Ahlâkı en güzel olanıdır…

Her Müslümânın, kendini iyi yetiştirmesi, sıhhatli, edebli, iyi huylu olması, ibâdetlerini vaktinde yapması, ilim ve güzel ahlâkı öğrenmesi, öğrendikleri ile amel etmesi, helâl lokma kazanmak için çalışması lâzımdır. Îmân, itkat bilgilerini, helâli, harâmı, farzları, güzel ahlâkın neler olduğunu, lüzûmu kadar öğrenmek, kadın, erkek her Müslümana farzdır. Öğrenmeyip câhil kalan, farzı…

Devamını oku

Serveti çoğaltanlar helâk oldu

Bir Müslümanın zarûrî ihtiyâçlarını karşılamak ve fakîrlere yardım etmek için, çalışıp, helâl kazanması iyidir, sevaptır. Peygamberlerden Süleymân aleyhisselâm ve Eshâb-ı kirâmdan, hazret-i Osmân ve Abdurrahmân bin Avf hazretleri, mâl ve mülk sâhibi idiler. Bu servetleri, sahâbîlik derecelerinin azalmasına sebep olmadı. Resûlullah efendimiz fakîrliğin sıkıntısına katlanabildiği için, fakîrliği tercih etti. Fakîrlik,…

Devamını oku

Sabırlı değil, tahammüllü denir

Allahü teâlâ, insanlara, dâimâ merhametle, şefkat ve af ile muâmele etmeyi, kendilerine fenâlık yapanları affetmeyi, dâimâ güler yüzlü ve tatlı sözlü olmayı, sabırlı hareket etmeyi, işlerinde dâimâ dostlukla anlaşmayı emretmektedir. Peygamber efendimizin dâimâ sulhu tavsiye ettiğini, kendisine karşı çıkanlara bile şefkat elini uzattığını, bütün dünyâ târîhleri yazmaktadır. İlmi, aklı, ihlâsı…

Devamını oku

Göktekiler ve yerdekiler katında eminsin

Abdurrahmân bin Avf hazretleri Eshâb-ı kirâmın büyüklerindendir. Cennetle müjdelenen on kişiden ve ilk Müslüman olan sekiz kişiden birisidir. Hazret-i Ebû Bekr’in teşvikiyle Müslüman olan Abdurrahman bin Avf hazretleri, Müslüman olmadan önce ticaretle meşgul olurdu. Müslüman olduktan sonra müşriklerin çeşitli zulüm ve işkencelerine maruz kaldı. İlk defa Habeşistan’a, sonra da Medine-i…

Devamını oku

Ben dînimden vazgeçmem

Sa’d bin Ebî Vakkas hazretleri, dünyada iken Cennetle müjdelenen on sahabîden biridir. İlk Müslüman olanların yedincisidir. Onyedi yaşında iken hazret-i Ebû Bekir’in vasıtasıyla Müslüman olur. İman etme hâdisesi şöyle rivâyet edilir: Müslüman olmadan önce bir rüyâ görür. Rüyâsında kendisi zifiri bir karanlığın içinde iken, birdenbire her tarafı aydınlatan parlak bir…

Devamını oku

Amel, îmânın şartı değildir

İmân, Müslümânlık esâslarını kabûl etmek ve bütün hükümlerine uymakta kusûr etse bile, saygı göstermek olduğundan, Müslümânlığın temelidir. Amellerden farzların farz olduğuna, harâmların da harâm olduğuna inanmak da îmândandır ve temeldir. İbâdetleri yapmamak ve harâmlardan sakınmamak, îmândan değildir. Şayet amel yani ibâdetleri yapmak, haramlardan sakınmak, îmândan bir parça olsaydı, günâh işleyen…

Devamını oku