Yozlaşan değerler!

Yozlaşan değerler!




Etkili iletişimin önemini yok sayabilir miyiz? İnsanlık açısından da, uygarlık açısından da sanırım en önemli keşif, yazının bulunuşudur. Yazmak, sadece duygu ve düşüncelerin baskılı bir biçimde geleceğe bırakılması değildir.

Yazmak ve düşünce ve görüşlerini ifade etmek, her şeyden önce kişiye pekâlâ manevi doyum sağlar. Ama teknolojinin gelişmesiyle yazmaya dair her şey “dönüşüme” uğradı. Bu değişim insanların, yazıya ve yazma hareketine bakışını da değiştirmiştir.

İşte bundan 30 yıl önce interneti hayal edebiliyor muyduk? İnternetten gazete okumayı düşünebilir miydik? Bugün “daktilonun” yerinde yeller esmekte. Düşünsenize… Daktilo önemli bir yazı makinesiydi ve elbette şimdiki bilgisayarın öncüsüydü.

Tamam da… Bu kadar gelişme ve değişim yaşarken… İnsanların duygu ve düşüncelerinin değişime uğramaması, insanı kedere sürüklüyor. Şimdi artık haberleri de köşe yazılarını da çok fazla zahmete girmeden, “bir tıkla” yerine ulaştırabiliyorsunuz.

Eskiden yazılanlara ve anlatılanlara göre… Tatlı bir rekabet ve yarış varmış. Artık iletişimin ve etkileşimin tavan yaptığı bir çağdayız. Artık yazmak da okumak da zor değil… Ama insanlığın bu gelişimine rağmen, teknolojik ürünlerin havsalamızı zorlamasına rağmen, medenice bir iletişim ve etkiletişimde bulunamıyoruz.

Son günlerde, gazete köşe yazarlarının birbirleriyle olan polemiklerine rast geliyorum. Ne gerek var, sizlere emanet edilen köşelerden kendi hırslarınızı tatmin etmeye!

Hani hep deriz ya…

Klavye delikanlılığı diye! Gerçekten de bazen toplumun ve kamuoyunun algısını biçimlendiren köşe yazarlarının, böyle pek hoş karşılanmayacak durumlara düşmeleri, beni fazlasıyla üzmekte. Ne gerek var birbiriniz üzerinden “prim” yapmaya!

Aynı şeyler… Sosyal medya denen kontrolü mümkün olmayan sistem tarafında da geçerli. Etkili iletişim ve haberleşmeyle sosyal ağların nasıl da yeri geldiğinde sosyal hareketlilik adına “manivela” görevi üstlendiğini, geçmişte deneyimlemedik mi?

Sanırım…

Ben, yine “hayal âlemlerinde” dolaşıyorum…

      Erhan Salman

 

 

 

ŞİİR

 

    Öğrencilere

 

Haydin çocuklar okula,

Her çocuk mutlu ola,

Her biriniz pırlanta,

Renk kattınız okula.

 

Okullar cıvıl cıvıl,

Şenlendi tüm sınıflar.

Öğretmenlerini gördü,

Neşeli tüm çocuklar.

 

Öğretmenler sevindi

Kavuştu çiçeklere,

Korurlar çiçekleri,

Değer verirler gençlere.

 

Geleceğin büyükleri,

Seviyoruz sizleri.

Derslere çok çalışın,

Sevindirin bizleri.

 

Şair Süleyman sizi

Canı gibi seviyor

Eğitim dünyasına

Başarılar diliyor.

 

    Süleyman Usta-İstanbul

 

 

 

 

SAĞLIK OLSUN

 

BURUN TIKALI OLDUĞUNDA: Burun vücudumuzun hava filtresi gibidir. Bir motorda hava filtresi ne kadar önemliyse vücutta burun da o kadar önemlidir. Burun açık olduğunda daha bol nefes alınır. Beyne daha fazla oksijen gider. Beyin ile vücudun diğer organları arasındaki iletişim daha sağlıklı olur. Burun tıkalı olduğunda beyin ile vücudun diğer organları arasında iletişim sağlıksız olmaya başlar. Burun tıkanıklığı tedavi edildiğinde kişi birçok açıdan rahatlamış olur.

Dr. İsmail Maraş