsanlar için bundan daha faziletli mutîlik yoktur.”

Vehbi Tülek’in önceki yazıları…


Comments are closed.