Allahü teâlânın kullarına iyilik etmek, ahirette azaptan kurtulmaya ve Cennet nimetlerinin artmasına sebep olur.
İnsanlara iyilik yapmak ve onların sıkıntılarını gidererek gönüllerini hoş tutmak, İslam ahlakının en önemli hususiyetlerindendir. Hasta ise ziyaretine gitmek, giyeceği yoksa elbise vermek, aç ise doyurmak, susuz ise su vermek çok sevaptır. Bu iyilikler ramazan ayında yapılırsa sevabı kat kat fazla olur.
Hadis-i şeriflerde buyruldu ki:
“İnsanların en iyisi, onlara faydası çok olanıdır.” [Kudai]
“Allahü teâlânın farzlardan sonra en sevdiği iş, bir mümini sevindirmektir.” (Taberânî)
“Allahü teâlânın en sevdiği iş; elbise vererek, doyurarak veya başka bir ihtiyacını karşılayarak bir mümini sevindirmektir.“[Taberani]
“Bir kimse mümin kardeşini sevindirince, bir melek ona hep dua eder. O kişi kabre konunca o sevinç bir surete bürünüp gelir ve der ki: ‘Ben bir Müslümana verdiğin sevincim. Bugün seni sevindirmek için geldim. Kabirde yanındayım, kıyamette de sana şefaatçi olacağım.” (İ. Ebiddünya)
Evliyanın büyüklerinden Ubeydullah-i Ahrar hazretleri şöyle buyurdu:
“Allahü teâlânın rızasına giden bütün yolları inceledim, en kestirme yolun, insanları sevindirmek olduğunu gördüm.”
Bir fakirin yiyeceği kalmaz. Açlık ve çaresizlikten bir yolun kenarında oturur, boynunu büküp kendi hâlinde gözyaşı döker. O sırada oradan geçen bir âmâ, bunun sesini duyar. Sebebini sorunca fakir, sıkıntısını anlatır. Âmâ ona, “Gir koluma, bizim burada bir gecekondumuz var. Orada ne varsa beraber yeriz” der… Eve gelirler, karınlarını doyururlar. Âmâ, “Burada yatacak yer de var. Ye, iç, yat! Sen benim misafirimsin” der. Fakir çok duygulanır, kalbinin tam inceldiği bir anda ellerini açar, “Ya Rabbî, bir âmâ kulun, fakir olduğu hâlde bana bu iyilikleri yaptı. Bu kulun bana kapısını açtığı gibi, sen de bunun gözlerini aç!” diye dua eder. O anda Allahü teâlânın izniyle âmânın gözleri açılır. Gönül kabulüne sebep olan iyilik için yapılan dua makbul olur.
Büyük âlim ve veli İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Bu zamanda yapılacak en kârlı, en faydalı iş, insanları, sonsuz felâketten kurtarmak için çalışmaktır.”
Onun için, bir kimseye yapılacak en büyük iyilik, ona, doğru îmânı yani Ehl-i sünnet vel cemaat itikadını, farzları, vacipleri öğretmek veya öğrenmesine vesile olmaktır. Bunun yolu da, itikadını düzeltmesi, dinini doğru öğrenip yaşaması için, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından insanlara vermektir…
Yine İslam âlimlerinden ve evliyanın büyüklerinden Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:
“Ömür kısadır. Sonsuz olan ahiret hayatında, insanın karşılaşacağı şeyler, dünyada yaşadığı hâle bağlıdır. Akıllı olan, ileriyi görebilen bir kimse, kısa olan dünyada, hep, ahirette iyi ve rahat yaşamaya sebep olan şeyleri yapar. İnsanlara hizmet etmek için çalışır. İnsanlara, Allahü teâlânın kullarına iyilik etmek, ahirette azaptan kurtulmaya ve Cennet nimetlerinin artmasına sebep olur.