“Haydi, birlikte cennete girin”

Osmân bin Muhammed bin Ebî Şeybe hazretleri, hadîs hâfızlarından olup, aslen Kûfelidir. Bu zât, Resûlullah Efendimizin hadîs-i şerîflerinden şöyle naklediyor: -Kıyâmet gününde ümmetimden iki kişi, Hak teâlânın huzûruna çıkar. Biri, alacaklıdır. Ve hakkını ister. Rabbimiz, diğerine; “Bu kardeşinin sende olan hakkını ver” buyurur. O kimse; “Yâ Rabbî! Hiç sevâbım kalmadı,…

Devamını oku

Allah’tan başkası için kurban kesilmez

Vefat etmiş bir evliya için kurban keserken “Allah rızası için kurban kesmeye” denir. Mehmed Atâullah Efendi seksenbeşinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1142 (m. 1729) senesinde İstanbul’da doğdu. Küçük yaşından itibâren babasından ve zamanının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Müderrislik ve kadılık vazîfelerinde bulundu. 1197 (m. 1783) senesinde Sultan Birinci Abdülhamîd…

Devamını oku

Akrabâyı ziyaretin önemi

Allahü teâlâ, Müslümân olan ve sâlih olan akrabâyı ziyâreti emrediyor. Kendilerinden zarar gelecek günâhkâr akrabâdan uzak durmak gerekir. Müslümân olan ve dîne uygun yaşayan akrabâyı, hiç olmazsa haftada veya ayda bir ziyâret etmeli, kırk günü geçirmemelidir. Uzak memlekette ise, mektupla, telefonla veya haber göndererek gönlünü almalıdır. Dargın olsa da ziyâreti…

Devamını oku

“Zemherîr nedir yâ Resûlallah?”

Osmân bin Muhammed bin Ebî Şeybe hazretleri, hadîs âlimlerindendir. Aslen Kûfelidir. 297 (m. 910) da Bağdâd’da vefât etti. Kendisi şöyle anlatır: Efendimiz, bir gün Eshâb-ı kirâma buyurmuşlar ki: Hava sıcak olduğunda, Allahü teâlâ kullarına bakar. Yer ehlini dinler. Gök ehlini dinler. Ve bir kişinin; “Bugün ne kadar da sıcak. Allah’ım!…

Devamını oku

Dünyâ, mihnet ve sıkıntı üzerine kurulmuştur…

Tâatte, hakka kullukta, günah işlememekte, belâ ve mihnet ânında sabır çok kıymetlidir. Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma’sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân’da doğdu. 1707’de Mekke’de vefât etti. Ticâret için Cüryân’dan Hindistan’a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan…

Devamını oku

Küs ve dargın durmanın mesuliyeti

İslâm dîninde iyi bir insan; hemen kırılmayan, bütün insanlara güler yüzlü, tatlı dilli davranarak gönülleri alan insandır. Dargınlık: Dostluğu, yakınlığı bırakmak demektir. İnsanlar arasında kırgınlığa, muhabbetsizliğe sebep olan dargınlık, cemiyeti kemiren mânevî hastalıklardandır. Erkek olsun, kadın olsun maddî menfaate dayanan işler için birbirlerine darılmaları, yâni onu terk etmesi, aradaki bağlılığı…

Devamını oku