Adâleti temin etmek için…

Adâlet, bir memleketi idâre için konulan kanun, çizilen hudut içinde hareket etmek; zulüm ise, bu kanunun dışına çıkmak, diye târif edilmektedir. Adâletin diğer târifi ise, kendi mülkünde olanı kullanmak; zulüm de, başkasının malına, mülküne tecâvüzdür. Adâletin, dînimizdeki târifi budur… İnsan, bütün ihtiyaçlarını tek başına temin edemez. İhtiyaçlarını temin etmek için,…

Devamını oku

Dini öğreten hoca hakkı önce gelir

Her Müslümanın, kendisine dînini öğreten hocasına hürmet etmesi, saygı göstermesi lâzımdır. Dinini doğru olarak öğreten hocanın hakkı ana, baba hakkından daha üstündür. Çünkü ana, baba evlâdı büyütür, bakar, kötülüklerden, haramlardan korur, ibâdete alıştırır. Muallim, hoca ise, hem dünya ve hem de âhıret hayatını kazandırır, Ehl-i sünnet i’tikâdını, farzları, harâmları öğretir.…

Devamını oku

İkisinin de geçmişte yaptıklarını sildim!..

Bir kimsenin kendini büyük bilmesi, başkalarından üstün görmesi kibirdendir. Kibirli olana karşı kendini büyük göstermek, kibir olmaz, sadaka vermek gibi sevap olur. Kendini üstün göstermek için, Din Büyüklerini kötü bilmek ve onları kötülemek ise, insan için çok büyük bir felâkettir İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: “Bütün bu uğraşmalar, kulluğun, aczin,…

Devamını oku

Âmirleriniz, amellerinizdir

İslâmiyetin temeli, ilim, amel ve ihlâs olmak üzere üçtür. İlim, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarından öğrenilir. Bu ilme uygun olarak amel edilir. İlimde ve amelde ise, ihlâs sâhibi olmalıdır. İhlâs, ilmin ve amelin, sırf Allah rızâsı için olmasıdır. Mal, mevki ve şöhret için olmamasıdır. İlmin ve amelin ruhu, kökü gibi olan…

Devamını oku

Nimetin kıymeti bilinince artar…

Allahü teâlâ, insanların saâdetlerine sebep olan şeyleri emretmiş ve felâketlerine sebep olanları da yasak etmiştir. Dinli olsun, dinsiz olsun, bir kimse bilerek veya bilmeyerek, bu emir ve yasaklara uyduğu kadar, dünyada rahat ve huzur içinde yaşar. Bu hâl, faydalı ilâcı kullanan herkesin dertten kurtulması gibidir. Bir kimse, Allahü teâlânın ihsan…

Devamını oku

Affedilmek için affetmek lazım!..

Affetmek, büyüklüğün alâmetidir ve Allahü teâlânın sıfatlarındandır. Kişinin, kendisine karşı yapılan hata ve kusurları bağışlamasına, affetmek denir. Herhangi bir kimsenin, hakkını almaya gücü yettiği hâlde, o kimseyi affetmesi iyidir. Çünkü hakkını almaya gücü varken affetmek, nefse daha güç gelir. Hadîs-i şerîfte;  (Mûsâ aleyhisselâm: Yâ Rabbî! Kullarının en kıymetlisi kimdir? dedikte, gücü yettiği…

Devamını oku