Acele eden hata yapar…

Nefs-i emmâre inatçıdır. Bir işi murâd ettiği vakit, netîcesine varmaya acele eder.

Sual: “Hadîs-i şerîfte; (Acele şeytândandır. Teennî Rahmandandır) buyurulduğu hâlde insanlar niçin acele ederler?”

Cevap: Acele etmemeli. Zira acele eden, ya hata yapar veya hatalı duruma yakın olur. Ağır ve temkinli hareket eden, o işte ya isabet kaydeder veya isabet etmeye yaklaşır. Acele şeytandandır. Ağır ve temkinli hareket etmek ise, Allahü teâlâdandır. Her şeyin sahibi, yaratanı olan Rabbimiz, kullarının isyanlarına bile cezâ vermekte acele etmiyor ve onların rızıklarını kesmiyor. Hatta Ahkâf sûresinde, Peygamber efendimize hitaben, meâlen; (Peygamberlerden Ulül’azm olanların sabrettikleri gibi Sen de sabret! Onlara azâb verilmesi için duâ etmekte acele eyleme!) buyurmaktadır. Bunun için işlerde acele etmemeli ve hemen karâr vermemelidir. Zira acele ile verilen kararlara şeytân karışır. Hadîs-i şerîfte;

(Acele şeytândandır. Teennî Rahmandandır) buyuruldu. Peygamber Efendimiz, vefatlarından önce, Mescid-i Nebide, Eshâb-ı kirâma hitaben;

(Ey Muhâcirler ve ey Ensâr! Vakti belli olan bir şeye kavuşmak için acele etmenin faydası yoktur. Allahü teâlâ, hiçbir kulu için acele etmez. Bir kimse Allahü teâlânın kazâ ve kaderini değiştirmeye, irâdesinden üstün olmaya kalkışırsa, Onu kahr ve perîşan eder. Allahü teâlâya hîle etmek, Onu aldatmak isteyenin işleri bozulup, kendi aldanır…) buyurmuşlardır.
Nefs-i emmâre inatçıdır. Bir işi murâd ettiği vakit, netîcesine varmaya acele eder. Bunun için nefsin istediği bir şey hâtıra gelince, şeytân, “fırsatı kaçırma, hemen yap” der. O da, yapar. Şeytânın vesvesesi olan hayırlı iş, insana tatlı gelir ve acele ile yapmak ister. Bunun için, hadîs-i şerîfte;
(Allahü teâlâ, acele etmeyeni sever. Acele şeytândandır. Allahü teâlâ, hilmi, yanî yumuşak huyu sever) buyurulmuştur. Umumiyetle acele etmeye sebep, insandaki dünyalık toplama hırsıdır. Kanaat sahibi olan, bundan kendini korur. Zira kanaat, bitmeyen bir hazinedir
Beş şey müstesnâdır! Kalbe gelen şeyi yaparken Allahü teâlânın rızâsı var mı, yok mu düşünmeli, sevap mı, günâh mı olacağını anlamalı ve günâh değilse, yapmalıdır. Böylece, teennî edilmiş, yanî acele edilmemiş olur. Yalnız bazı yerlerde acele etmek lâzımdır. Hadis-i şerifte; (Acele etmek, şeytândandır. Beş şey bundan müstesnâdır: Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenâze hizmetlerini çabuk yapmak, misâfiri doyurmak, günâh yapınca hemen tövbe etmek) buyuruldu.

Osman Ünlü’nün önceki yazıları…


Comments are closed.