“Allahü teâlâyı, akıllı kimse daha çok tanır”

“İlim tahsîl etmek, sırf Allahü teâlâya itâatı ve âdâbı öğrenmek içindir.” Ebü’l-Hasan bin Ebü’l-Havârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 780 (H.164)’de Kûfe’de doğdu. 844 (H.230) senesinde Şam’da vefât etti. Ebû Süleymân Dârânî’nin ve zamânının meşhur âlimlerinin sohbetlerinde bulundu. Ayrıca Hanbelî mezhebinin imâmı Ahmed bin Hanbel hazretleriyle görüşüp, sohbet etti. Bu mübarek zat,…

Devamını oku

Kazâ namazları hakkında -2-

Bir özür olmadan, namazı kazâya bırakmak harâmdır, büyük günâhtır. Hiçbir Müslümân, namazlarını terk etmez. İmâm Beyhakî, “Şuabu’l-Îmân” adlı eserinde şöyle bir nakilde bulunmuştur: Ömer (radıyallahü anh): “Bir adam geldi ve ‘Ey Allah’ın Resûlü! İslâm’da Allah’a en sevimli olan şey nedir? diye sordu. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: “Vaktinde kılınan…

Devamını oku

Kendi hâlinden memnun olmak

Her hâlinden Allahü teâlâya şükür ve hamdetmek, kanaat sahibi olmak demektir. Sual: İçinde bulunduğu hâlden şikâyet etmeyen, bunu kabullenen, kimseyi şikâyet etmeyen kimse, kanaat sahibi mi demektir? Cevap: Her günkü hâlinden memnun olmak, her hâlinden Allahü teâlâya şükür ve hamdetmek, kanaat sahibi olmak demektir. Kendinden daha iyi mevkide, kendinden daha…

Devamını oku

“Ey kulum! Dünyada beni andın mı?”

Tâbiîn’in büyüklerinden olan Sâbit bin Eslem Benânî hazretleri, 737 (H.120) senesinde vefât etti. Bu zât anlatıyor: Mümin, kıyâmet gününde Allahü teâlânın huzûrunda durur. Allahü teâlâ; “Ey kulum! Sen dünyâdayken bana ibâdet eden kullarımla berâber ibâdet ediyor muydun?” diye sorar. Kul cevap verir: “Evet yâ Rabbî!” Ve yine sorar ki: “Ey…

Devamını oku

Ehl-i sünnet fırkası, dört mezhebe ayrılmıştır

İslâm milletinde dört mezhep imamı; büyük, herkesçe kabûl edilmiş, inanılır müctehidlerdir. Şeyh Derdîrî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve Halvetiyye yolunun büyüklerindendir. 1715 (H.1127) senesinde, Mısır’da doğdu. 1786 (H.1201) senesinde Kâhire’de vefât etti. Câmi-ul-Ezher’de ilim tahsîl etti. Zamânının en büyük âlimlerinden ders aldı. Hocalarının hepsinden icâzet alıp fetvâ vermeye başladı.…

Devamını oku

Kazâ namazları hakkında…

Bugün ve yarınki makâlelerimizde, “kılınmayan namazların muhakkak kazâ edilmeleri lâzım olduğu” konusu üzerinde bir nebze duracağız inşâallah. Evvelki ve geçen haftaki 4 makâlemizde, “namazın beş vakit farz oluşu, edille-i şer’iyye-i erbaa (4 şer’î / dînî delîl) ile ile sâbittir” deyip namazın günde beş vakit olduğuna dâir bazı âyet-i kerîmeleri ve…

Devamını oku