Unutmamak lazımdır ki, her insanın kalbinden Allahü teâlâya giden bir yol vardır…
Sual: Her insanda, her şeyin yaratıcısı olan Allahü teâlânın varlığını anlayıp iman etme özelliği var mıdır?
Cevap: İmâm-ı Gazâlî hazretleri Kimyâ-i se’âdet kitabında insanları dört kısma ayırmakdadır:
“Birinci kısımdakiler, dünyada yemek içmek ve zevk etmekten başka bir şey bilmeyenlerdir.
İkinci kısımdakiler, cebir, şiddet, zulüm ile hareket edenlerdir.
Üçüncü kısımdakiler, hilekârlık ve ikiyüzlülükle etrafındakileri aldatanlardır.
Dördüncü kısımdakiler güzel ahlak sahibi olan, hakiki Müslümanlardır.”
Unutmamak lazımdır ki, her insanın kalbinden Allahü teâlâya giden bir yol vardır. Bütün mesele, bu yoldan İslam nurunun insanlara ulaştırılmasıdır. O nuru kalbinde hisseden bir insan, hangi kısımdan olursa olsun, yaptığı fenalıklara pişman olur ve doğru yolu bulur.
Eğer bütün insanlar, İslam dinini kabul etseler, dünyada ne fenalık, ne hilekârlık, ne harp, ne şiddet ve ne de zulüm kalırdı. Bunun için, tam ve mükemmel bir Müslüman olmaya gayret etmek ve Müslümanlığın esasını, inceliklerini ve güzel ahlakını izah ederek, bütün dünyaya yaymak, hepimizin boynuna düşen bir borçtur. Bunu yapmak cihad olur.
Başka dinden de olsa, insanlara daima tatlı dille ve anlayışla hitap etmelidir. Bunu, Kur’ân-ı kerim emretmektedir. Müslüman olmayanın yüzüne karşı, kâfir, dinsiz diyerek, onun kalbini incitmenin günah olduğu, böyle söyleyenin cezalandırılması lazım olduğu, fıkıh kitaplarında yazılıdır. Maksat, herkese İslam dininin yüceliğini anlatmaktır. Bu cihad da, ancak tatlı dille, sabır, ilim ve imanla olur. Bir kimseyi bir şeye inandırmak isteyenin evvela kendisinin ona inanması şarttır. Mümin ise, hiçbir zaman sabrını kaybetmez ve inandığını anlatmakta müşkilat, zorluk çekmez. İslam dini kadar, açık ve mantıki hiçbir din yoktur. Bu dinin esasını anlayan bir kimse, herkese bu dinin biricik hak din olduğunu kolaylıkla isbat edebilir.
Allahü teâlâ, iman edenlerin, geçmişdeki bütün hatalarını affedeceğini vadediyor. Başka dinden olanlar, şeytanın veya Müslümanlıktan haberi olmayanların aldattıkları kimselerdir. Bunların çoğu, Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için, yanlış yola saptırılmış talihsiz insanlardır. Biz bunlara sabırla, tatlı dille, akıl ve mantıkla doğru yolu göstermeliyiz.