İslam dinine uymayan her söz, her yazı ve her iş kıymetsizdir.
Sual: Din adamı olduğunu söyleyen bir kimse, farzlarda gevşek davrandığı, haramlardan sakınmadığı hâlde, kendisinde olağanüstü hâller olduğunu söylese, bu kimseye ve söylediklerine itibar edilir mi?
Cevap: Bu konuda Muhammed Ma’sûm hazretleri bir talebesine yazdığı mektubunda buyuruyor ki:
“Resulullah efendimize uymakta gevşek olanları, onun ışıklı yolundan ayrılanları din adamı sanmayınız! Onların yaldızlı sözlerine ve ateşli yazılarına aldanmayınız! Yahudiler, Hıristiyanlar, Berehmenler ve mezhepsizler, tatlı ve yanık sözlerle, hileli mantıklarla, kendilerinin doğru yolda olduklarını, insanları iyiliğe, saadete çağırdıklarını bildiriyorlar. Ebû Amr bin Necîd hazretleri buyurdu ki:
“Kendisi ile amel olunmayan ilmin, sahibine zararı, faydasından daha çoktur.”
Bütün saadetlerin yolu İslamiyet’e uymaktır. Kurtuluş yolu, Resulullah’ın izinde olmaktır. Hak ile batılı ayıran alamet, Resulullah aleyhisselama uymaktır. Onun dinine uymayan her söz, her yazı ve her iş kıymetsizdir. Harika, açlıkla ve riyazet çekmekle hasıl olur, yalnız Müslümanlara mahsus değildir. Abdullah ibni Mubârek hazretleri buyurdu ki:
“Müstehapları yapmakta gevşek davranan, sünnetleri yapamaz. Sünnetleri yapmakta gevşeklik de, farzların yapılmasını zorlaştırır. Farzlarda gevşek davranan da, Allahü teâlânın rızasına kavuşamaz.” Bunun içindir ki, hadis-i şerifte;
(Günah işlemek, insanı küfre sürükler) buyuruldu. Evliyanın büyüklerinden Ebû Sa’îd Ebülhayr hazretlerine;
-Filanca kimse su üstünde yürüyor, buna ne dersiniz?
-Bunun kıymeti yoktur. Ördek ve kurbağa da suda yüzer dedi.
-Filan adam havada uçuyor dediler.
-Sinek ve çaylak da uçuyor, sinek kadar kıymeti var dedi.
-Filan kimse, bir anda şehirden şehre gidiyor dediler.
-Şeytan da, bir solukta şarktan garba gidiyor. Böyle şeylerin dinimizde kıymeti yoktur. Mert olan, herkesin arasında bulunur. Alışveriş yapar, evlenir. Fakat, bir an Rabbini unutmaz buyurdu.
Şeyh ibni Ebî Bekir Muhammet bin Muhammed Endülüsî hazretleri, Me’âric-ül-hidâye kitabında diyor ki:
“Kamil, olgun insanın her işi, düşünceleri, sözleri, ahlakı, Resulullah efendimize tam uygun olur. Çünkü, bütün saadetlere, Ona uymakla kavuşulur. Ona uymak, İslamiyet’e yapışmak demektir.”
Evliyanın büyüklerinden Ebû Alî Rodbârî hazretlerine;
-Bir din adamı, çalgı dinliyor, yabancı kadınlarla, kızlarla arkadaşlık yapıyor, kalbim temizdir, sen kalbe bak diyor. Buna ne dersin dediklerinde;
-Onun gideceği yer Cehennemdir buyurdu.”