Sevgili Peygamberimize gelen ilk vahiy…

Sevgili Peygamberimize gelen ilk vahiy… Resûlullah Efendimiz, Peygamberliği kendisine bildirilmeden önce, Mekke-i Mükerreme’de Nûr dağındaki Hırâ Mağarası’nda tefekkür ve ibâdetle meşgûl olurdu…       Allahü teâlânın, bütün insanlara ve cinnîlere Peygamber olarak gönderdiği, son ve en üstün Peygamber olan Muhammed (aleyhisselâm) doğmadan birkaç ay önce babası, altı yaşında iken de…

Devamını oku

“Bu ailede olmaktan gurur duyuyorum”

“Bu ailede olmaktan gurur duyuyorum” “Gerçekten disiplinli bir çalışma sistemi varmış. Hiçbir şeyi ihmal etmiyorlar.”     Efendim bu hatıramı bütün okuyucularla paylaşmak istedim. Bizim evin elektronik cihazlarının hemen hepsini ihlastan almışızdır. En son su arıtma cihazı taktırdık. Tanıtımını yapan abiler bize her altı ayda bir filtresinin değişmesi gerektiğini söylediler. Peki dedik,…

Devamını oku

Dünya ile âhiret arasındaki vakit!

Dünya ile âhiret arasındaki vakit! “Allahü teâlâ Âdemoğlunu yarattı. Hangisinin daha güzel amel işlediğini denemek için onları dünyâya yerleştirdi. Sonra onları kabir âlemine nakletti.”   Ebû Ya’lâ bin Ferrâ hazretleri Hanbelî mezhebi tefsîr, hadîs, fıkıh, usûl âlimlerinin büyüklerindendir. 380 (m. 990)’de doğdu. 458 (m. 1066)’da Bağdad’da vefât etti. Bir dersinde buyurdu…

Devamını oku

“Ne benimdir, ne de senin!”

“Ne benimdir, ne de senin!” Sultan Ferec, önemsiz bir sebepten dolayı kendi halkının üzerine ok attırıyor, Muhammed Şazili hazretleriyse buna karşı geliyordu… Mağrur sultan, bu zâtı çağırttı. Büyük veli geldi. Sultan Ferec, ona; “Bu memleket benim midir, yoksa senin mi?” diye sordu. Muhammed Şazili; “Ne benimdir, ne de senin… Kahhar…

Devamını oku

Peygamberimizin teşrifinden önceki dünyanın hâli…

Peygamberimizin teşrifinden önceki dünyanın hâli… O doğmadan önce yeryüzünde bulunan bütün milletler, Allahü teâlâyı unutmuş, huzurun, saadet ve sevincin kaynağı olan “Tevhîd” inancı ortadan kalkmıştı.       Fahr-i Kâinât Efendimiz doğmadan önce, bütün âlem, manevî yönden müthiş bir zulmet/karanlık içinde idi. İnsanlar hudutsuz derecede azgınlaşmışlar, Allahü teâlânın gönderdiği dînler unutulmuş, İlâhî hükümlerin…

Devamını oku

“Âlem, böyle gelmiş, böyle gider” demek!

“Âlem, böyle gelmiş, böyle gider” demek! “Âlem, böyle gelmiş, böyle gider” sözü, âlemin kadim, sonsuz olduğunu gösteriyor ki, böyle inanmak küfürdür!     Sual: Bazı kimseler, “âlem, böyle gelmiş, böyle gider” diyerek, ahireti, öldükten sonra dirilmeyi inkâr etmektedirler. İmanın şartlarından olan ahireti, öldükten sonra dirilmeyi inkâr etmek, imanı gidermez mi?…

Devamını oku