“Al şunu da, sıkıntı çekme!”

“Al şunu da, sıkıntı çekme!”




Manisa’nın Kula ilçesinde medfun Şâh Süleymân Efendi’nin bir talebesi evlenmişti.

Çok da mutluydular.

Ama maddî sıkıntıları vardı.

Derken çocukları olacaktı.

Ve yaklaştı doğum günü.

Ancak bebeği sarmak için bir parça (bez) bile yoktu evlerinde.

Hanımı üzülüyordu.

Bir gün, beyine;

“Efendi, ne olur bu hâlimizi arz et Hoca Efendi’ye. Belki bir yardımı dokunur” dedi.

Beyi cevâben;

“Olur hanım, söylerim” dedi.

Ve çıkıp dergâha gitti.

Ama utanıp söyleyemedi.

Birkaç gün, bu niyetle geldi.

Ama söyleyemeden eve döndü.

Doğum da yaklaşmıştı.

Birkaç gün kalmıştı.

Hocası bir gün bu genci çağırıp;

“Evlâdım, sizin paraya ihtiyâcınız yok mudur?” diye sordu. Genç utandı, sustu.

Ve önüne baktı.

Hocası, tekrar;

“Siz yeni evlisiniz evlâdım, belki yakında çocuğunuz da olabilir” dedi.

Bir kese (akçe) getirdi.

Ve o gence uzatıp;

“Al şunu da maddî sıkıntı çekmeyin. Yine bir ihtiyâcın olursa bana gel” buyurdu.

Delikanlı öptü hocasının elini.

Ve sevinçle ayrıldı huzûrundan…