Gönlümü gül ile vurdu!

Gönlümü gül ile vurdu!




“Elime alıp son kez baktım koynumda sakladığım resmine ki günde yüz kez bakıyordum…”

 

 

Askere gitmek nedir ki, can baş üstüne… Ama ben askere gidince geride bıraktığım sevdalım ne olacaktı? Ya korktuğum başıma gelirse ben ne yapacaktım? Oturup “ocağım söndü bu ne beladır” diye ağıt mı yakacaktım? Ama celp kâğıdı geriyi ileriyi dinlemiyor… Geldiği zaman alıp götürüyor hiç bilmediğin ufuklara… “En büyük asker bizim asker” diyerek uğurluyordu arkadaşlarım ama birliğime teslim olurken gönlümü memlekette bıraktığımı kimselere söyleyemiyordum. Tıpkı tektip kıyafetleri giyip de sivil kıyafetleri geride bıraktığımız gibi…

Ah bu ayrılık beni bitirdi be usta… Gönlüm yıkıldı, ocağım söndü… Vatan görevinin yüceliği kadar terk edilme korkusunun verdiği acısı yaktı yüreğimi…

Telefonlarda konuşmak kesmiyordu… Mesajlarıma verilen cevaplar beni rahatlatmıyordu…

Sonraları telefonlarıma çıkmamaya başladı… Ve daha sonra hiçbir telefonuma çıkmadı… Hiçbir mesajıma bakmadı… Bir tane mesajım mavi tık almadı… Ağladım tenha gecelerde… “Bütün nöbetleri bana yazsınlar” diyesim geliyordu… Çünkü nöbette iken ağladığımı kimse görmüyordu… Ben vatanı beklerken o beni beklemedi be usta…

Hani derler ya “bugün bayram günü âlem eğlenir…” Ben Ağrı Dağı’nda komando birliğinde gözyaşlarıma belki bayram hatırına çare olur diye son bir kez daha aradım… Belki bayram hatırına açar diye bekledim…

Açtı telefonumu… Çıktı telefonuma… Ah keşke çıkmaz olaydı be usta… Beni kurşun öldürmezdi ama o söz öldürdü… Bir başkasının kendisine gül gönderdiğini söyledi… Gönlümü gül ile vurdu.

O an anladım çaresizliğin ne olduğunu… Avazım çıktığı kadar şu kar beyaz dağlara haykırsaydım… Kimi kime şikâyet edecektim ki, bir sıfır yenik başladığım hayatta…

“Ölüm Allah’ın emri ayrılık olmasaydı” diyorlar… Bana ölüm ver terk edilmişlik verme Allah’ım…

Elime alıp son kez baktım koynumda sakladığım resmine… O resim ki günde yüz kez bakıyordum… Bir keresinde görevdeyken karda düşürmüşüm… O resmi aramak için komutanıma binbir dereden su getirerek izin istedim…

O dondurucu soğukta ellerimle karları didik didik edip resmini aradım… Meğer ben resmini ararken sen gül derliyormuşsun… Olsun sana gül bana gözyaşı kalsın… Çektiğim aşk acısı da yalan oldu… Hayatım açmadan soldu…

Buradan tüm sevenlere bir mesajım olsun… Sevenler sevdiğinin, sevildiğinin kıymetini bilsin…

   Rumuz: “İsimsiz”