Asker olmak sevdasındaydı

Asker olmak sevdasındaydı Tebriz’de yetişen büyük velilerden Siraceddin Ömer Halveti hazretlerinin evliyalık yoluna girişi şöyle anlatılır: Gençliğinde “ata binme” hevesi vardı. Âlim ve veli bir zat olan babalarının yolu üzere değil de, “asker” olmak sevdasındaydı. Bir müddet askerle birlikte seferlere katıldı. Bir harpte birlik dağıldı… Herkes bir tarafa kaçtı. Kendisi de…

Devamını oku

Bu unvanı babasından almıştı

Bu unvanı babasından almıştı “Ondan önce de aynı dükkânda ayakkabı tamirciliği yapan babası herkese para bozdurur ve borç verirdi…”     Adı Ahmet’ti ama ismini hatırlamayanlar veya kendisini tanımayıp şöhretini duyanlar adını uzatır ve “Para Bozduran Adam” derlerdi. Küçük şehirde en çok para bozduran adam oydu çünkü. Bozuk para, esnafa…

Devamını oku

Batılı bir ilim adamının itirafları

Batılı bir ilim adamının itirafları “Papalığın vahşet derecesine varan işkenceleri yanında, Müslümanların, gayrimüslimlere karşı davranışları, ağzı süt kokan bir sübyanınki kadar yumuşak olmuştur.”   Müslümanlar niçin geri kaldı -5- Bütün dinleri iyi incelemiş olan, İngiliz ilim adamlarından Lord Davenport, yirminci asır başlarında Londra’da bastırdığı, (Hazret-i Muhammed ve Kur’an-ı kerim) adındaki İngilizce kitabında diyor…

Devamını oku

“Çocuğumdan ayrı kalamam ben!”

“Çocuğumdan ayrı kalamam ben!” “Aradan beş dakika geçmedi. Telefonum çaldı. Arayan kocamdı. Hemen açtım… Boğazım düğümlendi…”   O gün kendimi sorguladım. Evde de aynı işleri yapıyordum. Her şeyi annemle biz yapıyorduk. Babam hiçbir şeye karışmıyordu. Sadece gömleği ütülü mü ütüsüz mü, hiç sormazdı babam. “Aman kavga çıkmasın” diyerek mevcut olanı…

Devamını oku

“Kıyâmet günü şefaat ederim”

“Kıyâmet günü şefaat ederim” “Medîne-i münevvereye, sırf Allah rızâsı için beni ziyâret etmeye gelen kimse, kıyâmet günü bana komşu olur ve ona şefaat ederim.”     Sadreddîn ibn-i Vekîl hazretleri fıkıh, usûl ve hadîs âlimidir. 666 (m. 1267)’de Mısır’da Dimyât’ta doğdu. 716 (m. 1316)’da Kâhire’de vefât etti. Kitaplarında naklettiği hadis-i…

Devamını oku

“Bu hâli hiç kimseye söyleme!”

“Bu hâli hiç kimseye söyleme!” İstanbul evliyasından Seyyid Nizam hazretleri; uzun boylu, yassı yanaklı, elâ gözlü, açık kaşlı, yuvarlak yüzlü, lisanı çok düzgün olup, ceddi Hazret-i Ali gibiydi. Hem heybetliydi! Hem de sevimli… Bir sevdiği anlatır: Seyyid Nizam Efendi’yle beraber hacca gitmek üzere yola çıktık. Haccı eda ettik. Nihayet Medine-i…

Devamını oku