Hanbelî mezhebinin imâmı olan Ahmed bin Hanbel hazretleri, ölüm hastalığında, son nefeslerini veriyordu ki, yüksek sesle;
“Olmaz, olmaz!” diye bağırdı.
Oğlu yatağına yaklaşıp;
“Kime ‘olmaz!’ dediniz?” diye sordu.
Cevâbında;
“Evlâdım! Şu an tehlike var. Çok kritik bir ânı yaşıyorum” buyurdu.
Oğlu sordu:
“Ne tehlikesi babacığım?”
Hazret-i İmâm;
“Şeytan karşıma geçmiş; ‘Ey Ahmed! Gel sen de Hristiyan dîni üzere rûhunu ver’ dedi, Ben ‘olmaz, olmaz!’ deyince kaçıp gitti” buyurdu.
Bir nefes alıp;
“İşte ey oğlum! Şeytan, insanlara en büyük hilesini son nefes ânında yapar. Ona aldanan, maazallah sonsuz Cehenneme gider” dedi.
Sonra şehâdeti söyledi.
Ve ayrıldı dünyâdan.
Halk çok üzüldü.
Zîrâ büyükler;
“Bir âlimin ölümü, bir âlemin ölümüdür” buyurdular…
Sevenlerinden biri, onu rüyâda gördü.
Salınarak yürüyordu Cennet bahçelerinde.
Garibine gitti bu hâli.
Ona edeple yaklaşıp;
“Efendim, merak ettim, bu nasıl yürümek böyle?” diye sordu.
İmâm cevâben;
“Dünyâda İslâm’a hizmet edenler, Cennette böyle yürürler” buyurdu.