Fitne, adam öldürmekten kötüdür

“Hakîkî bir Müslüman, fitne çıkarmaktan şiddetle kaçar. Kulağını kötü söz işitmekten, dilini de kötü söz söylemekten korur…” Fitne; ayrılık, karışıklık, kargaşa, insanı hak ve hakîkatten saptıracak şeyler demektir. Kısaca fitne; insanları sıkıntıya, belâya düşüren, Müslümanların zararına sebep olan işler, sözler ve düşmanlığa sebep olan şeylerdir. Bekara sûresinin 191. Âyet-i kerimesinde meâlen; (Fitne,…

Devamını oku

Allahü teâlâ, kalblerinize bakar

İhlâs, dünyâ faydalarını düşünmeyip ibâdetlerini yalnız Allahü teâlânın rızâsı için yapmaktır. İhlâs sâhibi, ibâdet yaparken başkalarına göstermeyi düşünmez. İbâdetin kabûl olması için, niyetin hâlis olması, yani yalnız Allahü teâlânın rızâsı için yapılması lâzımdır. Niyet, kalb ile olur, yalnız söylemekle niyet edilmiş olmaz. İslâmiyet, ilim, amel ve ihlâs olmak üzere üç…

Devamını oku

Onlar, sevap bekleyerek verdiler

Vaktiyle Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri, ordu ile bir sefere katılır. Ordu kumandanı, bütün askerlere verilenlerden Ona da bâzı şeyler gönderir. Allahü teâlâ, yapılan bütün ibâdetlere sevap vereceğini vâdetti, söz verdi. Fakat, ibâdete sevap verilmesi için, niyet etmek lâzımdır. Niyet, emre itâat ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için, yaptığını kalbinden geçirmek demektir.…

Devamını oku

Hakikatleri göremeyen benmişim!

Bir zamanlar Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin gözlerinde ağrı meydana gelir ve bir doktor çağrılır. Gelen doktor, Hıristiyandır!.. Allahü teâlâ, bütün insanlara, dünyada rahata, âhırette de sonsuz saâdete kavuşmaları için, Muhammed aleyhisselâm ile İslâm dînini göndermiştir. Ne yazık ki nefislerinin pençesine düşmüş insânların çoğu, bu hakîkatleri anlayamıyor ve göremiyorlar. Nitekim böyleleri için, Bakara…

Devamını oku

Rehbersiz din öğrenilmez

Allahü teâlâ, kullarına verdiği akıl ve düşünme kuvvetinin nasıl kullanılacağını öğretmek için,  Peygamberler ve Onların vârisleri olan âlimleri  göndermiştir.  İnsanlar, Allahü teâlânın gönderdiği bir rehber olmadan, hep yanlış yollara sapmışlardır. Rehbersiz, karanlıkta doğru yol bulunamaz. Kur’ân-ı kerîmde, îsrâ sûresinin 15. âyetinde meâlen; (Biz, Peygamber göndererek bildirmeden önce azâb yapıcı değiliz) buyurulmaktadır.…

Devamını oku

Belâya sabretmeli, şikâyet etmemeli

Dert ve belâ çekenlere sevâp olmaz. Dert ve belâlara sabredenlere, bunları Allahü teâlâdan bilip, Ona yalvaranlara sevâp vardır.  Sabır, dert ve elemi şikâyet etmemektir. Her musîbete ve belâya sabretmek, şikâyet etmemek lâzımdır. Zîrâ, sabrı bulunmayan insanların dinleri kolaylıkla helâk olur. Dert ve belâ çekenlere sevâp olmaz. Dert ve belâlara sabredenlere,…

Devamını oku