“2 yerine 7 yazmışsın sen!..”

“2 yerine 7 yazmışsın sen!..” “İtiraz edip düzeltilmesini isteyince, benim dilekçeye 7 yazmış olduğumu söylediler.”     Dairenin ilgili memuru “iyi hal kâğıdı” vermek için alacağı bağış için yırtık çantayı bahane edince saf vatandaş da bahaneyi anlamayıp diyor ki: “Tamam memur bey, verin de diktirip geleyim!..” Çantayı alıp tamir ettirmek…

Devamını oku

Abarttığımı zannetmeyin!..

Abarttığımı zannetmeyin!.. “En büyük ablamın ikinci kocası olan eniştemin soyundan gelenlerin sayısının üç yüzü aştığını söylediler…”   Daha 11 yaşlarında iken ayrılmışım Antalya’dan. Tam 35 sene sonra, 1980 yıllarında geri döndüm… Bunun 15 yılını da İsveç’te yaşamıştım. “Gurbet ne kadar farklı olursa olsun insanın memleketi gibisi var mı?” dedik. Bu…

Devamını oku

“İnsanların en akıllısı kimdir?”

“İnsanların en akıllısı kimdir?” Resûlullah efendimiz buyurdu ki: “Ölümü en çok hatırlayan ve gelmeden önce ona en iyi hazırlananlar; işte en akıllıları onlardır!..”      Şihâbüddîn Şâgûrî hazretleri hadîs âlimidir. 530 (m. 1116)’de Irak’ta Şâgûr’da doğdu. 615 (m. 1218)’de Şam’da vefât etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler: “Bu dünya, baştan sonuna kadar…

Devamını oku

Hazret-i Ömer, daima ağlardı

Hazret-i Ömer, daima ağlardı Halife Hazret-i Ömer, daima ağlardı. Kendisine “bu kadar korku ve ağlamak neden dolayıdır” diye sordular…     Sual: Hayatta iken Cennetle müjdelenmiş olan hazret-i Ömer, bu kadar adalet sahibi olduğu hâlde, yine de ahiretteki hesaptan korkarlar mı idi? Cevap: Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn kitabında buyuruluyor ki:…

Devamını oku

Öfke anında akıl örtülür!..

Öfke anında akıl örtülür!.. Mısır’da vefat eden Seyyid Ahmed Rıfai hazretleri, büyük velilerden ve evlâd-ı Resul’dendir. Henüz dünyaya gelmemişti ki dayısı, bir gece rüyasında Resulullah Efendimizi gördü. Efendimiz ona; “Ey Mansur! Yakında hemşirenin bir oğlu olacak. Adını Ahmed koyun ve onu iyi yetiştirin. Zira o, Hak teâlâ katında yüksek bir zat…

Devamını oku

Niçin bir mezhebe uymak şarttır?..

Niçin bir mezhebe uymak şarttır?.. Mukaddes kitâbımız Kur’ân-ı kerîmde “İsrâ” Sûre-i celîlesinin 71. âyet-i kerîmesinde meâlen “O gün (Kıyâmette), her fırkayı imâmları ile çağırırız” buyurulmuştur.    Eshâb-ı kirâm (aleyhimü’r-rıdvân) gibi bu ümmetin en büyükleri olan zâtlar, “Biz, Resûlullaha değil, yalnız Allah’a tâbiyiz” demediler ve demeleri de mümkün değildir. Sıradan bir Müslümân da, “Müctehide…

Devamını oku