Hilâli görünce oruca başlamak

Şabanın otuzuncu gecesi, bir şehirde hilâl görülünce, bütün dünyada oruca başlamak lazım olur. Sual: Ramazan ayının başladığının bilinmesi için, gökte hilâlin, yeni ayın görülmesi gerekir mi? Eğer böyle bir durum yoksa nasıl hareket edilir? Cevap: Bu konuda Merâkıl-felâhtaki hadis-i şerifte; (Ayı görünce oruç tutunuz! Tekrar görünce, orucu bırakınız!) buyuruldu. Bu…

Devamını oku

Ramazan ayının üstünlüğü, fazileti

“Bu ay, sabır ayıdır. Sabredenin gideceği yer Cennettir. Bu ay, iyi geçinmek ayıdır.” Sual: Oruç tuttuğumuz ay olan ramazan ayının, diğer aylardan üstünlüğü, farkı, fazileti nedir? Cevap: İslamın beş şartından dördüncüsü, mübarek ramazan ayında, her gün oruç tutmaktır. Oruç, hicretten 18 ay sonra, şaban ayının onuncu günü, Bedir Gazasından bir…

Devamını oku

Kur’ân okumakla kalplere ‘nûr’ dolar…

Tâbiîn-i kirâmdan Âmir bin Abdullah hazretleri, Eshâb-ı kirâmdan Zübeyr bin Avvam hazretlerinin torunudur. Bir gün babası Abdullah bin Zübeyr hazretlerini ziyârete gitti. Babası kendisine; “Neredeydin oğlum?” diye sordu. O da cevâben; “Babacığım bâzı insanlarla tanıştım. Kur’ân-ı kerîm okuyup kendilerinden geçiyorlar!” diye arz etti. Babası cevâben; “Evlâdım! Ben, Resûlullahı Kur’ân-ı kerîm…

Devamını oku

“Hocam, niçin bir çocuğun peşinden gitti acaba?..”

Sâmi Niyazi Efendi: “Oğlum, o görüp de çocuk zannettiğin Hızır aleyhisselâm idi!..” Sâmi Niyazi Efendi son devir Anadolu velîlerindendir. Manisa’nın Saruhanlı kazâsında 5 Mart 1878 (H.1296)’de doğdu. İlk tahsîline doğduğu yer olan Saruhan’da başladı. Sonra İstanbul’a giderek, tahsîline devâm etti. Bu arada bâzı velîlerin yanına gidip onların sohbetlerinde bulundu ve…

Devamını oku

Ramazân ayının önemi

Bu ay, Kur’ân-ı kerîmin inmeye başladığı aydır. Hatm-i şerîflerin yapıldığı, mukâbelelerin okunduğu bir aydır, ölülerin de sevindirildiği bir aydır. 1- Bu seneki Ramazân ayı (01 Ramazan 1447), takvîmlere göre, inşâallah 19 Şubat 2026 Perşembe günü (yani 2 gün sonra) başlayacak; 19 Mart 2026 Perşembe günü ise (29 Ramazan 1447) bitecek…

Devamını oku

Ahireti düşünerek hep ağlayan zat!..

Tâbiîn-i kirâmdan Âmir bin Abdullah hazretleri bir cenâze görseydi kendinden geçer ve âhiretteki hâlini düşünürdü. Şöyle ki; “Ölüm meleği rûhumu güç mü alır, kolay mı? Kabre girdiğimde mezarım vücûdumu sıkıp da kemiklerimi birbirine geçirir mi? Suâl meleklerine nasıl cevap veririm? Amel defterim sağımdan mı verilir, yoksa solumdan mı?” Hep bunları…

Devamını oku