“Dünyâya düşkün olanlar, lezzette sınır tanımazlar!”

“Sâlihler, Allahü teâlâdan gelen belâ ve musîbetlerden öyle lezzet alırlar ki…” Ahmed es-Sekkâf hazretleri evliyâ ve İslâm âlimlerinin büyüklerinden olup evliyânın büyüklerinden Abdurrahmân es-Sekkaf hazretlerinin oğludur. 1425 (H.829) senesinde vefât etti. Zamânında bulunan büyük velîlerin sohbetlerine devâm ederek ve çok gayret ederek, tasavvuf yolunda ilerledi. Kısa zamanda yetişerek, büyük âlimlerden…

Devamını oku

Hased etmenin zararları!..

Akıllı olan adam, hiçbir tadı olmayan, hiçbir yararı olmayan, büyük sıkıntılara sebep olabilecek hased hastalığından kendini kurtarır. Hased (çekememezlik) manevi hastalıklardandır ve büyük bir günahtır. Aynı zamanda içinde kul hakkı da vardır. Başkalarının elindeki nimetlerin çıkmasını istemek, onların sıkıntıya girmelerini temenni etmek insana yakışmaz. Bu kötülüğüne rağmen hased kanunen suç…

Devamını oku

Kalp ve beden, İslamiyet’e uymalı

His organlarını ve bedenini İslamiyyet’e uydurmayanların “Kalbim temizdir, sen kalbe bak!” demeleri boş laftır! Sual: İslamiyet’in emirlerini yapmayarak ve yasaklarından sakınmayarak, kalbin temiz olması mümkün müdür? Cevap: Kalb ve beden ile, İslamiyet’in emir ve yasaklarına uymalı, kalp, gafletten uyanık olmalıdır. Kalbi uyanık olmayan yani Allahü teâlânın varlığını, büyüklüğünü, Cennet nimetlerini,…

Devamını oku

Bidat, dini değiştirmektir!

Bidat, âdette ve dinde olmak üzere ikiye ayrılır. Bidat deyince, dinde bidat anlaşılır. Sual: İman edileceklerde ve ibadetlerde yapılacak olan yenilik ve ilaveler, dinin emrini değiştirmek mi demektir? Cevap: Bidat, âdette ve dinde olmak üzere ikiye ayrılır. Bidat deyince, dinde bidat anlaşılır. Dinde bidat de, itikatta veya ibadette olur. İtikattaki…

Devamını oku

“İstiğfârın açmadığı kapı yoktur”

Meymun bin Mihrân hazretleri, Tâbiîn’in büyüklerindendir. 734 (H. 116) da Cezîre’de vefât etti… Bir gün misâfirleri geldi. Hizmetçisine seslenip; “Misâfirlerimize, yiyecek ve içecek bir şeyler getir” dedi. Hizmetçi; “Peki efendim” dedi. Ve mutfağa girip, çorba pişirdi. Tabaklara koydu. Ve sıcak çorbaları misâfirlerin önüne koymak için gelirken ayağı takılıp düştü! Sıcak…

Devamını oku

En büyük nîmet, Allahü teâlâyı bilmektir…

“Talebe; edebi gözetip, âlimlerin huzûrunda onları can kulağı ile dinleyen kimsedir.” Sirâcüddîn Osman hazretleri Sultan-ül-ulemâ Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ’nın yetiştirdiği Hindistan evliyâsının büyüklerindendir. Lüknov’da doğdu. Daha gençlik yıllarında, Hâce Nizamüddîn hazretlerinin sohbetlerinde bulunarak yetişti. Hâce hazretlerinin sohbetleri bereketiyle, tam bir olgunluğa kavuşup, icâzet ve hilâfet almakla şereflendi ve memleketi olan Lüknov’a…

Devamını oku