Hakiki tövbe böyle olur!..

Allahü teâlâ, tövbe edeni sevdiğini ve affedeceğini bildirmektedir. Tövbe, günâhı işlediğine pişman olmak, günâh işlemekten hemen vazgeçmek, bir daha yapmamaya karar vermek ve affetmesi için Allahü teâlâya yalvarmaktır. Hakîkî tövbesi yapılan günâh, muhakkak affolur. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî  hazretleri, Mesnevîsinde şöyle bir hâdise nakleder: Hazret-i Ömer’in halifeliği zamanında, düğünlerde çalgı çalan,…

Devamını oku

Dininizi dünyâya fedâ etmeyiniz

Dünyâ ni’metleri geçici ve ömürleri de pek kısadır. Bunları ele geçirmek için dînini vermek, akılsızlık yani ahmaklıktır. İnsanların hepsi âcizdir. Allahü teâlâ dilemedikçe, kimse kimseye fayda ve zarar yapamaz. İnsana Allahü teâlâ kâfîdir. Seyyid Emîr Hamza hazretleri, talebelerine vasiyetinde şöyle buyurur: “Ey talebelerim, dâimâ namaz vakti ne zaman girecek de…

Devamını oku

Başkasına şikâyette mi bulunuyorsun?

Tevekkül, kalbin yapacağı bir iştir ve îmândan meydâna gelir. Tabî’attaki bütün kuvvetler, hep Allahü teâlânın irâdesinde, emrindedir. Kâtibin elindeki kalem gibidir. Allahü teâlâ irâde etmeyince, hiçbir şey hareket etmez. O hâlde, işleri bu sebebler yapıyor demek doğru değildir. Zehir insanı hasta yapar, hastalık da, insanı mezâra sokar. Fakat, zehir ve…

Devamını oku

Tövbe etmiyor, pişman olmuyorlar

Marifetullah, Allahü teâlânın zâtını ve sıfatlarını tanımak demektir. Zâtını tanımak, anlaşılamayacağını anlamaktır. Sıfatlarını tanımak, mahlukların sıfatlarına benzemediklerini anlamaktır. Allahü teâlâ, dünya lezzetlerini yasak etmedi. Bunların, azgınca, taşkınca, zararlı olarak kullanılmasını yasak etti. İmâm-ı Rabbânî hazretleri, bir talebesine hitaben yazdığı mektupta buyuruyor ki: “Gençlik, ömrün en kıymetli zamanıdır. İnsanın sıhhatli, kuvvetli…

Devamını oku

Senden uzaklaşana yaklaş!

Sadece iyilik yapanlara değil, kötülük edenlere de iyilik yapmak, iyi huyların en üstünüdür. Bu hâl, kâmil, olgun insan olmanın alâmetidir. A’râf sûresinin (Affet ve ma’rûfu emret) meâlindeki 198. âyet-i kerîmesi nazil olduğu zaman, Peygamber efendimiz, Cebrâîl aleyhisselâmdan bu âyet-i kerîmenin açıklamasını istemişti. Cebrâîl aleyhisselâm da; “Rabbimden öğreneyim diyerek gitmiş ve tekrar…

Devamını oku

Merhamet etmeyene, merhamet edilmez!

Bir insanın önce kendisine, hareketlerine, organlarına adâlet etmesi lâzımdır. İkinci olarak, çoluk çocuğuna, komşularına, arkadaşlarına adâlet yapması gerekir. Devlet adamlarının da, millete adâlet yapması lâzımdır. Demek ki, bir insanda adâlet huyunun bulunabilmesi için, önce kendi hareketlerinde, organlarında adâlet bulunmalıdır. Her kuvvetini, her âzâsını, ne için yaratıldı ise, o yolda kullanmalıdır.…

Devamını oku