“Dua buyurun, gözlerim görsün”

“Dua buyurun, gözlerim görsün” Erdebil’de doğan Safiyyüddin Erdebili hazretlerinin talebelerinden İzzeddin isminde birisinin, küçüklüğünde gözü sakatlandı. İlâç doktor kâr etmedi. Tedaviler iyi gelmedi. Sonunda “kör” oldu. Öyle ki, gözlerinin göreceğinden ümidini kesmişti artık. Ancak yakınları, onun bu durumuna çok üzülüyorlardı! Cuma gecesiydi. Bir rüya gördü. Bu rüyasında her yan, her…

Devamını oku

Müşterisi cerrah olunca…

Müşterisi cerrah olunca… “Bir gün beyin cerrahisi uzmanı bir doktor, özel muayenehanesine para kasası almak için gelir…”     Öncelikle bütün Türkiye gazetesi okuyucularının Ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Rabbimden nice bayramlara kavuşturmasını niyaz ederek ve tüm hastalarımıza acil şifalar dileyerek hatırama başlıyorum… Yaşadığımız sitemizde, aynı blokta oturduğumuz bir komşumuzun evli barklı…

Devamını oku

Bayramlar ve cemiyet hayatımızdaki özel yeri

Bayramlar ve cemiyet hayatımızdaki özel yeri Bayramlarda; çocuklar, gençler, olgunlar ve yaşlılar grup grup câmilere doluşurlar, büyük bir huşû içerisinde sabâh ve bayram namazlarını edâ ederler.     Takvîmlere göre, bugün mübârek Ramazân ayının son günü. Bakara Sûre-i celîlesinde, bu ay hakkında “sayılı günler” buyurulduğu için mübârek ay çabucak bitiverdi.…

Devamını oku

Üzerinde dört satır yazı bulunan taş!..

Üzerinde dört satır yazı bulunan taş!.. İbrâhim aleyhisselâm, üzerinde dört satır yazılı bir taş buldu. Birinci satırda: “Ben Allahım. Benden başka ilâh yoktur, öyleyse bana ibâdet ediniz” yazıyordu.       Muhammed ibn-i Ukberî hazretleri hadîs ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 538 (m. 1143)’de Bağdad’da doğdu. 599 (m. 1203)’de Bağdâd’da…

Devamını oku

Bir el, belimden sıkıca kavradı

Bir el, belimden sıkıca kavradı Türkistan velilerinden Sa’düddin-i Kaşgari hazretlerinin bir talebesi şöyle anlatır: Memleketime izne gitmiştim. Bir gün yüksek bir ağacın üzerine, meyve toplamak için çıktım. Bir ara ayağım kaydı, dengemi kaybedip düşmeye başladım. O anda hocamı hatırladım. “Hocam, himmet!” dedim. Daha yere düşmemiştim. “Bir el” beni sıkıca kavradı.…

Devamını oku

“Oğlum sana ne oldu böyle?”

“Oğlum sana ne oldu böyle?” Akrabalarım dahi “bu çocuk zeki değildi, ne oldu da böyle zehir gibi oldu, diyorlardı!..”     Canım dedem, Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye kitabı için hiç tereddüt etmeden çıkartıp parasını verdi. Hemen camiye gidip kitabı aldım. İsmet Abi kitabı verirken dedi ki: “Bu kitabı hikâye, roman…

Devamını oku