Merkebini kaybeden çiftçi!..

Ebül Hasen Büşencî hazretleri zamânında bir çiftçinin merkebi kayboldu. Başka da merkebi yoktu garibin. Mutlaka bulmalıydı onu. Düşünüp bir yol buldu. Şöyle ki; Ebül Hasen Büşencî hazretlerinin evine gitti. Ve çaldı kapıyı. Büyük zât çıktı kapıya: “Buyurun kardeşim.” Dedi ki: “Merkebim çalındı, herhâlde sen almışsındır, hemen getir teslîm et.” “Kardeşim!…

Devamını oku

“Ümmetimde, her yüz senede iyiler bulunur”

“Bâtın ilmi, Allahü teâlânın sırlarından bir sır ve O’nun hikmetinden bir hikmettir ki, onu, evliyâ kullarından dilediğine verir.” Huccetül-İslam Hattâbî hazretleri hadîs âlimidir. Hadîs ilminde huccet (üçyüzbin hadîs-i şerîf bilen) idi. Miladi 931 senesinde Afganistan’da Büst şehrinde doğdu. Mekke, Basra, Bağdâd ve daha başka İslâm şehirlerinde ilim tahsil etti. Çeşitli…

Devamını oku

İlimlerin en üstünü!

Büyük İslam âlimi İmam-ı a’zam Ebû Hanîfe (rahmetullahi aleyh) buyurdu ki: “İlimlerin en üstünü, ilmihâl bilgisidir.” Her Müslümanın bilmesi ve yapması gereken îmân, fıkıh ve ahlâk bilgilerini kısaca ve açıkça anlatan kitaplara (İlm-i hâl) kitâbları denir. Dînini bilen ve seven ve kayıran mübârek insanların ilm-i hâl kitaplarını alıp, çoluğuna ve…

Devamını oku

“İnsan için en faydalı şey nedir?”

Babaeski’de, Fâtih Sultân Mehmet Hân zamânında yaşamış olan Ahmed Baba bir “Allah dostu” olup, Babaeski’ye adını veren, budur. Bir kişi bu zâta gelerek; “İnsan için en faydalı şey nedir efendim?” diye sordu. Büyük velî; “İyi arkadaştır” buyurdu. “En zararlı şey nedir hocam?” Cevâbında; “Kötü arkadaştır. Ancak kötü arkadaş yalnız insandan…

Devamını oku

“Sırların gönülde kalırsa, muradın çabuk gerçekleşir”

“Zahirî güzelliğe ait olan aşklar aşk değildir. Onlar sonuçta utanç olurlar.” Bâli Mehmed Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. Kütahya’da doğdu. Soyu Mevlânâ Celâleddîn Rûmî hazretlerine ulaşır. Küçük yaşta Mevleviyye tarîkatı büyüklerinin mânevî bakışlarına kavuştu ve icâzet aldı. Devrinin büyük âlimleri ve devlet ileri gelenlerinin çoğu onun sohbetlerini tâkib ederlerdi. 1485 (H.890) senesinde…

Devamını oku

“Ayların sultânı” yaklaşırkın…

Ramazân ayı, üç ayların sonuncusu, hicrî-kamerî senenin 9.su ve bütün ayların da sultânıdır. Büyük sahâbî Selmân-ı Fârisî’nin (radıyallahü anh) rivâyet ettiğine göre, Peygamber Efendimiz, bir sene, Medîne-i Münevvere’deki Mescid-i Nebevîlerinde, “Şa’bân-ı muazzam ayı”nın son günü îrâd buyurdukları bir hutbelerinde şöyle buyurmuşlardır: “Ey müslümânlar! Üzerinize öyle büyük bir ay gölge vermek…

Devamını oku