Oruç kimlere farzdır?

Âkıl ve bâliğ erkek ve kadın her Müslümâna oruç farzdır. Ama dînî bir mazeret varsa, oruç tutmamak günâh olmaz.

Âkıl (akıllı) ve bâliğ (ergenlik çağına gelmiş) erkek ve kadın her Müslümâna oruç farzdır. Yolculukta, misâfirlerin oruçlarını tehîr imkânları olduğu gibi, hasta olanların da, oruçlarını iyileştikleri zaman tutma imkânları vardır.

Ramazân ayında oruç tutma hakkında hadîs-i şerîflerde buyurulmuştur ki:

“Ramazân orucunu farz bilip, sevap bekleyerek oruç tutanın günâhları affolur.” [Buhârî]

“Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazân ayı, sonraki Ramazâna kadar olan günâhlara keffâret olur.” [Taberânî]

“Ramazân orucu farz, terâvîh namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibâdetle geçirenin günâhları affolur.” [Nesâî]

“Ramazân bereket ayıdır. Allah bu ayda, günâhları bağışlar, duâları kabûl eder. Bu ayın hakkını gözetin. Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrûm kalır.” [Taberânî]

“Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, ‘Ben oruçluyum’ deyin!” [Buhârî]

“Ramazân orucunu tutup ölen mümin, Cennete girer.” [Deylemî]

“Ramazân ayında âilenizin nafakasını geniş tutun. Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.” [İbn-i Ebid-dünyâ]

“Oruçlunun susması tesbîh, uykusu ibâdet, duâsı makbûl, ameli de çok sevâptır.” [Deylemî]

Oruç tutmamayı mubâh kılan özürler nelerdir?

Fıkıh kitaplarında 6 özür sayılıyor. Oruç tutmamayı mubâh kılan özürler şunlardır:

1- Hastalık: Hasta olan veya oruç tutunca hastalığı artan kimse, oruç tutmaz veya tutuyorsa bozabilir. Hastaya bakan da, hasta hükmündedir. Hastaya bakmak için sıkıntıya girerse, o da oruç tutmayabilir.

2- Sefer: 104 km uzağa giden kimse, Hanefî mezhebine göre, 15 günden az kaldığı yerde seferî olur. Yolculukta sıkıntı olur, iş aksar veya kazâya sebep olacak bir durum olursa, orucu kazâya bırakmak câiz olur. Hadîs-i şerîfte, “Seferde, sıkıntı içinde oruç tutmak iyilik sayılmaz” buyuruldu.

3- Gebe ve emzikli olmak: Kendine veya çocuğuna bir zarar gelecekse, gebe ve emzikli kadın oruç tutmaz. Hadîs-i şerîfte, “Allahü teâlâ, gebe ve emziklinin orucunu tehîr etti” buyuruluyor. Emzikli kadın, ister kendi çocuğunu emzirsin, isterse başkasının çocuğunu emzirsin, hüküm aynıdır.

4- Açlık ve susuzluk: Kendisine şiddetli açlık ve susuzluk ârız olan, meydâna gelen kimse, ölüm tehlikesi varsa veya aklı gidecekse yahut hastalanıp bir zarara uğrayacaksa, orucunu bozabilir.

5- İhtiyârlık: Çok yaşlı kimse, oruç tutamayacak hâlde ise, oruç tutmaz, iyileşme ihtimâli de yoksa, tutamadığı günler için fidye verir. 30 günün fidyesi, asgarî 53 kg undur.

6- İkrâh: Oruç tutan, “Orucunu bozmazsan, seni öldürürüm veya bir uzvunu keserim” diye tehdit edilmişse, dediğini yapmaya da gücü yetiyor ve blöf yapmıyorsa, oruçlunun orucunu bozması mubâh olur.

Ramazân-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günâhtır. Hadîs-i şerîfte, “Özürsüz, Ramazânda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazândaki o bir günkü sevâba kavuşamaz” buyuruldu. Ama dînî bir mazeret varsa, oruç tutmamak günâh olmaz.

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı’nın önceki yazıları…


Comments are closed.