Arkadaş olmak istediğin kimse güvenilir olmalı…

“Akıllı, her yönüyle güvenilebilen, din ve dünya işlerinde sağlam biriyle arkadaşlık yap!” Ümmüddîn Mesûhî hazretleri Bağdat’ta yetişen evliyânın meşhûrlarındandır. 893 (H.280) senesinde vefât etti. Tasavvufta yetişmiş üstün hâller ve kerâmetler sâhibiydi. Evliyânın meşhurlarından Sırrî Sekâtî ile sohbet etmiştir. Buyurdu ki: “Kime istemeden helâl bir şey verilir de muhtaç olduğu hâlde…

Devamını oku

Her Müslümana önce lâzım olan şeyler…

“Ey mesud kardeşim! Bize ve size her şeyden önce lâzım olan, itikâdı Kitâba ve Sünnete uygun olarak düzeltmektir.” Büyük âlim ve ikinci bin yılın müceddidi olan İmâm-ı Rabbânî hazretleri bir nasihatinde buyurdu ki: –Ey mesud kardeşim! Bize ve size her şeyden önce lâzım olan, itikâdı Kitâba ve Sünnete uygun olarak…

Devamını oku

Mubahlar, iyi niyetle yapılınca sevap olur

Her mubah, iyi niyetle yapılınca taat olur. Kötü niyetle yapılınca, günah olur. Sual: Helal ve mubah olan şeyleri yaparken, niyetin iyi veya kötü olmasını, sevap ve günah bakımından bir önemi var mıdır? Cevap: Her mubah, iyi niyetle yapılınca taat olur. Kötü niyetle yapılınca, günah olur. Koku sürünen, iyi giyinen kimse,…

Devamını oku

Allahü teâlâ için darılmak

Hubb-i fillah, Allahü teâlâ için sevmek; Buğd-ı fillah ise, Allahü teâlâ için sevmemek demektir. Sual: Günah işleyenlere karşı mesafeli durmak, darılmak, dinimiz açısından uygun olur mu? Cevap: Hicr, menetmek, dostluğu bırakmak, dargın olmak demektir. Günah işleyene, ona nasihat olması niyeti ile hicr eylemek, caizdir, hatta müstehaptır. Bu hâl, Allahü teâlâ…

Devamını oku

“Müminleri sevindir”

Saîd bin İyâs hazretleri, Basralı hadîs âlimlerindendir. Kendisi anlatıyor: Dâvud aleyhisselâm birkaç kişiyle birlikte oturmuş, onlara bir şeyler anlatıyordu… O ara biri geldi. Hakâretler etti. Orada bulunanlar, bu şahsa kızarak haddini bildirmek istedilerse de, Dâvud aleyhisselâm mâni olup; “Ona kızmayınız ve bir şey söylemeyiniz!” buyurdu. Sonra da kalktı. Namâza durdu.…

Devamını oku

Resulullah’ın en büyük mucizesi, Kur’ân’dır…

Allahü teâlâ, Muhammed aleyhisselâma, en büyük mucize olarak Kur’ân-ı kerimi vahy etmiştir. Ahmed Kâbilî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1624 (H.1034) senesinde Hindistan’da Serhend’de vefat etti. Büyük velî Muhammed Bâkî-billah hazretlerinin sohbet ve derslerinde kemâle erdi. Nakşibendiyye, Kâdiriyye ve Çeştiyye tarîkatlarında yetişip, icâzet aldı. Bu mübarek zat buyurdu ki: Allahü teâlâ, Muhammed…

Devamını oku