Bu sarayın güzellikleri gitti

Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri bir yolculuğu sırasında Kûfe’ye uğrar ve şehrin ileri gelenlerinden birisinin sarayını görür. Saray çok güzel ve süslüdür… Allahü teâlâ, dünyâyı yarattığı gibi, onun zevâl bulmasını, yok olmasını ve buna karşılık âhıretin de sonsuz olmasını diledi. Âhırette de, Cennet ve Cehennemden başka yer yoktur. Nahl sûresinin 96. âyet-i…

Devamını oku

“Dünyayı keder ve üzüntü yeri yaptı”

“Allahü teâlâ, kullarının sâdece kendi rızâsını isteyip, onunla hoşnûd olmaları, dünyadan yüz çevirmeleri için, dünyayı keder ve üzüntü yeri yaptı.” Her insana, her iyiliği, her rahatlığı gönderen ve her derdi, her sıkıntıyı gönderen Allahü teâlâdır. Ni’met gelince şükür, dert gelince, istiğfâr ve sabretmelidir. Dertler, ni’metin kıymetinin anlaşılmasına sebep olmaktadır. İstiğfârın…

Devamını oku

Eshâbımı kötü bilmeyiniz!

Eshâb; sözlük anlamı itibari ile, sâhib kelimesinin çoğuludur ve arkadaşlar anlamındadır. Dinî terim olarak eshâb, Peygamber efendimizi görüp îmân eden ve mü’min olarak vefât eden mübârek kimselere denir.Allahü teâlânın mü’minlerin kalblerine gönderdiği nûrlar, ibâdetleri ve takvâsı çok olanlara, gelmektedir. Nûrlar, Resûlullah efendimizin mübârek kalbinden yayılmaktadır. Gelen nûrları almak için, Resûlullah…

Devamını oku

“Onlara kötü gözle bakmayınız!”

Peygamber efendimizin Eshâbını yani ilk Müslümanların hepsini büyük bilmemiz ve hepsini hürmetle, iyilikle söylememiz lâzımdır. Bu büyüklerden hiçbirini fenâ bilmemeli, kötü sanmamalıyız! Onların birbirleri ile olan muhârebelerini, başkalarının sulhlarından daha iyi bilmelidir. Kurtuluş yolu budur. Çünkü Eshâb-ı kirâmı sevmek, Peygamber efendimizi sevmekten ileri gelir. Onlara düşmanlık, Ona düşmanlık olur. Abdullah…

Devamını oku

Cennet ehlinden bir kimse gelir

Eshâb-ı kirâmın her birini büyük ve üstün bilmek, hepsine iyi gözle bakmak, her birinin âdil ve sâlih olduğuna inanmak lâzımdır.Kur’ân-ı kerîmi ve hadîs-i şerîfleri toplayan, sonra gelen Müslümanlara ulaştıran, Eshâb-ı kirâmdır. Üstünlükleri, âyet-i kerîme ve hadîs-i şeriflerle bildirilmiştir. Eshâb-ı kiramdan hazret-i Câbir şöyle anlatır:“Bir vakit, muhâcir ve ensârdan, kalabalık bir…

Devamını oku

İslâmiyet, nakil dinidir

Din bilgileri, aklî ve naklî olmak üzere ikiye ayrılır. Tefsîr, hadîs, fıkıh gibi ilimler, nakil yoluyla elde edilir ve zamana, şartlara göre değişmez. Zira naklî ilimler, aklın, insan dimâğı gücünün dışında ve üstündedir. Bunlar, hiçbir zaman, kimse tarafından değiştirilemez. Dinde reform olmaz sözünün mânâsı da budur. Naklî ilimler, edille-i şer’iyye…

Devamını oku