Vakitleri faydasız şeylerle zayi etmemeli

Vakitleri faydasız şeylerle zayi etmemeli


Vakitleri, çalışmakla, faydalı şeylerle geçirmelidir. Lüzumsuz, faydasız sözlerle, işlerle zamanları zâyi etmemelidir.

 

Bir İslam âliminin nasihatleri -4-

Bütün ibadetlerini, iyiliklerini kusurlu bilmelidir. Allahü teâlânın emirlerini tam yapamadığını düşünmelidir. Ebu Muhammed Abdullah bin Menâzil “kuddise sirruh” buyurdu ki: Allahü teâlâ çeşitli ibadetleri bildirdi. Sabrı, sıdkı, namazı, orucu ve seher vakitleri istiğfar etmeyi buyurdu. İstiğfarı en sonra söyledi. Böylece kula, bütün ibadetlerini, iyiliklerini kusurlu görüp, hepsine af ve mağfiret dilemesi lazım oldu.

Cafer bin Sinan “kuddise sirruh” buyurdu ki: İbadet ve iyilik yapanların, kendilerini, günah işleyenlerden üstün görmeleri, onların günahlarından daha fenadır.

Yemekte, içmekte adaleti, yani orta hâlde olmayı gözetmelidir. Gevşeklik verecek kadar çok yememeli. İbadet yapamayacak kadar da perhiz etmemelidir. Evliyanın büyüklerinden Şâh-i Nakşibend “kuddise sirruh” hazretleri buyurdu ki: “İyi ye, iyi çalış!” Sözün kısası, ibadet ve iyilik yapmaya yardımcı olan her şey, iyi ve mübarektir. Bunları azaltanlar da yasaktır. Her iyi işte, niyete dikkat etmelidir. İyi niyet olmadıkça, o işi yapmamalıdır.

Vakitleri, çalışmakla, zikir, fikir ve ibadetle [faydalı şeylerle] geçirmelidir. Eğlenecek zaman, öldükten sonradır. Salih, temiz kimselerle görüşmeli, onlara faydalı olmalı ve onlardan faydalanmalıdır. Lüzumsuz, faydasız sözlerle, zamanları zayi etmemelidir. [Zararlı kitapları, gazeteleri okumamalı, böyle radyoları, televizyonları dinlememeli, seyretmemelidir. İslâm düşmanlarının kitapları, gazeteleri, radyoları, televizyonları, dini, İslamiyet’i yok etmek için sinsice çalışıyor. Gençleri, dinsiz, ahlâksız yapmak için, plânlar kuruyorlar. Bunların tuzaklarına düşmemelidir.]

İyi, kötü, herkese güler yüz göstermeli. [Fitne çıkarmamalı. Düşman kazanmamalıdır. Hâfız-ı Şîrâzî’nin, “Dostlara doğru söylemeli, düşmanları, güler yüzle ve tatlı dil ile idare etmelidir” sözüne uymalıdır.] Af dileyenleri affetmelidir. Herkese karşı iyi huylu olmalıdır. Münakaşa etmemelidir. Herkese yumuşak söylemeli, sert söylememelidir.

Şeyh Abdullah Bayal “kuddise sirruh” buyurdu ki: Tasavvuf, namaz, oruç ve geceleri ibadet etmek demek değildir. Bunları yapmak her insanın kulluk vazifesidir. Tasavvuf, insanları incitmemektir. Bunu hâsıl eden, elde eden, vâsıl olmuştur, maksada kavuşmuştur.

Muhammed bin Sâlim “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecmaîn” hazretlerinden, evliyanın başka insanlardan nasıl ayırt edilebileceğini sordular. “Sözlerinin yumuşak olması, huylarının güzel olması, yüzünün güler olması, ihsanının bol olması, konuşurken itiraz etmemesi, özür dileyenleri affetmesi ve herkese merhametli olması ile anlaşılır” buyurdu.