“Ramazan Çocukları”

“Ramazan Çocukları”




Mühürlü kalplerin giderek kararttığı ve insanlığın artan karamsarlığını fark ettiğimiz gün, çocukluğun bittiği, anladığımız zamana denk geliyor galiba. İşte bu boşluk, bu korkunç boşluk on bir ayda bir kayboluyor, âdete kaçıp gidiyor paslanmış kilitlerden. Mübarek Ramazan-ı Şerif ayı, ayların sultanı, bereketin membaı, samimiyetin sığınağı, gönüllerin felahı olarak güneş gibi ısıtıyor içimizi.

Günlerin ve yılların getirdiği yorgunluk ve umutsuzluk, fanusun içinden çıkarılan ve denize atılan balık gibi yalpalanma, omuzların şiddetli yükü ve kimsesizlik… Büyüdükçe küçülüyor değerler âlemi, inancımız ve neşemiz.

“Nerede o eski ramazanlar” cümlesi, içimizde daima dinmeyen sızı, bitmeyen ukde ve sancı, asude bir limana sağ salim teslimiyete olan arzu, imanın ve hakikate susayan derin çağrı…

Ramazan-ı şerif haykırsa, dile gelse, ilk sözü ne olurdu?

“Ben buradayım ey âdemoğlu, peki ya sen?”

Çocukluğumuzun kıvançla, pek coşkun akan berrak ırmaklar gibi geçen ramazanlarının vuslatı benliğimizde saklı aslında.

İmanın tertemiz parıltısıyla atan mini mini çocukların, “Ramazan Çocukları”nın, pir ve pak kalpleri, orucun, değerlerin, menkıbelerin, ramazan mânilerinin, bayram coşkusunun, büyüklere hürmetin ve nihayet sabrın kıymetini anlatır hepimize.

Bizler eski ramazanlara değil, Ramazan-ı şerif eski bizlere hasret, zamanın ve zeminin mührüyle kararan ve kartlaşan yüreklerimizin sönmüş ve kireçlenmiş hâline değil.

“Hoş geldin ya Şehri Ramazan bize

Bilenler hep vuslatın gözlemekte”

Biraz teslimiyet, biraz samimiyet ve nihayet selamet… Ramazanın coşkusuyla çözülür ruhlardaki esaret. Tefekkürle yoğrulur, gönüllerde nedamet (pişmanlık). Serilir sofralara şifa ve sahavet (cömertlik). Bedenin ve kalbin gıdasıdır dostların sofrasında besmeleyle şenlenen ve dualarla süslenen hoş sohbet.

Çocukluğun içtenliğiyle haykıralım: Hoş geldin ya Şehri Ramazan-ı Mübarek…

         Cüneyt Akçatepe

 

 

 

ŞİİR

 

 

 

Türkiye gazetesi

 

Tam elli bir yıl oldu.

Saadete yol oldu,

Hayra esen yel oldu,

Türkiye gazetesi.

 

Bakanlara göz oldu,

Bir hayırlı söz oldu,

Işık oldu, köz oldu,

Türkiye gazetesi.

 

Rastgeleye koyulmaz,

Alelade sayılmaz,

Okumakla doyulmaz,

Türkiye gazetesi.

 

Dalgalanır bayrak gibi,

Su, hava, toprak gibi,

Yemyeşil yaprak gibi

Türkiye gazetesi…

 

       Emrah Şimşir

 

 

 

SAĞLIK OLSUN

 

  Buğday

 

Buğday beslenmemizin temelini teşkil eder. Dünyada stratejik açıdan önemli bir yer tutar. Protein, nişasta, fosfor, B grubu vitaminler yönünden zengin olmakla birlikte A, D vitaminleri ve kalsiyum da içerir. Buğday içinde bulunan proteinler sayesinde vücut ağırlığını korur gençlerde ise büyümeye yardımcı olur. Ayrıca nişasta deposu olması sebebiyle vücudun enerji ihtiyacını karşılar. İçerisindeki yağlar vücutta yapıtaşı olarak hücrelerin yenilenmesine ve doku elastikiyetinin sağlanmasına yardımcı olur. Fazla kilolular için de iyi bir rejim yemeği olabilir. Buğdayın yanında peynir ve meyve gibi gıdalar tüketerek besin ihtiyacının çoğu alınabilir. İçindeki E vitamini vücutta bulunan vücut için çok zararlı olan serbest radikal denilen maddelerin yaptığı tahribatı önler. E vitamini bu maddeleri etkisiz hâle getirir.

Dr. İsmail Maraş