“Huzûrun kaynağı, toprak gibi olmaktır!”

Âmir bin Abdullah hazretleri, Tâbiîn-i kirâmdan bir büyük velî olup, 124 (m. 741) târihinde vefât etmiştir.

Âhiret derdiyle dertlenmişti.

Ölüm ve sonrasını düşünür, Resûlullah’ın aşkıyla yanardı.

Namâza durduğunda, kendinden geçer, tamâmen sıyrılırdı dünyâ düşüncesinden.

Bir gün bu zâta;

“Efendim, siz namâza durunca hâtırınıza hiç dünyâ düşüncesi gelmez mi?” diye sordular.

Cevâbında;

Allah’ın huzûrundayken bir şey düşünmek hiç uygun olur mu?” buyurdu.

Gündüzleri oruç tutar, geceleri namâz kılardı.

Zîrâ başka şeyden zevk almazdı.

● ● ●

Bu zât, bir gün talebelerine;

“Helekel müsevvifûn” hadîs-i şerîfini okudu…

Anlayamadılar?!

Mânâsını sordular.

Cevâbında;

“Bunun mânâsı; hayırlı işleri tehir edip de ‘yarın yaparım, sonra yaparım’ diyenler, ziyân etti demektir” buyurdu.

● ● ●

Bir gün de sohbetinde;

“Dünyâda ve âhirette huzûrun tek kaynağı, toprak gibi olmaktır” buyurdu.

Ve ilâve etti:

“Toprağa, her gün binlerce kimse basar. Ama o, hiç şikâyet etmez. Biz de mümin kardeşlerimize karşı o topraktan farksız olmalıyız.”

Abdüllatif Uyan’ın önceki yazıları…


Comments are closed.